peygamberİmİzİn kurani tefsİrİ - suat yıldırım

Download PEYGAMBERİMİZİN KURANI TEFSİRİ - Suat Yıldırım

Post on 30-Jul-2015

389 views

Category:

Documents

50 download

Embed Size (px)

DESCRIPTION

Kur’ân’ın en önemli müfessirinin Hz. Peygamber olduğu bilinir ve usûl kitaplarının ekserisi tarafından, birkaç cümle ile ifade edilir. İki kısımdan oluşan eserimizin Sünnet’in Kitabı tefsirinin nazarî kısmını ele alan bu ilk kısımdan sonraki bölümde, sûre ve sûre içindeki sırasına göre âyetler yerleştirilmiş, mealleri verilmiş ve âyetleri açıklayıcı mahiyette olan hadisler takdim edilmiştir. Paris, S.Arabistan ve Malezya’da çeşitli üniversitelerde araştırma ve incelemeler yapıp eğitimler veren Prof. Dr. Suat Yıldırım’ın doktora tezi olarak tamamladığı bu çalışma kitap haline getirilirken her kesimden insanın okuyabileceği bir dilde kaleme alınmıştır.

TRANSCRIPT

neri: Tam Ekran Modunda Okuyun. (Ctrl+L)

PEYGAMBERMZN KURANI TEFSR Suat Yldrm

Kur'n- Kermin Tefsirine Duyulan htiya Kur'n-i Kerm, mans ak bir Arapa ile [5] Cenab- Hak tarafndan Peygamberimize vahy edildi. Her kavme, kendilerinin diliyle tebligatta bulunan bir resuln gnderilmesi, detullhm dstrlanndandr. Kur'n, muhataplarndan yetlerini iyiden iyiy dnmelerini[6] istiyordu. Kur'nm ilk muhataplarnn en ok ndkleri meziyetleri, pazarlarnda en rabet ettikleri meta belagat idi; halin gerektirdii en uygun ifadeyi kullanmakt. O zamanki araplar, ekseriyet itibariyle damk ve istikrarsz gebe hayat yaadklar halde, aralarnda. mterek bir edeb lehe vcuda gelmiti. Burada da belirtilmesine lzum olmayan mteaddid sebepler, o devir araplarmn itima hayatlarnda, ifade kudretine, rakipsiz bir saltanat bah etmiti. Zabt-u rabt tanmayan, otoriteden mahrum o insanlarn savalar, barlar, nfuz kazanmalar veya kaybetmeleri, birinci derecede beli kelma balyd. Sonradan gelen edebiyatlarn bir ok ilm stlahlarla tarif ettikleri belaat hususiyetlerini, onlar selikalar ile kulanyorlard. lahi detlerden biri de mzicelerin, peygamberlerin gnderildikleri topluluun en ok rabet ettii sahada tecelli etmesidir, ilgilerini daha ok ektii, aczlerini daha iyi anlatt iin, geni; kitlelere peygamberlerin doruluunu isbat etmenin mkemmel yolu budur, ite mezkr hikmete binaen, Cenab~ Hak Kur'n- Kerm'i, Hazreti Peygamberin en byk mucizesi klmtr. Kur'n, belaatlanyla bbrlenen arap-lara ye btn insanlara, benzerini getirmeleri hususunda eitli merhalelerde meydan okudu. En ksa bir sredinibile tanzr edemediler.

Selikalar bozulmad mdan, o devrin araplan lgat bakmndan Kur'n anlyorlard. Ancak^ lgavi mnlar bilmekle, laykiyle anlayamayacaklar meseleler de vard. Bu yzden bn Haldun'un ifade ettii Kur'an araplann diliyle ve belagat slblaryla indi.. Araplarn cmlesi onu anlyorlar, mfredat ve terkipler halinde mnlarn biliyorlard. hkm, hakl ola-, rak tenkide uramtr[7] Kur'n, m'minlerin ahsi ve itima hayatlarn, dzenlemek gayesiyle, terii hkmler vaz ediyordu.. Bu hkmleri istinbat etmek, sadece Arapa'y bilmekle mmkn olmaz. Gemi mmetlerin, hussiyle Ehl-i Kitabn sapttklar mevzular bildiriyor, tahrif ettikleri hadiseleri dzeltiyor, ihtilafa dtkleri meseleleri hallediyordu. stikbalde vukua gelecek baz vak'alar-ve keiflere iaret ediyor, uhrev hayat hakknda son derece mcmel malmat veriyordu. Onda mteabih ayetler, mbhem braklan hususlar, tahsisi murad edilen umumi hkmler vard. Bu sahalarda alakal ayetleri laykyla anlamak, o mevzularda yksek bir ilmi seviyeye baldr. Bir ksm mhim vasflarn hlsa ettiimiz byle bir kitabn, herkes tarafndan kolayca ve incelikleriyle anlalmas elbette kolay deildir. Hakikat, biz onu (mnsna) akl erdiresiniz diye Arapa bir Kur'an olarak indirdik[8] yahut Karlarnda okunup duran,.sana indirdiimiz kitap onlara kfi gelmedi mi?[9] mnsna gelen ayetlerle bu fikir reddedilemez. Ayetteki kifayetten murad, Haz-reti Peygamberin, nbvvetine delil olmak hususunda-dr. Kur'n mciz nazmyla bu maksada elbette kfidir.[10]. Kur'nda Sana bu kitab her eyin apak bir beyan... olmak zre peyder pey indirdik. [11] buyurulmaktadr. Zikr edilen beyann hepsi Kur'nn zahirinde nass halinde mevcut deildir. Sahabenin Kur'n anlama mevzuundaki tefavtlerini mlahaza etmek, mezkr hkm kavramamz kolaylatracaktr. Ashab umumiyetle Kur'n en iyi anlayan insanlar idi. nanlar saf idi. Eski medeniyetlerin ve felsefelerin tesiri altnda yetimemilerdi. Baka kavimlerle karmadklar iin lisan zevkleri bozulmamt. Ayetler ve onlarla alkal hadiseler arasndaki irtibatlar biliyorlard. Kur'n iyice anlamak hususunda tam bir tevecchleri vard. Ondan tam mansyla istifade ettiler, ondaki mnlar ruhlarna sindirmeye altlar. Anlayamadklar ayetler hakknda, eitli vesilelerle Peygamberimizin izahlarna da muttali olduklarm unutmamak lazmdr. bn Mes'd'n ifade ettii gibi ileri gelen

sahabeden biri on ayet belleyince, mnlarn ve onlarla amel etmesini de renmedike, baka ayetlere gemezdi.[12]. te bu hususiyetlerinden dolay Kur'n en iyi anlayanlarn sahabler olduu kabul edilir. Sahabe arasnda, tabiatyla, Kur'n anlama bakmndan seviye farklar/ vard. Kur'nla meguliyet, Peygamberle musahabe[13] takl'muhakeme kabiliyeti, Arap dili ve iirine vukuf, tarih malmat derecelerine gre, Kur'n hakkndaki bilgileri de farkl oluyordu. Sahabenin temayz ettikleri sfatlarna ramen eh ileri gelenlerinin dahi anlayamadklar ayetler vard. Hazreti Eb Bekr'le Hazreti mer'i [14] misal olarak zikr edebiliriz. Peygamberin vefatndan sonra, malmat sahibi olmadklar mevzularda ashab, Kur'ndan herhangi bir ayeti tefsir etmekten kanyorlard. Bu noktada, Kur'nm re'y ile tefsirinin hkmnn ne olduu mevzuu ile kar karya geliyoruz ki, ona gemeden nce mevzumuzla alakas nisbetinde, tefsir ile te'vil kelimelerinin stlahdaki mnlarn ksaca belirtmemiz gerekmektedir. Bu iki kelime baz hallerde birbirinin mteradifi olarak rad edilirlerse de, ekseriya farkl maksadlar iin kullanlrlar. Aralarndaki fark tesbit gayesiyle, bu kelimelerin bir ok tarifleri yaplmtr[15]. Nisbe-ten toplayc tariflerden birine gre Tefsir, peygamberlere mahsustur. Te'vil ise hem peygamberlere, hem de bakalarna ait olabilir. Zira tefsir, mnnn tahkik ve tayin edilmesidir. Bu da ancak Allah indinden olabilir. Te'vilde lgavi ihtimaller bahis mevzuudur [16] Yaplan tarifler netice itibariyle, tefsirde kat'iyet mnsnn, te'vilde ise ihtimal mefhumunun galip olduunu ifade ederler. Bundan dolay eski mfessirlerin bir ou, tefsir yerine te'vil lafzn kullanmay tercih etmilerdi. Bir ksm ulemaya gre tefsir ile te'vil ayn mnya gelir [17] bn Teymiyye (. 728/1328) daha mull bir hkm vererek, ilk mfessirler indinde bu lafzlarn msavi olduunu ileri srer. Bu zat te'vil kelimesinin, Kur'nda daima lafzdan zahir olan mnya muvafk olarak kullanldn, lafzn dellet ettii mnya muhalif bir tarzda varid olduunun grlemiyece-ini, halbuki mteahhirunun stlahnda vaziyetin bunun hilafna olduunu syler.[18].

Bylece te'vilin Szn muhtemel olduu mnlardan birine yneltilmesidir. 'yahud Kelam, vaz- aslsinden, isbat delile muhta bir tarafa nakl etmektir ki bu delile dayanarak lafzn zahiri terk edilir. gibi ih-timaliyet ifade eden mnlarn reddeder. Alimlerin ekserisinin ifadelerinden anlaldna gre tefsir rivayete, te'vil ise dirayete racidir.- nk tefsirin mns kef etmek ve aklamaktr. Allah Tel'nn kafi olarak muradnn tayin edilmesi Hz. Peygamberin beyanna ve tenzili mahade eden, Peygamberle mnasebeti olan Sahabenin nakline baldr. Te'-vilde ise, bir delile dayanarak lafzn muhtemil olduu manlardan birinin tercihi sz konusudur. Tercih bir itihada dayanr. Lafzlarn mfredat ve Arap dilindeki medlulleri, siyak itibariyle kullanllar, Araplarn slblanna vukuf ve bunlardan mn istinbat etme kabiliyeti, bu itihadn esasl unsurlardr [19]. Hazreti Peygamber hayatta iken, lazm gelen hususlar ashabna aklyordu. Ayrca kapal kalan ve ihtiya hissedilen meseleleri ona soruyorlar, o da beyan ediyordu. Peygamberin bu tefsirleri, aralarnda yaylyordu. Ashabn ayrca tefsir etmelerine hem lzum kalmyor, hem de peygamberin aralarnda bulunduu bir srada aklamaktan teeddb ediyorlard. Onun tefsirinin yannda baka izahlar caiz grmyorlard. Lkin o ahirete irtihal edince vahye dayanan masum menba'a mracaat etme imknndan mahrum kaldlar. Dier taraftan slmm yaylmasyla yeni meseleler ortaya kt. Islmi kabul yahut ona inkiyad eden, eski kltrleri tevars etmi insanlarn ve bizzat dini- ni muhafaza eden Ehli Kitabn tesiriyle yabanc men-e'li sapk cereyanlar intiar etmeye balad. Bu cereyanlara mensub olanlarn, nazariyelerini Kur'n isti-nad ettirmek gayretleri, tekellften uzak olmamakla beraber, inananlarn bulunmas hususunda neticesiz kalmyordu. nk bir taraftan Kur'nn tefsirini bilmiyenlerin adedi artyor, dier taraftan Kur'nn maksadna muhalif teviller yaplyordu. Ashabn gerekli yerleri malmatlar nisbetinde tefsir etmeleri ihtiyac ba gstermiti.

Tefsir bir bakma Allah adna sz sylemektir. Al-lahm kelmndan muradn ne olduunun tayin edilmesi, mes'uliyetli bir itir. .Bu mes'uliyeti Hz. Peygamber sarahaten ifade ederek, ihtiyat bir tedbir koymutu : Kur1 n hakknda, ilmi olmakszn sz syleyen, cehennemdeki yerine hazrlansn.[20]. Kendi re'yiyle Kur'n hakknda sz syleyen kimse, isabet etse bile hata etmitir.[21]. Baka mteaddid hadislerde Kur'n renerek onu Allann muradndan baka ekilde tevil edenlerin' maruz kalacaklar tehlike haber verilir[22]. Re'yle tefsiri men'eden hadislerin ekserisinin is-na.d mnakaaldr. Bir pk lim, sahih olmak kayd ile, bu hadisleri eitli vecihlerle izah etmiler; bunlarla tefsirin mutlak bir tarzda men'edilmediini Belirt: mislerdir. El-MaVerd (. 450/1058)[23], ElBeyhak (. 458/1066)[24], El-Gazzal (. 505/1111)[25], bn Atiyye (. 542/1147)[26], E-atb (. 790/1588)[27] El-Kurtub" (. 671/1273)[28] bunlardandr. Hadisteki re'y den murad, ekserisine gre *a-asta daha nce mevcut olan bir fikirdir. Yani Kur'-n, bu mezhebine uydurmas zemm edilmitir. Bir kimse srf ahsi gryle Kur'n hakknda sz sylerse, hakka isabet etse bile tuttuu yol hataldr. nk isa-bej; etmesi tesadfidir. mnsna da gelir. * Seleften Ebu Bekr (. 13/G54), mer b. el-Hattb (. 23/643), jbn Mes'ud (. 32/652), Muhammedi b. irin (. 110/728), Sa'id b. el-Museyyeb (. 94/712), Ebu Va'i (. 82/701) gibi zevatn tefsir hususunda ihtiyata davet eden[29] szlerinden, Kur'n tefsirinin caiz olmadn, yahut onlarn bu ii tecviz etmediklerini karmak doru deildir. Onlar bilmedikleri meselelerde fikir beyan etmiyorlar, bildiklerini ise sylyorlard. Bu sebepten, ayn zatlardan tefsir sahasnda fikirler rivayet edilmi olmasnda mnafat yoktur[30]. Ayrca miza farklarn da gz nnde bulundurmak gerekir. Osman b. Affan (. 35/656), ez-Zbeyr t. 36/ 656), Talha (. 36/656) gibi yakm ashab, Hz. Peygamberden iittii szleri, zaruret olmadka nakl etme mevzu-

unda ok ihtiyatl hareket ederken, daha gen sahabiler ok hadis rivayet ediyorlard. Tefsire dair sz sylemekten ekinenlerin durumu da byledir[31]. Re'yin. mutlak olarak men edildiini sylemek doru deildir. Kur'nm mnsn beyan, hkmn jstinbat, lafzn tefsir etmek ve muradn anlatmak lazmdr. Byle olmazsa ahkmn tamam yahut ekserisi muatta