tcesİs - sausemlms.sakarya.edu.tr · radyasyon güvenliği eğitimi 4 yapay radyasyon kaynakları:...

19

Upload: trinhdien

Post on 28-Mar-2019

344 views

Category:

Documents


7 download

TRANSCRIPT

TCESİS

1

GİRİŞ

Sayın “Tıbbi cihaz sektör çalışanları ve Yöneticileri”

Sağlık sektöründeki yöneticiler ve çalışanlar, çalıştıkları ortamlarda zaman zaman radyoaktif

risklerle karşı karşıya kalabilirler.

Sağlık Bakanlığı’nın verdiği yetki ile SEİS ve TÜMDEF tarafından hazırlanmış bu uzaktan

eğitim modülü, sektörde çalışmaya başlayacaklara ve çalışanlara; radyasyon ve ölçümü ile

ilgili temel kavramları, radyasyonun zararları ve tıpta kullanımına yönelik konuları,

radyoaktif alanlarda çalışma gereklilik ve riskleri ile alınması gereken tedbirleri

anlatmaktadır.

Eğitim İçerikleri

Sağlık sektöründe çalışan herkesin mutlaka dikkat etmesi gereken en önemli konulardan biri

de radyoaktif ortamlarda gereği gibi çalışmaktır. Her çalışan üzerine düşen sorumlulukları

hem kendisi hem de hastalar ve diğer çalışanlar için öncelikle yerine getirmelidir.

Bunun için;

1. Radyasyon ve ölçümü ile ilgili temel kavramları tanımalı,

2. Radyasyonun zararlarını tanımalı ve tıpta kullanım yerlerini ayırt etmeli,

3. Radyasyondan korunmanın temel ilke ve yöntemlerini tanıyarak gerekli koruyucu

tedbirleri almalı, riskli ortamlara giriş ve çıkışlarda kurallara uygun davranmalıdır.

Radyasyon Güvenliği Eğitimi

2

1. RADYASYON VE ÖLÇÜMÜ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR

1.1. Radyoaktivite ve Radyasyon Kavramları

Radyoaktivite: Kararsız bazı elementlerin dış etkenler olmaksızın kendiliğinden

parçalanmaları sonucu çevrelerine partiküller ya da elektromanyetik radyasyon vererek daha

kararlı hale geçmeleridir. Bu elementlere radyoaktif elementler denir. Kısaca radyasyon yayan

nesneler radyoaktif maddeler olarak adlandırılır.

Radyasyon: İç dönüşüm geçiren atomlar tarafından yayılan, boşlukta ve madde içerisinde

hareket edebilen enerji olarak tanımlanır. Nükleer reaksiyonlar sırasında ortaya çıkan bir

enerji türüdür. Yayan kaynağın özelliğine bağlı olarak bu enerji, parçacıklar veya

elektromanyetik dalgalar tarafından taşınabilir.

Radyasyonu tanımlamada üç ana parametre kullanılır.

Enerjisi (düşük ve yüksek enerjili radyasyon )

Türü (parçacık radyasyonu ve elektromanyetik radyasyon)

Kaynağı (doğal ve yapay radyasyon kaynakları)

Radyasyon kaynağı: İyonlaştırıcı radyasyon yayan radyoaktif maddeler, iyonlaştırıcı

radyasyon yayan veya üreten cihazlar radyasyon kaynağıdır.

Radyografi: Nesnelere veya malzemelere zarar vermeden, iyonlaştırıcı radyasyon

kullanılarak vücudun incelenmesi için yapılan tıbbi tetkik yöntemlerinden biridir.

Radyonükleid: Çekirdeği kendiliğinden bozunmaya uğrayan, bir veya birden çok

iyonlaştırıcı radyasyon yayan radyoaktif nitelikli atoma denir.

Yarı ömür: Yarı ömür, genel olarak, azalmakta olan bir maddenin miktarın yarısına düşmesi

için gereken zamandır. Yarı ömür kavramı özellikle radyoizotopların tükeniş (bozunum,

decay) hesaplarında kullanılır.

Enerji Seviyelerine Göre Radyasyon )

Yüksek enerjili radyasyon (iyonize radyasyon): Atomdan elektron koparabilen

dolayısıyla atomu iyonize edebilen radyasyon türüdür. Bunlar: Alfa, Beta, Gamma ve X-

ışınlarıdır. Eğer iyonize edici elektromanyetik radyasyon, atomun çekirdeğinden

yayılıyorsa gamma, atomik elektron yörüngeleri arasındaki elektron geçişi ile oluşuyorsa

karakteristik x-ışını, elektronların, çekirdeğin yakınlarından geçerken hızlarındaki değişim

sonucu oluşuyorsa Bremsstrahlung x-ışınları adını alır.

TCESİS

3

Düşük enerjili (iyonize olmayan) radyasyon: Etkileştiği atomları yeteri kadar enerjisi

olmadığı için iyonize edemez ve sadece uyarmakla yetinir. Mikrodalgalar, görünür ışık,

radyo dalgaları, kızılötesi ışık iyonize olmayan radyasyona örnektir.

1.2. Radyasyon Kaynakları ve (Soğurulma) Özellikleri

Radyasyon Kaynakları

Radyasyon bir enerjidir. Bizler uzaydan, soluduğumuz havadan, yediğimiz yiyeceklerden,

evlerimizdeki yapı malzemelerinden yayılan radyasyona sürekli maruz kalırız. Radyasyon

yaşadığımız çevrenin bir parçasıdır ve zamanın başlangıcından itibaren vardır. Radyasyon

kaynakları doğal ve yapay olmak üzere iki gruba ayrılır.

Doğal Radyasyon Kaynakları: Doğal radyasyon uranyum gibi bazı kimyasal elementler ile

uzay boşluğundaki yıldızlar ve bazı nesneler tarafından üretilir. Bazı nesneler radyoaktif

özelliğini hemen yitirirken bazıları çok uzun süre koruyabilir.

Uzaydan gelen kozmik ışınlar,

(Yaşantımızda, kozmik ışınlar nedeniyle maruz kaldığımız ortalama radyasyon dozu 0.26

mSv/yıl)

Yerkürede radyoaktif özellik taşıyan “radyoaktif izotopların yaydığı gamma ışınları,

Vücudumuzdaki radyoaktif elementler,

Radyumun bozunması sonucu salınan radon gazı doğal radyasyon kaynağıdır.

Ayrıca, tuğla, beton gibi malzemelerle yapılan binalar da hafif radyasyon kaynağıdır.

Bazı bölgelerdeki doğal radyasyon seviyeleri

Akkuyu 00.40 mSv / yıl

Ankara 00.68 mSv / yıl

Erzurum 01.04 mSv / yıl

Uludağ 01.23 mSv / yıl

Ağrı Dağı 02.00 mSv / yıl

Karaormanlar (Almanya) 18.00 mSv / yıl

Hindistan 26.00 mSv / yıl

Atlantik Kıyıları (Brezilya) 87.00 mSv / yıl

Radyasyon Güvenliği Eğitimi

4

Yapay Radyasyon Kaynakları: Radyasyon -hızlandırma makinesi (Siklotron / hızlandırma

makinesi), doğrusal (lineer) hızlandırıcı veya dairesel - hızlandırıcı vb. yapay radyasyon

kaynağı özel makineler sayesinde de üretilebilir. Bazı bilim adamları bu makineleri, üzerinde

çalışabilecekleri radyasyonu üretebilmek için kullanır. Örneğin; Röntgen cihazları az

miktarda üretilen X ışınları sayesinde insan vücudundaki kemik yapıların görüntülenmesini

sağlar.

Yapay radyasyon kaynakları:

Tıbbi, zirai ve endüstriyel amaçla kullanılan X-ışınları ve yapay radyoaktif maddeler,

Nükleer bomba denemeleri sonucu meydana gelen nükleer serpintiler,

Nükleer güç üretiminden salınan radyoaktif maddeler,

Bazı tüketici ürünlerinde kullanılan radyoaktif maddeler olabilir.

Radyasyon Kaynaklarının (Işın ve parçacıkların) Soğurulma Özellikleri

Bir atom çekirdeğinin, tanecikler veya elektromanyetik ışımalar yayarak kendiliğinden

parçalanması ile radyoaktivite ortaya çıkar. Bu olayı ilk kez 1896 yılında Henri Becquerel,

uranyum tuzları üzerinde çalışırken ortaya çıkarmıştır. Söz edilen ışımalardan en bildik

olanları Alfa, beta, gamma ve nötrondur.

Alfa: Özellikle ağır radyoaktif elementlerin çekirdeklerinden salınan, (+) elektrik yüklü

parçacıklardır. İnce bir kâğıt tabakası veya cildimiz tarafından soğurulur.

Beta: Radyoaktif elementlerin çekirdeklerindeki nötron veya proton fazlalığı nedeniyle

salınan (-) veya (+) yüklü parçacıklardır. İnce bir metal tabakası tarafından soğurulur.

Gamma: İyonlayıcı karakterde, kütleleri olmayan yüksek enerjili elektromanyetik

radyasyonlardır. Delip geçme veya giricilik (penetrasyon) özelliği daha fazladır ve kurşun ve

beton gibi yoğun malzemeler tarafından soğurulur.

Nötron: Atomun çekirdeğinde yer alan yüksüz parçacıklardır. Parafin, beton, su gibi

hidrojence zengin ortamlarda soğurulur.

1.3. Radyasyon Dozu, Birimleri

Doz: Herhangi bir maddenin belli bir zaman içerisinde kullanılan veya tüketilen birim

miktarıdır.

TCESİS

5

Radyasyon dozu ise hedef kütle tarafından, belli bir sürede soğurulan veya alınan radyasyon

enerjisi miktarıdır. Radyasyon dozunun hedef kütlede meydana getireceği etki radyasyonun

çeşidine, doz hızına ve bu doza maruz kalış süresine bağlıdır. İyonlaştırıcı radyasyonlarla

yapılan çalışmalarda sonuca ulaşabilmek ve zararlı biyolojik etkileri belirleyebilmek için

radyasyon dozunun bilinmesi gerekir.

Radyasyon Dozu Ölçümünde Kullanılan Birimler

Radyasyon Birimleri

Radyasyon Ölçüm

Terimleri

Radyasyon

Ölçüm Birimleri

(Kısaltması)

Açıklaması

Aktivite Becquerel

(Bq)

Saniyede 1 parçalanma yapan çekirdeğin

aktivitesidir

Işınlama

(İyonlaştırma

Dozu)

Coulomb/

kilogram

(C/kg)

Normal hava şartlarında havanın 1 kg’ında x ve

gamma ışınları tarafından 1coulombluk (C)’luk

yük oluşturan iyonizasyon miktarıdır.

Soğurulmuş Doz Gray

(Gy)

Işınlanan maddenin 1 kg’ına 1 joule’lük enerji

veren radyasyon miktarıdır.

Doz Eşdeğeri

(Eşdeğer Doz)

Sievert

(Sv)

1 graylik (Gy) x ışını ve gamma ışını ile aynı

biyolojik etkiyi meydana getiren herhangi bir

radyasyon miktarıdır.

Radyasyon Enerjisi eV

(elektronvolt)

Bir elektronun vakum içerisinde ve 1 voltluk

potansiyel farkına sahip bir elektriksel alanın

etkisi ile hızlandırıldığında kazandığı kinetik

enerjidir.

Radyasyon Alan

Şiddeti

Coloumb/kg/sn

(C/kg/sn)

Birim alanda maruz kalınan radyasyon miktarıdır.

Radyasyon Şiddeti

(Doz hızı*)

Röntgen/h

(R/h)

X ve gamma ışını kaynaklarının 1 metre uzağında

oluşturdukları radyasyon miktarıdır.

* “Doz Hız”ı terimi özellikle radyasyon ölçüm aletlerinde kullanılmaktadır.

Radyasyon Güvenliği Eğitimi

6

1.4. Radyasyon Ölçüm Yöntemleri ve Cihazları

Radyasyonun varlığını, duyu organları ile algılamamız mümkün olmadığından radyasyonun

algılanması ve ölçülmesi radyasyona hassas cihazlar aracılığıyla yapılır. Ölçme cihazları

gelen radyasyonun hepsini ölçmez, yalnızca madde ile etkileşen kısmını ölçer. Radyasyon

madde ile biyolojik, fiziksel veya kimyasal bir etkileşime girer.

Radyasyon Ölçüm Yöntemleri

Radyasyon ölçüm yöntemleri, radyasyonun hangi amaçla ve nerede kullanıldığına göre

çeşitlilik gösterir. Radyasyon ölçümünde kullanılan en temel yöntemler şunlardır.

Sintilasyon algılayıcıları

Kalorimetrik yöntem

Katı hal detektörleri

Nötron detektörleri

Elektronik doz ölçerler

Sintilasyon algılayıcıları: Bu dedektörler, aldıkları radyasyonun miktarıyla orantılı olarak

görülebilir ışık salar. Bu ışığın miktarı (fotoçoğaltıcı tüpler ile) ölçülerek radyasyon miktarı

belirlenir.

Kalorimetrik yöntem: Radyasyonun içinden geçtiği ortama verdiği ısının ölçülmesi esasına

dayanır. Radyasyonun yaydığı toplam enerji miktarı bu yöntemle belirlenir.

Katı hal detektörleri: Yüklü parçacıkların yarı iletken bir ortamdan geçirilmesi esasına

dayalı olarak radyasyon miktarının ölçüldüğü araçlardır.

Nötron detektörleri: Bu detektörlerle nötron etkileşmesi sonucu oluşan ikincil iyonlaştırıcı

ışınlar ölçülür.

Elektronik doz ölçerler: Bunlar, alınan radyasyon dozunu dijital olarak gösterir.

Ölçüm Cihazları

Genelde radyasyonu algılamak ve ölçmek için 2 tip cihaz kullanılır.

TCESİS

7

1- Portatif “surveymeter”: Bulunduğu yerdeki radyasyon doz hızını (mR/saat veya

mSv/saat) olarak ölçer.

2- Dozimetre: Dozimetreler, belirlenen periyot içerisinde personelin aldığı radyasyon

dozlarını (Rem) ölçer. Kişisel dozların ölçülmesi için film ve termolüminesans dozimetreler

(TLD) kullanılmaktadır. Dozimetreler x (röntgen), gamma ışınları yayan cihazlarla veya

radyoaktif madde içeren cihazlarla çalışan personel tarafından kullanılır.

"Film Dozimetri", tüm dünyada radyasyonla çalışan kişilerin maruz kaldığı kişisel dozu tayin

etmek için kullanılan en eski ve en yaygın sistemdir. Film üzerinde radyasyon etkisiyle

meydana gelen optik yoğunluğun ölçülmesi ve sonucun değerlendirilmesi esasına dayanır.

Film dozimetri yönteminin kullanıldığı dozimetreler, film ve taşıyıcı olmak üzere iki

kısımdan oluşur. Film dozimetrelerde röntgen filmi iyonize radyasyonla reaksiyona girer.

Film yoğunluğu x ışınının şiddetine, süresine ve radyasyonun kalitesine bağlıdır. Filmin

siyahlaşması radyasyon nedeniyle film içindeki elektronların kopartılması ve filtreler

sayesinde gerçekleştir.

Kişisel doz ölçümlerinde kullanılan Termolüminesans (TL)dozimetrelerde, termolüminesans

özellik gösteren bazı kristaller bulunmaktadır. Termolüminesans özellik gösteren kristaller

radyasyona maruz kaldıklarında çeşitli değişikliklere uğrar ve ışık formunda enerji yayar.

Radyasyon Güvenliği Eğitimi

8

2. RADYASYONUN ZARARLARI VE TIPTA KULLANIMI

2.1. Radyasyonun Zararları

Radyasyonun Biyolojik Etkileri

İyonize radyasyon, canlılarda moleküler ve hücresel düzeylerde fiziksel, kimyasal ve

biyolojik değişikliklere yol açar. Bu değişiklikler maruz kalınan radyasyonun cinsine,

miktarına ve süresine göre geçici (onarılabilen) veya kalıcı (onarılamayan) tipte olabilir.

İyonize Radyasyonun Moleküler Düzeyde Biyolojik Etkileri

Doğrudan (direkt) veya dolaylı ( indirekt) yolla olur. Direkt yolla, değişikliğe uğrayan

molekül doğrudan doğruya iyonize radyasyona maruz kalır ve uyarılmış duruma geçer.

İndirekt yolla ise iyonize radyasyon sonucu oluşan bazı ara ürünler başka bir dizi kimyasal

reaksiyonu başlatarak diğer moleküllerin değişmesine neden olur.

Direkt yolla; X ve Gamma ışınları, Alfa, Beta parçacıkları ve nötronlar gibi iyonize

radyasyonlar, içinden geçtikleri hücrelerde önce moleküler düzeyde değişikliğe sebep olur.

Hücre içerisindeki molekülleri ve atomları iyonize ederler.

Radyasyon için asıl kritik hedefler, hücre zarında bulunan kompleks yapıdaki lipitler,

metabolik olarak önemli enzimler ve nükleik asitlerdir. Bunların hasara uğraması hücrenin

normal fonksiyonunu yitirmesine ve ölümüne yol açabilir.

Radyasyonun Hücresel Düzeyde Biyolojik Etkileri

Radyasyona tamamıyla dirençli hiçbir hücre yoktur. Hücreyi oluşturan yapıların radyasyona

duyarlılığı farklılık gösterir. Radyasyonun hücre düzeyindeki en belirgin etkilerinden biri

hücre büyümesini baskılamasıdır. Özellikle hücre bölünmesi (mitoz) sırasında radyasyona

maruz kalan hücrelerde büyüme kesintiye uğrar.

Radyasyon kromozomların kırılmasına, birbirlerine yapışmasına, kenetlenmesine ve

kıvrılmasına yol açabilir. Tüm bu değişiklikler mutasyonla sonuçlanabilir veya daha da ileri

giderek hücrenin ölümüne yol açabilir.

TCESİS

9

Radyasyon ayrıca dev hücre oluşumuna da sebep olabilir (giant cell). Radyasyona maruz

kalan hücrenin bölünmesi durur fakat metabolik aktiviteleri ve büyümeleri bir süre daha

devam edebilir. Bölünmeden büyümeye devam ettikleri için dev hücreler haline gelip ölür.

Radyasyonun Düşük Doza Bağlı Etkileri

Düşük Doz Radyasyonun Biyolojik Etkileri

Radyoloji ve nükleer tıp tetkiklerinde maruz kalınan radyasyon genellikle birkaç cGy’i

(santiGrey) geçmez ve düşük doz radyasyon olarak kabul edilir. Düşük doz radyasyonun

biyolojik etkileri;

• Kalıtsal etkiler

• Kanser yapıcı etkiler

• Embriyo ve Fetüs üzerine etkiler olarak sıralanabilir.

Düşük Doz Radyasyonun Kalıtsal Etkileri

Radyasyon, canlıların kromozomlar ve DNA gibi genetik materyalleri üzeride kalıcı

değişikliklere yol açabilir; buna mutasyon denir. Mutasyon somatik (vücuttaki) hücrelerde

olursa o hücre ölür veya oluşturduğu doku ya da organlarda fonksiyon kaybı görülür. Ancak

bu bir sonraki nesle aktarılmaz. Cinsiyeti belirleyen hücreler olan Gonad hücrelerinde

radyasyon sonucu oluşan mutasyon sonraki nesillere de aktarılır ve onları da etkiler. Düşük

bir radyasyon dozu, örneğin 10 rad. kromozomlarda sapma ve hatalara yol açabilir.

Düşük Doz Radyasyonun Kanser Yapıcı Etkileri

Radyasyonun, özellikle de düşük doz radyasyonun vücut hücreleri üzerindeki önemli bir

etkisi de kanser oluşturma potansiyelidir. Belli bir eşik dozu yoktur. Kanser yapıcı etki

dokuların hassasiyetine, radyasyona maruz kalınan yaşa ve cinsiyete göre değişiklik gösterir.

Düşük doz radyasyonun insan üzerindeki etkileri ile ilgili bilgilerin çoğu Japonya’daki atom

bombasından kurtulan kişilerin veya radyoterapi (ışın tedavisi) gören hastaların uzun süreli

izlenmesi yoluyla elde edilmiştir. Genel olarak hâkim olan görüş, radyasyonun oluşturduğu

riskin düşük dozlarda bile alınan radyasyon dozuyla direkt orantılı olduğudur.

Radyasyon Güvenliği Eğitimi

10

Düşük Doz Radyasyonun Anne Karnındaki (Cenin) Bebek Üzerine Etkileri

Gebelik sırasında ceninin (anne karnındaki bebek) önemli miktarlarda radyasyona maruz

kalması, büyük konjenital anomalilere, büyüme geriliğine, doğum sonrası kanser riskinde

artmaya ve ölüme neden olabilir.

Bu nedenle, X-ışını kullanılarak çekilen radyolojik tetkik odalarına hamilelerin girmesi

tehlikeli ve yasaktır. Anne karnındaki bebeğin radyasyona maruz kaldığı aylar önemlidir.

Gebeliğin ilk 7-10 gününde radyasyona maruziyet çoğunlukla düşük ile sonuçlanır.

Radyasyonun Yüksek Doza Bağlı Etkileri

Ani radyasyon sendromu: Birkaç dakika ile birkaç saatlik bir sürede, büyük miktarlarda

radyasyona maruz kalma sonucu oluşan klinik belirtiler ve laboratuvar bulgularının tümüne,

akut radyasyon sendromu denilmektedir. Akut radyasyon sendromu şu evrelerden oluşur:

Başlangıç evresi: 0-48 saat arasında olur. İştahsızlık, bulantı, terleme, yorgunluk gibi

belirtiler ortaya çıkar.

Gizli (Latent) evre: 48 saat ile 2-3 hafta arasında görülür. Başlangıç evresindeki bulgularda

düzelme ile seyreder.

Ağır hastalık evresi: 2-3 hafta ile 6-8 hafta arasında görülür. Ateş, enfeksiyon, cilt

hassasiyeti, saç dökülmesi, hemoraji (kanama), diyare (ishal), letarji (uyku hali), bilinç

bozuklukları, kan dolaşımı bozukluğu ortaya çıkabilir. Bu bulguların ortaya çıkışı tamamıyla

alınan doza bağlıdır.

İyileşme evresi: 6-8 haftadan birkaç aya kadar sürebilir.

Kronik somatik sendrom: Yüksek dozlu radyasyonun geç biyolojik etkileri bu sendromun

içindedir. Etkileri arasında ciltte değişiklikler, yanıklar, dermatitlerin kansere dönüşümü,

yaşam kalitesinin düşmesi, kişinin hızlı yaşlanması, lösemi gibi rahatsızlıklar vardır.

2.2. Radyasyonun Tıpta Kullanımı

W.C. Roentgen Aralık 1895’te kaynağı belli olmayan ve kendisinin X diye adlandırdığı

yeni bir radyasyon tipini keşfettiğini ve bununla bir bayanın elindeki kemikleri

görebildiğini duyurmuştur.

TCESİS

11

1896’da H. Becquerel doğal radyoaktiviteyi ve bununla bağlantılı olarak (alfa), (beta),

(gama) radyasyonunu keşfetmiştir.

Marie ve Pierre Curie, radon içeren sularda bulunan, “radyum ışınlarının deri

hastalıklarını tedavi” edebildiği termal tedavi konusunda çalışmışlardır.

1950’li yıllara kadar penetran ışınlar üretilememiş, yapay elementler (Co-60) hastalıkları

kontrol etmede etkin olarak kullanılamamıştır.

Daha sonraları gelişen üretim ve bilişim teknolojileriyle beraber radyasyonun tıpta

kullanımında ivme sağlanmıştır.

Radyoloji

Vücut içinden geçen X-ışınlarının karşılaştığı dokunun yoğunluğuna bağlı olarak değişen

miktarlarda soğurulması sonucunda meydana gelen görüntülemeyi içerir.

Radyoterapi (Işın Tedavisi)

Hedeflenmiş tümörlerin/kanser hücrelerinin yok edilmesidir. Dozun dikkatli bir şekilde

ayarlanması ile yüksek enerji veren radyasyon, kanser hücrelerini öldürmede kullanılabilir.

Kanser hücreleri, sağlıklı hücrelerden daha hızlı çoğalır. Bu nedenle radyasyona çok daha

duyarlıdır.

Çeşitli radyoterapi tipleri vardır: X-ışınları, (cobalt-60) ve elektron hızlandırıcıları ile dış

ışınlama veya cesium, iridium ve benzerlerini kullanarak iç ışınlama gibi. Tıbben istenen

amaç, sağlıklı dokuları tahrip etmeden sadece tümör hücrelerini tahrip etmektir.

Nükleer Tıp

Hastaya enjekte edilen radyoaktif maddeler sadece belirli organlar tarafından tutulur. Basit

olarak, vücut “gamma-kamera” olarak adlandırılan detektörlerin önüne konularak fonksiyonel

görüntü elde edilir. Bu, “radyoizotop taranması” olarak adlandırılır. Bu yöntemle örneğin

trioid kanserini/hastalıklarını İyot-131 kullanarak iyileştirmek mümkün olabilmektedir.

Radyasyon Güvenliği Eğitimi

12

3. RADYASYONDAN KORUNMA

3.1.Genel İlkeler ve Temel Güvenlik Standartları

Genel ilkeler kapsamında Uluslararası Radyasyondan Korunma Komisyonu (ICRP),

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ve benzeri çeşitli bağımsız kuruluşlar, iyonlaştırıcı

radyasyondan korunma ile ilgili olarak elli yıldan fazla bir süreden beri tavsiye niteliğinde

yayınlar yapmaktadırlar. Bu tavsiyelerin yaptırım gücü olmamasına rağmen ülkeler, bu

tavsiyelere kendi koşullarına göre uyarlar ve yürürlüğe koyarlar.

Temel Güvenlik Standartları

ICRP raporunda ve IAEA’nın Temel Güvenlik Standartları ismi altında yayımladığı BSS-115

nolu yayınında radyasyon korunması ile ilgili önerilen üç temel ilke şunlardır:

Uygulamaların (Kabul Gerekçelendirilmesi) Gerekliliği

Radyasyon (Korunmasının) Optimizasyonu

Doz Sınırlaması

Uygulamaların (Kabul Gerekçelendirilmesi) Gerekliliği

Işınlanmanın zararlı sonuçları göz önünde bulundurularak net bir fayda sağlamayan hiçbir

radyasyon ışınlanmasına izin verilmez.

Kullanılacak radyasyona bağlı kar-zarar hesabı iyi yapılmalıdır. Aynı amaca radyasyon

içermeyen diğer teknikler kullanılarak ulaşılabiliyorsa kar-zarar analizi bu teknikler için de

yapılmalıdır.

X-ışınlarının tıp alanında kullanılmasından doğan kişisel ve kollektif dozlar yüksek olsa da

sağladığı faydalar şüphe götürmezdir. Bununla beraber, herhangi bir tıbbi işlemin kabul

edilebilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Örneğin kanserli bir dokuyu yok etmek isterken sağlam bir dokuyu kanserli dokuya

dönüştürebiliriz ki bu kabul edilemez bir risktir. Ayrıca hamilelerin tıbbi amaçlı ışınlanma

kararı çok dikkatli verilmeli ve hassas teknikler kullanılmalıdır.

TCESİS

13

Radyasyon (Korunmasının) Optimizasyonu

ALARA İlkesi

Tedavi amaçlı tıbbi ışınlanmalar hariç, radyasyon ışınlanması gerektiren uygulamalarda,

kişisel dozların büyüklüğü, ışınlanacak kişilerin sayısı, olası tüm ışınlanmalar için ekonomik

ve sosyal faktörler göz önünde bulundurularak mümkün olan en düşük dozun alınması

sağlanır.

Bu kavram ALARA (As Low As Reasonably Achievable) ilkesi olarak bilinmektedir. Bu

şekilde yetkili otoritenin belirlediği doz sınırlarının altında kalmak şartıyla alınabilecek en az

dozun sağlanabilmesi için tüm önlemlerin alınması amaçlanmaktadır.

Toplumun ışınlanmasına neden olan uygulamalarda en yüksek ışınlanmaya maruz kalması

beklenen kişilerin yıllık dozları değerlendirilir. Mümkün olduğunca bu dozların en aza

indirgenmesi sağlanır. Ayrıca çalışma alanlarında düzenlenen korunma sistemleri sayesinde

görevlilerin maruz kaldıkları dozlar da sınırların oldukça altında olmaktadır.

Kar- Zarar Analizi

Bu yaklaşım, radyasyonun zararlı etkilerinin parasal açıdan değerlendirilmesini gerektirir.

Radyasyonun zararlı etkilerinin parasal karşılığı, etkileri azaltmak için yapılması gereken

harcamalar ile doğrudan karşılaştırılır. Radyasyonun zararlı etki oluşturma riski kollektif doz

ile belirlenir.

Yapılacak fazladan harcama ile kollektif dozda sağlanacak azalmanın parasal olarak

dengelendiği bir noktaya ulaşılmalıdır. Bu noktada kollektif doz mümkün olduğunca makul

olan en düşük değerde olmalıdır (ALARA ilkesi) ve daha fazla azalma garanti değildir. Bu

durumda Korunma optimize edilmiş olacaktır.

Doz sınırlaması: Bireylerin normal ışınlanmaları, yasal olarak belirtilen doz sınırlarını

geçemez.

Bu sınırlar, yukarıda bahsedilen ikinci ilke (radyasyon optimizasyonu) yerine getirilmek

koşuluyla zorunlu yaptırımlar olup, maliyet gözetmeksizin uygulanacak değerlerdir. Bunlar,

kanser ve kalıtsal hasarlar gibi olasılığa bağlı etkilerin ortaya çıkışını kontrol altına almak için

belirlenmiştir.

Radyasyon Güvenliği Eğitimi

14

Radyasyon görevlileri için;

a) Etkin doz (radyasyon kaynaklarının kullanılması sonucu maruz kalınan yıllık doz

sınırı), birbirini takip eden beş yılın ortalaması 20 mSv (bütün vücut için),

b) Herhangi bir yılda 50 mSv (bütün vücut için),

c) Eşdeğer doz (radyasyon çalışanları için el, ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz

sınırı), göz merceği için yılda 150 mSv,

d) Eşdeğer doz, eller, ayaklar ve cilt için yılda 500 mSv, değerlerinden fazla olamaz.

Toplum üyesi kişiler için;

a) Etkin doz yılda 1 mSv (bütün vücut için),

b) Birbirini takip eden 5 yılın ortalaması 1 mSv değerini geçmemek koşulu ile özel

durumlarda yılda 5 mSv (bütün vücut için),

c) Eşdeğer doz, göz merceği için yılda 15 mSv,

d) Eşdeğer doz, eller, ayaklar ve cilt için yılda 50 mSv değerlerinden fazla olamaz.

Eğitim amaçlı olmak koşulu ile 16-18 yaş arasındaki stajyer ve öğrenciler için;

a) Etkin doz herhangi bir yılda 6 mSv (bütün vücut için ),

b) Eşdeğer doz, göz merceği için 50 mSv,

c) Eşdeğer doz, eller, ayaklar ve cilt için yıllık 150 mSv değerlerinden fazla olamaz.

Korunmanın Etkinliği

Korunmanın etkinliği: Korunmanın etkinliğinin sağlanması için risk faktörlerinin dikkate

alınması gereklidir. Örneğin, radyasyon görevlilerinin aldıkları etkin eşdeğer dozları yılda

ortalama 4 mSv olmalıdır.

Kanser riski faktörü: Uluslararası Radyasyon Korunması Komitesi herbir mSv’lik doz için

öldürücü kanser riskinin yüz binde bir olduğunu tahmin etmektedir (Sievert başına 100’de 1).

Uluslararası kuruluşların radyasyon korunmasından sorumlu uzmanları ihtiyatlı düşünerek,

radyasyon görevlileri için alınmasına izin verilen en fazla radyasyon dozunu ardışık beş yılın

ortalaması 20 mSv olmak kaydı ile yılda 50 mSv ve halk üyesi kişiler için 1 mSv olarak

tavsiye ederler.

TCESİS

15

3.2. Radyasyondan Korunmada Diğer Faktörler

Radyasyondan korunmada en etkili 3 yöntem;

En kısa zaman

En uzak mesafe

En kalın (bariyerleme) zırhlamadır.

1. Zaman faktörü: Radyoaktif kaynağın veya radyasyon kaynağının yakınında ne kadar az

zaman geçirilirse o kadar az doza maruz kalınır.

2. Formül: Doz = (Doz Şiddeti) x (Zaman)

Böylece, bir ölçüm cihazının 50 mSv/saat’lik radyasyon dozunu gösterdiği bir bölgede

kalınması halinde maruz kalınacak doz; 1 saatte 50 mSv, 2 saatte 100 mSv, 3 saatte 150 mSv,

vs. dir. Radyasyon kaynağı ile geçirilen zaman alınan dozla doğru orantılıdır. Ne kadar kısa

süre radyasyona maruz kalınırsa o kadar az doz alınır.

3. Mesafe faktörü: Radyasyon kaynağından uzaklaşarak, maruz kalınabilecek doz miktarı

azaltılabilir. Radyasyon kaynağından uzaklaştıkça radyasyonun şiddeti azalır. Doz hızı

mesafenin karesi ile ters orantılı olarak azalır.

4. Koruyucu Engeller (Zırhlama) Faktörü

5. Radyasyon kaynağının şiddetini zayıflatmak için önüne konan veya onu çevreleyen engele

zırh denir. Zırhlama, radyasyon kaynağı ile kişi arasına konulan uygun bir koruyucu

engeldir.

6. Yüksek yoğunluklu maddelerden yapılmış malzemeler özellikle X ve gamma ışınlarına

karşı etkili bir korunma sağlar. Zırhlamada kullanılan maddenin yoğunluğu arttıkça

gereksinim duyulan kalınlık azalmaktadır.

Personelin Korunması

Radyoterapi uygulamalarında personelin korunması kalın duvar kalınlıklarını gerektirir. İnşaat

sırasında uygun kalınlıklarda zırhlama yapmak daha kolaydır. Daha sonra yapılacak zırhlama

tonlarca ağırlıkta kurşun gerektirir.

Radyasyon Güvenliği Eğitimi

16

Radyoterapi bölümlerinde, radyasyon yayan yüksek enerjili tedavi cihazlarının konulacağı

odaların proje sırasında cihaza uygun şekilde zırhlanması personel dozunun düşürülmesini

sağlar.

Radyoterapi bölümlerinde mesafe ve zaman ile birlikte zırhlanma (radyasyon kaynağı ile canlı

arasına uygun kalınlıkta soğurucu malzeme yerleştirme) dış radyasyonlardan korunmada

oldukça önemli yer tutar. Kullanılacak maddenin cins ve kalınlığı radyasyonun türü, enerjisi,

akışı, radyasyon kaynağının boyutu ve şiddetine bağlıdır.

Radyasyon alanlarının zırhlanması dışında radyasyona maruz kalacak personelin korunması

için radyoloji bölümlerinde, farklı kalınlıklarda kurşundan yapılmış önlükler, tiroid koruma

önlüğü, kurşun eldiven, kurşun camlı gözlükler; nükleer tıp bölümlerinde atıklar için kurşun

kova, radyoaktif maddelerin bulunduğu kurşun şişeler, kurşun enjektör gibi malzemeler ve

kurşun camlı paravan radyasyon dozunu azaltmada sıklıkla kullanılır.

TCESİS

17

KAYNAKÇA

BULUT, Yrd. Doç. Dr. Fatih, 2011, “Radyasyonun Biyolojik Etkileri”, Biyofizik Ders

Notları.

AKGÜL, Dr. Erol, “Radyoloji”, Sunu, Çukurova Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek

Yüksek Okulu.

SEYREK, Ebru, 2007, “Radyoizotopların Üretimi ve Radyoterapide Kullanılması”, Gazi

Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Fizik Eğitimi Anabilim Dalı, Tez, Tez

Danışmanı: Dr. Mustafa Karadağ, Ankara.

BERKMAN, Yard. Doç.Dr. Murat Sami, “Radyofarmasötik Ürünler”, Sunu, Anadolu

Üniversitesi Eczacılık Fakültesi.

ÇAKIR, İlkay Türk, “Radyasyonun Madde İle Etkileşimi”, Sunu, TAEK Sarayköy Nükleer

Araştırma ve Eğitim Merkezi.

Sağlık Bakanlığı, “Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği”, http://www.taek.gov.tr/belgeler-

formlar/mevzuat/yonetmelikler/radyasyon-guvenligi/radyasyon-guvenligi-

yonetmeligi

HIZARCI, Sabri, “Radyasyon Kaynakları ve Radyasyondan Korunma”, Sunu, Türkiye

Atom Enerjisi Kurumu Türkiye Radyasyon Sağlığı ve Güvenliği Dairesi.

ŞENKESEN, Radyofizik Uzm. Dr.Öznur, “Radyasyondan Korunma”, Sunu, Acıbadem

Kozyatağı Hastanesi.

YAZICI, Dr. Zeynep, “Radyasyon Güvenliği ve Radyasyondan Korunma Yöntemleri”,

Sunu, Uludağ Üniversitesi Radyoloji AD.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, “Endüstriyel Radyografide Radyasyondan Korunma

ve Lisanslama Yönetmeliği”, http://www.taek.gov.tr/belgeler-formlar/mevzuat/

yonetmelikler/radyasyon-guvenligi/endustriyel-radyografide-radyasyondan-

korunma/.

ÖZTÜRK, Dr.Nural, 2010, “Radyasyon Fiziği Kavramları, Birimler,” Tıbbi Rad. Fiz.Uz.

Radyasyon Güvenliği Eğitimi

18

Ders Notları, Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Radyofizik Kursu.

MEB, 2012, “Tıbbi Cihazlarla Güvenli Çalışma” Modülü, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel

Müdürlüğü, Ankara.

IAEA (INTERNATIONAL ATOMIC ENERGY AGENCY) and BSS-115 Radiation

Protection And Safety Of Radiation Sources: “International Basic Safety

Standards” http://www-pub.iaea.org/MTCD/publications/PDF/p1531interim_web.

pdf

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, “Radyasyonun Sağlık Riskleri Nelerdir?”

http://www.taek.gov.tr/ogrenci/bolum4_03.html#7

TUNCEL, Doç. Dr. Ercan, “Diagnostik Radyoloji” ( Ders Kitabı) U.Ü.T.F.Yay. No:2-028-0900,

U.Ü.Basımevi 1983

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, “Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği” ( R.G:24.03.2000/23999.

TAŞTAN, Selma, 2001 “Nükleer Tıp Fiziği” ( Seminer Notları) Gaziantep.

TÜRK DİL KURUMU, 2005, İmla Kılavuzu, TDK Yay. ANKARA.