lari 7 - turuz

Click here to load reader

Post on 28-Oct-2021

1 views

Category:

Documents

0 download

Embed Size (px)

TRANSCRIPT

BtLGt YA Yll\"LARI : 302 ER:"IEST HE.\11:'\iGW A Y BVTU:"i ESERLERt : 7
ISBN 975 - 494 - 329 - X 92 06 y 0 1 05 0460
Birinci Bas1m 1986
Kilimanjaro'nun Karlan
Silahlara Veda (')
Ya Hep, Ya Hi
BiRiNCi BOLUM
Robert Cohn bir zamanlar Piinceton'un or­ tas1klet boks ampiyonuymu. Benim bunu pek onemsedigimi sarunaym, ama bu unvanm anlam1, Cohn ic,;in c,;ok biiyilktii. Kendisi de boksu sevmezdi, hatta nefret ederdi; fakat Ya­ hudi oldugu i<;in Piinceton'da gordiigii muame­ lelerden kaynaklanan aag1hk duygusu ve utangac,;hk sonucu ic,;inden gelmeye gelmeye. biitiin ac1sma karm. bu pis sporu ogrenmek zorunda kalm1ti. Utangac,;. halim selim, spor salonunun d1mda kimseyle dalamayan bir c,;ocuk oldugu halde, kendisine kafa tutan her­ hangi bilini yere serebilecegini bilmesi. bir ba­ klma ona goniil rahathg1 veriyordu. Spider Kelly'nin en parlak ogrencilerinden biriymi. Gerc,;ekten de giic,;lii kuvvetli, c1va gibiydi. Bu. Spider'in goziinden kac,;mad1gmdan oglani iyice yetitirecegim diye burnunu yamyass1 ettirmi­ ti. Ancak, Cohn'un boksa olan nefretini de da­ ha beter art1m11u. Princeton'da gec,;irdigi son yilda c,;ok okumu. sonunda gozliik takar ol­ mutu. Sm1f arkadalanndan kendisini taniya­ na rastlamad1m. Hatta onun ortas1klet ampi­ yonu oldugunu soyleyen bile c,;1kmad1.
Ac,;1kyiirekli, basit insanlara hi<; giivene­ mem. Hele de kendileriyle ilgili anlatt1klanm bir araya getirdim mi, kukulanm daha da ar-
5
tar. il;imde, Robert Cohn'un hii;bir zaman orta­ s1klet $aIIlpiyonu olmad1gma ili$kin bir duygu vard1; belki yiizune at tepmi$ti. yahut annesi ona hamileyken bir $eyden korkmu$tu. ya da kui;ukken farkmda ohnadan yuzunu bir yere i;arpm1$tI. Arna sonunda i$in dogrulugunu Spi­ der Kelly'den sorup ogrenecek birini buldum. Spider Kelly onu hatirlarnakla kalmam1$. i;ok­ tandir ne durumda oldugunu merak ettigini bi­ le soylemi$ti.
Robert Cohn, baba tarafmdan New York'un en zengin, ana tarafmdan da en eski Yahudi ailelerinin birindendi. Askeri okulda iyi bir bek oyuncusuydu, ama kimse ona bir ya­ n$i;1hk ruhu a$ilayamad1. Princeton'a gidene kadar kimse Yahudi oldugunu da ylizune i;arp­ mam1$tI. iyi, ho$. arkada$ ogland1; utangai;t1. Burada gordugu davran1$. onu i;ok uzdugun­ den, bO$ahnak ii;in boksa ba$lad1 ve universite­ den ezik bir burunla, kendi onemini anlam1$ olarak i;1ktI, kendisine yakmhk gosteren ilk klz­ la evleniverdi. Be$ y1! suren bu evlilik suresin­ ce lie; i;ocugu oldu, babasmm kendisine birak­ tig1 elli bin dolann cogu erimi$ti; oteki mallann i;ogu da annesine kalm1$ oldugundan, evde zengin bir kanyl..i. tatsizhk i;1karacak her $ey hazird1. Tam kansmdan aynlmay1 dli$lindugu sirada. kadm daha once davramp bir minyatur ressam1yla s1rra kadem bastI. Aylardir aym $e­ yi dli$linup de kotu bir hareket olacagm1 bildi­ ginden bir turlu uygulamaya koyamad1g1 bir i$in kendisine yapilmas1, onda olduki;a yararh bir $Ok etkisi yarattI.
Bo$anma $artlannda anla$t1ktan sonra Cohn, Pasifik sahillerine goi; etti. Kalifomiya'da sanati;1lar, yazarlar arasma dli$tli; cebinde ha­ la elli bin dolardan daha bir $eyler kald1gmdan i;ok gei;meden bir sanat dergisini desteklemeye ba$lad1. Kalifomiya'da Carmel'de basllmaya ba;;layan dergi. Massachusetts ve Province-
6
town'da sona erdi. Bu sure ic;:inde melek gibi bir insan olarak kabul edilen ve onceleri ad1 yalruzca "Daru!;ima Kurulu" iiyeleri arasmda ge­ <;en Cohn. dergiyi tek ba!;ima yonetmeye ba!;ila­ d1. Para zaten kendinindi, hem yaym yonetmen­ ligi de ho!;iuna gitmeye ba!;ilam1!;itI. Dernegin masraflan art1p da idare edememek yiiziinden kapatmak zorunda kald1g1 zaman iiziilmiitii.
Bu arada birtakim ba!;ika sorunlar da orta­ ya <;1km1!;itI. Dergi ile birlikte yiikselmeyi uman bir kadmm eline dii!;imii!;itU. Kadm becerikliydi; Cohn da oldum olas1 idaresini ba!;ikalanna kaptirm1!;itI. Aynca bu kadm1 sevdigini san1yor­ du. Bu hammefendinin. derginin yiikselme umudu olmad1gn11 fark edince cam s1kild1; her !;iey iyice elden <;1kmadan bu kez Cohn'u Avru­ pa'ya ge<;ip yaz1 yazmaya ba!;ilamas1 i<;in kI!;i­ kirtmaya koyuldu. Bunun iizerine kalkip ham­ mefendinin egitim gordiigii Avrupa'ya ge<;t iler; ii<; y1l kaldilar. Bu ii<; yilm ilki gezilerle. son iki­ si Paris'te ge<;ti. Robert Cohn. Paris'te iki arka­ da!;i edindi: Braddocks ve ben. Braddocks sa­ nat. ben de tenis arkada!;i1yd1m.
Oglan1 kapatan hammefendinin ad1 Fran­ ces idi. ikinci y1hn sonuna dogru giizelliginin sonmek iizere oldugunu gorunce. Robert'e olan ilgisizce sahip olma duygusu birden degi!;iti; <;ok kiskan<; oldu ve evlenmeleri gerekt@ ko­ nusunda 1srara ba!;ilad1. Bu arada Robert 'in annesi ogluna ayda ii<; yi1z dolar getiren bir ba­ gi!;ita bulunmu!;itu. Bu iki yil i<;inde Cohn'un baska bir kadma goz ucuyla bile baktigma inanmam. Avrupa'da ya!;iayan bir<;oklan gibi, arasira kendi Ulkesini, Amerika'y1 ozlemekten ba!;ikaca bir s1kmtis1 yoktu: hayatmdan mem­ nundu. Yaz1 yazmay1 da ogrenmi!;iti. Bir roman yazm1!;itI: daha sonra eletirmenler bunun pek de kotii olmad1gm1 soylediler. ama dogrusunu isterseniz c;·ok berbatt1!. Bir siirii kitap okudu.
7
Bric;: ve tenis oynad1, yakmdaki bir salonda boks yapt1.
Han1mefendisinin oglana kar1 olan tutu­ munu, uc;:umuz birlikte yemek yedigimiz bir akam fark ettim. Yemekten soma Cafe de Ver­ sailles'e kahve ic;:meye gitmiti,k. Birkac;: fine ic;:­ tikten sonra art1k gitmem gerekt@ui soyledim. Bir ara Cohn. hafta sonunda ikimizin birlikte bir yerlere gitmesinden soz ediyordu. Klrlara c;:1k.Ip uzun uzun yU ri.iyu yapmak istiyordu. Ben de Strasbourg'a kadar uc;:may1, orada Sa­ int Octile. Alsace. ya da baka bir yerde yu:ri.i­ yU yapabilecegilnizi onerdim. "Strasbourg'da tarud1g1m guzel de bir kiz var" dedim.
Masanm altmdan birisi bir tekrne att1 ba­ na. Bunun kaza oldugunu duunerek sozleri­ mi, "iki yildir orada oturdugundan kentin geze­ cek her yerini ogrenmitir. Cok cici bir klzdir," diye surdurdum.
Bir tekrne daha yiyince ba1m1 kaldird1m; Robert'in harumefendisi Frances'in yuzu iyice as1lm1tI.
"Bo ver yahu, dedim, "Strasbourg'a ka­ dar gitmeye degmez. En iyisi Bruges'e ya da Ar­ denne'lere gitmeli.
Cohn rahatlam1a benziyordu. Bacag1ma baka tekme atan olmad1. Herkese iyi geceler dileyerek ayaga kalktim. .. Cohn da gazete ala­ cagm1 soyleyerek benimle c;:1kt1. Yolda. "Alla­ haklna," dedi, "kandan. klzdan soz etmek ner­ den aklma geldi? Frances'in yuzunu gormuyor musun hie;:?"
'Yo. ne diye gorecekmiim? Strasbourg'da oturan bir kiz tan1yorsam bundan Frances'e' ne?"
"Hie;: fark etmez. Onun ic;:in kizm kime ait oluu onemli degil. Onlarm lalina dayanam1yor tek kelimeyle.
"Sac;:ma11k!"
8
"Frances'i bilmezsin sen. Hangi kiz olursa olsun. Ylizli nasil degi$ti gormedin mi?"
"Pekala. o zaman Senlis'e gideriz" dedim. ''Klzn1a. II
"Kizmad1m. Senlis de guzel bir yer. Grand Cerl'de kahr. ormanda yurudukten sonra eve doneriz."
"Glizel. iyi ol ur " "Peki, yann kortta g6rD$lirliz" dedim. "iyi geceler Jake!" diyerek geri dondli. "Gazete almayi unuttun" dedim. "Dogru. K6$edeki gazeteciye dek benimle
ylirlidli. "Bana k1zmadm degil mi Jake?" diye­ rek elindeki gazeteyle bana dondu.
"Hayir. neden kizay1m. "Teniste g6rli$lirliz" dedi. Arkasmdan bak1p, onun geri d6nli$linu
seyrettim. Ho$uma gidiyordu bu oglan. Bu ka­ dmdan yok yektigi de belli o :..1yordu.
II
0 kl$. Robert Cohn roman1yla birlikte Amerika'ya dondli, oldukya iyi bir yaymc1yla da anla$tI. Bu gidi$ epey patirt1h gurultulli ol­ dugundan ve 6yle saruyorum ki. New York'ta birkay kadm kendisine yakm ilgi gosterdigin­ den, Frances'ten kurtulmu$lu, dondugu za­ mansa tamamen degi$mi$ti. Amerika'ya olan dli$klinlugu biraz daha artm1$h. eskisi kadar basit ve pek 6yle iyi de degildi art1k. Romam iyin yaymc1lann soyledikleri guzel $eyler ba$1Ill d6ndlirmli$tli. Sonra kendisine iyi davranan kadmlar ufkunu geni$letmi$ti. Eskiden dart yil kans1run ufkuyla smirh kalm1$tI: ondan sonra­ ki liy yil, Frances'ten 6teye gidememi$ti. 6m­ runde a$k denen $eyi hiy tatmad1gmdan emin­ dim.
9
Kolejdeki s1kmtih gunlerinin hemen arka­ smdan evlenmi$. ilk kansmm istedigi her $eyi saglayamad1g1ru anlam1$ olmanm s1kmtis1 i<;in­ de Frances'in eline dii$mii$til. $imdiye kadar cl.$Ik olmam1$tI. ama kadmlarm arad1g1 bir tip oldugunu anlam1$tI. Bir kadmm onu sevmesi­ nin, onunla ya$amak istemesinin olaganustu bir olay olmad1g1ru da anlam1$tl. Bu onu degi$­ tirdi: ho$. araruhr bir adam olmaktan <;1kard1. Dahas1. New York'taki arkada$lanyla olduk<;a yuksek bir para kar$1hg1 bri<; Oy'l1am1$. eline iyi kag1tlar gelince de birka<; yiiz dolar kazanm1$tI. Bu durum, bri<; konusunda ovunrnesine neden olmu$tu. Somalan s1k s1k, insan gerektiginde bri<; oynasa yine hayatm1 kazarur diye konu$ur ohnu$tu. Bir $ey daha vard1. W H. Hudson'u okumaya ba$lanu$tI. Ne var bunda denilebilir. Ancak Cohn, Erguvani Ulke'yi donup donup okumu$tu. Erguvani Dike. belli bir ya$tan son­ ra okunursa zararh bir kitaptir. <;ok guzel manzaralan olan bir Ulkede bir ingiliz beyefen­ disinin ba$mdan ge<;en inamlmaz ol<;ude $a$Ir­ tIC1, dii$Sel a$k maceralanru anlatir. Otuz dor­ dune gelmi$ bir adamm bunu kendine ornek ahnas1, bir Fransiz manastinndan eline Hora­ tio Alger'in <;ocuk kitaplanndan ger<;ek<;i sayila­ bilecek birka<;m1 alan birinin Wall Street'teki borsaya atilmasma berizer.
Bana kahrsa Cohn, Erguvani Ulke'deki her sozcugu. R. G. Dun tarafmdan haz1rlanm1$ bir raporn1u$ gibi onemsedi. Kitabm guvenilir ol­ dugu gorii$Linde olmakla birlik.te, kimi ku$ku­ lan da vard1. bilmem anlatabiliyor muyum? Bu da onu etkilemeye yetiyordu. Onun nasil etki­ lendigini i$yerime geldigi gune dek anlamam1$­ tim.
"Merhaba Robert. dedim. "Beni sevindir­ meye mi geldin?"
"Jake, benimle Guney Amerika'ya gelir mi­ sin?"
1 0
"Hayir." "Niye?" "Bilmem. $imdiye kadar hir,; duunmedim
de. Pahah bir yolculuk bu ... Hem Paris, Guney Amerikah dolu, ne yapacaksm?"
"Onlar Guney Amerikah degil. "Bence hir,; fark1 yok. 0 haftanm haberlerini gonderecegim trene
yetitirrnem laz1md1. bense daha yar1sm1 bile bitirmemitim.
"Kulagma r,;alman yeni dedikodular var m1?" diye sordum.
"Hayir." "Boananlar falan?" 'Yok. Belli dinle Jake. Masrallan ben r,;e­
kersem gelir misin?" "Niye beni goturmek istiyorsun?" "Sen ispanyolca biliyorsun. Hem beraber
olursak r,;ok egleniriz. "Olmaz. dedim, "ben bu kenti seviyorum.
Hem de yazlar1 ispanya'ya gidiyorum." Cohn. "Butun omrumce boyle bir gezinin
hasretini r,;ektim" diye ir,; ger,;irdi. "Bir daha kim bilir ne zaman kismet olur?"
"Sar,;malama. Ne zaman istersen carurun r,;ektigi yere gidebilirsin. Dunya kadar para yaptm."
"Biliyorum" diye soze balad1ysa da engel old um.
"Gui binlZ be!" dedim, "filmlerde butun ul­ keler birbirlerine benzemiyorlar m1?"
Oglana ac1maya balam1trrn. "Hayallm su gibi akip gidiyor. bir amm bile
isted@m gibi yaayam1yorurn." "Kimse hayatm1 isled@ gibi yaamaz. Yal­
ruz boga gurer,;ilerinin d1mda, tabii. "Onlarmki anonnal bir yaam. Ben Guney
Amerika ulkelerini gormek istiyorum. Ne guzel bir gezi olurdu!"
1 1
"Hi<; Cuney Afrtka'daki ingiliz bolgesinde avlanmay:i duundun mu?"
"Hayir, akhma bile getinnedim." "Bak ite oraya gitseydin, giderdim. "Oyle yerler beni a<;maz." "A<;maz. <;unku oralarla ilgili hi<; kitap oku­
madm. Bak, kapkara pml pml prenseslerin ak seriivenleriyle dolu bir kitap oku. ne kadar seveceksin.
"Ben Cuney Amerika'ya gitmek istiyorum. Kmlmaz bir Yahudi inad1 vard1. "Haydi aag1 inip bir iki kadeh bir ey i<;e­
lim. "Sen <;ahmayacak m1sm?" "Hayir. dedim. Alt kattaki kahveye indik.
Arkadalardan kurtulmak i<;in bunun iyi bir yol oldugunu kefetmitim. Bir iki kadeh i<;tik­ ten sonra. iim var diye kolayca ka<;abilirsiniz. Cah1yonnu gibi goriinmemenin onemli bir meslek kurah oldugu gazetecilikte. bu turlU ka<;amaklar1 kullanabilmek <;ok onemlidir.
ag1 inip birer viski soda 1smarlad1k. Cohn ra1larda dizili ielere bak1yordu. "Buras1 fena bir yer degilmi." diye soylendi.
"i<;kisi boldur. "Beni dinle Jake. bann ustune abanm1tI.
"hayatmm su gibi elinden akip gittigini fark et­ miyor musun? bmriinun yansm1 yaay:ip bitir­ mi oldugunu anlam1yor musun?"
"Bazen duundugum olur. "ag1 yukan otuz. otuz be yll daha ge<;er-
se olup gidecegiz." "Ne olur Robert. kiyamet mi kopar?" "Arna ben ciddi konw;;uyorum." "Sana bir ey soyleyeyim mi. olum beni
zerre kadar ilgilendirrniyor." "ilgilendinneli. "ilgilenilecek. dert edinilecek oyle <;ok ey
var ki. bu kadarc1gm1 da duunmeyivereyim."
1 2
"Ben Guney Amerika'ya gitmek istiyorum. "Bak. Robert. Baka bir ulkeye gitmen zer­
re kadar fark etmez. Ben kendimde denedim bunu. Bir yerden bir yere gitmekle kendinden. ic;indeki o eyden kutulamazsm. Bouna butun bunlar."
"Arna Guney Amerika'yi denedin mi?" "A. s1ktm ama! Guney Amerika'na balat­
ma imdi! Gidecek olsan bile, imdikinden farkh bir durumda olacag1ru m1 samyorsun? iyi bir yere gelip yerlemisin, ne diye Paris'i bira­ kip gideceksin anlam1yorum?"
"Paris'ten b1kt1Ill! Quartier'den nefret edi­ yorum!"
"Quartier'den uzakJa. Kentin ic;inde oyle bir dola. bak bakahm, neler olacak sana?"
"Bir ey olmayacak. Bir gece tek ba1ma dolat!Ill durdum, bir ey olmad1. Yalnizca bi­ sikletli bir polis durdurup kimligime bakt1."
"Kent gece daha guzel degil miydi?" "Ben Paris'i istemiyorum." Gordunuz mu? Ona ac1yordum, ama elim­
den gelen bir y de yoktu; daha ilk agizda saplantI haline getirdigi iki eyle kar1 kar1- yaydmiz: Cuney Amerika'ya gitmek ve Paris'ten nefret. ilk fikri kitaplardan alm1ll. ikincisinin de aym yolla geldigine eminim.
"Kusura bakma. dedim. "yukar1 c;1klp bir iki haber yetitirmeliyim.
"Muhakkak gitmen laz1m mi?" "Degil mi ya!" "Ben de seninle gelip. yukanda otursam
olur mu?" "Nasil istersen ... D1ndaki odada oturup gazeteleri, dergi­
leri kantirmaya balad1. Ben de iki saate ya­ kin esash c;ahllm. Sonra yaz1lan daktilo ede­ rek buyDk bir zarfa yerletirdim; odac1 c;ocukla
1 3
St. Lazare istasyonuna yollad1m. D1anya c:;1kti­ g1mda Robert'i uyumu buldum. Onu uyandir­ maya klyam1yordum, ama kap1yi kilitleyip git­ mek de istemiyordum. Elimi omzuna koydum. Ba1ru sallad1. 'Yapamayacag1m" diye inledi, 'Yapamayacagrm. Kimse beni zorlayamaz bu­ na!"
"Robert" diye seslenerek omuzlarmdan sarst1m. Gozlerini ac:;1p giilumsedi.
"Biraz once say1klad1m m1?" "Bir eyler soyliiyordun ama anlayama-
d1m." "Tanrrm! Oyle bir ruya idi ki! .. "Daktilonun sesi mi uyuttu seni?" "Belki ... Dun gece hi<; uyumam1tim da. "Ne var ki?" "Hie:;. gevezelik. Soyledigini gozlerimin onunde canlandira­
biliyordum. Arkadalanmm yatak odalanndaki durumlarm1 gozumde can1and1rmak gibi pis bir huyum vard1. Birlikte Cafe Napolitain'e git­ Uk. ic:;kilerimizi yudumlarken. bulvardaki kala­ bahg1 seyrediyorduk.
III
Ihk bir bahar akam1yd1. Robert gittikten soma Napolitain'in terasma oturmu ortahgm kararmas1ru, elektriklerin teker teker yan1m1 izliyordum. Onumden otomobil, ath araba ve insar. seli aklyordu. Bir ara masalann onun­ den guzel bir kiz gti; gozlerimle La yukanya kadar takip ettikten soma kaybetum. Soma ayn1 ekilde bii- bakasm1 seyrettim. Derken onceki kizm gen dondugunu gordum. 6num­ den gec:;erken goz goze geldik: durdu ve iki adrm atip masama oturdu. Garson yaruba1m1- za dikilmiti.
1 4
"Ne iersiniz?" diye sordum. "Pernod. "Kuuk kizlara iyi gelmez bu. "Sensin kuuk kIZ. Sayle garsona da bir
tane getirsin." "Benim iin de bir pernod getirin. "Ne o, ziyafete mi gidiyorsun?" ''Tabii, sen gelmiyor musun?" "Bilmem, bu ehirde hibir eye karar ve-
remez insan." "Pa:ris'i sevmiyorsun galiba?" "Hayir." "Niye baka yere gitmiyorsun oyleyse?" "Baka yer yok. "Mutlu musun?" "Hadi carum, sen de!" Pernod. absentin yeilimsi bir benzPridir.
Su katmca silt gibi olur. iimi de fena degildir hani, adarn1 iki kadehte heyheyletir. Kadehleri­ mizdekini ierken kI.z durgun gorunuyordu.
"Ee, dedim, "bana yemek 1smarlayacak m1sm?"
Klz guliimsedi, niin gulumsed@ni anla­ m1tim. Agz1 kapahyken olduka guzel bir klz­ d1. ikinin parasm1 odeyerek d1an 1ktik. Bo bir faytona iet ettim; kenara yanati. bin­ dik. Opera Caddesinde kapllan kilitli, vitrinleri 11kh dukkanlann onunden geiyorduk. Sokak terk edilmi gibi bombotu. Araba, vitrini saat­ lerle dolu olan New York Herald burosunun onunden geti.
"Bu saatler ne ie yaraf?" diye sordu k1z. "Arnerika'daki saatleri gostertyor. "Alay etme benimle. Daha ileride Pyramides Sokagma saptik,
Rivaliy Sokaguu getik, Tulieriers'ye geldik. Klz gogsume dogru buzulmutu; kollanm1 omzuna atllm. Kafasm1 yavaa yukan kaldmp. opme-
1 5
mi bekledi. Bir eliyle oram1 buram1 tutmaya c;a­ hh. Elini geri ittim.
"Vazgec;. dedim. "Ne oldu, hasta m1sm?" "Evet. "Herkes hasta. Ben bile hastay1m. Tulieriers'yi gec;mi yeniden aydmhga c;1k-
m1hk. Seine boyunca ilerledikten sonra Saints Peres Sokagma donduk.
"Hasta hasta pernod ic;memeliydin. "Sen de ic;memeliydin." "Benim ic;in fark etmez. Kadmlara dokun-
maz. "Adm ne?" "Georgette. Seninki?" "Jakop. "Flaman m1sm?" "Hayir, Amerikah. "iyi. Flamanlan hie; sevmem. Bu sirada da lokantarun onune gelmitik;
arabac1ya durmas1 ic;in seslendim. Arabadan indik. Georgette lokantarun gorunuunu be­ genmemiti.
"Bura pek iyi bir yer degil galiba, dedi. "Daha iyi bir yere gitmek istiyorsan hazir
araba buradayken binebilirsin" dedim. Onu, yemekte birisiyle birlikte olmak gibi
bir duygunun etkisiyle yan1ma alm1hm. Bir sokak sermayesiyle yemek yemeyeli c;ok olmu­ tu. Bunun ne derece s1k.Ic1 bir ey oldugunu unutmutum. Lokantaya girdik, kasada oturan Bayan Lavigne'in yarundan ku·uk bir odaya gec;tik. Georgette yemek yedikc;e canlamp nee­ lendi.
"Fena degilmi buras1. diye soylendi. "1k bir yer degil. ama yemekleri guzel.
"Liege'de yediklerinden daha iyidir. "Bruksel demek istiyorsun.
1 6
Bir !?i!? !?arap daha ac;tird1k. Georgette ­ kalar yapmaya ba!?lam1!?t1. Kadehlertmizi to­ ku!?tururken c;uriik di!?lerini gostererek guli.im­ sedi: "iyi bir insansm," diyordu, "ama c;ok yaz1k ki hastasm. iyi olsaydm anla!?ird1k. Ne var al­ laha!?kma?"
"Sava!?ta yaraland1m. "Ah o kahrolas1 sava!?!" Sava!?m feci bir !?ey oldugu, uygarhgm ba!?
belas1 kesildigi gibi konularda uzun bir tart1!?­ maya girebilirdik. Ancak s1kilmaya ba!?lam1!?­ tim, tam bu sirada yandaki bolmeden bir ses gel di.
"Barnes! Hey Barnes! Sana soyluyorum Jakop!"
"Bir arkada!?1m sesleniyor, diye ozur dile­ yerek yertmden kalktim.
Cohn, Frances Clyne, Bayan Braddocks ve tarumad1g1m daha yedi sekiz ki!?i buyukc;e bir masada toplarum!?lard1.
Braddocks, "Bizimle dansa geliyor mu­ sun?" diye sordu.
"Ne dans1?" "Basbayag1 dans. Yeni ba!?tan canland1rma
karan ald1k onlan. Bunu Bayan Braddocks soylllyordu.
Frances masanm obur ucundan, "Muhak­ kak gelmelisin, diye soze kar1!?t1. "Hepimiz gi­ diyoruz.
Braddocks, 'Tabii gelecek, diye benim ye­ rtme yan1t verdi. "Jake, gel otur, kahveyi birlik­ te ic;elim.
"Olur." Bayan Braddocks, "Arkada!?mI da getir,
diye gulumsedi. Kanadal1 olan Bayan Brad­ docks, butun Kanadahlar gibi anlay1!?h biriydi.
"imdi geliyoruz, diyerek gert dondum. Georgette, "Arkada!?larm kim?" diye sordu.
1 7
"Yazarlar. sanat1lar." "Irmagm bu yanmda onlardan ok var." "Hem de dolu. "Bana gore de oyle. Aynca kimileri olduka
da iyi para kazaniyor." "Evet. Yemegimizi bitirmi$tik. "Kalk gidelim, de­
dim. "Kahveyi arkada$lann yanmda iecegiz. Georgette antasm1 ati; ki.ic;;i.ik aynaya ba­
karak yi.izi.ini.in orasma burasma dokunarak tuvaletini di.izeltti: dudaklanm yeniden boyad1. $apkasm1 di.izeltti. "Gidelim" dedi.
Arkada$lann oturdugu klsma geince. er­ keklerin hepsi ayaga kalktilar.
"Size ni$anhm Matmazel Georgette Leb­ lanc'1 takdim etmek isterim," dedim. Georgette o harikulade gi.ili.i$i.iyle teker teker hepsinin el­ lerini s1kt1.
Bayan Braddocks. "ant6z Georgette Leb- lanc ile akrabal1gmiz var m1?" diye sordu.
"Tanim1yorum bile. "Arna aym ad1 ta$1yorsunuz." "Hayir, benim ad1m Hobin'dir." Frans1zca kor.u$urken biraz heyecanland1-
g1 iin soylediklerini kan$hran Bayan Brad­ docks, "Bay Barnes sizi Bayan Leblanc olmak tarutt1, dedi.
Georgette. "O aptalm biridir," diye kar$1hk verdi.
"Yani $aka m1 yapt1?" "Evet. Gi.ilesiniz diye. Bayan Braddocks masanm 6bi.ir ucundaki
kocasma seslendi: "Duydun mu Henry, Bay Barnes ni$anhsm1 Bayan Leblanc diye takdim etti. Halbuki asil ad1 Hobin imi$.
"Tabii kanc1gun. Bayan Hobin'i eskiden ta­ runm.
Frances Clyne. "Bayan Hobin" diye seslen-
1 8
di. Oldukc;:a hizh ve duzgun bir Fransizcayla konuuyordu. Bayan Braddocks gibi ne ovu­ nur gibi konuuyor, ne de smyordu. "<;oktan beri mi Paris'tesiniz? Buras1 hosunuza gidiyor mu? Herhalde Paris'e a51ksmiz degil mi?"
Georgette bana donerek, "Kim bu?" diye sordu. "Onunla konusmam laz1m m1?"
Frances'e c;:evirdi ba51ru: ellerini birbirine kenetlemis. dudaklannda hafif bir tebessum vard1. "Hayir," dedi, "Paris'i sevmiyorum. <;ok pis ve pahah."
"Aman demeyin. Ben aksine fevkalade te­ miz buluyorurr:. Avrupa'nm en temiz kentlerin­ den biri."
"Ben c;:ok pis buluyorum. "Garip! Arna belki Paris'e yeni geldiniz. "<;oktan beri buraday1m." "Halk! c;:ok iyidir. bunu kabul etmek la­
z1m. Georgette bana dondu. "Arkadaslann c;:ok
iyi, diye mmldand1. Frances sarhos oldugundan bu tart15may1
uzatmak niyetindeydi, ama kahveler geldi. La­ vigne de likorleri getirdi. Onlar1 ic;:tikten soma, hep birlikte Braddockslann isled@ dans kulU­ bune dogru yola c;:1ktik.
Saint Genevieve'de Montagne Sokagmdaki bu kulup, bir bal musette idi, vard1g1mizda adeta bombostu. Kap1run yaruna dogru oturan bir polis ve Amerikanbarm ardmdaki patronla, kansmdan baska kimse yoktu. Biz ic;:eri girer­ ken patronun kiz1 da a5ag1 iniyordu. Salonun bir basmda uzun banklar ve masalar vard1. ate ba51 da dans ic;:in aynlm15t1.
Braddocks. "Millet erken gelse. diye mml­ dand1. Patron da yuksek bir sandalyenin ustii­ ne c;:1km1s akordeon c;:almaya ba5larrnst1. Ayak­ bileklerine bir sira zil takrrns. zaman zaman ayagm1 oynatarak bunlarla da tempo tutuyor-
1 9
du. Herkes dans etmeye ba$laim$tI. Salonun havas1. iyice 1s1nrn1$tI. Pistten ter ir:;inde donu­ yorduk. Georgette "Hay Allah." diye soylendi. "Sanki s1cak bir kutuya tikild1k.
"Oyle. r:;ok s1cak" "Hem de nas1L "$apkan1 r:;1karsana. "Bak, bu iyi bir fikir." Birisi Georgette'i dansa kaldird1; ben de
bara gittim. Salonun s1cakhg1 arasmda akorde­ onun sesi pek ho$ geliyordu. Bir duble bira ir:;erken kap1ya yakm durmu$. gelen havayla serinlemeye r:;al1$1yordum. Yoku$tan a$ag1 iki taksi iniyordu. ikisi de kapmm onunde durdu. kinden bir alay gomlekli, rahat giyimli gem; r:;1kt1. Hararetli hararetli konu$uyorlard1. Brett de onlarm arasmda. gayet samimi, halinden memnundu.
Genr:;lerin arasmdan uzun boylu biri Geor­ gette'i gorunce. "i$te hakiki bir orospu, diye bagird1. "Onunla dans edecegim balun!"
Uzun boylu esmer olan1 "Yava$ ol biraz!" diye seslendi.
San dalgal1 sar:;lar1 ohm. "Merak etme. $e­ kerim." diye kar$1hk verdi. Brett de yanlann­ dayd1.
Cok Juzm1$l..Im. Bu tip insanlara oldum olas1 r:;ok ir:;erlerdim. Sempatik ve komik gorun­ mek ir:;in boyle hareket ett iklerinden. onlara ho$g6rulu davranrnak gerekiyordu. ama bun­ lardan birine iyi bir ders vem1ek laz1md1. An­ cak boyle yapacag1ma d1an r:;1ktim. biti$ikteki meyhaneye giderek bir bardak bira daha i<;tim. Bira <;:ok kotuydu; agz1mdaki ac1hg1 gidermek ir:;in ondan da beter bir konyak ir:;tim. Geri don­ dugum zaman pist iyice dolmu$tu. Georgette uzun boylu. sar1$m bir delikan11yla dans edi­ yordu. Muzik durunca bir ba$kas1 gelip onu dansa davet etti. Onlarm arasma kan$ffiI$tI.
20
Hepsinin…