her 'İl'e bİr Ünİversİtedislik bilimlerine uygu düşerkenn sosya, bilimlel alanındr sorunlaa...

of 150 /150
HER 'İL'E BİR ÜNİVERSİTE Türkiye'de Yüksek Ogretım Sisteminin Çokuşu 6 İlde Üniversite kumln Üniversite açılacak için kanun teklifi verild iller belirlendi P;|I|J£-U|| iJlLllhİh'I )l 6 yeni ü n i v e s : . ^ . : ^ : * ûıımTTiki'ik-pİLrıİL'"»" k.ni.' HJ u \M J HlİlIdH^İtk II. \n.hl .MIHt' KLI|IIILI *ı;ı\wli. tjıtun Lı-.ıh:-ı Hıı.'.i.L Ki]th.ı/ııl:„l^^iil,ıi»ıiı t^klıik-n.» M l ^ u 7^ l , l M , L '^^ 1 i 6 --' , : k . . , , , , 2<fl.'ı i"i iLun i.Lk.Lib HhLİv:| L| LriPİ \:\ n -k MMHİli K.HHIIl U'Kİlllı-l I \İ. ^H" 1 !',^!-^! w,\\,. *,-,„. kuı. k M.lMtıAt .LIII.LI a il.- fi W 1 ı: ı M j|n i.^flU.kn <\A kıtı- ,ıl,u.lı. h^m AHI U I 1 .ıiılı fim. ı^.-. J ^||r p-.r^r 1 » H „,.. k -^,ı^*ifl,, ^ı. h.UH i | /HUM" I •-ciMk- I ı ı .|l|ll L lll'-i ı ^HL ' ' •• IIIIIPMK - 1C f üniversiteler 15 üniversite sozukilim fıılfaracı 138 bin üniversite mezınu issizi|>l"if* l U K a r a S I Oeulfll Bakanı Bsjif Aülay. TÜrttyede genç issıt sayısın* 945 tinofrjı^u^ l/^&l/|l|û F ;|'||^ \/ıÛftl bu latamn 136 binini ünırtrsHı) menmlarınKi olu$lurdvğunu Miladı T ^#|\|f 1^71 I I | ¥^71 II Milletvekillerinin üniversite yanşı üniversite yarışı 'Ya üniversite ya is^ N^ETİN yeni universiteleı ~" nnuı^ı ınillcivekilk*' T4eysdv'« ûnfwtft* kuruknu» istifa «terinV İHİiıtcn vMatfaıJar, ima kampanyan batfapL AhMf mjllelvehillerinıı ilerini tuim< IİHÜ& ikilere "S&ümlafe duw İrdi. AKP Kanı- ^^cl Çııvuşoğİu apılı .^Çr^J^^. Sivas iri llcesino^P^j 1 :'' üniversite ku, 4Bfemı NKARA ^ Mete Kaynar - A /nıl Parlak

Author: others

Post on 31-Jan-2020

1 views

Category:

Documents


0 download

Embed Size (px)

TRANSCRIPT

  • HER 'İL'E BİR ÜNİVERSİTE

    Türkiye'de Yüksek Ogretım Sisteminin Çokuşu

    6 İlde Üniversite kumln Üniversite açılacak için kanun teklifi verild iller belirlendi

    P;|I|J£-U|| iJlLllhİh'I )l

    6 y e n i ü n i v e s : . ^ . : ^ : * ûıımTTiki'ik-pİLrıİL'"»" k.ni.' HJ u

    \ M J H l İ l I d H ^ İ t k I I . ' ı \ n . h l . M I H t ' K L I | I I I L I * ı ; ı \wl i . tjıtun Lı-.ı h:-ı Hıı.'.i.L K i ] t h . ı / ı ı l : „ l ^ ^ i i l , ı i » ı i ı t ^ k l ı i k - n . » M l ^ u 7 ^ l , l M , L ' ^ ^ 1 i 6 - - ' , : k

    . . , , , , 2

  • HER İLE BİR ÜNİVERSİTE Türkiye'de Yüksek Öğretim

    Sisteminin Çöküşü

    Mete Kaynar İsmet Parlak

    A N K A R A - 2 0 0 5

  • İÇİNDEKİLER

    Sunuş 7

    Önsöz 9

    GİRİŞ 15

    "Üniversite' ve Türkiye'de Üniversiteler 19 TürtoyeVte Ortalama Bir Ü n t o s i t e ' Ne Anlama Gelir? 33 Bir Kamu Kurumu Olarak Üniversite ve Kamu Hizmeti Olarak

    Bilimsel Eğilim/Üretim 34 Sınırlılıklar 42 Değerlendirme Kriterleri (Ağı Aklandırılmış Toplam Öğretim Üyesi Puanı) 46 Öğrelım Görevlisi Yüzdesi Puanı 51 Öğretim Üyesi Yüzdesi Puanı „ . 57 Yüksekokul laşmaya Katkı Puanı 59 Öğreîim Üyesi/Görevi ısı Basına Düşen Lisans Öğrencisi Sayısı Puanı 64 Öğretim Üyeleri Başına Düşen Yüksek Lisans ve Doktora

    Öğrenci Sayıları Puanları 69 Öğretim Elemanı Başına Düşen Yayın Sayısı Puanı 79 (Yayın/Öğretim Elemanı) x (Öğrenci/Öğretim Üyesi) Puanı 92 Öğrenci Yüzdelik Tercih Puanı 95 Lisans Öğrencisi Başına Düşen Bütçe Harcamaları Puanı 100 Lisansüstü Öğrencisi Başına Düşen Bütçe Harcamaları Puanı — 1 1 S Yayın Başına Düşen Bütçe Harcamaları Puanı - 120

    Üniversitelerin Bütçeden Aldıkları Paylar ile Yüksek Okullaşmaya Katkı Paylan Arasındaki Fark Puanı 123 Üniversitelerin 'Bütçeden Aldıkları Paylar" ile

    'Akademik Yayın Faaliyetlerine Katkı Payları 1 Arasındaki Fark Payı 126

    SONUÇ 130 KAYNAKÇA 149

    5

  • TABLOLAR LİSTESİ

    Tablo 1 :Ku ruU jşTanmer i veYer i ^ 30 Tablo 2 : Ağırhklandınlmış Öğretim Üyesi Puanı'na Göre Üniversiteler 48 Tablo 3 : Öğretim Görevlisi Puanı'na Göre Üniversiteler - 54 Tablo 4 : Öğretim Üyesi Yüzdesi Puanı'na Göre Üniversiteler 57 Tablo 5 ; Yüksek Okullaşmaya Katkı Puanlarına Göre Üniversiteler 62 Tablo G ; Öğretim Üyesi + Görevlisi Başına Düşen

    Lisans Öğrencisi Saytsı Puanlarına Göre Ünİveısiteler 67 Tablo 7 : Öğrelim Üyesi Başına Düşen Yüksek Lisans Öğrenci

    Sayısı Puanlarına Göre Üniversiteler 72 Tablo fl ; Öğretim Üyesi Başına Düşen Doktora Ö ğ r e n c i

    Sayısı Puanlarına Göre Üniversiteler 74 Tablo 9 : Öğretim Üyesi Başına Düşen Toplam Lisansüstü

    Öğrenci Sayısı Puanlarına Göre Üniversiteler 77 Tablo 10: Öğrelim Elemanı Başına Düşen Yayın Sayısı (SCI)

    Puanlarına Göre Üniversiteler 82 Tablo 11: Öğrelim Elemanı Başına Düşen Yayın Sayısı (SSCI)

    Puanlarına Göre Üniversiteler „ Ö 4 Tablo 12: Öğrelim Elemanı Başına Düşere Toplam Yayın Sayısı

    (SCI + SSCI) Puanlanna Göre Üniversiteler 86 Tablo 13: (Toplam Yayın/Öğr, Ele.) x (Toplam Öğrenci/Öğr.Ele,)

    Puanlarına Göre Üniversiteler , 92 Tablo 14: Öğrenci Yüzdelik Tercih Puanlarına Güre Üniversiteler 97 Tablo 15: Eğilimin Net Sosyal Faydası (Sosyal Fayda-Sosyal Maliyet) 103 Tablo 16: Öğrenci Başına Kamu Kaynaklarından Yapılan Harcamalar 105 Tablo 17: Değişik Ülkelerdeki Brüt Maaşların, Satınalma Gücü Parilesi

    Kullanılarak ABD Doları Cinsinden Hesaplanan Değerleri 105 Tablo 17.a: 2002 Yılı Üniversite Gelir-Gjder Tablosu 107 Tablo 18: Lisans Öğrencisi Başına Düşen Bütçe Harcamaları Puanlarına

    Gore Üniversiteler 112 Tablo 19: Yüksek Lisans ve Doktora Öğrencileri Başına Düşen

    Bütçe Harcama Puanlarına Göre Üniversiteler 116 Tablo 20: Top. Lisansüstü Öğrencileri Başına Düşen Bütçe Harcamaları Puanı .....117 Tablo 21: Yay>n Başına Düşen Bütçe Harcaması Puanlarına Göre Üniversiteler.,.. 121 Tablo 22: Bütçe Payları rie Öğrenci Payları Arasındaki Fark Puanlarına

    Göre Üniversiteler 124 Tablo 23: Bulce Payları ile Akademik Yayın Payları Arasındaki Fark

    Puanlarına Göre Üniversiteler 127 Tablo 24: üniversitelerin Her Bir Kriterden Aldıkları Puanlar 134 Tablo 25: Sonuç Sıralaması Tablosu i 1 136 Tablo 26: Sonuç Sıralaması Tablosu/ 2 , A4â

    6

  • S U N U Ş

    G ü n ü m ü z ü n d e ğ i ş e n k o ş u t l a r ı n a uyum s a ğ l a m a k a m a c ı y l a diğ e r kurum v e k u r u l u ş l a r gibi ü n i v e r s i t e l e r de kendilerini yeni lemek ve d ö n ü ş t ü r m e k zorunda k a l m a k t a d ı r Bu b a ğ l a m d a ü n i v e r s i t e ve b ö l ü m l e r i d e ğ e r l e n d i r m e g i r i ş i m l e r i , b i r ç o k ü l k e n i n e ğ i t i m d e kaliteyi y ü k s e l t m e ç a b a l a r ı n ı n v a z g e ç i l m e z bir p a r ç a s ı o l m u ş t u r .

    K ü r e s e l l e ş m e ile birlikte, b ö l g e l e r ve ü l k e l e r a r a s ı n d a g ü c ü n d a ğ ı l ı m ı , n ü f u s v e teknoloji a l a n l a r ı n d a k i d i ğ e r k ö k l ü d e ğ i ş m e l e r , y ü k s e k ö ğ r e t i m i n y a y g ı n l a ş m a s ı , s ü r e k l i l e ş m e s i ve d e m o k r a t i k l e ş mes i gibi ç o k ö n e m l i s o n u ç l a r d o ğ u r m u ş t u r . A r t ı k evrense l bilim temelli ü n i v e r s i t e yer ine, giderek 'multiversite'den s ö z edi lmeye b a ş l a m ı ş ; ü n i v e r s i t e az s a y ı d a s e ç k i n k i ş i y e sunulan bir o lanak olmaktan ç ı k a r a k k i t l e s e l l e ş m i ş t i r . A y r ı c a d i ğ e r kamu k u r u l u ş l a r ı gibi ü n i v e r s i t e l e r i n de kendine kaynak s a ğ l a y a n topluma hesap vermesi veya topluma k a r ş ı sorumlu o l m a s ı g e r e k t i ğ i d ü ş ü n c e s i giderek ö n e m k a z a n m a k t a d ı r

    Ancak t ü m d e ğ i ş i k l i k l e r i n olumlu y ö n d e o l m a d ı ğ ı , bitim insanl a r ı n ı n d e ğ e r l e n d i r i l m e s i n i n d ı ş t a n v e b ü r o k r a t i k s ü r e ç l e r e İ n d i r g e nerek y a p ı l m a s ı n ı n yeni sorunlara yol a ç t ı ğ ı g ö z l e n m e k t e d i r . B u r a da u n u t u l m a m a s ı gereken Ö n e m l i nokta, her ü l k e n i n kendine ö z g ü d e ğ e r l e n d i r m e ö l ç ü t l e r i n i g e l i ş t i r m e s i ve u y g u l a m a s ı d ı r , ö r n e ğ i n , T ü r k i y e ' d e de ' y a y ı n merkezl i h d e ğ e r l e n d i r m e gibiP daha ç o k b a t ı d a y a y g ı n olan d e ğ e r l e n d i r m e ö l ç ü t l e r i n i e s a s a lmak, d o ğ a ve m ü h e n dislik bilimlerine uygun d ü ş e r k e n , sosya l bilimler a l a n ı n d a sorunlara yol a ç m a k t a v e bu a landa y a p ı l a n ö z g ü n ç a l ı ş m a l a r ı n d e ğ e r s i z -l e ş m e s i ile s o n u ç l a n m a k t a d ı r . K a l d ı ki s a d e c e sosya l bilimlerde d e ğ i l , s a ğ l ı k v e fen bilimleri a l a n ı n d a da yerl i dergilerin y a z ı bulamaz ha le geldikleri ve 'toplumsal etki merkezl i ' d e ğ e r l e n d i r m e l e rin ö n e m s e n m e d i ğ i bir g e r ç e k t i r .

    7

  • Ancak , kendini d ö n ü ş t ü r m e s i gereken sadece ü n i v e r s i t e d e ğ i l dir, hatta T ü r k i y e gibi g e l i ş m e k t e o lan ü l k e l e r d e daha Önce d e ğ i ş mesi gereken, her ile bir fabrika gibi ü n i v e r s i t e a ç m a zihniyetidir. Bu b a ğ l a m d a elimizdeki ç a l ı ş m a ı ş ı k tutucu nitelikleriyle ö n e m ka z a n m a k t a d ı r . Ç ü n k ü d e ğ e r l i a r a ş t ı r m a c ı l a r ı n ç o k yerinde ifadesi ile,

    ., bir üniversite, onu üniversite olarak tanımlamaya İmkan verecek niteliklerden yoksun olarak açıldığında, bu İlk başta tüm yük¬sek öğretim sistemine ve Türkiye'nin bilimsel yaşamına zarar vermektedir". G e n ç n ü f u s u y ü k s e k T ü r k i y e ' n i n , bu ö z e l l i ğ i n i avanta ja d ö n ü ş t ü r m e s i daha kaliteli y ü k s e k ö ğ r e n i m d e n g e ç t i ğ i n d e n , t ü m ikt i d a r l a r ı n son derece sorumlu politikalar g e l i ş t i r m e l e r i v e bunu s a ğ l ık l ı olarak yapabilmek İ ç i n de elinizdeki t ü r d e n a r a ş t ı r m a l a r ı ciddiye a l m a s ı gerekir.

    T ü r k i y e , 200 y ı l l ı k ç a ğ d a ş l a ş m a ç a b a l a r ı n ı n b î r p a r ç a s ı olarak s ü r e k l i bilim ve akla ö n c e l i k verme i s t e ğ i n d e o l m u ş s a da bunu tam a n l a m ı y l a b a ş a r a m a m ı ş , bir ç o k ç a b a b i l i n ç l i y a da b i l i n ç s i z olarak s o n u ç s u z k a l m ı ş t ı r . Ö z e l l i k l e de son y ı l l a r d a hemen her alanda s o mut ö r n e k l e r i g ö z l e n e n g ü n ü birlik p o p ü l i s t politikalarla yeni d ü z e n lemeler h ı z l a y a p ı l ı r k e n , yeni sorun a l a n l a r ı y a r a t ı l m a y a b a ş l a n m ı ş t ı r . Bu nedenle T ü r k i y e ' n i n g e l e c e ğ i olan g e n ç k u ş a k l a n y e t i ş tiren v e bilimsel a r a ş t ı r m a l a r * yapan ü n i v e r s i t e l e r ve bunlara yon veren y ü k s e k ö ğ r e t i m p o l i t i k a l a r ı , yere l g e r ç e k l e r ve evrensel ö l ç ü t leri birlikte g ö z ö n ü n d e bulundurmak, bilimsel a r a ş t ı r m a l a r ı e s a s alarak g e l i ş t i r i l m e k z o r u n d a d ı r .

    Prof. Dr. A y t ü l K A S A P O Ğ L U

    8

  • Diyorsunuz: Hükümetin idari Velayeti fenlere şamildir Ban derim ki: idare her hüneri Bilmez, çünki mütehassıs değildir.

    Salahiyet, mansıp gibi yukarıdan Verilmez. Hep ihtisasla alınır Hiçbir alim nüfuzunu hünkardan Almaz, gerçi alır ondan her nazır

    Ziya Gökafp (Yani Hayat 1976}

    Ö N S Ö Z

    Yozgat -Ankara karayolunun, Yozga t g i r i ş i ü z e r i n d e a s ı l ı duran bir tabelada ş u n l a r y a z ı l ı d ı r : "MüstakilÜniversitemiziİstiyoruz-Yoz-gst Halkı". Tabe ladan a n l a ş ı l d ı ğ ı k a d a r ı y l a Y o z g a t l ı l a r ı n , Yozga t h a l k ı n ı n d i l e ğ i m ü s t a k i l , yani b a ğ ı m s ı z , a y r ı bir ü n i v e r s i t e y e sah ip o l m a k t ı r . M ü s t a k i l bir ü n i v e r s i t e , yani E rc i yes Ü n i v e r s i t e s i n e b a ğ l ı o lmayan bir 'Yozgat Ü n i v e r s i t e s i " , B u b a s i t ç e bir temenni veya bir a rzu da d e ğ i l d i r Yozgat h a l k ı i ç i n . Val is inden, belediye b a ş k a n ı n a , ildeki ö n e m l i se rmaye g r u p l a r ı n ı n y ö n e t i m kurulu ü y e l e r i n d e n , s ı r a dan esnafa kadar t ü m h a l k ı n bir araya g e l d i ğ i v e Yozgat Ü n i v e r s i t e s i V a k f ı ç a t ı s ı a l t ı n d a y ü r ü t t ü k l e r i bir m ü c a d e l e , aktif bir ç a b a d ı r da .

    Neden bir halk h m ü s t a k i l bir ü n i v e r s i t e n i n a ç ı l m a s ı İ ç i n ö r g ü t l ü bir ç a b a g ö s t e r i r ve Yozgat Ü n i v e r s i t e s i V a k f ı ' n ı n a ç t ı ğ ı hesaba her ay belirli bir miktar para ö d e m e y i kabul ederler ki? E rc i yes Ü n i v e r s i tes ine b a ğ l ı olarak faaliyetlerine devam eden ve y a k l a ş ı k 3 5 0 0 k i ş i n i n e ğ i t i m g ö r d ü ğ ü F e n Edebiyat , İ k t i s a d i İ d a r i Bilimler, Mimarl ı k ve M ü h e n d i s l i k f a k ü l t e l e r i ile Meslek ve S a ğ l ı k y ü k s e k o k u l l a r a yeterli kalitede e ğ ı t i m - ö ğ r e t i m hizmeti mi vermemektedir ya da E r c iyes Ü n i v e r s i t e s i y ö n e t i m i Yozgat ' taki f a k ü l t e l e r i n i İ h m a l mi etmektedir? Nedir bir ildeki tum y a ş a y a n l a r ı ; e s n a f ı y l a , yerel v e merkezi y ö n e t i c i s i y l e ö r g ü t l ü bir m ü c a d e l e y e İ t e n sa i k?

    Y o z g a t l ı l a r ı n g ü n a h l a r ı n ı a lmamak gerek. Ne Yozgat h a l k ı v e y ö n e t i c i l e r i İ l l e r i n d e ü n i v e r s i t e a ç ı l m a s ı İ ç in ç a b a g ö s t e r e n tek topluluk, ne de bu konuda ç a b a g ö s t e r e n , lobi ç a l ı ş m a l a r ı yapan tek v a k ı f Yozgat Ü n i v e r s i t e s i V a k f ı ' d ı r , Yozgat, her ile bir ü n i v e r s i t e n i n a ç ı l m a s ı İ ç i n g ö s t e r i l e n ç a b a l a r a i l i ş k i n , b u g ü n e kadar o n l a r c a s ı n a t a n ı k o l d u ğ u m u z ö r n e k l e r d e n sadece , ama s a d e c e bir tanesidir.

    Sank i illerinde yeni bir ü n i v e r s i t e a ç ı l m a s ı i ç i n ç a b a g ö s t e r e n

    9

  • tek il Y o z g a f m ı ş , her ile bir ü n i v e r s i t e a ç ı l m a s ı n ı n tek m ü s e b b i b i Yozgat h a l k ı y m ı ş gibi g ö r ü n m e s i n diye, bir ö r n e k de Mardin'den verip, Mardin'de Mardin A r t u k o ğ l u Ü n i v e r s i t e s i n i n k u r u l m a s ı İç in g ö s t e r i l e n ç a b a l a r d a n da bahsetmek m ü m k ü n d ü r . M i d y a t l ı l a r Dern e ğ i ü y e l e r i bu konuda kendilerine h a k s ı z l ı k y a p ı l d ı ğ ı d ü ş ü n c e s i n dedirler: K ı r ı k k a l e gibi Mardin'den daha k ü ç ü k kimi iller bile (!) g ö s terdikleri ç a b a l a r l a illerinde ü n i v e r s i t e k u r u l m a s ı n ı s a ğ l a r k e n , Mardin e s n a f ı , h a l k ı , y ö n e t i c i l e r i bir ilde ü n i v e r s i t e o l m a s ı n ı n gerekliliğ i n i ( I ) a n l a y a m a m ı ş l a r d ı r . Fakat , onlara g ö r e bu konuda g e ç kal ı n m ı ş da d e ğ i l d i r ; Mardin h a l k ı , ü n i v e r s i t e talebinin h a k l ı {!) gerekç e l e r i n i gerekli yerlere iletmeli, Mardin A r t u k o ğ l u Ü n i v e r s i t e s i n i n k u r u l m a s ı İ ç i n etkin ç a b a g ö s t e r m e l i d i r . ^

    Bu konuda Meclis'te de ciddi t a r t ı ş m a l a r ı n g e ç t i ğ i n i hemen belirtelim. ' M ü s t a k i l ' bir ü n i v e r s i t e s i a lmayan, h e n ü z bu ş e r e f e nail o l a m a m ı ş illerin vekilleri, tabii ki h a l k ı n vekili olarak, bu olumsuz duruma dur demek, bu durumu Meclis g ü n d e m i n e getirerek ç ö z ü m bulmak, mebusu o l d u k l a r ı illerde yeni ü n i v e r s i t e a ç ı l m a s ı n ı s a ğ l a yarak s e ç m e n l e r i n i n a r z u l a r ı n ı yerine getirmek i ç i n can la b a ş l a ç a l ı ş m a k t a , kanun l asan f teklifleri vermekte, y a z ı l ı , s ö z l ü soru ö n e r geleri ile bu i ş i n p e ş i n d e o l d u k l a r ı n ı g ö s t e r m e k t e d i r l e r .

    Bir iki ö r n e k de Meclis'te g e ç e n k o n u ş m a l a r d a n verelim, ö r n e ğ i n 22. D ö n e m K ı r k l a r e l i Milletvekili Mehmet S i y a m K e s i m o ğ l u , 20 Ş u b a t 2D03 P e r ş e m b e g ü n ü 2 Meclis Tte y a p t ı ğ ı k o n u ş m a s ı n d a K ı r k l a r e l i Ü n i v e r s i t e s i n i n a r t ı k a ç ı l m a z a m a n ı n ı n g e l d i ğ i n i vurgulam a k t a d ı r . Bu milletvekili, daha ö n c e d e n bu konuda v e r d i ğ i kanun teklifini h ü k ü m e t e h a t ı r l a t m a k t a v e K ı r k l a r e i i ' n i n ( a r t ı k her ne demekse) "bir üniversitenin kurulması için tüm koşulları taşıdığını"b$-Jirtmektedir.

    T ı p k ı K ı r k l a re l i Milletvekili Mehmet Siyam K e s i m c ğ l u ' n u n . K ı rk -lareli'nin bir ü n i v e r s i t e n i n kurulabilmesi i ç i n gerekli t ü m ş a r t l a n t a ş ı d ı ğ ı n ı belirtmesi gibi, Amasya Milletvekili Hamza AJbayrak da Amasy a ' n ı n bir ü n i v e r s i t e İ ç in b i ç i l m i ş kaftan o l d u ğ u d ü ş ü n c e s i n d e d i r . Mecl is k ü r s ü s ü n d e n A l b a y a . 2 0 0 3 y ı l ı n d a , d ö n e m i n h ü k ü m e t i n i n kendisine v e r d i ğ i s ö z ü t u t m a s ı ve Amasya 'ya ü n i v e r s i t e a ç m a s ı ger e k t i ğ i n i İ f a d e eder. Nitekim K ı r k l a r e l i gibi, Amasya da bir ü n i v e r s i tenin k u r u l m a s ı i ç i n gerekli t ü m ş a r t l a r ı ( î ) t a ş ı m a k t a d ı r Albayrak

    1 Bu bilgiler, nttp://wwwmidyatlılar org. şilesinden alınmıştır. ' Dönem 22, Cilt 5, Yasama Yılı t, 35 Birleşim. 2002.2003 Perşembe

    10

  • bunu, Mecl is k ü r s ü s ü n d e n y a p t ı ğ ı k o n u ş m a s ı n d a , ç o k veciz bir ş e kilde dile getirir:

    7500 yjl lık tarihiyle eğit im, kültür, d o ğ a ve termal turizme öncülük eden ve Anadolu'ya Oxford o l m u ş A m a s y a ' m ı z 1999 yır ında Cumhuriyetimizin 75 ' inc İ y ı l d ö n ü m ü m ü n a s e b e t i y l e kendisine vaat edilen ün i ve r sitesini bu y ü c e Meclisten beklemektedir. H i ç ş ü p h e s i z ki, bu y ü c e Meclis, Amasya'ya rıak e t m i ş o l d u ğ u , gecikmeli de olsa, ün ivers i tes in i en k ısa s ü r e d e verecektir.3

    Batman Milletvekillerinden Ahmet I nahn 2 Ocak 2 0 0 3 tarihindeki k o n u ş m a s ı da Batman Petrol Ü n i v e r s i t e s i n i n k u r u l m a s ı y ö n ü n d e dir. İ n a l , bu talebe k a r ş ı ç ı k a n d ö n e m i n Y Ö K B a ş k a n ı Kema l G ü -r ü z ' ü de h a l k ı n taleplerini dikkate a l m a d ı ğ ı g e r e k ç e s i y l e e l e ş t i r mektedir. B u milletvekili de Meclis k ü r s ü s ü n d e n ş ö y l e s e s l e n m i ş t i r :

    [Batman'da yeni hır ün iversr ten in aç ı lmas ı ] Batman'daki resmı-s iv i l , bü tün toplumun gayreti ve arzusudur. B ö y l e s i n e bir i h t i yaç ve iş t i yak ın S a y ı n G ü r ü z ' ü n olumsuz y a k l a ş ı m ı n a tak ı lmas ı toplumda c idd î bir rahats ız l ığa neden o lmuş tu r S a y ı n Gürüz ve Y Ö K , takdir hak la r ı n ı toplumun aleyhine değ i l , lehine ku l lanmal ıd ı r , diye d ü ş ü n ü y o r u m .

    A y r ı c a , Batman milletvekili olarak h ü k ü m e t i m i z d e n Batman halkı a d ı na i s t i r h a m ı m , yeni aç ı lacak ünivers i te ler a r a s ı n a Batman Petrol Ü n i versitesini de katmalar ıd ı r . Bu durum, bü tün Batman ha lk ım mutlu e d e c e ğ i gibi, ha l k ım ız ın ö n ü n d e k i en büyük engel olan cehaletin a ş ı l m a s ı n a da vesile o lacakt ı r . *

    Ö r n e k l e n a r t ı r m a k , hatta ü n i v e r s i t e ile ilgili taleplerin dile getirilmesi ile İ lg i l i yeni bir kitap dahi yazmak m ü m k ü n d ü r Fakat ö r n e k l e r i ne kadar a r t ı r ı r s a k a r t ı r a l ı m , ilk b a ş t a s o r d u ğ u m u z soru h â l â c e v a p l a n m ı ş d e ğ i l d i r : Neden bir topluluk kendi iline m ü s t a k i l bir ü n i v e r site k u r u l m a s ı n ı İ s t e r ? N a s ı l olur da d ö n e m i n İ k t i d a r ı , Cumhuriyet in 75. k u r u l u ş y ı l d ö n ü m ü vesi lesiyle dahi o lsa , bir ş e h r e ü n i v e r s i t e k u r u l m a s ı s ö z ü verebi l i r? Bir ilin ü n i v e r s i t e k u r u l m a s ı i ç i n gerekli ş a r t l a r ı t a ş ı m a s ı ne demektir? Neden Mardinliler, d a h a k ü ç ü k yerlere bile a ç ı l m ı ş o l m a s ı n a k a r ş ı n , Mardin'e ü n i v e r s i t e a ç ı l m a d ı ğ ı i ç i n kendilerini s u ç l a m a k t a ; e s n a f ı n v e h a l k ı n m ü s t a k i l bir ü n i v e r s i tenin g e r e k l i l i ğ i n i a n l a m a d ı ğ ı n a h a y ı f l a n m a k t a d ı r l a r ? V e neden Bat -

    ^ Dönem: 22, Cilt: 10, Yasama Yılı: 1,96. Birleşim, 19 6.2003 Perşembe. 4 Dönem: 22, Cilt; 2. Yasama Yılı 1b 17 Birleşim, 2 1 2D03 Perşembe.

    11

  • man h a l k ı bir ü n i v e r s i t e n i n k u r u l m a s ı n a i h t i y a ç ve İ ş t i y a k , yani h a s ret d u y m a k t a d ı r ? Y a da soruyu ş ö y l e s o r a l ı m : Bir ilin e s n a f ı n ı n , h a l k ı n ı n v e y a o ilin y ö n e t i c i l e r i n i n bir ü n i v e r s i t e y e i ş t i y a k d u y m a s ı , ü n i v e r s i t e n i n hasretini ç e k m e s i n a s ı l bir ş e y d i r k i?

    T ü r k i y e ' d e or ta lama 5 bir ' m ü s t a k i l ' ü n i v e r s i t e demek, b ü n y e sinde ortalama 959 akademik personelin ç a l ı ş t ı ğ ı , y ine ortalama 21.400 ö ğ r e n c i n i n o k u d u ğ u , ortalama 33.143.296 TL ' l i k b ü t ç e y e sahip ve 11,564.630 TL' l ik y a t ı r ı m g e r ç e k l e ş t i r e n bir kurum de mektir.

    Kendimizi kandırmayahm, sadece y u k a r ı d a adlan g e ç e n İ l l e r de y a ş a y a n l a r d e ğ i l , g e ç m i ş t e ve g ü n ü m ü z d e b u l u n d u k l a r ı İ l de ü n i versite a ç ı l m a s ı i ç i n ç a b a g ö s t e r e n , g ö s t e r m i ş ve g ö s t e r m e y e h a z ı r l a n a n l a r ı n i ş t i y a k d u y d u ğ u , hasretini ç e k t i ğ i ş e y i ş t e bu potansiyeldir. Dernekler, v a k ı f l a r e t r a f ı n d a y ö r e h a l k ı n ı ö r g ü t l e n m e y e İ t e n , yol k e n a r l a r ı n a tabela a s t ı r a n , milletvekillerine soru ö n e r g e l e r i , k a nun ı a s a n/teklifleri verdiren de.

    Y u k a r ı d a k i r a k a m l a r ı n neyi ifade e t l i ğ i n i bir de b a ş k a a ç ı d a n hesap edersek, bu ç a l ı ş m a n ı n niyetinin, İ l l e r i n d e ü n i v e r s i t e a ç ı l m a s ı i ç i n ç a b a g ö s t e r e n esnaf, y ö n e t i c i , milletvekili vb.'ye h a k s ı z l ı k etmek oJmay/p. ifade edilmeyen ama herkesin de ayan beyan b i l d i ğ i g e r ç e k l e r i dile getirmeye ç a l ı ş m a k o l d u ğ u n u g ö r m e k m ü m k ü n o la c a k t ı r .

    Mesela a d ı ' M ü s t a k i l Ü n i v e r s i t e ' olan bir y ü k s e k ö ğ r e t i m kurumunun, herhangi bir Anadolu İ l i ne k u r u l m a s ı demek, her g ü n otob ü s e , d o l m u ş a binen; kafeye, bara, s inemaya , lokantaya, terziye, berbere... giden, senede b i r k a ç kez memleketlerine gitmek i ç i n ildeki ş e h i r l e r a r a s ı o t o b ü s l e r i kullanan, k ı r t a s i y e - k i t a p a l ı ş v e r i ş i y a pan, fotokopi ç e k t i r e n H pantolon-kazak alan, simit, dondurma y iyen y a k l a ş ı k 21.000 k i ş i ; yurtlardaki y a ş a m ş a r t l a r ı n d a n bunalan ve ü ç -b e ş a r k a d a ş bir araya gelerek eve ç ı k m a y a karar veren, b ö y l e c e de k ı ra r a y i ç l e r i n i y ü k s e l t e n on binlerce ö ğ r e n c i demektir Herhangi bir Anadolu kentinde ' M ü s t a k i l 1 isimli bir ü n i v e r s i t e n i n a ç ı l m a s ı

    "Ortalama üniversite" ifadesi, üniversitelere ilişkin öğretim elemanı sayısı, öğrenci sayısı, bütçe gibi farklı verilere ilişkin toplam sayıların, toplam üniversite sayısına bölünerek elde edilen basit ortalamağıdır. Bir başka değişle, ortalama bir Türk üniversitesi, ç a k manın ilerleyen sayfalarında ilgili kriterlerin hesaplandığı tablolardaki değerierdan yola çıkılmak kurgulanmıştır Buradaki amaç, farklı üniversitelerin bu ortalama değerlerden ne kadar farklılaştığını gözler önüne serebilmek, Türk üniversitelerinin genel bir fotoğrafını çekebilmektir

    12

  • demek, bu ü n i v e r s i t e n i n a ç ı l d ı ğ ı kente y ı l d a ortalama 11.564.630 T U l ı k y a t ı r ı m h a r c a m a s ı n ı n y a p ı l m a s ı ; o r t a - ü s t gelir grubuna mensup, y ö r e h a l k ı n ı n t ü k e t i m taleplerine g ö r e g ö r e c e daha l ü k s t ü k e time meyilli y a k l a ş ı k 1000 ü n i v e r s i t e h o c a s ı n ı n ş e h r e gelmesi v e orada oturmaya b a ş l a m a s ı demektir. Bir d i ğ e r ifade İ l e m ü s t a k i l ü n i v e r s i t e demek, ildeki ticari h a y a t ı n c a n l a n m a s ı demekt i r

    Tek ra r etmek p a h a s ı n a bir daha s ö y l e m e k gerekirse, m ü s t a k i l ü n i v e r s i t e s i olmayan itlerde y a ş a y a n e s n a f ı n i ş t i y a k d u y d u ğ u da tam olarak budur; yoksa bilim a ş k ı , y ü k s e k ö ğ r e t i m i n g e r e k l i l i ğ i , bilimsel ü r e t i m ve e ğ i t i m i n ö n e m i , cehaletin ö n l e n m e s i vb. d e ğ i l . V e bu i ş t i y a k t ı r ki, h ü k ü m e t l e r i her ile bir ü n i v e r s i t e a ç m a p o l i t i k a s ı n ı iz leme ç ı l g ı n l ı ğ ı n a sevk etmekte; evrensel an lamda bir ü n i v e r s i t e n i n i ş l e v lerini yer ine getirmek i ç i n gerekli f iziksel ve bilimsel alt y a p ı ve insan g ü c ü n e sahip olup o l m a d ı ğ ı n a b a k ı l m a k s ı z ı n a d ı ü n i v e r s i t e olan kurumlar a ç m a y a y ö n e l t m e k t e d i r . Ü n i v e r s i t e g i r i ş s ı n a v ı n a mi lyonlarca k i ş i n i n k a t ı l m a s ı n a k a r ş ı n bu grubun i ç e r i s i n d e n s a d e c e k ü ç ü k , k ü ç ü c ü k bir kesimin iyi k ö t ü bir ü n i v e r s i t e y e y e r l e ş l i n l e b i l -mesinin y a r a t t t ğ ı p o p ü l e r g e r g i n l i ğ i n , y ö r e e s n a f ı n ı n , milletvekilinin " m ü s t a k i l ü n i v e r s i t e " taleplerine eklenerek o l u ş t u r d u ğ u b a s k ı da c a b a s ı

    H ü k ü m e t l e r i n genel an lamda d ü ş ü n c e s i , kervan ya lda d ü z ü f ü r misal i , Ö n c e a d ı ü n i v e r s i t e olan bir kurum a ç m a k , sonra da z a m a n İ ç e r i s i n d e buraya, elden g e l d i ğ i ve olanaklar e l v e r d i ğ i ö l ç ü d e ü n i versi te n i t e l i ğ i k a z a n d ı r m a k , bir d i ğ e r d e ğ i ş l e kaynaktan etkin olm a y a n bir ş e k i l d e kul lanmak, kel imeleri s a k ı n m a d a n s ö y l e m e k gerekirse k a y n a k l a r ı har vurup harman savurmak o l a g e l m i ş t i r ve ne y a z ı k ki o l m a k t a d ı r da ; ü s t e l i k , bu p o l i t i k a l a r ı n y ü k s e k ö ğ r e t i m s i s teminde a ç t ı ğ ı yaralar da tamamen g ö r m e z d e n g e l i n m i ş , bir ile ü n i versite a ç a r k e n , T ü r k i y e ' d e k i bir kurum olarak ü n i v e r s i t e y a p ı s ı n ı n bozuluyor o l m a s ı g ö r m e z d e n g e l i n m i ş , tam a n l a m ı y l a umursanmam ı ş ı m .

    Bu ç a l ı ş m a d a da , temelde, bu y a n l ı ş p o l i t i k a n ı n s o n u ç l a r ı g ö z ler ö n ü n e ser i lmeye ç a l ı ş ı l m a k t a ve denmektedir ki, bir ü n i v e r s i t e , onu ü n i v e r s i t e olarak t a n ı m l a m a y a imkan verecek niteliklerinden yoksun olarak a ç ı l ı r s a , bu ilk b a ş t a t ü m y ü k s e k ö ğ r e t i m s istemine v e T ü r k i y e ' n i n bilimsel y a ş a m ı n a za ra r vermektedir. Y ü k s e k e ğ i t i m -ö ğ r e t i m i n kendi gereksinmeleri ve bir e ğ i t i m kurumunu g e r ç e k an lamda üniversite o/arak t a n ı m l a m a y a imkan verecek alt y a p ı v e ins a n g ü c ü potansiyeli bir a r a y a g e t i r i l m e d i k ç e as la ü n i v e r s i t e a ç ı l -

    13

  • maman; Ö n c e l i k l e h a l i h a z ı r d a e ğ i t i m veren ü n i v e r s i t e l e r i n e ğ i t i m ve bil imsel bilgi ü r e t i m kalitesini a r t ı r a c a k y a t ı r ı m l a r y a p ı l m a l ı ; herhangi bir ilde bir ü n i v e r s i t e k u r u l m a s ı n a karar verilmesi p o p ü l e r b a s k ı lar v e lobi ç a l ı ş m a l a r ı ile s o n u ç l a n a n y a da s o n u ç l a n d ı r ı l a b i l e n bir ç a b a olmaktan mutlak v e mutlak ç ı k a r t ı l m a l ı d ı r . Fakat , bu kitap yine de iki n o k t a n ı n birbirinden ö z e n l e a y r ı l m a s ı g e r e k t i ğ i n i savunm a k t a d ı r : T ü r k i y e ' n i n , hem ü n i v e r s i t e ç a ğ ı n d a k i g e n ç n ü f u s u ab* sorbe edebilmesi i ç i n yeni ü n i v e r s i t e l e r i n a ç ı l m a s ı n a , hem de mevcut ü n i v e r s i t e l e r i n kapasite ve i m kan f a r ı n ı n a r t ı r ı l m a s ı n a i h t i y a c ı v a r d ı r ; fakat bu. her İ le bir ü n i v e r s i t e a ç ı l m a s ı n ı savunmak anlam ı n a gelmemektedir. B u ç a l ı ş m a birincinin g e r e k l i l i ğ i n i n a l t ı n ı ç i zerken, ikincinin - yan i her ile bir ü n i v e r s i t e a ç m a p o l i t i k a s ı n ı n - birinci a m a c a hizmet etmek bir yana , bizzat bu a m a c ı k ö s t e k l e d i ğ i n i s a v u n m a k t a d ı r .

    Bu ç a l ı ş m a n ı n ne 1990 T lardan sonra a ç ı l a n kamu ü n i v e r s i t e l e rine ne de v a k ı f ü n i v e r s i t e l e r i n e ' k a r ş ı ' bir t a v r ı v a r d ı n Tekrar tekrar v u r g u l a n m a l ı d ı r ki, T ü r k i y e ' d e y ü k s e k o k u l l a ş m a o r a n ı , g e l i ş m i ş ü l kelerdeki o r t a l a m a n ı n hayli a l t ı n d a d ı r ve bu oran mutlaka a r t ı r ı l m a l ı d ı r . Fakat bunun ç ö z ü m yolu, n © ö ğ r e n c i n i n ' m ü ş t e r i y e d ö n ü ş t ü r ü l m e s i ne de ü n i v e r s i t e l e r i n ticari h a y a t ı n k a l d ı r a c ı ' olarak kullan ı l m a s ı d ı r .

    Bu ç a l ı ş m a n ı n ortaya ç ı k m a s ı n d a b i r ç o k k i ş i n i n e m e ğ i g e ç t i Prof. Dr. Taner Timur, Prof. Dr. Birsen G ö k ç e , Prof. D r A y t ü l K a -s a p o ğ l u . Prof, Dr, T ü r k e r Alkan v e D o ç , D r Tanel Demirel g ö r ü ş ve e l e ş t i r i l e r i y l e bize hayli y a r d ı m c ı oldular, yol g ö s t e r d i l e r H i ç k u ş k u s u z bu ç a l ı ş m a d a k i o l a s ı k u s u r l a r ı n t ü m s o r u m l u l u ğ u tamamen bize aittir.

    Ankara , 2005 Mete Kay n a r - İ s m e t Parlak

    14

  • G İ R İ Ş

    B u ç a l ı ş m a , e s a s itibariyle, T ü r k i y e ' d e ü n i v e r s i t e l e r i ş l e v l e r i n i ne kadar yerine getirilebiliyor' sorusu İ le ilgilenmektedir. K a m u hizmeti k a v r a m ı ve bu kamu hizmetinin ü n i v e r s i t e l e r t a r a f ı n d a n ne kadar etkin v e verimli bir ş e k i l d e yerine getirilip g e t i r i l m e d i ğ i İ s e bu soruya cevap verebilmek i ç i n k u l l a n ı l a n analitik bir ç e r ç e v e o larak d ü ş ü n ü l m ü ş t ü r . Bir b a ş k a d e y i ş l e bu ç a l ı ş m a d a , kamusa l bir h izmet s a ğ l a y a n kurumlar olarak ü n i v e r s i t e l e r i n , kendilerinden beklenen hizmetleri etkili ve verimli bir b i ç i m d e yer ine getirip getiremedikleri, yani kendilerinden beklenen tarzda bir hizmet verip ve rmedikleri a r a ş t ı r ı l m a y a ç a l ı ş ı l m a k t a d ı r . Kamu kurumu v e kamu hizmeti k a v r a m l a r ı i se , bizim ü n i v e r s i t e l e r ü z e r i n d e k o n u ş a b i l m e m i z i ; o n l a r ı , p e r f o r m a n s l a r ı n ı -k i performans, verimli v e etkili o l m a n ı n bir sonucu y a da fonksiyonu olarak ele a l ı n a b i l i r - g ö z ö n ü n e a la rak d e ğ e r l e n d i r e b i l m e m i z i s a ğ l a y a n temel kriterler olarak d ü ş ü n ü l m ü ş t ü r . T ü m bu kavramlar, d i ğ e r bir a ç ı d a n , T ü r k i y e ' d e k i herhangi bir ü n i v e r s i t e n i n kalitesi h a k k ı n d a h ü k ü m verebilmemiz, kalite kav ra m ı n d a n bahsedebi lmemiz i ç i n de e l zem k a v r a m l a r d ı r . Nitekim k a lite k a v r a m ı n ı n t a n ı m ı n a b a k t ı ğ ı m ı z d a k a v r a m ı n İ ç e r i s i n d e , perform a n s ı , v e r i m l i l i ğ i v e e t k i n l i ğ i b a r ı n d ı r d ı ğ ı n ı s ö y l e m e k o l a n a k l ı d ı r .

    Kalite ile ilgili t a n ı m l a n T ü r k S t a n d a r t l a r ı E n s t i t ü s ü n ü n Avrupa Norm/ar/ Uluslararası Standartlar Organizasyonu'nun T S E N I S O 9001:2000 belgelerinde bulmak m ü m k ü n d ü r . B u belgede kalite, "... bir ürün veya hizmetin belirlenen veya olabilecek ihtiyaçları karşılama kabiliyetine dayanan özelliklerin toplamı" o^Bk t a n ı m l a n m a k t a d ı r . Bir b a ş k a ifade ile kalite, k u l l a n ı m a uygunluk y a da ş a r t l a r a uygunluk o/arak da r a n ı m î a n a b f J i r ( T S E , 2001) . Benzer t a n ı m l a r d a n hareket eden T ü r k e r (2003:1 )"de kaliteyi, "ilgili taraflar için dikkate alman ihtiyaç ve beklentilerin yerine getirilmesi olarak" ö z e t l e m e k -

    15

  • tedir. T S E ' n i n y a p t ı ğ ı bu kalite t a n ı m ı sadece mal ü r e t i m i i ç i n d e ğ i l , hizmet ü r e t i m i i ç i n de k u l l a n ı l a b i l i r . D o l a y ı s ı y l a hizmet ü r e t i m i b a ğ l a m ı n d a kaliteyi, T ü r k e r ' i n de a l t ı n ı ç i z d i ğ i gibi, "ilgili tarafların beklentisini karşılayan hizmet, "kaliteli bir hizmet" ya da "şartlara ve amaca uygun hizmet"o\Brak t a n ı m l a m a k m ü m k ü n d ü r .

    Kalite k a v r a m ı , dar a n l a m ı n ı n , yani sadece ü r e t i m i n etkin, verimli ve a m a c a uygun ş e k i l d e ü r e t i l m e s i n i n ö t e s i n d e t a n ı m l a n a c a k o lursa; t a s a r ı m , uygunluk ve k u l l a n ı m kalitesi k a v r a m l a r ı n a d a b a ş vurmak gerekecektir. Nitekim g ü n ü m ü z d e kalite k a v r a m ı da bu dar a n l a m l a r ı n ı n d ı ş ı n d a , t ü m t a s a r ı m ç a l ı ş m a l a r ı n ı v e ü r ü n ü n ö m r ü n ü de kapsayan bir i ç e r i k t e t a n ı m l a n m a k t a d ı r . H i ç k u ş k u s u z a y n ı durum hizmet s e k t ö r ü i ç i n de g e ç e r l i d i r . Ö z e t l e hizmet s e k t ö r ü n d e de bir hizmetin kalitesi, ü ç d ü z e y d e k i kalitenin, yani t a s a r ı m , uygunluk v e k u l l a n ı m kalitesinin sonucu olarak ortaya ç ı ka r .

    T ü r k e r (2003:1) 'den yararlanarak ö z e t l e m e k gerekirse t a s a r ı m kalitesi, bir ü r ü n veya hizmetin istenilen ö z e l l i k l e r e sahip o l m a s ı i ç i n , t a s a r ı m a ş a m a s ı n d a hedeflenen kalitedir. 6 u . kaliteyi s a ğ l a m a n ı n birinci v e en ö n e m l i a d ı m ı n ı o l u ş t u r m a k t a d ı r . Ç ü n k ü bir ü r ü n v e y a hizmetin kalitesi ve maliyeti, b ü y ü k oranda t a s a r ı m a ş a m a s ı n d a o l u ş t u ğ u gibi, tasar lanmayan bir kalitenin ü r e t i l m e s i de m ü m k ü n d e ğ i l d i r . T a s a r ı m kalitesi, nihai kalite i ç i n en ö n e m l i b a s a m a ğ ı t e ş k i l etmektedir.

    T a s a r ı m kalitesi, bir ü r ü n veya hizmetin nihai kalitesinin ortaya ç ı k m a s ı n d a hayli ö n e m l i bir role sahip o l m a s ı n a k a r ş ı n , uygulamadaki kaliteyi her zaman garanti a l t ı n a a lmaya yetmez; bir b a ş k a ifade ile t a s a r ı m d ü z e y i n d e k i kaliteyi, ü r e t i m d e v e y a uygulamada tutturmak ve bu kalite d ü z e y i n i n s ü r e k l i l i ğ i n i s a ğ l a m a k a y r ı bir sorundur. H i ç b i r ü r e t i m veya uygulama, t a s a r ı m d a k i ş e k l i n e harfiyen uygun ş e k i l d e y a p ı l a m a y a c a ğ ı n d a n , t a s a r ı m ve uygulamadaki kaliteler birbirinden f a r k l ı l a ş a c a k t ı r . Y u k a r ı d a k i a ç ı k l a m a n ı n da i ş a r e t e t t i ğ i gibi uygunluk kalitesi veya ü r e t i m kalitesi, sunulan hizmetin veya ü r ü n ü n b e l i r l e n m i ş olan t a s a r ı m a ne kadar u y d u ğ u n u n bir ö l ç ü s ü d ü r . Yan i , t a s a r ı m kalitesinin ü r ü n e veya hizmete y a n s ı t ı l m a s ı ç a b a l a r ı n ı n bir g ö s t e r g e s i d i r . Uygunluk kalitesi, ö l ç ü l e b i l i r y a p ı d a d ı r ; sunulan hizmet veya ü r ü n ü n b e l i r l e n m i ş ö z e l l i k l e r e ne ö l ç ü d e u y d u ğ u n u n bilimsel m a t l a r l a tayinini i ç e r i r . K u l l a n ı m k a ü t e s i ise, bir hizmet veya ü r ü n ü n k u l l a n ı m s ü r e s i i ç i n d e kaliteye e s a s olan ö z e l l i k l e r i n i kabul edilebilir d ü z e y d e koruyabilme y e t e n e ğ i olarak t a n ı m l a n m a k t a d ı r . K u l J a n ı m kalitesi, kullanjm s ü r e s i i ç i n d e s a ğ l a n a n

    16

  • hizmet o l a n a k l a r ı , b a k ı m , yedek p a r ç a gibi etmenlerden etkilenmektedir.

    Bir kurum olarak ü n i v e r s i t e ve orada yerine getirilmeye ç a l ı ş ı l a n hizmetler, bir mahal le b a k k a l ı n d a , bir fabrikada y a da herhangi bir t icarethanede yer ine getirilen h * z m e î * e r d e n y a p ı v e i ş l e v o larak kimi f a r k l ı l ı k l a r t a ş ı m a k t a d ı r . Bir b a k k a l ı n p e r f o r m a n s ı , i ş i n i etkili ve verimli bir ş e k i l d e yerine getirip g e t i r m e d i ğ i v e yerine getird i ğ i hizmetin kali tesi, son anal izde, kendisini ilgilendiren bir durumdur E ğ e r bakkal , mahal le h a l k ı n ı n kendisinden b e k l e d i ğ i i ş l e v l e r i h a k k ı y l a yer ine get i rmezse, ö r n e ğ i n sabah e rken saat lerde d ü k k a n ı n ı a ç m a z , taze ekmek bulundurmaz v e y a o n l a r ı s ı h h i ş a r t l a r d a depo lamazsa y a da mahal le h a l k ı n ı n s ı k l ı k l a talep e t t i ğ i ü r ü n l e r i d ü k k a n ı n d a bulundurmaz veya son kul lanma tarihi g e ç m i ş bayat ü r ü n l e r * sa tmaya ç a l ı ş ı r s a , İ ş i n e g ö s t e r d i ğ i bu ö z e n s i z l i k t e n - v e rimsizlikten, etkinsizlikten, p e r f o r m a n s s ı z l ı k t a n , kal i tesizl ikten- dol a y ı er y a da g e ç kapanacak y a d a belediye g ö r e v l i l e r i t a r a f ı n d a n c e z a l a n d ı r ı l a c a k , ki nitekim bu da d o ğ r u d a n d o ğ r u y a onun kendi gelirini/prestijini etkileyecektir. Faka t a y n ı ş e y i , m ü l k i y e t i bir v a k ı f a ait o lsa dahi. bir ü n i v e r s i t e İ ç i n s ö y l e m e k m ü m k ü n d e ğ i l d i r . Bir ü n i versitenin kendisinden beklenen hizmetleri yerine get i rmemesi y a da hizmetleri yerine getirmesi s ü r e c i n d e d ü ş ü k performans v e kalite ile ç a l ı ş m a s ı , verimlilikten, etkinlikten yani s o n u ç t a kal i teden ö d ü n vermes i , sadece kurumun kendi gelirini, prestijini etki leyecek s o n u ç l a r d o ğ u r m a y a c a k , aks ine, uzun vadede t ü m toplumu d o ğ r u dan etkileyecektir: Nitekim, devletin, e ğ i t i m - ö ğ r e t i m i n kalitesiz old u ğ u bir ü n i v e r s i t e d e n hizmet alan ö ğ r e n c i l e r i n , b a ş k a bir ü n i v e r s i teye k a y ı t y a p t ı r m a l a r ı n ı istemesi ne kadar akla a y k ı r ı y s a , 'bu ü n i versitede ü r e t i l e n bilimsel a r a ş t ı r m a l a r / y a y ı n l a r e ğ e r k a l ı î e s i z s e k imse okumaz, olur biter' diyerek i ş i n İ ç i n d e n s ı y r ı l m a s ı d a m ü m k ü n değ i l d i r Y i n e herhangi bir ü n i v e r s i t e y a da ü n i v e r s i t e l e r d e n b a z ı l a r ı n ı n kendisinden beklenen i ş l e v l e r i n i yerine g e t i r e m e d i ğ i bir durumda, bu k u r u m l a r ı n zarar edip, k e n d i l i ğ i n d e n ortadan k a l k m a s ı n ı , kap a n m a s ı n ı beklemek, bu kurumun y a da k u r u m l a r ı n ortadan kalkm a s ı n d a n d o ğ a c a k toplumsal z a r a r ı Ö n e m s e m e m e k de i m k a n s ı z d ı r , ö z e t l e , y ö n e t i m biliminin terimleriyle k o n u ş u r s a k , m ü l k i y e t i ister devlete ait o lsun, i s le rse ö z e l k i ş i l e r i n k u r d u ğ u v a k ı f i a r c a i ş l e tilen ü n i v e r s i t e l e r olsun, ü n i v e r s i t e l e r d e yer ine getirilen e ğ i t i m - ö ğ -retim v e bilimsel ü r e t i m faaliyetleri kamuya y a r a r l ı hizmet olarak t a n ı m l a n d ı k l a r ı n d a , bu faaliyetlerin h a k k ı y l a yerine getirilip getinl-

    17

  • mediklerine İ l i ş k i n t a r t ı ş m a l a r da kamusal bir karakter kazanmakta , ü n i v e r s i t e l e r i n kendilerinden beklenen hizmetleri g e r e k t i ğ i gibi y e rine getirip getiremedikleri de ö n e m l i bir kamusal problem olarak ortaya ç ı k m a k t a d ı r Ü n i v e r s i t e l e r l e ilgili mevcut yasa l d ü z e n l e m e l e r de bu b a k ı ş a ç ı s ı n ı p a y l a ş m a k t a , t ü m d ü z e y l e r d e k i e ğ i t i m faal iyetinin d ü z e n l e n m e s i ve s ü r d ü r ü l m e s i i ş l e r i n i n kamu hizmeti k a p s a m ı n d a o l d u ğ u n u , bu faaliyetlerin kamunun y a k ı n denetimi a l t ı n d a g e r ç e k l e ş t i r i l m e k zorunda o l d u ğ u n u belirtmektedir.

    K ı s a c a s ı , bir ü n i v e r s i t e n i n devletin m ü l k i y e t i n d e o l m a m a s ı y a da bu hizmet k a r ş ı l ı ğ ı n d a ö ğ r e n c i l e r d e n para a l ı n ı y o r o l m a s ı nedeniyle, orada ü r e t i l e n bilimin ve s ü r d ü r ü l e n e ğ i t i m i n kamusal bir ö n e m ve karakter t a ş ı m a d ı ğ ı iddia e d i l e m e y e c e ğ i gibi; v a k ı f ü n i v e r s i t e l e rindeki e g ı ü m - ö ğ r e t i m ve bilimsel ü r e t i m faaliyetlerinin - t ı p k ı bir b a k k a l ı n y a da bir f a b r i k a n ı n e t k i n l i ğ i v e v e r i m l i l i ğ i ile ilgili bir t a r t ı ş mada o l d u ğ u g ib i - kurumun kendi İç problemi o l d u ğ u n u iddia etmek de d o ğ r u d e ğ i l d i r .

    Ü n i v e r s i t e l e r , bir kez yerine getirdikleri i ş l e v l e r d e n yola ç ı k ı larak birer kamu(sat) kurum(u) ya da kamu hizmeti veren kurumlar olarak t a n ı m l a n d ı k l a r ı n d a , bu hizmetin yerine getirilmesi, bu kamusa l hizmetlerin ü r e t i l m e s i s ü r e c i n d e bu k u r u m l a r ı n - ü n i v e r s i t e l e n n -kamusal kaynak lan etkin, verimli bir ş e k i l d e k u l l a n ı p k u l l a n m a d ı k l a r ı , kendilerinden beklenen i ş l e v l e r i n i etkin, verimli ve kaliteli b î r ş e k i l d e yerine getirip getirmedikleri de ö n e m l i bir t a r t ı ş m a konusu - k a musal bir problem- olarak ortaya ç ı k m a k t a d ı r . Nitekim bu ç a l ı ş m a da y a p ı l m a y a ç a l ı ş ı l a n da . eldeki veriler ı ş ı ğ ı n d a ü n i v e r s i t e l e r i n kendilerinden beklenen i ş l e v l e r i ne kadar yerine getirebildikleri/getirebilecekleri sorusuna cevap a r a m a k t ı r . Fakat h i ç k u ş k u yok k î ü n i v e r s i t e kurumu, nicelikten daha ç o k nitelik ile ilgilidir. Bir d i ğ e r d e y i ş l e , sadece nicel veri lerden yola ç ı k a r a k bir ü n i v e r s i t e y i ' iyi ' , 'kaliteli', 'etkin' gibi s ı f a t l a r l a birlikte t a n ı m l a m a k hayli zor, hatta imk a n s ı z o l d u ğ u gibi, orada veri len e ğ i t i m i n ü n i v e r s a l karakterde olup o l m a d ı ğ ı n ı da sadece nicel ö l ç e k l e r d e n yola ç * k a r a k belirlemek zordur. Fakat yine de nicel veriler, bir ü n i v e r s i t e n i n kendisinden beklenen i ş l e v l e n ne kadar yerine g e t i r ( e b i l ) d i ğ i ile ilgili bir t a r t ı ş m a d a ö n e m l i bir fonksiyon ü s t l e n m e k t e d i r . Bu b a ğ l a m d a , K Ö k s o y u n (1997 1) da i ş a r e t e t t i ğ i ü z e r e , y ü k s e k ö ğ r e t i m kurumlan olarak ü n i versitelerin verdikleri hizmetlerin kalite ö l ç ü m l e r i ve denetimlerinin t ı p k ı d i ğ e r s e k t ö r l e r d e o l d u ğ u gibi iki ö n e m i i ya ran o l d u ğ u n u belirterek bu bahse ş i m d i l i k bir nokta koymak yerinde o l a c a k t ı r , B u

    18

  • yarar lardan ilki, y ü k s e k ö ğ r e t i m hizmetlerinden faydalananlar ( ö ğ renciler v e t ü m toplum) ile y ü k s e k ö ğ r e t i m ü r ü n l e r i n i kul lananlara ( İ ş v e r e n l e r , bilim v e teknolojiden yarar lanan kurumlar v e genel o l a rak toplum) kaliteli ü r ü n l e r i n t a n ı t ı l m a s ı n d a y a r d ı m c ı olmak; ikincisi i se topluma daha kaliteli ü r ü n ve hizmet sunabitmek i ç i n y ü k s e k ö ğ r e t i m k u r u m l a r ı n ı bir rekabet o r t a m ı n a sokmak, b ö y l e c e de z a y ı f t a r a f l a r ı n ı gidermek ve g ü ç l e n d i r m e k i ç i n ç a b a sarf etmelerini s a ğ l a m a k t ı r .

    Bu ç a l ı ş m a d a ü n i v e r s i t e l e r , e ğ i t i m - ö ğ r e t i m ve bil imsel ü r e t i m b a ş l ı k l a r ı a l t ı n d a ö z e t l e n e n İk i kamu m a l ı n ı / h i z m e t i n i ü r e t e n kurumlar olarak e le a l ı n d ı k l a r ı i ç i n . T ü r k i y e ' d e ü n i v e r s i t e k a v r a m ı n ı n n a s ı l a l g ı l a n d ı ğ ı v e bu ç a l ı ş m a i ç e r i s i n d e kamu hizmeti k a v r a m ı n ı n n a s ı l t a n ı m l a n d ı ğ ı ü z e r i n d e daha y a k ı n d a n durmak yerinde o l a c a k t ı r .

    Üniversite' ve Türkiye'de Üniversiteler Ü n i v e r s i t e l e r i n k ö k e n l e r i n i Platon'un Acemediâsma ve Ar isto '

    nun Lyceunfuna, hatta E s k i Yunan 'dak i a r a ş t ı r m a merkezleri o lan Mouseidon'lara ( m ü z e ) kadar g ö t ü r m e k m ü m k ü n olmakla birlikte, bu konudaki ç a l ı ş m a l a r ç a ğ d a ş anlamdaki ü n i v e r s i t e l e r i n b a b a s ı olarak İ t a l y a ' d a 1088 y ı l ı n d a kurulan Bologna Ü n i v e r s i t e s i ni kabul etmektedir. İ t a l y a ' d a kurulan bu e ğ i t i m k u r u m u n u » 1160 y ı l ı n d a P a ris'teki Par is Ü n i v e r s i t e s i ve 1167 y ı l ı n d a B i r l e ş i k K r a l l ı k t a kurulan Oxford Ü n i v e r s i t e s i takip etmektedir. B u a ç ı d a n b a k ı l d ı ğ ı n d a Av ru pa'da ü n i v e r s i t e a d ı veri len kurumun y a k l a ş ı k 900 y ı l l ı k bir tarihinin o l d u ğ u n u (Tekel i , 2004:4) s ö y l e m e k m ü m k ü n d ü r .

    Timur (2000:34-35) ü n i v e r s i t e n i n ne o l d u ğ u n a i l i şk in bir t a r t ı ş m a n ı n , her ş e y d e n Ö n c e bir t a n ı m sorunu o l d u ğ u n u h a t ı r i a t m a k t a d ı r : E ğ e r , ü n i v e r s i t e y i , pozitivist tarih a n l a y ı ş ı n ı n y a p t ı ğ ı gibi. O r t a ç a ğ Avr u p a ' s ı n a Ö 2 g ü feodal bir kurum olarak ele a l ı r s a k , b a ş k a h i çb i r d ö nem ve u y g a r l ı k i ç i n d e ü n i v e r s i t e d e n s ö z etmek m ü m k ü n olmayacak t ı r . O y s a ü n i v e r s i t e d e n d i ğ i n d e , ö ğ r e t i m sisteminin son h a l k a s ı , y ö netici z ü m r e l e r i y e t i ş t i r e n birer y ü k s e k okul* a n l a ş ı l m a l ı d ı r . Ü n i v e r s i t e denilen kuruma ancak bu ş e k i l d e b a k ı l d ı ğ ı n d a onun her d ö n e m v e u y g a r l ı k t a rastlanan evrensei bir kurum o l d u ğ u a n l a ş ı l a b i l i r .

    & Türk yüksek öğretiminin bir diğer sorunu (!) da yüksek okul/eÇjitim/öğretim' gibi ifadelerin nasıl yazılacağı i!e ilgjbdjr "7,C. Yukseküğıelım Kurumu"nda bu rfatJenin birleşik yazılması tercih edilirken, imla kılavuzla" bunun tereni önermektedir. 8u çalışmada TDK İmla Kılavuzundaki (1996) kullanıma uyularak "yüksek okul/eğilim/üğretim' gibi kelimelerin ayrı yazılması yoluna gidilmiştir.

    19

  • Kel ime a n l a m ı olarak ü n i v e r s i t e , Lat ince topluluk, b ü t ü n l ü k , k ü l a n l a m ı n a gelen üniversitas'tan t ü r e m i ş t i r ( H a t i p o ğ l u , 2000:503: Korkut, 1904:2) ve "bağımsız tüzel kişiliğe sahip ve ortak çıkarlar/ ofan kişiler topfuluğü'nu ifade etmek i ç i n k u l l a n ı l m a k t a d ı r ( T Ü S İ A D , 1994:57). Bu t a n ı m l a r d a n hareketle ü n i v e r s i t e kurumunu en genel haliyle "evrensel anlamda bilimin üretildiği, özerk loncalar" olarak ele almak da m ü m k ü n d ü r . İs ter pozitivist bir ç e r ç e v e d e n b a k ı l ı p B a -t ı ' d a k i g e l i ş i m i ile s ı n ı r l a n d ı r ı l a r a k t a n ı m l a n s ı n , İ s t e r s e de her toplumdaki en ü s t , e n sofistike d ü ş ü n c e l e r i n ü r e t i l i p / a k t a r ı l d i ğ ı evrense l bir kurum olarak ele a l ı n s ı n , ü n i v e r s i t e iki temel fonksiyon ü z e rine bina e d i l m i ş t i r 7 : Bilimin/bilginin ü r e t i l m e s i ve buralarda ü r e t i l e n bilginin yeni k u ş a k l a r a a k t a r ı l m a s ı . Ü n i v e r s i t e / y ü k s e k ö ğ r e t i m kur u m l a r ı n ı . Korkut/un (1984.1) da bel i r t t iğ i gibi, 'toplumun ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli insan gücünü yetiştirme, aynı zamanda Dilim ve tekmğin ilerlemesini sağlama fonksiyonlarının yanı sıra, ülke sorunlarına çözüm yolları önerme ile de yükümlü kurumlar''olarak tan ı m l a m a k da m ü m k ü n d ü r . Ü n i v e r s i t e l e r , bu temel i ş l e v l e r i n i yerine getirirlerken genel anlamda e ğ i t i m sisteminin - v e rej imin- bir par¬ç a s i olarak, t o p l u m l a r ı n ekonomik ve sosya l sistemleriyle de etkileş i m halindedirler ( İ ra t , 2003:3).

    Ü n i v e r s i t e kurumuna fa r k l ı toplumlarda fa r k l ı an lam ve i ş l e v l e r y ü k l e n d i ğ i n i s ö y l e m e k y a n l ı ş o l m a y a c a k t ı r Ö r n e ğ i n Almanya'da yayg ı n olan ü n i v e r s i t e a n l a y ı ş ı n a g ö r e , ü n i v e r s i t e n i n e ğ i t i m - ö ğ r e t i m g ö revi y a n ı n d a , a s ı l v a r l ı k nedeni a r a ş t ı r m a d ı r . Bu b a ğ l a m d a d a bilginin b ü t ü n l ü ğ ü ve ö ğ r e t i m i n a r a ş t ı r m a y l a s ı k ı s ı k ı y a b a ğ l ı l ı ğ * kabul edilmektedir. ABD 'de ise ü n i v e r s i t e l e r , her ç e ş i t ilerletici ve g e l i ş t i r i ci ç a b a n ı n en ö n e m l i b i l e ş e n l e r i n d e n biri olarak d e ğ e r l e n d i r i l m e k t e , teknoloji ü r e t i m i ile iç i ç e faaliyet y ü r ü t m e k t e d i r l e r . F ransa 'da ise ü n i v e r s i t e , e n t e l e k t ü e l bir kurum olarak ele a l ı n m a k t a d ı r : Ü n i v e r s i tenin temel g ö r e v i , bilginin ü r e t i l m e s i , y a y g ı n l a ş t ı r ı l m a s ı ve ente-

    Pamuk (2004-8) ise çağdaş üniversitenin üç temel amacı olduğunu ifade eder. Bunlar eğitim, araştırma ve toplumsal hizmet (bilgiyi toplumla paylaşma ve toplum yayma} olarak sulanmaktadır Bu uç amaç bir arada ele alındığında, univeısıtelenn hem bilgi üreten hem de bilgiyi topluma /ayan, bilginin bir kuşaklan diğerine aktarrlmasmı sağlayan kuıumlar oldukları göze çarpmaktadır. Üretim ve aktarma sürecinin şu ya da bu hesaba göre yönlendin İme mesi veya dar kalıplar içine hapsol maniası için, üniversitenin sadece pratik ya da yararcı değil, aynı zamanda eleşliref olabilmeleri, farklı m

  • l e k t ü e ! i n s a n l a r ı n y e t i ş t i r i l m e s i d i r . 0 İ n g i l t e r e ' d e İ s e ü n i v e r s i t e , bir kiş i s e l formasyon o r t a m ı o larak kabul edilmektedir (Korkut, 1904:3¬6 ) . D i ğ e r bir d e y i ş l e , İ n g i l t e r e ' d e hem b i r e y s e l / ö z e l h e m de k a m u sa l hedefler bitlikte g ö z e t i l m e k t e d i r . Ç ü n k ü İ n g i l i z ü n i v e r s i t e l e r i n i n temel a m a c ı , bireyin ö ğ r e n m e i s t e ğ i n i tatmin etmek, u lusal k ü l t ü r ü g e l i ş t i r m e k , i m p a r a t o r l u ğ u n y ö n e t i c i k a d r o l a r ı n ı y e t i ş t i r m e k ve ö z e l y a ş a m d a m u t l u l u ğ u s a ğ l a m a k o l m u ş t u r ( K a s a p o ğ l u , 1999:460). H i ç k u ş kusuz, f a r k l ı ü l k e l e r d e k i bu ü n i v e r s i t e modelleri birer genel lemeden ibarettir v e kapitalizmin g e l i ş m e s i i le birlikte ü n i v e r s i t e l e r , se rmayenin i h t i y a ç d u y d u ğ u teknolojinin temel hammaddesi olan bil imsel bilgiyi ü r e t e c e k kurumlar haline d ö n ü ş m ü ş l e r ve d ö n ü ş m e k t e d i r l e r de. Nitekim son y ü z y ı l İ ç e r i s i n d e k i bilimsel g e l i ş m e l e r e ve ö z e l l i k l e d ü n y a s a v a ş l a r ı s ı r a s ı n d a bu g e l i ş m e l e r e d a y a l ı olarak ortaya ç ı k a n teknolojik g e l i ş i m e b a k t ı ğ ı m ı z d a da bunu g ö r m e m i z m ü m k ü n d ü r : B u g e l i ş m e l e r , ü n i v e r s i t e l e r i , ulusal a r a ş t ı r m a - g e l i ş t i r m e ( A R - G E ) sisteminin de bir p a r ç a s ı haline g e t i r i l m i ş ; ü n i v e r s i t e l e r ) se rmaye nin gereksinim d u y d u ğ u teknolojik g e l i ş m e n i n ü r e t i l d i ğ i temel a l a n lardan biri hal ine g e l m i ş t i r , Biyo-teknoloji, e snek ü r e t i m teknolojileri gibi yeni v e ileri teknolojilerin, a r a ş t ı r m a ü n i v e r s i t e l e r i n i n bulunduğ u Kaliforniya'daki Sil icon Val ley, Boston c i v a r ı n d a k i Route 126 v e North Carol ina'daki R e s e a r c h Triangle gibi y ö r e l e r d e kurulan ç e ş i t t i ö l ç e k l e r d e k i ö z e l k u r u l u ş l a r l a ü n i v e r s i t e l e r i n i ş b i r l i ğ i sonucu or taya ç ı k m a l a r ı da s e r m a y e - ü n i v e r s i t e b ü t ü n l e ş m e s i n e i l i ş k i n k ü ç ü k bir ö r n e k olarak verilebilir.

    T imur ( 2 Û 0 0 : 3 1 ) İ s e , se rmaye v e ü n i v e r s i t e a r a s ı n d a k i bu b ü t ü n l e ş m e y e f a r k l ı bir a ç ı d a n b a k m a m ı z g e r e k t i ğ i n i ö n e r m e k t e , ü n i versitenin toplumsal formasyonlar v e ü r e t i m b i ç i m l e r i b a ğ l a m ı n d a bir ü s t y a p ı kurumu olarak ele a l ı n m a s ı g e r e k t i ğ i n i vurgulamaktad ı r . S ı n ı f l ı bir toplumda ö ğ r e t i m v e e ğ i t i m i ş l e v i n i n , onu da İ ç e r e n egemen ideolojinin bir u z a n t ı s ı , bir s o m u t l a ş m a b i ç i m i ve bu nitel i ğ i y l e de nesne l v e y a n s ı z olmaktan uzak bir kurum olarak d e ğ e r lendirilmesi g e r e k t i ğ i n i belirten T imur 'a ( 2 0 0 Ü : 3 0 ) g ö r e "Kapitalist

    e 1806 da Napolyon. Fransa'da üniversiteleri devletin bir organı haline getirmiş ve bu süreçte üniversitenin amacı da merkezi otoritenin ideolojisi doğrultusunda elit kadroları yetiştirmek olmuştur. Devrim sonrasında pozitivizmin popüler bir düşünce akımı haline gelmesinin artından entelektüeller ile uzmanlar arasında bir çalışma ortaya çıkmıştır, Özellikle entelektüeller üniversite sistemi dışında kalmaya zorlanmışlar, hatta sosyolojinin kurucularından A. Comter yaşamı Doyunca devlet okullarında ders verememiş, öğretisini konferanslara yaymaya çalışmıştır (Kasapoğlu, 1999:459).

    21

  • toplumlarda okulun en önemli iş/evi", "burjuva ideolojisini ve bu bağlamda el emeğiyle entelektüel emek arasındaki İş bölümünü yeniden üretmektir"

    Ş a y i a n (2004:128) v e Tekeli (2004:4-8) de s e r m a y e - ü n i v e r s i t e a r a s ı n d a k i i l i ş k i l e r e f a r k l ı bir a ç ı d a n y a k l a ş ı r l a r Ş a y l a n ' a g ö r e global kapitalizm, geleneksel bir kurum olarak bilgi ü r e t m e k l e u ğ r a ş a n ü n i v e r s i t e y i , kapitalizmin k u r a l l a r ı n a g ö r e ç a l ı ş a n bir kurum hal ine g e t i r m i ş t i r . Tekel i de p iyasa m e k a n i z m a s ı hakimiyetinin kabul edilmesiy le birlikte ü n i v e r s i t e l e r i n , p i y a s a n ı n k o n t r o l ü a l t ı n a g i r d i ğ i n i belirtmektedir. Tar ihsel s ü r e ç i ç e r i s i n d e ü n i v e r s i t e l e r i n g e ç i r d i ğ i temel d e ğ i ş i m l e r i ö z e t l e y e n Tekel i (2004:8) , g l o b a l l e ş m e İ le birlikte bilginin de s ı r a d a n bir ticari meta hal ine g e l d i ğ i n i , bu g e l i ş m e n i n ise ü n i v e r s i t e l e r i d e ğ i ş i m e z o r l a d ı ğ ı n ı İ f a d e etmektedir. B u n a b a ğ l ı o larak T e k e f İ (2004:6-9), tarihsel s ü r e ç i ç e r i s i n d e ü n i v e r s i t e n i n ü ç temel d e ğ i ş i m d e n g e ç t i ğ i n i s ö y l e r . E ğ i t i m ve ö ğ r e t i m i n ö ğ r e n c i l e r d e n a l ı n a n para ile f inanse e d i l d i ğ i , Latince'nin e ğ i t i m dili olarak kul lan ı l d ı ğ ı , sadece H ı r i s t i y a n ü l k e l e r d e g e ç e r l i olan d i p l o m a n ı n verildiğ i , e ğ i t i m c i l e r a r a s ı n d a u z m a n l a ş m a n ı n o l m a d ı ğ ı , her yerde g e ç e r l i otan e ğ i t i m programlan ü z e r i n d e u z l a ş m a n ı n o l d u ğ u , genellikle fakir y a da ruhban s ı n ı f ı n d a n o l a n l a r ı n y e t i ş t i r i l d i ğ i kilise merkezli üniversiteler (Tekeli 2004:6). Ü n i v e r s i t e l e r bu haliyle, b a ş l a n g ı ç t a H ı ristiyan â l e m i n i n evrensel ideolojisi ile s ı k ı s ı k ı y a b a ğ l ı ve bir m a n a s t ı r gibi, belirli bir ulus devlete b a ğ ı m l ı o lmayan global bir kurum İ k e n , daha sonra d ü n y e v i l e ş m i ş l e r ve s e k ü l e r kurumlar haline g e l m i ş lerdir ( K a s a p o ğ l u , 1999:457), Zaman İ ç e r i s i n d e - d i ğ e r bir d e y i ş l e ulus devletlerin g ü ç l e n m e s i i le birl ikte- ki l ise merkezl i ü n i v e r s i t e l e r , yerlerini, kamusal kaynaklarca finanse edilen, ulusal dilin e ğ i t i m diJi o larak k u l l a n ı l d ı ğ ı , ulus devlet s ı n ı r l a r ı i ç e r i s i n d e g e ç e r l i olan diploman ı n v e r i l d i ğ i , y ö n e t i c i ve kurum p r o f e s ö r l e r i a r a s ı n d a u z m a n l a ş m a n ı n a r t t ı ğ ı , her bir ü n i v e r s i t e n i n kendi e ğ i t i m p r o g r a m ı n ı h a z ı r l a d ı ğ ı , elit e ğ i t i m o d a k l ı ulus devlet üniversitelerine b ı r a k m ı ş l a r d ı r (Teke l i , 2004:7) , B ö y l e c e bir yandan "bilginin* kilise ile olan b a ğ l a n t ı s ı v e i ş levi a z a l ı r k e n , ö t e yandan s e r b e s t ç e d o l a ş a n , ancak h e m ' h ü k m e t me' hem de ' ö z g ü r l e ş m e ' i ç i n k u l l a n ı l a b i l e c e k bir s ö y l e m haline gelm i ş t i r . Ü n i v e r s i t e l e r b u g ü n i ç i n s a d e c e bilginin d e ğ i l , dil v e i l e t i ş i m i n de hem h ü k m e t m e hem de ö z g ü r l e ş m e a m a c ı n a a y n ı anda hizmet e t t i ğ im , bunun ise d i y a l e k t i ğ i n k a r ş ı t l a r ı n b i r l i ğ i ' (Unity of Opposites) i lkesiyle a ç ı k l a n a b i l e c e ğ i belirtilmelidir ( K a s a p o ğ l u , ig99 :458) . Bir kurum olarak ü n i v e r s i t e l e r ü ç ü n c ü kez ise g l o b a l l e ş m e n i n etkisiyle,

    22

  • d i ğ e r bir d e y i ş l e , g l o b a l l e ş m e ile birlikte "bilgenin de herhangi bir "ticari mal/meta" hal ine gelmesiyle birlikte mu/t/ üniversite y a da M -gi toplumu üniversitesi aû\ veri len, devlet-p iyasa ve Ö ğ r e n c i ö d e meleriyle f inanse edi len, u l u s l a r a r a s ı a landa t ü m ü y l e g e ç e r l i o lan d i p l o m a l a r ı n v e r i l d i ğ i , y a ş a m boyu e ğ i t i m k a v r a m ı n ı n g e l i ş t i ğ i , yen i bir kategori olarak ' a r a ş t ı r m a c ı p r o f e s ö r l e r i n ' d o ğ d u ğ u , ü n i v e r s i t e e ğ i t i m p r o g r a m l a r ı n ı n t ü k e t i c i n i n tercihlerine d u y a r l ı o l d u ğ u ve d a ha d ü ş ü k maliyetleri hedef leyen m o d ü l e r p r o g r a m l a r ı n g e l i ş t i r i l d i ğ i ve k/tlese) eğitim o d a k l ı ü n i v e r s i t e l e r e d ö n ü ş m ü ş t ü r ( m e k t e d i r ) .

    T ü r k i y e ' d e ise ü n i v e r s i t e kurumunun i ş l e v l e r i n i yer ine getiren k u r u m l a r ı n tarihin/ medrese/ere kadar g ö t ü r m e k m ü m k ü n d ü r ; a n cak B a t ı l ı tarzdaki ü n i v e r s i t e l e r e 18. y ü z y ı l ı n son ç e y r e ğ i n d e rast-f a n a b i l m e k t e d ı ' r . Bu hesap la g ü n ü m ü z d e k i anlamryla y ü k s e k ö ğ r e t i min T ü r k i y e ' d e k i tarihinin y a k l a ş ı k iki y ü z y ı l l ı k o l d u ğ u n u s ö y l e m e k m ü m k ü n d ü r - Nitekim, O s m a n l ı İ m p a r a t o r l u ğ u ' n d a dın^ei e ğ i t i m y a pan medrese s istemi y a n ı n d a , B a t ı ' n ı n ü n i v e r s i t e l e r i n e benzeyen ilk k u r u m l a r ı n 1 7 0 0 1 ü y ı l l a r ı n son ç e y r e ğ i n d e kurulmaya b a ş l a n d ı ğ ı g ö r ü l m e k t e d i r . 16. y ü z y ı l O s m a n l ı toplumunun din ve hukuk a l a n ı n daki en y a y g ı n y ü k s e k ö ğ r e t i m kurumu olan medrese, O s m a n l ı Im-p a r a t o r l u ğ u ' n d a k i g e l i ş i m tarihi i ç e r i s i n d e felsefi d ü ş ü n c e d e n v e d ü n y e v i bilim a l a n l a r ı n d a n u z a k l a ş m a y a , b ü y ü k Ö l ç ü d e S ü n n i İ s lam g ö r ü ş ü n ü v e hukuk a n l a y ı ş ı n ı yeniden ü r e t e n kurumlar hal ine gelmeye b a ş l a d ı k ç a ( T e k e l i - İ l k i n , 1993:11) , modern anlamda y ü k sek ö ğ r e l i m kurumuna olan i h t i y a ç d a iyice b e l i r g i n l e ş m i ş t i r .

    Medreseler de - O s m a n l ı toplumundaki e n ü s t d ü z e y bilgininin üretüd/ğt , o toplumdaki y ö n e t i c i ve e n t e l e k t ü e l l e r i n eğ i t i l d i ğ i birer kurum o l m a l a r ı neden iy le - genel an lamda ü n i v e r s i t e k a v r a m ı i ç i n d e yer a l m a l a r ı n a k a r ş ı n , bu Kurumların s a d e c e zaman İ ç i n d e k u r u l u ş a m a c ı n d a n s a p m a l a r ı nedeniyle d e ğ i l , bizzat k u r u l u ş felsefesiy le de B a t ı ' n ı n ü n i v e r s i t e l e r i n d e n derin f a r k l ı l ı k l a r t a ş t d r ğ f r » belirtmek gerekmektedir. Tekel i v e l l k i n ' İ n (1993:12) de a l t ı n ı ç i z d i k l e r i gibi, her iki kurum da benzer i ş l e v l e r e sahip o l m a s ı n a k a r ş ı n , Av rupa ü n i v e r s i t e l e r i ö ğ r e n c i v e ö ğ r e t m e n l o n c a l a r ı halinde ö r g ü t l e n m i ş l e r di; oysa medreselerde b ö y l e s i bir ö r g ü t l e n m e d e n bahsetmek m ü m k ü n d e ğ i l d i r . Medreselerde lonca t e ş k i l a t ı n ı n o l m a m a s ı , s o n u ç t a , medreseler in g e l i ş m e s i n i v e ö z e r k l e ş m e s i n i engel lerken, o n l a r ı birer dev/et kurumu hal ine g e t i r m i ş , tarih boyunca ü n i v e r s i t e a d ı verilen kurumun d e ğ i ş m e y e n bir n i te l iğ i olan 'otonomi' (Tekeli , 2004:5) O s m a n l ı medreseler inde hayli s ı n ı r l ı bir d ü z e y d e k a l m ı ş t ı r . Avru-

    23

  • pa'da da ü n i v e r s i t e l e r i n bir k ı s m ı Papa 'mn, d i ğ e r k f s m ı da k r a l ı n izni ile k u r u l m a s ı n a k a r ş ı n (Tekel i , 2004:6) , Oxford v e P a u d a ö r neklerinde o l d u ğ u gibi, boy/esi bir izne gerek duymadan kurulan ü n i v e r s i t e l e r de v a r d ı . Her Orta Ç a ğ kurumu gibi ü n i v e r s i t e l e r de Avrupa'da denetim a l t ı n d a y d ı fakat, ö ğ r e t i m e l e m a n l a r ı ve ö ğ r e n c i l o n c a l a r ı n ı n v a r l ı ğ ı , ş e h i r l e r d e ç e ş i t l i iktidar o d a k l a r ı y l a ç a t ı ş m a / u z l a ş m a i ç e r i s i n d e hayat bulan bu k u r u m l a r ı d i ğ e r Orta Ç a ğ kurumlar ı n a g ö r e g ö r e c e ö z g ü r k ı l ı y o r d u (Timur, 2000:42; Tekel i , 2004:5) ve bu ö z g ü r l ü k a l a n ı tarihsel s ü r e ç i ç e r i s i n d e g i t t i k ç e a r t t ı (Tekel i -İ l k ı n , 1993:18). D i ğ e r bir d e y i ş l e , Batrda ilk ortaya ç ı k ı ş ı n d a adeta birer lonca y a da mesleki ö r g ü t l e n m e olan ü n i v e r s i t e , daha sonra kendi kendini y ö n e t e n , ö z e r k bir kurum hal ine g e l m i ş ve ö n c e kilis e y e daha sonra da devlete direnmeye b a ş l a m ı ş t ı r . Nitekim her ne kadar modern devlet İ le i t t i f ak ı onun b a ğ ı m l ı o l m a s ı ve devlet y ö netimi a l t ı n a girmesi İ le s o n u ç l a n m ı ş s a da ü n i v e r s i t e . Ba t ı Avrupa 1

    d a moderniteye g e ç i ş t e de ç o k ö n e m l i bir rol o y n a m ı ş t r r ( K a s a p o ğ lu, 1999:458), O s m a n l ı u y g u l a m a s ı n d a da medreseler Orta Ç a ğ Avr u p a ' s ı n d a o l d u ğ u gibi kontrol a l t ı n d a y d ı ; ö r n e ğ i n m ü d e r r i s l e r i n a t a n m a s ı ellili medreselere kadar kazasker , daha b ü y ü k medreselerde ş e y h ü l i s l a m ı n arzr v e s a d r a z a m ı n i n h a s ı y l a g e r ç e k l e ş t i n l e b i -liyordu. Fakat , O s m a n l ı medreselerinde Avrupa'da rast lanan lonca benzeri ö r g ü t l e n m e l e r i n o l m a m a s ı , devletin ü n i v e r s i t e l e r ü z e r i n d e k i bu kontrol a l a n ı n ı n d a r a l t ı l a r a k ü n i v e r s i t e l e r i n kendilerine bir Ö z e r k lik aianj y a r a t m a l a r ı n ı z o r l a ş t ı r m ı ş t ı r

    O s m a n l ı İ m p a r a t o r l u ğ u m d a ortaya ç ı k a n sosyal , ekonomik ve siyasi d e ğ i ş i m l e r y ü k s e k ö ğ r e t i m i n y a p ı s ı v e i ç e r i ğ i n i derinden etk i l e m i ş , bir b a ş k a ifade ile O s m a n l ı devleti e ğ i t i m İ l e g e l i ş m e a ra s ı n d a k i i l i ş k i y i daha net kavramaya b a ş l a m ı ş , 18. y ü z y ı l ı n son ç e y r e ğ i n d e n b a ş l a y a r a k B a t ı l ı anlamda y ü k s e k Ö ğ r e t i m k u r u m l a r ı n ı n temelleri a t ı l m ı ş t ı r . 19, y ü z y ı l a g e l i n d i ğ i n d e İ s e bu g e l i ş m e l e r i , 21 Temmuz 1846 tarihli resmi t e b l i ğ ile a ç ı l m a s ı n a karar verilen (Ha-t i p o ğ l u 2 0 0 0 : ı ) D a r ü l f ü n u n i z l e m i ş t i r . 0 1924 y ı l ı n a g e l i n d i ğ i n d e ise D a r ü l f ü n u n ' u n a d ı İ s t a n b u l D a r ü l f ü n u n u olarak d e ğ i ş t i r i l m i ş ve Maarif Nezareti denetimi a l t ı n d a ö z e r k bir kurum olarak t a n ı m l a n m ı ş t ı r . Fakat Cumhuriyet rejiminin ü n i v e r s i t e l e r ü z e r i n d e k a p s a m l ı d e ğ i -

    1846 yılından 1933 de İstanbul Üniversitesinin kurulmasına kadar geçen süre içerisinde kurulan Darülfünunlardan bazıları ve kuruluş Larihleri şöyledir Darülfünun ı Osmani (1670* Darülfünun-» Sultan* (tft74>, OaTütfunur^ Şahane (16001 OarüKunuTvı Osma-ninınarj] ise 192̂ 1 yılında İstanbul Darülfünunu olarak değiştiril mistir (Korkut, 1983 315).

    24

  • ş i k l i k l e r e gidebilmesi İ ç i n dokuz y ı l daha beklemesi gerekecekt i (Timur, 2000:229) , 493 S a y ı l ı Kanun ' la a d ı İ s t a n b u l D a r ü l f ü n u n u olarak d e ğ i ş t i r i l e n D a r ü l f ü n u n d u Osman i , 6 Hazi ran 1933'te 2252 S a y ı l ı Kanun ile l a ğ v e d i l m i ş ; kurum İ s t a n b u l Ü n i v e r s i t e s i n e d ö n ü ş t ü r ü l m ü ş t ü r . B u uygulama s o n r a s ı n d a y ü z ö!l i b e ş ö ğ r e t i m ü y e s i n den doksan a f t ı s t ise kadro d*ş / b / r a k / l m ı ş t ı r , T ü r k i y e ' d e k i y ü k s e k ö ğ r e t i m sistemini incelemek ü z e r e T ü r k i y e ' y e davet edilen İ s v i ç r e l i P r o f e s ö r Albert M a l c h e ' ı n raporunun D a r ü l f ü n u n d a k a p s a m l ı bir d e ğ i ş i k l i k ö n e r m e s i v e C u m h u r i y e t ç i a y d ı n l a r ı n - b a ş t a da Kadro hareket in in- D a r ü l f ü n u n d u yeni rejime pasif d i r e n i ş n o k t a s ı o lmakla e l e ş t i r m e l e r i İ s e 1933'deki bu t e m i z l i ğ i n arka p l a n ı n ı o l u ş t u r m a k t a d ı r , ö r n e ğ i n Burhan Asa f Be lge, Kadro 'da y a y ı n l a n a n Arkada Kafan Darülfünun İ s i m l i maka les inde Darulfunun'u v e buradaki h o c a l a r ı e l e ş t i r m e k t e , f a r k l ı bir a n l a y ı ş l a yeni bir y ü k s e k ö ğ r e t i m kurumunun k u r u l m a s ı n ı tavs iye etmektedir ( 1932 :47 -48 ) . 1 0 Be lge ş ö y l e devam eder:

    A n k a r a ' n ı n y a r a t t ı ğ ı hareketlerin, s ö z l e olsun p e ş i s ı r a gelmekte hususi bir hareketsizlik g ö s t e r m i ş l e r d i r . Her i ş t e ve her d e f a s ı n d a arkada kalan D a r ü l f ü n u n yani T ü r k g e n ç l i ğ i n i y e t i ş t i r m e k t e olan m ü e s s e s e n i n m a n e v i y a t ı d e ğ i l , İ s t a n b u l O a r ü l f ü n u n u ' n u n , kendi hallerinden memnun olan ve kendi İ l im le r i y l e kanaat eden hocala r ıd ı r . . . Arkada kalan bir D a r ü l f ü n u n v a r d ı r . Ona yeni bir isim d e ğ i l , yeni bir cisim ve yeni bir ruh vermek. D a r ü l f ü n u n g e n ç l i ğ i n e ve d o l a y ı s ı y l a i n k ı l a b ı m ı z a k a r ş ı ö d e y e c e ğ i m i z m ü t e r a k i m b o r ç l a r ı n b a ş ı n d a gelse gerektir.

    K a d r o c u l a r ı n ve Cumhuriyet a y d ı n l a r ı n ı n rejim b a ğ l a m ı n d a k i e l e ş t i rileri y a n ı n d a D a r ü l f ü n u n ' u n kendi i ç y a p ı s ı d a e l e ş t i r i l e r e konu o l m u ş t u r . Nitekim Malche Raporunun temelini de D a r ü l f ü n u n ' u n bu

    Kadro dergisinde üniversite eğitimi ve Darülfünun a ilişkin eleştirilerle ilgili olarak farklı yazılar İçin ayrıca Bkz. (Aydemir, 1933:95-96} ve (Belge, 1933:24-28), Dönemin Cumhuriyet gazetesinde de bu konuda eleştiriler yayınlandığı gibi, çoK sonraları da üniversite reformunun haklılığı ile ilgili kımı yazılara raşılanmaktadır Yunus Nadi'nin 18 Temmuz 1929'da yayınlanan eleştirisi bu konuya örnek olarak verilebilir. Nadi (1974:201-202) de, Kemalist devrimin yerleşmesi Suıecinde Darulfünun'a önemli görevler düştüğünü berttikten sonra mevcut yapıyı eleştirmektedir. Nami Duru'nun (1974:202-203) 26 Mart 1938" deki yazısı da benzer bir gerekliliği dite getirmektedir. Bu konu için aynca Arslan'ın (1995) DarOfftınundan Üniversiteye istmîi çalışmasına bafcrtrrralıdif. 6u çatışmada da Darülfünun'un kapatılarak üniversiteye geçışm temel nedenleri ve Darülfünun'un başarısızlıklarının nedenleri üzerinde durulmaktadır. Bu konudaki başka bir çalışmada da Gökçe (1990:91-108) Darülfünunun kapatılma nedenlerinden biri olarak rejime pasif direniş noktası oJ/nas/nm &Aım çizrmkt&ûtt

    25

  • kendi i ç y e t e r s i z l i ğ i ve k a l i t e s i z l i ğ i o l u ş t u r m a k t a d ı r . Tekel i v e İ lk in (1993:125) de gerek d a r ü l f ü n u n l a r d a k i gerekse y ü k s e k okullardaki e ğ i t i m i n , bilimsel ü r e t i m d e n daha ç o k , B a t ı d a k i g e l i ş m e l e r i aktarmaya y ö n e l i k o l d u ğ u n u n v e buralardaki e ğ i t i m i n daha ç o k devlet m e m u r l a r ı t a r a f ı n d a n y ü r ü t ü l d ü ğ ü n ü n a l t ı n ı ç i z m e k t e d i r l e r . Y a z a r lara g ö r e , y ü k s e k ö ğ r e t i m d e derslerin Ö n e m l i k ı s m ı n ı n devlet mem u r l a r ı t a r a f ı n d a n veriliyor o l m a s ı , 1 ' ö ğ r e n c i l e r e pratik bilgilerin akt a r ı l m a s ı a ç ı s ı n d a n e l ve r i ş l i olmakla birlikte, profesyonel bilim adaml a r ı n ı n , bilimsel bilgi ü r e t e c e k , bu alanda u z m a n l a ş m ı ş k i ş i l e r i n yet i ş m e s i n i n ö n ü n ü t ı k a m a s ı a ç ı s ı n d a n da olumsuz bir g e l i ş m e olarak d e ğ e r l e n d i r i l m e k t e d i r .

    ö z e t l e 1933'de ortaya ç ı k a n k a p s a m l ı d e ğ i ş i k l i k Korkut'un (1983:316) da dikkat ç e k t i ğ i gibi. iki temel nedene d a y a n m a k t a y d ı . İ l k olarak ü n i v e r s i t e l e r i n yeni rejimin y e r l e ş m e s i n d e istenilen r o l ü oynamamalan v e reformlara k a r ş ı pastf bir d i r e n i ş g ö s t e r m e l e r i , ikinci olarak da bu kurumlarda bilimsel e ğ i t i m ve ü r e t i m faaliyetlerin h a k k ı y l a yerine getiri lememesi. H i ç k u ş k u yok ki bu iki a m a ç t a n birincisi d i ğ e r i n d e n daha ö n c e gelmektedir. H ı f z ı Veldet Vel idede-o ğ l u (1974:206) ise 19 Ocak 1970 tarihinde kaleme a l d ı ğ ı v e ü n i versitelerin Cumhuriyet d ö n e m i n d e g e ç i r d i ğ i evrimi ö z e t l e d i ğ i y a z ı s ı n d a , 1933 reformu İ le Istanbuf Ü n i v e r s i t e s i n d e k i b i r ç o k akade misyenin g ö r e v i n e son veri lmesinin bir d i ğ e r nedenin de Hitler'den k a ç a n Alman bilim a d a m l a r ı n a yer a ç a b i l m e k o l d u ğ u n u h a t ı r l a t m a k t a d ı r 1 2 Yazar , T ü r k ü n i v e r s i t e l e r i n d e k i g e r ç e k a t ı l ı m ı n da bu Alman bilim a d a m l a r ı sayes inde g e r ç e k l e ş t i r i l d i ğ i d ü ş ü n c e s i n d e d i r .

    1933 y ı l ı n d a D a r ü l f ü n u n ' u n k a p a t ı l a r a k İ s t a n b u l Ü n i v e r s i t e * si 'nin k u r u l m a s ı n ı , 1944 y ı l ı n d a y ü r ü r l ü ğ e giren 4619 S a y ı l ı Kanun İ le kurulan İ s t a n b u l Teknik Ü n i v e r s i t e s i ve 1946 y ı l ı n d a kurulan Ankara Ü n i v e r s i t e s i İ z l e m i ş t i r . Ankara Ü n i v e r s i t e s i n i n k u r u l m a s ı y l a da 1925 y ı l ı n d a kurulan Hukuk Mektebi. 1930 y ı l ı n d a kurulan Ziraat

    " Tekeli ve İlken (1993:124) bu konuya mulkye ve hukukla verilen dersleri örnek göstermektedirler. Örneğin Hukuk Fakültesi nde Adalel Muhakemeleri Usulü dersini Adalet Nazın Cevdet Paşa, Hukuk Başlangıcı dersini Maarif Nazın Münif Paşa, Ticaret Hukuku dersini Nafia Mazın Hasan Fehmi Pasa. Ceza Muhakemeleri Usulü deremi Yargıtay Başsavcısı Kottaki Paşa okutmaktadır Horst Widmann (2000), Atatürk ve Ümemte Reformu: Almanca Konuşulan Ülkelerden 1933 Ytlınoan Sonra Tüfluye'ye Geliş öyküleri isimli kitabında Almanya'da baskı allında kalan ve Türkiye'ye mülteci olarak gelen öğrelim üyelerinin yaşam öykülerini anlatmaktadır Aynca kitapta Aykut Kazançıgil"in ilave ettiği ek ve belgelerde dönemin üniversite anlayışım gözler önüne sermektedir.

    26

  • E n s t i t ü s ü , 1935 y ı l ı n d a kurulan Dil Tar ih v e C o ğ r a f y a F a k ü l t e s i , 1940 y ı l ı n d a kurulan F e n F a k ü l t e s i v e 1945 y ı l ı n d a kurulan T ı p F a k ü l t e s i bu ü n i v e r s i t e y e b a ğ l a n m ı ş t ı r .

    1950-60 d ö n e m i , T ü r k i y e ' d e ü n i v e r s i t e l e r i n Anadolu 'ya y a y ı l maya b a ş l a d ı ğ ı bir d ö n e m d i r . Ü n i v e r s i t e l e r i n Anadolu'nun f a r k l ı İ l lerine y a y ı l m a s ı n ı n gerekli o l d u ğ u d ü ş ü n c e s i Cumhuriyet in ilk d ö nemlerinde dahi i fade edi len bir d ü ş ü n c e / p o l i t i k a o l m u ş t u r , ö r n e ğ i n A t a t ü r k , 1 K a s ı m 1937 g ü n ü TBMM'n in a ç ı l ı ş ı nedeniyle y a p t ı ğ ı kon u ş m a d a bu g e r e k l i l i ğ i a ç ı k ç a dile getirmektedir. A t a t ü r k , e ğ i t i m konusunda T ü r k i y e ' y i garp, merkez v e ş a r k olarak ü ç k ı s ı m d a d ü ş ü n m e k t e v e her bir b ö l g e d e modern an lamda ü n i v e r s i t e l e r i n k u r u l m a s ı g e r e k t i ğ i n i n a l t ı n ı ç i z m e k t e d i r :

    Bunun i ç i n ü l k e y i ş i m d i l i k ü ç b ü y ü k kü l t ü r b ö l g e s i n e a y ı r a r a k , b a t ı b ö l g e s i i ç in İ s t a n b u l Ü n i v e r s i t e s i ' n d e b a ş l a n m ı ş olan reform progr a m ı n ı n daha k ö k l ü bir b i ç i m d e u y g u l a n m a s ı y l a Cumhuriyete gerç e k t e n modern bir ü n i v e r s i t e k a z a n d ı r m a k , merkez bö /ges t i ç i n . Ankara Ü n ı v e r s i t e s i ' n i a z zamanda kurmak gerekir. D o ğ u b ö l g e s i i ç in Van g ö l ü sahillerinin en g ü z e l bir yerinde, her a ş a m a d a k i okullar ı ve bunlara ek olarak ü n i v e r s i t e s i y l e modern bir kü l t ü r ş e h r i yaratmak yolunda ş i m d i d e n harekete g e ç i l m e l i d i r . ( A l k ı ş l a r )

    Bu ya ra r l ı g i r i ş im in , d o ğ u üterim iz genç l i ğ i ne v e r e c e ğ i verimlilik Cumhuriyet h ü k ü m e t i i ç i n en mrj(fu b/r eser o/arak k a / a c a k l ı r , ( A / k ı ş l a r )

    Ö n e r d i ğ i m bu yeni g i r i ş i m l e r i n , e ğ i t m e n v e ö ğ r e t m e n i h t i y a c ı n ı art ı r a c a ğ ı ş ü p h e s i z d i r . Fakat bu y ö n h i çb i r zaman i ş e b a ş l a m a ce saretini k ı r m a m a l ı d ı r . B a k a n l ı ğ ı n g e ç e n y ı l i ç i n d e bu y ö n d e y a p t ı ğ ı deneyler, ç o k ü m i t verici niteliktedir,13

    G e r e k l i l i ğ i Cumhuriyetin ilk d ö n e m l e r i n d e belirtilmekle brrlrkte, A n a dolu'da yeni ü n i v e r s i t e l e r i n a ç ı l m a s ı ile ilgili politikalar, ancak 1950¬60 d ö n e m i n d e haya ta g e ç î r i l e b i l m i ş t i r , Milli E ğ i t i m Komisyonu bu konuda h a z ı r l ı k ç a l ı ş m a l a r ı y a p m ı ş ve bu h a z ı r l ı k ç a l ı ş m a l a r ı sonu cunda. 25 Ş u b a t 1953 tarihinde 6059 S a y ı l ı D o ğ u Ü n i v e r s i t e s i K u r u l u ş H a z ı r l ı k l a r ı H a k k ı n d a Kanun ç ı k a r ı l m ı ş t ı r (Korkut 1983; 324) . Bu kanun g e r e ğ i n c e Anadolu 'da d ö r t yeni ü n i v e r s i t e daha kurutm u ş t u r . Bunlar s ı r a s ı y l a 1955 y ı l ı n d a kurulup 1963 y ı l ı n d a ö ğ r e t i me b a ş l a y a n Karaden iz Teknik Ü n i v e r s i t e s i , 1955 y ı l ı n d a kurulan

    1 3 Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisrnin V. Dönem 3. Yasama Yılını Açış Konuşmaları. 1 Kasım 1937, Millet Meclisi Tutarak Dergisi, D V.C. 20, s. 3

    27

  • E g e Ü n i v e r s i t e s i , 1957 y ı l ı n d a kurulan A t a t ü r k Ü n i v e r s i t e s i ile temelleri 1956 y ı l ı n d a kurulan Orta D o ğ u Y ü k s e k Teknoloji E n s t i t ü s ü ne dayanan Orta D o ğ u Teknik Ü n i v e r s i t e s i d i r .

    1960-70 d ö n e m i n e ise 27 Ek im 1960 tarihinde ç ı k a r t ı l a n 114 Say ı l » Kanun ile 147 ö ğ r e t i m g ö r e v l i s i n i n ü n i v e r s i t e d e n u z a k l a ş t ı r ı l m a s ı v e 115 S a y ı l ı Kanun ile ü n i v e r s i t e l e r d e y a p ı l a n yeni d ü zenlemeler d a m g a s ı n ı v u r m u ş t u r . 155 S a y ı l ı Kanun , Milli E ğ i t i m B a k a n ı ' n r n ü n i v e r s i t e l e r i n b a ş ı olma s ı f a t ı n ı ortadan k a l d ı r m ı ş t ı r .

    1960-70 d ö n e m i n i kapsayan on y ı l l ı k d ö n e m d e sadece Hacet¬tepe Ü n i v e r s i t e s i (1967) kurulurken, 1970-8D y ı l l a r ı a r a s ı n d a ü n i versite s a y ı s ı n d a h ı z l ı bir a r t ı ş ı n g e r ç e k l e ş t i ğ i , tek bir y a s a l d ü zenleme ile bir ç o k ü n i v e r s i t e n i n a y n ı anda kurulmaya b a ş l a n d ı ğ ı g ö z e ç a r p m a k t a d ı r 1970ler in o r t a s ı n d a n b a ş l a y a r a k 1 9 ö 2 ' d e iyice y e r l e ş m e y e b a ş l a y a n -1992 'de tekrar g ü n d e m e gelen v e g ü n ü m ü z d e de t a r t ı ş ı l m a k t a o lan - bu p o l i t i k a n ı n , 1950.1erdeki ü n i v e r s i teleri Anadolu'ya yayma p o l i t i k a s ı n d a n derin f a r k l ı l ı k l a r t a ş ı d ı ğ ı n ı da ö z e l l i k l e belirtmek gerekmektedir D a h a ö n c e d e ğ i n i l d i ğ i gibi, 1950'lerde takip edilen p o l i t i k a n ı n k ö k e n l e r i Cumhuriyet in İ l k d ö nemlerine kadar uzanmakta; a ç ı l m a s ı planlanan ü n i v e r s i t e l e r -kendilerinden beklenen g ö r e v l e r i n i ne kadar g e r ç e k l e ş t i r d i k l e r i n d e n bağ ı m s ı z o la rak- 'bil imsel' e ğ i t i m - ö ğ r e t i m / ü r e t ı m i h t i y a ç l a r ı k a r ş ı l a mak a m a c ı n ı g ü t m e k t e y d i l e r . Nitekim bu ü n i v e r s i t e l e r i n a ç ı l m a s ı n dan ö n c e kurutan komisyonun da bu p o l i t i k a n ı n h a z ı r l ı k ç a l ı ş m a l a r ı n ı y ü r ü t t ü ğ ü n ü s ö y l e m e k m ü m k ü n d ü r . 1975, 1982, 1992 y ı l l a r ı n d a toplu olarak kurulan ve b u g ü n l e r d e de k u r u l m a s ı planlanan ü n i v e r s i t e l e r i n ise, tersine, a ç ı l d ı k l a r ı illerdeki ticari h a y a t ı canland ı r m a , artan ü n i v e r s i t e e ğ i t i m i talebini eritme temel a m a c ı y l a kuruld u k l a r ı n ı s ö y l e m e k h i ç de y a n l ı ş o l m a y a c a k t ı r . 1975 N i s a n ı n d a ç ı k a r ı l a n 1873 S a y ı l ı Kanun 'a d a y a n ı l a r a k a ç ı l a n ü n i v e r s i t e l e r F ı r a t Ü n i v e r s i t e s i , Ondokuz M a y ı s Ü n i v e r s i t e s i , S e l ç u k Ü n i v e r s i t e s i , Ulud a ğ Ü n i v e r s i t e s i d i r . Y ine bu on y ı l l ı k d ö n e m d e a y r ı c a B o ğ a z i ç i . Dicle, Ç u k u r o v a , Anadolu, Cumhuriyet, İ n ö n ü ve Erc iyes ü n i v e r s i teleri k u r u l m u ş t u r . 1980 darbesini izleyen y ı l l a r da T ü r k i y e ' d e a y n ı g e l e n e ğ i n , yani bir gecede onlarca ü n i v e r s i t e a ç m a g e l e n e ğ i n i n y e r l e ş t i ğ i bir d ö n e m olarak tarihteki yerini a l m ı ş t ı r , 20.07.1982 tarih. 41 S a y ı l ı K H K ve bununla ilgili 2809 S a y ı l ı Y ü k s e k ö ğ r e t i m K u r u m l a r ı n ı Yeniden D ü z e n l e y e n Kanun i le, 19 olan ü n ı v e r s t t s s a y ı s ı bir g ü n d e 28'e ç ı k a r t ı l m ı ş t ı r . A d ı g e ç e n yasal d ü z e n l e m e y l e bir g ü n d e kurulan ü n i v e r s i t e l e r ; Akdeniz, Dokuz E y l ü l , Gaz i . Marmara. Mimar S inan. T rakya , Y ı l d ı z Teknik, Y ü z ü n c ü y ı İ ve (1987'de kuru-

    28

  • lan) Gaz ian tep Ü n i v e r s i t e l e r i d i r . 1975'te b a ş l a y a n , 1980 darbesi s o n r a s ı n d a ise iy ice y e r l e ş e n

    bu k ö t ü gelenek 1992'de D Y P - S H P koal isyon h ü k ü m e t i n c e de t a kip e d i l m i ş t i r 11,07.1992 tarih ve 3837 S a y ı l ı Kanun ile -y ine bir g ü n d e ve 'her île bir üniversite ' s l o g a n ı / p o l i t i k a s ı i l e - 2 3 ü n i v e r s i t e v e 2 y ü k s e k teknoloji e n s t i t ü s ü ( İ z m i r ve G e b z e ) olmak ü z e r e toplam 25 yeni y ü k s e k Ö ğ r e t i m kurumu, a l t y a p ı v e ö ğ r e t i m e l e m a n ı i h t i y a c ı g ö z ö n ü n e a l ı n m a d a n k u r u l m u ş t u r G e r e k 1 9 7 5 ve 1982 y ı l l a r ı n d a , ge rekse 1992 y ı l ı n d a bir g ü n d e , a l t y a p ı v e insan g ü c ü p l a n l a m a s ı y a p ı l m a k s ı z ı n kurulan, b u g ü n de 16 İ lde k u r u l m a s ı planlanan bu ü n i v e r s i t e l e r i n , a ç ı l d ı k l a r ı v e ilk m e z u n l a r ı n ı verdikleri d ö nemde bir 'üniversiteden beklenen kaliteli insan g ü c ü y e t i ş t i r m e g ö r e v l e r i n d e - ç a l ı ş m a n ı n i lerleyen s a y f a l a r ı n d a S o n u ç S ı r a l a m a Tablosu I v e II'den elde edi len veri lerden de g ö r ü l e c e ğ i gibi- g ö receli olarak, pek b a ş a r ı l ı o l d u k l a r ı (ve o l a c a k l a r ı ) s ö y l e n e m e z . Ç ü n k ü bu ü n i v e r s i t e l e r i n k u r u l m a s ı n ı n a r d ı n d a ya tan temel saik, bil imse l ü r e t i m i n y a y g ı n l a ş t ı r ı l m a s ı ve ü n i v e r s i t e e ğ i t i m i n i n tabana y a y ı l m a s ı d e ğ i l , illerdeki ticari h a y a t ı c a n l a n d ı r m a k , y ö r e milletvekillerini tatmin etmek ve ü n i v e r s i t e k a p ı l a r ı n d a k i birikmelerin y a r a t t ı ğ ı s o s ya l gerilimleri hafifletmek o l a g e l m i ş t i r . Bi l imsel a m a ç l a r ı n ve bir bilim p o l i t i k a s ı n ı n sonucu olmaktan ö t e , ekonomik nedenlerle a ç ı l a n ü n i v e r s i t e l e r d e gerek e ğ i t i m l i insan g ü c ü ve gerekse alt y a p ı konusunda gerekli hassas iye t g ö s t e r i l m e m i ş ; ö ğ r e t i m e l e m a n ı İ h t i y a c ı ekseriyet le y ü k s e k l isans v e d o k t o r a s ı n ı y a p m a m ı ş , yan i kendi bil imsel y e t e r l i l i ğ i n i akademik kurullar ö n ü n d e İ s p a t l a m a m ı ş ö ğ r e t i m g ö r e v i i lerince giderilmeye ç a l ı ş ı l m ı ş ; a ç ı l a c a k ü n i v e r s i t e l e r e ge le* cek ö ğ r e n c i l e r i n , okuduktan İ l l e r i n ekonomik hayatına k a t a c a ğ ı c a n lanma bilimsel gereksinmelerin ö n ü n e g e ç m i ş ; ü n i v e r s i t e olgusu, s i yasi partilerin s e ç i m y a t ı r ı m l a r ı n ı n malzemesi haline g e t i r i l m i ş t i r v e ne y a z ı k ki halen de getirilmektedir. Gerek alt y a p ı ve y e t i ş m i ş a k a demik personel gereksinmeleri ve gerekse k ü t ü p h a n e , laboratuvar, sosya l tesis ler gibi bir e ğ i t i m kurumuna ü n i v e r s i t e s ı f a t ı n ı n ek le * nebilmesi i ç i n zorunlu olan yan y a t ı r ı m l a r g ö z e t i l m e k s i z i n kurulan ü n i v e r s i t e l e r e gelen ö ğ r e n c i l e r e bu e ğ i t i m k u r u m l a r ı n d a üniversaf e ğ i t i m d e ğ i l , üniversite kimlik kam, o l sa olsa ü n i v e r s i t e l i olma h a d ı ü n i v e r s i t e olan bir kurumda okuma duygusu v e r i l e b i l e c e ğ i g e r ç e ğ i ise b a ş t a n a ş a ğ ı g ö r m e z d e n g e l i n m i ş t i r . 1 4

    Türkiye'deki üniversiteler ve üniversite eğitimine eleştirel bir bakış için Ali Menteş'tn Yemversite (2000)'si de kayda değer bir çalışmadır. Menteş, kilabında mevcut taı-

    29

  • A l t y a p ı ve insan g ü c ü konulan g ö z a r d ı edilerek, ekonomik saikler ie, yeni ü n i v e r s i t e l e r a ç m a p o l i t i k a s ı n ı n ü n i v e r s i t e kurumu ü z e r i n d e k i o lumsuz etkilerine Devlet P lan lama T e ş k i l a t ı ( D P T ) da P daha 1968 y ı l m d a y a y ı n l a d ı ğ ı Y ü k s e k ö ğ r e t i m A r a ş t ı r m a s ı n d a dikkat ç e k m i ş t i r , D P T bu a r a ş t ı r m a s ı n d a , yeni y ü k s e k ö ğ r e t i m kuruml a r ı n ı n yeterli s a y ı d a y e r l e ş i k Ö ğ r e t i m ü y e s i s a ğ l a n d ı k t a n sonra a ç ı l m a s ı n ı ö n e r m i ş , y e r l e ş i k o lmayan ö ğ r e t i m ü y e l e r i n i n e leman y e t i ş t i r m e d e etkisiz k a l a c a ğ ı n ı , ö ğ r e n c i i le İ l i ş k i l e r i n i n istenilen biç i m d e g e l i ş e m e y e c e ğ i n i ve y ü k s e k bir maliyete neden o l a c a ğ ı n ı v u r g u l a m ı ş t ı r ( D P T , 1976:76-85).

    Ayru soruna T ü r k i y e Sanay ic i ve İ ş A d a m l a r ı D e r n e ğ i d e dikkat ç e k m i ş t i r , 1994 y ı l ı n d a , dernek a d ı n a y a p ı l a n a r a ş t ı r m a d a 1973 y ı l ı n d a n itibaren b a ş l a y a n d ö n e m i n temel Öze l l iğ in in plansız, programsız ve hazırlıksız bir şekilde üniversite/erin ve diğer yüksek öğ¬retim kurumlarının açılmış olduğu""(TÜSİAD, 1994:156} belirtilmektedir.

    T ü r k i y e ' d e kurulan ü n i v e r s i t e l e r i , k u r u l d u k l a r ı illeri ve k u r u l u ş tarihlerini ş u ş e k i l d e t a b l o l a ş t ı r a r a k ö z e t l e m e k m ü m k ü n d ü r :

    Tablo 1: Kuruluş Tarihleri ve Yerleri İtibariyle Türkiye'de Üniversiteler

    Üniversite Bulunduğu İl Kurutuş Tarihi 1 İstanbul Üniversitesi İstanbul 1933 2 İstanbul Teknik (Jrriversflesi İstanbul 3 Ankara Üniversitesi Ankara 1946 4 Karadeniz Teknik Üniversitesi Trabzon 1955 5 Ege Üniversitesi İzmir 1955 6 Atatürk Üniversitesi Erzurum 1957 7 Orta Doğu Teknik Üniversitesi AnKara 1959 8 Hacettepe Üniversitesi Ankara 1967 9 Boğaziçi Üniversitesi İstanbul 1971 10 Dicle Üniversitesi Diyarbakır 1973

    limsel kurumsallaşmana içinde bulunduğu statükoyu aşması ve üniversite eğiliminin bireye odaklanması gerektiğini tartışmaktadır. Benzer kaygılar taşıyan bir başka çalışma da Demirer, Orhangazi ve Ouran'a aittir. Yazarlar Ateş AHtndaki Üniversite {2000) isimli çalışmalarında üniversitelerin bir profilini çıkartmaya ve üniversitelerde bilim adına yaşanan yabancılaşmanın bilimsel üretim kısırlığının nedenini ve bunun sınıfsal zeminde kime yaradığını tartışmaktadırlar.

    3 0

  • 11 Çukurova Üniversitesi Adana 1973 12 Anadolu Üniversitesi Eskişehir 1973 13 Cumhuriyet Üniversitesi Sivas 1974 14 İnönü Üniversitesi Malatya 1975 15 Fırat Üniversitesi Elazığ 1975 16 Ündokuz Mayıs Üniversitesi Samsun 1975 17 Selçuk Üniversitesi Konya 1975 18 Uludağ Üniversitesi Bursa 1975 19 Erciyes Üniversitesi Kayseri 1978 20 Akdeniz Üniversitesi AnlaJya 1982 21 Dokuz Eylüi Üniversitesi İzmir 1982 22 Gazi Üniversitesi Ankara 1982 23 Marmara Üniversitesi İstanbul 19