(1879 1934) mesela fatiha suresi tefsiri nde abdأ¼lkerim cilinin (kaddesellأ¢hأ¼ sؤ±rrahul...

Download (1879 1934) Mesela Fatiha Suresi Tefsiri nde Abdأ¼lkerim Cilinin (kaddesellأ¢hأ¼ sؤ±rrahul أ¢lأ®)

Post on 21-Oct-2019

6 views

Category:

Documents

0 download

Embed Size (px)

TRANSCRIPT

  • Dizgi — Baskı — Cilt

    AKYOL Neşriyat ve Matbaacılık

    Tesisleri

    Tel: 27 77 57

    Akevler Sitesi, Yeşilyurt — İZMİR- 1980

  • (1879 1934)

    https://www.flickr.com/photos/muzafferozak/15379847769

  • ِحيِ ِن الرَّ ْْحٰ ِبْســـِم هللِا الرَّ

    د هل ب الاليم ن االلةا االسةا ل ى بوللال مح دامحل

    ال ى اهل احصبه اومل امجا ن

    ABDURRAHMAN SÂMÎ NİYAZİ SARUHÂNÎ kaddesellâhü sırrahu’l âlî

    (1879 1934)

    HAYATI a-İsmi ve Nisbesi

    Sefîne-i Evliyâ’nın bize verdiği bilgiye göre müellifimizin

    dünyaya gelişini tebrik için babasını ziyarete gelen Çöplü

    Dede adlı bir zat “Efendim bu bebeğin adı Abdurrahman

    olsun” demiş babasıda buna Sâmî ismini ilâve ederek

    oğluna Abdurraman Sâmî ismini koymuştur. 1

    Kendi kitablarında nisbesini “Manisevî” “Sarûhânî” olarak

    belirtmiştir. “Evrâd-ı Mukarrebîn” adlı eserinin

    mukaddimesinde “Mevliden Saruhanlı Mevtinen

    İstanbullu’yum” demektedir. Böylece tam ismi

    Abdurrahman Sâmî Sarûhânî. Islambolî ibn Muhammed

    Âsim ibn Şeyh Ahmed Fevzi ibn hüseyn ibn el-Hâc el-

    Hâfız olmaktadır. Abdurrahman Sâmî‘nin tarikat nisbesi

    oldukça zengindir. Kendisi birçok tarikattan hilâfet

    almıştır.

  • 6 Abdurrahman Sâmî Niyazi Saruhânî

    b-Doğum Yeri ve Yılı

    Abdurrahman Sâmî, 12 Rebîulevvel 1296 /1876 m.

    yılında, Saruhan’da dünyaya gelmiştir. 1934’de vefât

    etmesi hasebiyle 58 yıl yaşamıştır. 2

    c-Ailesi:

    Babası Kadı Muhammed Âsim Efendi olup Mekke ve

    Medine valiliklerinde bulunmuş âlim bir zâttır. Onun da

    babası Şeyh Ahmed Nûrî’dir. Baba tarafından soyu Hz.

    Ömer radiyallâhü anhe ulaşır. 3

    Sefine ve diğer kaynaklarda annesinin ismi

    geçmemektedir, Anne tarafından soyunun Hz. Zeyneb

    aleyhisselâma ulaştığı Sefîne’de görüyoruz.

    d-Gençliği

    Tahsili ve Yetişmesi: Abdurrahman Sâmî ilk tahsilini

    Manisa’da tamamladıktan sonra İstanbul Fâtih Çifte Ayak

    Bahr-ı Sefîd Medresesi’ne gelerek zamanın allâmesi olan

    Hüseyin Necmeddin Pürzetî’den ilim tahsil etmiştir.

  • Divân-ı Şerifi 7

    1 Hüseyin Necmeddin Puruzeti

    Ebû Bekir Edirnevî’den (kaddesellâhü sırrahu’l âlî),

    Gelibolulu Ahmed Şücâeddin Efendi’den (kaddesellâhü

    sırrahu’l âlî) hal eğitimi almıştır. Nakşi ve Kâdirî

    tarikatlarının büyüklerinden vazife alıp istidatlarının

    büyüklüğü sebebiyle her iki tarikatten de hilâfet tâcını

    giymiştir.* 4

  • 8 Abdurrahman Sâmî Niyazi Saruhânî

    Kendi ifâdesine göre Abdurrahman Sâmî küçük yaştan

    beri zikre devam ederdi. Bir gece rüyasında Hz.

    Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellemi görmüş ve onun

    verdiği Nalin-i giymiştir. Bundan sonra âşk ve cezbeye

    tutularak bir şeyh aramaya başlar ve yine Rasûlullâh

    sallallâhü aleyhi ve sellemin işaretiyle Çanakkale’de

    bulunan Uşşâkî Şeyhi Ahmed Şücâeddin Efendi’nin

    (kaddesellâhü sırrahu’l âlî) halkasına girer. İlk

    karşılaşmaları şöyle olmuştur: Ahmed Şücâeddin Efendi

    (kaddesellâhü sırrahu’l âlî) vaaz ediyormuş, vaazdan

    sonra gidip elini öpmüş:

  • Divân-ı Şerifi 9

    -Oğlum Sâmî, malumatım var, nasibinizi vermeye manen

    memurum, deyip ona biat vermiş. Dört sene sonra da

    icazet vermiştir, Sâmî Efendi bir gün şeyhine:

    -Diğer tarikatlardan da icazet almama müsaade olunur

    mu, diye sorunca Şeyh Efendi cevaben:

    -Hz. Salahi de toplamış idi. Sülük esnasında bu olmaz.

    Ancak şimdi icazet aldığına göre serbestsin, demiştir.

    Sâmî Efendi bunun üzerine diğer tarikatlerden de ayrı

    ayrı icazet almıştır.*5

    e-Resmi Görevi:

    Kaynakların bize verdiği bilgiye göre Kasımpaşa Kethüda

    Derğahı postnişinliği haricinde resmi bir görev alıp

    almadığını bilmiyoruz. Ne var ki buradan aldığı ücreti

    kendine harcamayıp, Şeyhi Ahmed Şücâeddin Efendi’ye

    (kaddesellâhü sırrahu’l âlî) göndermekteymiş. Kendisi

    misk ve koku imal edip bunları satarak rızkını temin

    edmekte imiş. Kimya ile ilgili bir eser vermesi kendisinin

    aynı zamanda iyi bir kimyager olduğunu göstermektedir

    . *6

    Abdurrahman Sâmî’nin tek çocuğu olan oğlu

    Muhyiddin’in İzmir’de bir trafik kazasında ölmesi

    sebebiyle kendisi hakkında aldığımız rivayetler sözel

    kaynaklara dayanmaktadır. Aile efradından günümüze

    kimse ulaşmamıştır.

    İLMİ VE TASAVVUFİ KİŞİLİĞİ a-İlmi kişiliği:

    Abdurranman Sâmî ilk tahsilini memleketi Manisa’da

    gördükten sonra İstanbul’a gelerek Fatih Çifte Ayak

    Bahr-i Sefid medresesinde iyi bir medrese tahsili

  • 10 Abdurrahman Sâmî Niyazi Saruhânî

    görmüştür. Kendisi Arapça ve Farsçayı bu dillerde şiir

    yazacak kadar iyi bilmektedir. Nitekim divanında bu

    dillerle yazılmış şiirlere rastlamaktayız.*7

    Medrese tahsili dışında Fransızca da öğrenerek Batı’dan

    bigane kalmamıştır, Fransızca bildiği mevsuk olmayan

    kaynaklardan bize ulaşmasına rağmen eserleri içinde bu

    lisanı kullanmamıştır. Abdurrahman Sâmî (kaddesellâhü

    sırrahu’l âlî) nin eserlerinden anlaşılacağı üzere kendisi

    çift kanatlı bir âlimdir. Hem zahir hem bâtın ilimlerini

    kendinde toplamıştır. Bunun en güzel örneğini tez

    konusu olan Fatiha Suresi Tefsiri’dir. Bu eserinde,

    özellikle besmeleyi batini olarak tefsir etmesine rağmen

    en detaylı sarf ve nahiv tahlillerini yapmaktan geri

    durmamıştır.

    Alıntı yaptığı kaynaklar

    Beyzavi, Fahri Razi, Mürsi gibi zahiri tefsir ilminin, İbn

    Arabî (kaddesellâhü sırrahu’l âlî), Sadreddin Konevi

    (kaddesellâhü sırrahu’l âlî), Abdülkerim Cilî

    (kaddesellâhü sırrahu’l âlî) gibi batini tefsir ilminin

    zirvesi kişilerdir. Abdurrahman Sâmî (kaddesellâhü

    sırrahu’l âlî) eserlerinde görüşlerini paylaştığı âlimlerin

    fikirlerine kısaca dokunmaktan ziyade onların bu

    risalelerini baştan sona derc etme veya çok uzun

    nakillerde bulunma yoluna gitmiştir. Mesela “Fatiha

    Suresi Tefsiri” nde Abdülkerim Cili’nin (kaddesellâhü

    sırrahu’l âlî) “el-Kehfü’rRakîm fî şerh-i

    Bismillîâhîrrahmânirrahîm” adlı eserini, Kuşeyri’nin

    “en-Nahvu’l-Müevvel” adlı eserlerini tamamen terceme

    ederek tefsirine ilhak etmiştir. Eserlerinde şema ve şekil

    çizimleriyle, anlatıma kolaylık getirmiştir. Bu onun yeni

  • Divân-ı Şerifi 11

    yöntemlere açık bir ilmi kişiliğe sahib olmasını

    göstermesi açısından önemlidir. Ne var ki türkçe yazdığı

    eserlerin lisanı çağdaşlarına göre oldukça ağırdır. Tefsir,

    tefsir usulü, hadis, fıkıh, ilmihal, kelam, sarf, nahiv,

    mev’ıze, türünde eserler vermekle çok yönlü bir âlim

    olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca Arapça’dan

    tasavvuf ve tefsir sahasında tercemeleri vardır. Bu

    konuda, eserleri bölümünde gerekli bilgi verilmiştir.

    Eserlerinin birçoğu basılmış olması, onun kitaplarının

    okunduğunu gösterir. Ne var ki harf devrimi sebebiyle

    kendisini tanıma imkanı olmamıştır.

    b-Tasavvufî Kişiliği;

    Abdurranman Sâmî (kaddesellâhü sırrahu’l âlî) tasavvufi

    neşve açısından da çok yönlü bir kişilik arzeder. Aşağıda

    açıklandığı üzere yaklaşık onüç tarikattan icâzet almıştır.

    Ne var ki o Uşşâki tarikatından irşad görevini sürdürmüş.

    Şeyh Ahmed Şücâeddin yanında sülükunu tamamladıktan

    sonra İstanbul Yahya Kethüda Derğahı postnişîni olarak

    atanmış ve tekkelerin 1925 yılında kapatılışına kadar bu

    görevini sürdürmüştür. (Postnîşinlik görevine ne zaman

    başladığı tesbit edilememiştir.) Bu sebeble kendisi,

    tasavvuf ilmini teori ve pratikte kendinde toplamıştır.

    Tasavvuf sahasında verdiği eserlerle bu ilmin teorisini

    yaparken, postnişinlik görevi ile de bu işin pratiğini

    yapmıştır. Fatiha Suresi Tefsiri’nin tahlili bölümünde de

    belirtildiği üzere kendisi vahdet-i vücud inancını

    taşımaktaydı. Eserlerinde bu görüşü savunmuştur.

    Nakilde bulunduğu sufiler genelde vahdet-i vücuda

    inanan İbn Arabi (kaddesellâhü sırrahu’l âlî), Abdülkerim

  • 12 Abdurrahman Sâmî Niyazi Saruhânî

    Cili (kaddesellâhü sırrahu’l âlî) gibi şahıslardır.

    Abdurrahman Sâmî’nin (kaddesellâhü sırrahu’l âlî) icâzet

    aldığı tarikatlere gelince:

    1-Nak