tanzİmat edebİyati

Click here to load reader

Post on 17-Nov-2021

1 views

Category:

Documents

0 download

Embed Size (px)

TRANSCRIPT

Kapak Tasarm Hüseyin Özkan
ç Tasarm Özlem Özkan
Bask ve Cilt Çal Ofset Davutpaa Caddesi Ylanl Ayazma Sokak No : 8 Örme han Topkap/stanbul Tel : 0212 493 11 06
Birinci Bask Austos 2014
ISBN : 978-605-4646-85-2 T.C. Kültür Bakanl Yaynclk Sertifika No: 11805
Ankara Caddesi No: 15 Konak Han Kat: 1 Hobyar Mahallesi Caalolu/stanbul Tel : 0212 512 56 33 / 0212 511 68 28 Faks : 0212 512 56 63 web : www.kesityayinlari.com e-mail : [email protected] © KEST YAYINLARI Tüm Haklar Sakldr. Yaynevinin izni olmadan kopyalanamaz ve çoaltlamaz. KEST YAYINLARI, Karbey Yaynclk Eitim ve Dan. Hiz. San. Tic. Ltd. ti. kuruluudur.
stanbul, 2014
Dr. Özcan Bayrak, Frat Üniversitesi Dr. Selim Somuncu, Adyaman Üniversitesi
Dr. Taner Naml, nönü Üniversitesi Dr. Celal Aslan, Van Yüzüncü Yl Üniversitesi
Dr. Ahmet Faruk Güler, nönü Üniversitesi Dr. Nuran Özlük, Abant zzet Baysal Üniversitesi Dr. Mehmet Özger, Mu Alparslan Üniversitesi
Dr. Macit Balk, Bitlis Eren Üniversitesi
ÇNDEKLER
GR (Dr. Özcan BAYRAK) ........................................................................................... 11 Tanzimat Öncesi Siyasi ve Sosyal Yap (1699-1839) ................................................ 11 Tanzimat Dönemindeki Siyasi ve Sosyal Yap (1839 – 1876) .................................. 20 Tanzimat Öncesi Türk Edebiyatnda Batllama ................................................... 24 Tanzimat Edebiyat ................................................................................................... 25 Tanzimat Edebiyatn ekillendiren Oluumlar ...................................................... 33
Tercüme Faaliyetleri 33 Encümen-i Dâni 34 Encümen-i uarâ 35 Gazetecilik Faaliyetleri 36 Tiyatro Faaliyetleri 38
Fikir Akmlar ............................................................................................................. 39 Medeniyetçilik 39 Osmanlclk 39 slamclk 41 Kaynaklar 43
I. BÖLÜM TANZMAT EDEBYATI ( iir ) / 45
ÂKF PAA (Dr. Selim SOMUNCU)............................................................................... 47 Hayat 47 Edebî Kiilii 48 Eserleri 50 iirlerinden Örnekler 50
Kaside-i Adem 50 iirin Tahlili 56 Kaynaklar 63
NASÎ (Dr. Taner NAMLI) ............................................................................................. 65 Hayat 65 Edebî Kiilii 66 Eserleri 68 iirlerinden Örnekler 69
Münâcât iiri 69 iirin Tahlili 71 Mustafa Reid Paa çin Kaside 74 iirin Tahlili 77 Kaynaklar 81
NAMIK KEMAL (Dr. Celal ASLAN) ............................................................................. 83 Hayat 83 Edebî Kiilii 89
Eserleri 92 iirlerinden Örnekler 96
Hürriyet Kasidesi 96 iirin Tahlili 99 Vatan Mersiyesi 113 iirin Tahlili 120 Kaynaklar 141
ZYA PAA (Dr. Ahmet Faruk GÜLER) ...................................................................... 143 Hayat 143 Edebî Kiilii 146 Eserleri 148 iirlerinden Örnekler 151
Mersiye-i Reid Paa 151 iirin Tahlili 157 Gazel 160 iirin Tahlili 161 Kaynaklar 164
SADULLAH PAA (Dr. Nuran ÖZLÜK) ..................................................................... 165 Hayat 165 Edebî Kiilii / Eserleri 166 iirlerinden Örnekler 166
On Dokuzuncu Asr 166 Kaynaklar 173
RECAZADE MAHMUT EKREM (Dr. Mehmet ÖZGER) ....................................... 175 Hayat 175 Edebî Kiilii 178 Eserleri 181 iirlerinden Örnekler 183
“Âh Nijâd! 183 iirin Tahlili 183 evki Yok 186 iirin Tahlili 186 Kaynaklar 189
ABDÜLHAK HÂMD TARHAN (Dr. Selim Somuncu) ............................................. 191 Hayat 191 Edebî Kiilii 194 Eserleri 197 iirlerinden Örnekler 200
Kürsi-i stirak 200 iirin Tahlili 202 Makber 208
iirin Tahlili 210 Kaynaklar 214
MUALLM NÂC (Dr. Macit BALIK) .......................................................................... 217 Hayat 217 Edebî Kiilii 220 Eserleri 225 iirlerinden Örnekler 229
Selîmiyye 229 iirin Tahlili 229 Gazel 237 iirin Tahlili 237 Kaynaklar 241
II. BÖLÜM TANZMAT EDEBYATI ( Roman ) / 243
EMSETTN SAM (Dr. Celal ASLAN) ...................................................................... 245 Hayat 245 Edebî Kiilii 247 Eserleri 249 Taauk- Talat ve Fitnat Romann Tahlili 250
ahs Kadrosu 250 Olay Örgüsü 254 Bak Açs ve Anlatc 256 Zaman ve Mekân 258 Dil ve Üslup 260 Romann Deerlendirilmesi 261 Kaynaklar 263
265 AHMET MDHAT EFEND (Dr. Taner NAMLI) ....................................................... 265
Hayat 265 Edebî Kiilii 267 Eserleri 270 Felâtun Bey ile Râkm Efendi Romannn Tahlili 271
ahs Kadrosu 271 Olay Örgüsü 279 Bak Açs ve Anlatc 281 Zaman - Mekân 281 Dil ve Üslûp 282 Romann Deerlendirilmesi 283 Kaynaklar 286
Ön Söz
Hazrlam olduumuz bu eser, üniversitelerin Fen Edebiyat Fakültelerinin Türk Dili ve Edebiyat, Eitim Fakültelerinin Türkçe Öretmenlii Bölümlerin- deki ilgili derslerde kullanlmak üzere hazrlanm bir ders kitabdr Çalmann bütünlüünde bir yllk eitim-öretim süreci esas alnmtr
Bu eser, ilk etab alt olmak üzere planlanm uzun soluklu bir çalmann ilk ayan oluturmaktadr Çalmann ilk ayan oluturmas nedeniyle giri bö- lümünde Osmanlnn son dönemlerini yanstacak tarihi bilgilere ve sosyal düzeni yanstacak batllama sürecine yer verilmitir Bu çalmann devam niteliinde olan Servet-i Fünûn Edebiyat (iir – Roman), Milli Edebiyat (iir – Roman), Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyat (iir – Roman) eklinde planlanm olup ça- lmalar devam etmektedir Yukarda bahsi geçen çalmalarda hikâye ve tiyatro balklarna yer verilmemi olup bu balklar için ayr çalmalar planlanmtr Uzun soluklu ve kapsaml bir çalma olmas nedeniyle yazar kadrosu muhtelif yerlerde genileyerek devam edecektir
Hazrlam olduumuz bu kitapta mevcut bilgilerin derlenmesi, incelenmesi ve deerlendirilmesi esas alnarak örencilerin ve akademisyenlerin pratik bir ekilde ihtiyaçlarn karlamalar amaçlanmtr Bu eserden önce bu dorultuda hazrlanm olan çalmalar yapan deerli akademisyenleri saygyla anarken, bu kitabn hazrlanmasnda emei geçen yazarlara teekkür eder, kitaba ilgi gösteren akademik camiaya ve örencilere teekkür eder, bu uzun soluklu çalmann bi- lim dünyasna hayrl olmasn dilerim
Editör Dr Özcan BAYRAK
NAMIK KEMAL (Dr. Nuran ÖZLÜK) ........................................................................ 289 ntibah Romannn Tahlili 289
ahs Kadrosu 290 Olay Örgüsü 295 Bak Açs ve Anlatc 298 Zaman - Mekân 302 Mekân 305 Dil ve Üslup 309 Romann Deerlendirilmesi 312 Kaynaklar 314
SAM PAAZADE SEZA (Dr. Mehmet ÖZGER) ...................................................... 315 Hayat - Edebî Kiilii 315 ergüzet Romannn Tahlili 316
ahs Kadrosu 316 Olay Örgüsü 320 Bak Açs ve Anlatc 323 Zaman – Mekân 325 Dil ve Üslup 328 Romann Deerlendirilmesi 329 Kaynaklar 330
NÂB-ZÂDE NÂZIM (Dr. Macit BALIK) .................................................................... 331 Hayat 331 Edebî Kiilii 333 Eserleri 336 Zehra Romannn Tahlili 336
ahs Kadrosu 336 Olay Örgüsü 342 Bak Açs ve Anlatc 344 Zaman - Mekân 346 Dil ve Üslup 351 Romann Deerlendirilmesi 352 Kaynaklar 354
RECAÎZADE MAHMUT EKREM (Dr. Faruk GÜLER) .......................................... 355 Araba Sevdas Romannn Tahlili 355
ahs Kadrosu 355 Olay Örgüsü 358 Bak Açs ve Anlatc 359 Zaman-Mekân 360 Dil ve Üslup 363 Romann Deerlendirilmesi 364 Kaynaklar 367
Dr. Macit BALIK
MUALLM NÂC (1849 – 1893)
Hayat Asl ad Ömer olan Muallim Nâci 1849’da stanbul Fatih’te domutur
Annesi Fatimet-üz Zehra Hanm aslen Varnal olup 1829’daki Türk-Rus sava- nn sebep olduu göç sonrasnda stanbul’a gelerek Atpazar’nda bir memurun yannda evlatlk olarak büyütülmü, 1839’da saraç Ali Aa’nn olu Ali Bey’le evlenmitir Fatih’te mütevaz bir aile yuvas kuran Ali Bey’in ilk çocuu Salim 1840’ta dünyaya gelmi, ikinci olu Ahmed pek az yaamtr (Tansel, 1964: 15) Ömer ise ailenin üçüncü ve son ferdidir
lk eitimini ve slâm terbiyesini Fevziyye Mektebi’nde alan Ömer, bura- da Kur’an- Kerim’i hfzetmi, aabeyi Salim’in destek ve yardmlaryla Türkçe ilm-i hâl ve baz risaleler okumutur Ömer, ticaret için stanbul’a gelen days kalayc Ahmed Aa’nn dönüünde annesi ile Varna’ya gider ve oldukça ho- nut kald bu seyahatinden bir yl sonra yedi yandayken babasn kaybeder Bu srada tesadüfen stanbul’da bulunan days kendilerini tekrar Varna’ya gö- türür Varna’da rüdiye mektepleri henüz açlmadndan mahalle mektebine gi- den Nâci, bir yandan Hafz Mahmud Efendi tarafndan okutulan Gülistan’ dier yandan da kendi çabalaryla Hafz Divan’n okumaya devam eder Bu dönemde
Dr. Macit Balk
218 219
Tanzimat Edebiyat
üç aylarda stanbul’dan gelen Kavalal Hüseyin Hoca’dan telhis ve aruz örenir, bu kalplarn her biriyle birer Arapça beyit yazarak hocasnn takdirini kazanr Nâci, Varna’da resmî tercüman Komyano Efendi’den Franszca, Müftü-zâde Ab- dülhalim Efendi’den sülüs ve nesih örenerek hattatlk icâzeti alr yi bir hattat olmasndan ötürü kendisine “hattat hoca” lakab verilen Nâci bu yllarda Hulûsî mahlasyla sülüs levhalar ve bir de Mushaf- erif yazar Ayn zamanda Arapça ve Farsça dersleri alr
1867 ylnda Varna’da rüdiye mektebi açlp Abdulhalim Efendi buraya muallim tayin edilince o da ikinci muallimlie getirilir (Uçman, 2005: 315) O günlerde Giritli Aziz Efendi’nin ark hikâyelerinden meydana getirdii Muhay- yelât’n okuyan Ömer, Kssa-i Nâci bi’llah ve ahide hikâyesinin kahramanndan çok etkilenir ve Nâci adn kendisine mahlas seçer Nâci on-on bir yalarndan iti- baren okuduu iirleri ezberlemeye, Kur’an’ hfzetmeye balam, dinî hislerini ifade eden bir de kt’a yazmtr Yazld tarihin belli olduu iirleri arasnda en eskisi 1866 ylna ait olup Yadigâr- Nâci eserinde yer almaktadr (Tansel, 1964: 15) Yardmc muallimlik yapt dönemde yaz faaliyetlerine de balayan Nâci, destekleyen ve rehberlik eden bulunmad için bir süre bedbin ve münzevî bir hayata girmi olsa da okumaya ve yazmaya younlaarak, yazdklarn yaym- lama yoluna gider ve bu halinden ksa zamanda kurtulur Rusçuk’ta yaynlanan Tuna gazetesine gönderdii iir ve makaleleri okuyucular tarafndan beenilir Bu dönemde Tuna’ya gönderdii yazlarda okumann fikir inkiâf açsndan öne- mine deindii gibi kraathanelerin azlndan da söz eder Talebelerine okuma evki vermek amacyla yazd bir mektup, Tuna’dan naklen stanbul’da Basiret gazetesinde de yaymlanr “Kalem” redifli gazeli de yine Tuna’da çkm, oku- yucularna ücretsiz datlm ve gazele nazire de yazlmtr
Muallim Nâci’nin hayat Kürd Said Paa’nn 1876’da Varna’ya mutasarrf olarak atanmasyla deiir Said Paa, Nâci’yi hususi kâtip olarak yanna alr Paa ile birlikte önce Tulç’ya giden Nâci, 1877-1878 Osmanl-Rus sava yü- zünden bu snr kenti boaltlnca yine Said Paa ile birlikte Osman-Pazar’na ve Trnova’ya geçer “Bir Asker Lisanndan” balkl ktasnn buralarda gördüü sava manzaralarndan mülhem olduu söylenir (Tansel, 1964: 16) Said Paa s- tanbul’a dönünce Nâci’nin annesi ve aabeyi Salim de Varna’dan ayrlarak Cba- li’ye yerleirlerse de Nâci, Said Paa’nn Üsküdar’daki evinde kalr Yeniehirfe- neri’ne tayin olunan Paa, Nâci’yi de yanndan ayrmaz ve Nâci burada dönemin tannan airlerinden Yeniehirli Avni ile tanr stanbul’a döndüünde Anadolu müfettii Said Paa ile birlikte Halep, Diyarbekir, Ma’muretülaziz(Elaz), Sivas,
Erzurum, Trabzon ve çevresinde dokuz ay dolar Haziran 1881’de Paa’nn Ce- zayir-i Bahr-i Sefîd valiliine tayini üzerine Mektubî Kalemi mümeyyizi olarak Sakz adasna gider “Firkat” balkl iiri bu ayrln mahsulüdür” (Tansel, 1964: 16) Buradayken Tercüman- Hakikat gazetesine gönderdii “Kuzu”, “âm- Garî- bân” ve “Nusaybin Civarnda Bir Vadi” gibi iirleri, onun edebî ahsiyetinin olu- maya baladn gösteren ilk baarl örnekler olarak kabul edilir (Uçman, 2005: 315) 1882 Mays’nda Said Paa Hariciye Nazrl’na nakledilince, Nâci, Hâri- ciye Mektûbî Kalemi’ne tayin edilir Fakat kendisini çekemeyenlerin ta’rizleri üzerine istifa eder Said Paa Berlin sefiri olunca Nâci bu kez stanbul’da kalmay tercih eder “Abdülhak Hâmid, Hatrat’nda Nâci’nin bu vazifeyi reddetmesini hayatnda yeniye laykyla açlmasn salayacak bir frsat kaçrmak eklinde anlar ve tenkid eder ki bir bakma çok hakldr” (Tanpnar, 2001: 596) Sakz’day- ken gönderdii iir ve yazlaryla dikkatini çektii Ahmet Mithat Efendi, Ocak 1883’ten itibaren Tercümân- Hakîkat’in edebî sütununun yönetimini bir süre sonra damad olacak olan Nâci’ye verir Gazetede yaymlad iir ve Franszca- dan yapt çeviriler Nâci’nin ksa sürede edebiyat çevresince tannan ve öhret kazanan biri olmasn salar Özellikle Hersekli Arif Hikmet Bey ile Kâzm Paa gibi airlerin ona nazireler yazmas bu öhretin daha da yaylmasn salamtr
Nâci’nin Tercümân- Hakîkât’te sk sk çkan eski tarz gazelleri divan ii- rine bal bir zümreyi harekete geçirir Daha ziyade genç airlerin bu gazellere yazd yüzlerce nazire ve tahmis ksa sürede gazete sütunlarn eski edebiyat taraftarlarnn merkezi haline getirir Tercümân- Hakîkat sütunlar ak, arap ve meyhane konulu manzumelerle dolmaya balar Bu srada Nâci, kendi iirlerine de Mes’ud-i Harabâtî mahlasyla nazire yazmaya balaynca yeni edebiyat ta- raftarnn tahrikiyle Ahmed Midhat Efendi önce Recâizâde Ekrem’in Zemzeme III mukaddimesini gazetede nereder Ardndan yine onun “Mülâhaza-i Gayr-i Edibâne” adl makalesini yaymlamas üzerine Muallim Nâci arkadalaryla bir- likte 29 Austos 1885’te gazeteyi terk eder Bir süre sonra da eyh Vasfî, Necib Nâdir ve Abdülkerim Sâbit ile beraber mdâdü’l-midâd mecmuasn kurar Aley- hinde yazlan yazlara ise Tarîk gazetesi vastasyla cevap verir 26 Ekim 1885 tarihinden itibaren Saadet ve Mürüvvet gazetelerinde çalmaya balayan Nâci, bir ara Selanikli Tevfik’le birlikte Tedâvün-i Aklâm mecmuasn çkarr 1887’de Mekteb-i Sultânî, Mekteb-i Mülkiyye ve Mekteb-i Hukuk’ta edebiyat ve 1888’de Mekteb-i Edeb’de Farsça dersleri verir Muallim Nâci Saadet gazetesinde çalr- ken Recâizâde Mahmud Ekrem ile aralarnda edebiyat tarihlerine geçen mehur tartma cereyan eder Nâci, Zemzeme mukaddimesinde ve Takdir-i Elhan’da iir
Dr. Macit Balk
220 221
Tanzimat Edebiyat
anlayn eletiren Recâizâde Ekrem’e Saadet gazetesinde “Demdeme” bal altnda ar bir cevap verir Ancak cevab edep d bulunarak 1886 senesinde hükümetin müdahalesiyle durdurulur
Muallim Nâci, 1887’den itibaren tek bana Mecmua-i Muallim’i yaym- lamaya balar 1889’da Türkçeye yapm olduu hizmetlerden dolay ona, Sto- ckholm’de toplanan 8 Müsterikler Kongresi tarafndan altn madalya verilmesi kararlatrlr 1890’da ksa bir süreliine Mürüvvet gazetesinde bamakale ya- zan Nâci, 1891’de “Gazi Erturul Bey” balkl manzumesini sunduu IIAb- dülhamid tarafndan Osmanl tarihini yazmakla görevlendirilir laveten 6 Nisan 1891’de kendisine rütbe ve nian da verilerek maa balanr Bunun üzerine Nâci, zamannn büyük bir ksmn Osmanl tarihini yazmaya ayrr Bu amaçla 1892 Eylül’ünde eyh Vasfi ve Ali Rza Bey ile birlikte Söüt, Bilecik, Eskiehir, Ye- niehir, Bursa ve zmit’e bir gezi yapar Fakat dönüte geçirdii bir kalp sektesi sonucu ramazan aynda, 12 Nisan 1893 tarihinde Fatih’teki evinde ölür Bir gün sonra Muallim Nâci, Divanyolu’nda IIMahmud Türbesi’nin hazîresine defnedi- lir (Uçman, 2005: 315)
Tanzimat sonras Türk edebiyatnda eski-yeni tartmalarnn bir kutbu ola- rak kayda geçen Muallim Nâci’nin mezar tana u beyitler yazlmtr:
Hak-perestim arz- ihlâs ettiim dergâh bir Bir nefes tevhidden ayrlmadm Allah bir!
Nâci’nin fizikî yaps ve kiilii ile ilgili olarak yakn çevresine dayandrlan bilgilere göre, uzun boylu, esmer, kara top sakall, gözünün biri ehlâ, güleç yüzlü bir insandr Hafzas kuvvetli, zeki, çalkan, nüktedan ve iyi yüreklidir Terbi- yeli, mütevaz, vefal, temiz ahlâkl, samimî, ciddî, dindar, faziletli bir kiilie sahiptir Alngan ve marurdur Zaman zaman içer ve elenir (Tuncer, 1996: 234)
Edebî Kiilii Tanzimat sonras Türk edebiyatnn yenileme sürecinde, ismi etrafnda bü-
yük gürültüler koparlan ahsiyetlerinden biri olarak Muallim Nâci, döneminde Bat etkisiyle iire yeni bir anlay getiren Abdülhâk Hâmid ve Recâizâde Ekrem’e kar çkp giritii sert polemikler nedeniyle eski edebiyat anlaynn kalemo- ru, bayraktar olarak tannmtr Fakat Nâci’nin bu ekilde konumlandrlmasn- da birtakm eksiklikler olduu aikârdr Zira o yeniyi tümden reddetmeyerek taklide düecek kadar Bat iiri hayranlna kar durmu, yan sra yüzyllarn
birikiminden tevarüs eden eski iirin de tümden reddini kabul etmemitir Ald terbiye ve eitiminin de etkisiyle klasik tarza bal bir ahsiyet olmakla birlikte yeni tarzda oldukça baarl manzumeler yazd da unutulmamaldr Muallim Nâci’nin eski zevk ve gelenee bal kalmasnda Bat’daki yeni edebî gelime- lerden zamannda haberdar olmamas gibi sebepler ileri sürülmü ve kendisinin Türk edebiyatnda yenileme hareketleriyle Servet-i Fünûn arasndaki dönemde duraklamaya sebep olduu ileri sürülmütür
Muallim Nâci birçok farkl türde eser vermi olsa da en önemli yönü elbette ki airliidir iirlerinin büyük çounluunu divan iir estetiine ve eski kaidelere bal kalarak yazmsa da, yeni tarzda ve hatta yeni edebiyat taraftarlarnn da beenisini kazanacak nitelikte manzumeler de kaleme almtr Bu itibarla Nâ- ci’nin iirleri iki kategoride ele alnabilir Eski tarz iirlerinin ehemmiyeti kla- sik iir geleneini sürdürmek amacyla yazlm olmasndan kaynaklanmaktadr Tanpnar, Muallim Nâci’nin yeni tarzda yazd iirleri “Tanzimat’tan beri pein- de koulan sadeliin ta kendisi” olarak niteler Ancak “zaman zaman gösterdii salam nazm kudretine ramen, lûgat itibariyle dili zannedildiinden çok kark olan Nâci, muhayyile denen eyden hemen hemen mahrumdu” (Tanpnar, 2001: 599) eklinde deerlendirir Fakat Tanpnar, tüm zaaflarna ramen Nâci’nin bir air olduunu ve insanlara söyleyecek sözleri bulunduunun altn çizer Küçük yata babasn kaybetmesinden kaynaklanan mahzun yalnzl, insandan kaçan ve daima dost arayan dindar, mütevekkil, marur ve mazlum psikolojiyi “Kuzu” ve “Kebuter” gibi manzumelere baaryla ileyerek bu büyük temin Türk iirine Nâci tarafndan kazandrldn söyler (2001: 602) Edebiyat tarihçilerinin üze- rinde ittifak ettikleri görülerden biri Tanpnar’n iaret ettii zafiyetlerine ra- men Nâci’nin yeni tarz iirlerinin yeniliklere yabanc kalmadn gösteriyor olu- udur Onun yukarda zikredilen “Kuzu” ve “Kebuter” dnda “Dicle”, “Feryad”, “âm- Garîbân”, “Nusaybin Civarnda Bir Vadi” ve “Avc” gibi manzumeleri hem ekil hem de muhteva bakmndan yeni kabul edilmitir (Uçman, 2005: 316)
Muallim Nâci’nin birçok iirinde hayatta aradn bulamam, yalnz ve hü- zünlü bir insann psikolojisi dikkat çeker Zaman zaman hayal, duygu ve söyleyi bakmndan orijinal saylan bulularyla Nâci’nin sade ve anlalr bir Türkçe ile iir ve nesirlerini yazd, dil konusunda hassas davranmaya çaltndan söz et- mek mümkündür iirlerinin büyük bir okuyucu kitlesi tarafndan sevilmesi daha çok Türkçeyi aruz veznine uydurabilmesi ve külfetsiz, sade bir üslupla yazmasn- dan kaynaklanmaktadr Türk iirinin mihenk talar kabul edilen Tevfik Fikret, Mehmed Âkif ve Yahya Kemal’in aruzu baaryla kullanabilmelerinin arkasnda
Dr. Macit Balk
222 223
Tanzimat Edebiyat
Muallim Nâci’nin çabalarnn olduu bilinmektedir Nâci’nin nesir dilini iirine göre daha dank bulan Tanpnar, dil meselesi karsnda devrine nazaran çok dikkate deer bir duruunun olduunu belirtirken onun, dili kendi müstakil hayat olan müstakil bir varlk olarak telakki ettiine vurgu yapar (2001: 606-607) Esa- snda Nâci’nin nesir dili, Tanzimat’n ardndan gazete diliyle balayan sadeleme hareketi içerisinde önemli bir merhale tekil etmitir Nâci, hakikaten dönemine nisbetle “Türkçeyi bulan ve ona inananlardandr Beir Fuad’a yazd mektup- lardan birisinde ‘Türkçe doru yazmak için mükemmel Arabî, Farisî bilmek la- zm mdr? Hayr! Türkçeyi doru yazmak için yalnz Türkçeyi mükemmel bil- mek lâzmdr’ der Bu cümlenin arkasndan gelen cümle ise tam bir programdr: ‘Bu nasl olur? Dediimiz gibi bir kavâid kitab, yine dediimiz gibi bir lügât kitab meydana getirmekle…” (Tanpnar, 2001: 607) Muallim Nâci’nin dil, lügât ve gramer konularnda meydana getirdii Lügât- Nâci, Mekteb-i Edeb, Esâmi, Istlahât- Edebiyye ve Mecmua-i Muallim gibi eserleri, Tanzimat’n her eyden evvel öteden beri devam eden çok tabii eksiklikleri tamamlayan bir hamle oldu- u söylenebilir Nâci, ite bu lügât ve grameri tamamlayan adamdr (Tanpnar, 2001: 607)
Muallim Nâci hece veznine hiçbir zaman itibar etmemi, daha ziyade aru- zu Türkçe söyleyie uygun bir hale getirmeye çalarak iirde vezin ve kafiyeye önem vermitir Sehl-i mümteni denebilecek tarzda birçok msra ve beyit kaleme alan Nâci’nin kafiye anlay eski anlaya uygun olarak “Kafiye göz içindir” ek- lindedir Eserlerinden hareketle onun eski edebî zevkin tamamen ortadan kalkma- s yerine devrin ihtiyaçlar dorultusunda yeniletirilmesi düüncesinde olduu görülür Geni bir okuyucu kitlesine hitap eden ve daha hayattayken büyük bir öhret kazanan Muallim Nâci’nin, smail Safâ, Cenab ahabettin, Mehmed Âkif, Yahya Kemal ve Ahmed Hâim gibi airlerin özellikle ilk iir denemelerinde et- kisi olmutur
Nâci edebiyatta yenilemeden ziyade taklitçilie kar çkm, edebî tenkit- lerinde ise estetik ve sanat ölçülerinden çok dil, vezin, belâgat ve üslûpla me- gul olduundan muarzlar karsnda zayf kalmtr Türk dili ve edebiyatnn yeni ihtiyaçlar karsnda slah edilmesini isteyen Nâci, özellikle Hac brahim Efendi gibi dilde ve üslûpta ar Arapça taraftarlarna kar Türkçeye mal edil- mek istenen kelimelerin Türk söyleyiine uydurulmas gerektiini savunmutur Fakat döneminde yeni edebiyat taraftarlarnn kendisine yönelik ar taarruzla- r karsnda bir aamadan sonra sessiz kalamamtr Edebiyat tarihi açsndan son derece mühim bir tartmann odanda yer alan Muallim Nâci’nin ve yeni
edebiyat taraftarlarnn bu konuda serdettikleri sözlerin özetle verilmesi gerektii kanaatindeyiz Zira Nâci’nin bu konuda beyan ettii fikirler, onun edebiyat ve dil anlaynn daha açk bir ekilde anlalmasna yardmc olacaktr
Eski-Yeni Tartmas27
Türk edebiyatnda eski-yeni mücadelesinin daha uurlu ve faydal bir devre- ye girii, Muallim Nâci’nin ortaya çkndan sonra balar Nâci yerli (bir bakma millî) kymetleri hiçe sayarak yeni bir taklit devresine giren Türk edebiyatnn bilhassa Servet-i Fünûn zamannda lüzumundan fazla Franszlaacan ve tam bir kozmopolit edebiyat çehresi alacan, önceden kefetmicesine, yeni ediple- ri îtidale davet ihtiyacn duymutur Onun bu tutumu edebiyatmzda eski-yeni çarpmasn alevlendirir
Ksa bir zamanda, devrinin en kuvvetli iir tercümelerini yapacak kadar iyi Franszca örenen, yeni tarzdaki sade ve samimi manzumeleriyle muarzlarnn da takdirini kazanm bulunan; Ömer’in Çocukluu isimli hatralarn zaman- nn en sade ve tabiî Türkçesiyle kaleme alan Nâci, fikirde ve sanatta asla eskiye saplanp kalacak bir karakter deildi Bunun tamamyla aksine olarak, bu air, Ahmed Rasim’in Edebiyât- Garbiyye adl ve Franszcadan çevrilmi parçalardan meydana gelmi bir eserinin bana u satrlar yazacak olgunlukta bulunuyordu:
“Biz tarîk-i itidâlden ayrlmayz Ne îve-perest-i frenk olarak âsâr- milliye- mizden bütün bütün yüz çeviririz ne de ecnebîlerdeki her türlü mehâsini almakda tereddüd ederiz Daima bu doru yoldan gideriz; ilerleyemez miyiz? stediimiz kadar”
Muallim Nâci stanbul’a geldikten sonra, etrafna toplanan hayranlar arasn- da Divan tarz iir söylemekte büyük maharet gösteriyor, teknik bakmdan, hatta iir kudreti yönünden, gerçekten üstadâne gazelleriyle Divan iirine bir yaama kudreti veriyordu Bu büyük alaka ve Nâci’ye hayran olular, yeni edebiyat ta- raftarlarnca iyi karlanmyordu Ekrem’den baka Hâmid de Nâci’nin aleyhine dönmütü Bombay’dan yazd mektuplarda Nâci hakknda ar sözler vard Ancak Nâci yeni tarzda iirler söylemekten geri kalmyor, bilhassa Franszcadan tercüme ettii iirler ile Garb edebiyatna nüfuzunu gösteriyordu Nâci de mua- rzlarnn dil ve edebiyat hatalarn affetmiyordu
27 Eski-yeni tartmasnn Nâci’den önceki seyrini detaylaryla ve öncesiyle Nihad Sami Ba- narl’nn, bizim de ziyadesiyle istifade ettiimiz Resimli Türk Edebiyat Tarihi, CII, MEB Yaynlar, stanbul, 2001 eserinde yer alan “Eski-Yeni Tartmas ve Muallim Nâci” balkl bölümde bulmak mümkündür
Dr. Macit Balk
Ekrem Bey’in;
“Hakikat-i hissiyeden mahrum iken ate’den kvlcm’dan bahseden man- zumeler ebtâb’a benzer Zalâm- Evham içinde füruzan görünseler bile, hiçbir kalb üzerinde bir eser-i ihtirak husule getirmeksizin kendi…