¤°spanya g£â€“£â€...

Download ¤°SPANYA G£â€“£â€ POL¤°T¤°KALARI VE G£â€“£â€MEN HAYATLAR: ¤°SPANYA ... de¤erlendirilip, bu politikalar¤±n

If you can't read please download the document

Post on 29-May-2020

0 views

Category:

Documents

0 download

Embed Size (px)

TRANSCRIPT

  • İSPANYA GÖÇ POLİTİKALARI VE GÖÇMEN HAYATLAR: İSPANYA ÖRNEĞİ TÜRKİYE İÇİN

    BİR MODEL OLABİLİR Mİ?

    MIGRATION POLICIES AND MIGRANT LIVES IN SPAIN: COULD THE SPANISH EXAMPLE BE A MODEL FOR TURKEY?

    ÖZGÜR GÜNEŞ ÖZTÜRK*1

    ÖZET

    Avrupa Birliği (AB) göç politikalarının son yirmi yılda geçirdiği dönüşüm birçok bilimsel çalışmada bir siyaset bilimi sorunsalı olarak farklı üye ülke uygulamalarını karşılaştıran bir biçimde ele alınır. Oysa AB göç politikaları öncelikli olarak göçmen kişilerin hayatlarını koşullandırır. Bu politikalar göçmen kişileri daha özgür ve eşit yurttaşlar konumuna taşıyabilecekleri gibi, onların tamamen dışarıda kalmalarına da yol açabilir. Bu makale, AB göç politikaları ve Avrupa Birliğinin sınır kontrol politikaları konusunda genel bir açıklama yaptıktan sonra, Birliğin sınır kontrolü açısından kilit öneme sahip üyesi İspanya’da bu göç politikalarının ülkede yaşayan gerçek göçmen yaşamlarını nasıl ve hangi biçimlerde tahakküm altına aldığını ortaya koymayı hedeflemektedir. Bunu yaparken de İspanya’da yaşayan kadın ve erkek göçmen bireylerin nasıl farklı tahakküm biçimleri ile yüzleştiğini de açıklamak amacındadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir aday ülke olması ve büyük ölçekli sığınmacı göçü ile yakın zamanda yüzleşmesi nedeniyle büyük bir olasılıkla yüzünü çevirdiği AB politikalarının, vatandaş ya da değil, Avrupa Birliği sınırları içinde yaşayan insanların hayatlarını nasıl etkilediği sorunsalı, Türkiyeli sosyal bilimciler için önemli bir meseledir. Bunun yanında, İspanya ve Türkiye’nin göç olgusu ile karşılaşmalarındaki bazı benzerlikler, Türkiye’de geçerli olabilecek bir göç yönetiminin olası sonuçları konusunda bize fikir verecektir.

    ANAHTAR KELİMELER: Göç politikaları, İspanya, Türkiye

    * Doktora öğrencisi, University of Lleida, Catalonia, ozgurgunes@geosoc.udl.cat Makale gönderim tarihi/Recieved on: 2 Ekim 2015/October 2, 2015 Makale kabul tarihi/Accepted on: 16 Mayıs 2016/ May 16, 2016

    103

    NÜFUSBİLİM DERGİSİ / TURKISH JOURNAL OF POPULATION STUDIES 2014 36: 103–135

  • 104 İSPANYA GÖÇ POLİTİKALARI

    ABSTRACT

    In many scientific studies, the transformation of the European Union’s (EU) migration policies in the past twenty years has been addressed as a political science problem by comparing the implementations of various member countries. However, the EU’s migration policies set primarily the living conditions of the migrants. While these policies can enable migrants to be more free and become equal citizens, they can also lead to the exclusion of migrants. After an overall explanation about the EU’s migration policies and EU’s border control policies, this article aims to discuss how and in what way these policies oppress the lives of real migrants living in Spain which plays a key role in the EU’s border control. This article also aims to explain the different forms of oppression faced by the male and female migrants living in Spain. Due to the candidate status of Turkey for the EU accession and the recent large-scale refugee movement to Turkey, the effects of EU policies on people, citizens or non-citizens, living inside the borders of the EU are important for social scientists from Turkey. Furthermore, certain similarities between the experiences of Turkey and Spain regarding the migration phenomena will give an idea about the possible outcomes of migration management that might be implemented in Turkey.

    KEYWORDS: Migration policies, Spain, Turkey

    GİRİŞ

    Göç üzerine kamu politikaları, bir yandan ülkede yaşayan yabancılar için geçerli olan tüm düzenlemeler, diğer yandan da göçmenlerin ülkeye kabul edilişlerini düzenleyen politikalardır. Kabul edilme politikaları, göçmenlerin ev sahibi topluma entegre olmalarını sağlayacak olanaklar ve vatandaşlık haklarına erişimleri ile doğrudan ilgilidir. Sınır güvenliği ve göçmen kabulü üzerine olan politikaların hızla ve yoğun olarak göç alan ülkeler için önemi her geçen gün artmaktadır. Ülkelerin sınır güvenliğini sağlama yönündeki politikalarının meşruiyeti, göçmenlerin yaşam hakları karşısında durmasından kaynaklı, yoğun politik ve etik tartışmalara yol açmıştır. Bu tür riskleri önlemek için, oturma ve çalışma iznine sahip yabancı uyruklu bireylere yönelik politikalar esas olarak bu bireylerin toplumsal uyumunu teşvik etmek amacı ile ayrımcılık karşıtı ve eşitlikçi ilkeleri temel alarak tasarlanırlar. Ülkeye kabul edilme süreçleri ve uygulamaları her ne kadar devletlerin entegrasyon ile ilgili siyasi tavrını yansıtıyor olsa da, bu makalenin sınırları nedeniyle, söz konusu politikalardan sadece genel bir bakış açısıyla söz edilecektir. Benzer bir biçimde, göç etme hakkına karşı devlet kısıtlamaları etrafındaki siyaset felsefesi tartışmaları ise bu çalışmanın kapsamı dışında bırakılmıştır.

  • ÖZGÜR GÜNEŞ ÖZTÜRK 105

    Bu çalışmanın ilk kısmında, İspanya’nın, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren karşılaştığı göç hareketlerine ilişkin devlet politikaları, AB göç politikalarının tarihsel dönüşümü bağlamında incelenmiştir. AB ülkeleri tarafından benimsenen göç ve entegrasyon politikaları ana hatları ile değerlendirilip, bu politikaların İspanya’daki izdüşümleri, göç olgusuna dair bu ülkedeki mevcut durumu inceledikten sonra ortaya koyulmuştur. Kadın ve erkek göçmenlerin deneyimleri tüm ülkelerde önemli farklılıklar gösterdiğinden, bu çalışmada İspanya′da yaşayan göçmen kadınlara yönelik entegrasyon politikaları ve yine bu kadınların hayatlarını etkileyecek diğer politikalar bir alt bölümde incelenmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünden önceki son bölümünde, İspanya’nın bu deneyimlerinin, Türkiye’nin göç olgusu tarihi ve bu olguyu yönetme deneyimleri ile gösterdiği benzerlikler ve farklılıklar, Türkiye deneyimi oraya koyularak genel hatları ile tartışılmıştır.

    Avrupa Birliği göç politikalarına genel bir bakış

    AB’nin göç olgusu üzerine olan yasal düzenlemelerini gözden geçirmeden önce, Avrupa kıtası toplumlarının göçlerle şekillendiği gerçeğine dikkat çekmekte fayda vardır. Birçok çalışmada iddia edilenin aksine göç olgusu sadece yirminci yüzyıl Avrupa’sına ait bir olgu değildir (Sassen, 2013:11).

    Günümüze kadar Avrupa kıtasına ulaşan göç üzerine gerçekleştirilmiş önemli çalışmaların ışığında, bu hareketlere yönelik kurumsal tepkileri üç ayrı dönemde inceleyebiliriz (Zapata-Barrero, 2002:27-28). 1945 ve 1973 yılları arasındaki süreç, ilk aşama olarak değerlendirilir ve Avrupa’nın ekonomik yeniden yapılanmasına denk gelir. Bu yeniden yapılanma süreci, gelişmekte olan ülkelerden yoğun bir işgücü talebine neden olmuştur. Türkiye ve Almanya örneğinde olduğu gibi birçok Avrupa ülkesi emek gücü ithal etmek amacıyla diğer ülkelerle ikili anlaşmalar yapma yoluna gitmiştir. Avrupa ülkelerinin birçoğu, öncelikleri ekonomik kalkınma projelerini gerçekleştirmek olduğundan, bu dönemde ülkelerine ulaşan göçmenlerin entegrasyonunu sağlamak amacıyla politikalar geliştirmemişlerdir.

    1973 ve 1990 yılları arasına denk gelen ikinci aşamada, bir önceki dönemde ithal emek gücüne ihtiyaç duyan birçok Avrupa ülkesi ciddi ekonomik krizle karşı karşıya kalmıştır. Bu dönem aynı zamanda, ülkelerine geri dönmeleri beklenen göçmenlerin çalıştıkları ülkelere yerleşme girişimlerinden ötürü kendilerine yönelik ayrımcı söylemlerin yoğunlaştığı dönemdir. Yukarıda da belirtildiği gibi, emek göçü kalkınma sorununa acil bir çözüm olarak algılanmış olduğundan, ekonomik durgunluk döneminde de sınırların kapatılmasını hedefleyen ve göçmenlerin girişini düzenleyen, kotalar koyan politikalar geliştirilmiştir. Avrupa devletleri, kendi vatandaşlarının sosyo-

  • 106 İSPANYA GÖÇ POLİTİKALARI

    ekonomik refah düzeylerini korumak amacıyla sınır politikalarını yeniden düzenleme yoluna gitmişlerdir. Yine bu dönemin sonunda, göçmenlerin geri dönüşünü teşvik etme yönündeki politikaların da işe yarar olmadığının farkına varılmış ve göçmenlerin sosyal entegrasyonlarını gerçekleştirmeye yönelik destek programları oluşturulmaya başlanmıştır.

    20.yüzyılın son on yılından bugüne kadar olan üçüncü dönem ise AB ülkelerinin sınır politikalarının göçmenlere karşı adeta bir duvar görevi gördüğü dönem olarak nitelendirilir (Zapata-Barrero 2002:28)1. Sınır politikalarının sertliğine rağmen Avrupa’ya yönelik göç durdurulamaz haldedir2 ve yine bu kısıtlayıcı politikalar Avrupa’nın kıyılarında binlerce insanın ölümüne neden olmaktadır. Bu politikalar sadece Avrupa’ya giriş yapmaya çalışan göçmenler için değil, aynı zamanda ülkede hali hazırda bir oturma izni olmadan yaşayan göçmenler için de son derece kısıtlayıcı olmaktadırlar. Herhangi bir oturma hakkına sahip olmadan bu ülkelerde yaşayan insanların özgürlükleri ve hakları, AB vatandaşlarının refah düzeyini korumak için yok sayılmakta (Silveira, 2003:14); söz konusu politikalar aracılığıyla göçmenler, bu duvarlar dışında tutulması gereken bir nevi düşman haline getirilmektedirler. Göçmen bireyleri

Recommended

View more >