nasrettİn hoca - eskisehir.gov.tr · bunu düşüne düşüne uykuya dalmış. tam uykusunun en...

of 25 /25
NASRETTİN HOCA

Author: others

Post on 01-Aug-2021

3 views

Category:

Documents


0 download

Embed Size (px)

TRANSCRIPT

NASRETTN HOCA
Sevgili Çocuklar,
Nasrettin Hoca Eskiehirli’dir. 1208 ylnda Sivrihisar ilçemize bal Hortu Köyü’nde domutur. Sivrihisar ve Konya’da eitim görmütür. 1284 ylnda 76 yanda vefat etmitir. Mezar, uzun süre yaad Akehir’dedir.
Nasrettin Hoca’nn adn ne zaman duysak, hayalimizde kocaman kavuu; uzun, beyaz sakallar ile güler yüzlü, tatl bir insan canlanr. Hemen tebessüm ederiz. Fkralar bizleri güldürürken düündürür. Fkralarnda toplumun eksik ve aksak yönlerini gösterir. nsanlar kalplerini krmadan eletirir. artrken, eletirirken aydnlatr. Hiçbir zaman alay etmez, küçümsemez. Nasrettin Hoca, hem millî, hem evrensel mizah kahramanmzdr.
Nasrettin Hoca, uygarlmzda esiz yeri olan büyük bir bilgedir. O bir eitimcidir. Hazrcevapllyla tannr. Onun her durumda söyleyecek bir sözü vardr. Hepimizin çok sevdii, okurken hem güldüümüz hem düündüümüz o güzel fkralarndan bazlarn derledik. Sizler için bir kitap hazrladk. Bu kitab beeneceinizi umuyorum. yi okumalar diliyor, hepinizin gözlerinden öpüyorum.
Mehmet KILIÇLAR Eskiehir Valisi
NASRETTN HOCA
Çocuklar Nasrettin Hoca’y çok seviyorlarm. Hoca’nn da çocuklar çok sevdiini bildikleri için ona aka yapmaktan çekinmiyorlarm. Bu sefer niyetleri Hoca’nn çarklarn alp kaçmakm. Bunun için de bir yolunu bulup Nasrettin Hoca’y aaca çkartmaya karar vermiler. Nasrettin Hoca çocuklara, -Hayrdr çocuklar, söyleyin bakalm ne istiyorsunuz, diye sormu. Aralarndan iki çocuk, Gülce ve Ali öne atlm. Pembe yanakl minik Gülce, -Hocam, aramzda Nasrettin Hoca bu aaca çkabilir mi çkamaz m, diye iddiaya girdik, demi. Nasrettin Hoca, çocuklarn kendisini oyuna getirmek istediklerini anlam ama belli etmemi. Aaca öyle bir bakm ve: -Deneyelim bakalm, demi. Çocuklar hemen barmaya balamlar: -Yaa Nasrettin Hoca! Hoca heybesini kenara koymu ve çarklarn çkarm. Ama
yere brakmam. Çocuklarn akn baklar arasnda kuann arasna yerletirmi. Sonra aaca trmanmaya balam. Çocuklarn yüzleri aslm. tiraz etmiler. -Aaa, Hocam! Aaçta çarklar ne yapacaksn? Hoca hemen cevap vermi: -Belli mi olur çocuklar, belki aaçtan öteye yol vardr. Yanmda bulunsun, yürür giderim...
AAÇTAN ÖTE YOL VAR
2 3
Bunu düüne düüne uykuya dalm. Tam uykusunun en tatl yerinde Hoca’nn kafasna aaçtan pat diye bir ceviz düüvermi. Nasrettin Hoca can acsyla uyanm. Olanlar anlamaya çalrken, bir ceviz de omzuna dümü. Ban ve omzunu ovarken Hoca’nn aklna uyumadan önce düündükleri gelmi: -Allah’m sen en iyisini bilirsin. Ya aaçta cevizler yerine kabaklar olsayd? Benim halim ne olurdu?
ALLAH’IN NE BAK
Nasrettin Hoca bir sabah, güne doarken evinden çkm. Tarlaya doru yola koyulmu. Hava çok güzelmi. Etrafna baknrken yolun kenarnda bir ceviz aac görmü. Aacn dibinde biraz uyumak istemi. “Daha erken, burada biraz dinleneyim. Tarlaya sonra giderim.” diye düünmü. Heybesini bana yastk yapm ve aacn altna uzanm. Tam uykuya dalacakken gözü, yerdeki kabaklara taklm. Önce yerdeki kocaman kabaklara sonra da cevizlere bakm. Kendi kendine: -Ey Allah’m! in sorgulanmaz ama incecik sapn ucunda kocaman kabak, kocaman aaçta ise küçücük ceviz var. Bu nasl i, demi.
4 5
BENM ÖLECEM DE BL!
Nasrettin Hoca, ormana odun kesmeye gider. Çkp bir daln üstüne oturur. Sonra da oturduu dal kesmeye balar. Oradan geçen biri: -Hocam ne yapyorsun? Bindiin dal kesiyorsun. imdi yere düeceksin, diye seslenir. Hoca, köylünün sözlerine aldrmaz. Dal kesmeye devam eder. Az sonra da köylünün dedii gibi yere yuvarlanr. Köylüye: -Sen çok akll bir adammsn, der. Benim düeceimi önceden bildin. O hâlde ne zaman öleceimi de bilirsin.
6 7
GÜRÜLTÜ -Yapma Hocam. Hiç cübbe o kadar gürültü çkarr m? Bunun üzerine Hoca öfkeli bir biçimde yant vermi: -Sen de amma üsteledin. Cübbenin içinde ben de vardm!
Bir gün Hoca evinden çkm, çarya gidiyormu. Yolda komusuna rastlam. Komusu hemen söze girmi: -Hocam, dün gece sizin evde neler oldu? Önce sesler duyduk, ardndan büyük bir gürültü. Neyin nesi bir türlü anlayamadk. Ne oldu Hocam, anlatver... Hoca, karlk vermek istememi. Fakat adam peini brakmam. Sormu da sormu. Artk Hoca dayanamam: -Bizim hanmla kavga ettik. Hanm öfkelendi. Cübbeme bir tekme att, cübbem de merdivenlerden aa yuvarland. Gürültü dediin ite bu, demi.
8 9
FDAN
Nasrettin Hoca bir gün evinin bahçesine birkaç fidan diker. Fakat diktii fidanlar akam söker. Ertesi sabah ayn fidanlar yeniden bahçeye diker. Fidanlar akam tekrar söker. Hoca’nn yaptklarn gören komular dayanamayp yanna gelirler.
-Hocam, bakyoruz; fidanlar sabahlar dikiyor, akamlar da söküyorsun. Bu nasl i, bir türlü akl erdiremedik. -Ah, hiç sormayn komular... Baksanza ortalk hrszlardan geçilmiyor. Ne olur ne olmaz, insann mal hep gözünün önünde olmal!
10 11
HELVA
Bir gün Hoca’nn can helva çekmiti. Ama paras yoktu. Bakkala gitti, yutkunarak sordu: -Bakkalba, sende un var m? -Var. -Ya ile eker de var m? -Onlar da var. -Bre birader, ne duruyorsun öyleyse, helva yapp yesene!
12 13
Nasrettin Hoca bir akam yorgun argn eve dönmü. Karn çok açm. Gözlerinden uyku akyormu. Hanm hemen yemek hazrlam. Birlikte yemek yemiler. Nasrettin Hoca hanmna o gün yaadklarn anlatm, hanm da komularndan söz etmi. Nasrettin Hoca yemekten sonra hemen yatm ve derin bir uykuya dalm. Gece Nasrettin Hoca’nn hanm bahçeden gelen tkrtlara uyanm, Nasrettin Hoca’y dürtmü: -Uyan bey, dardan tkr tkr sesler geliyor. Nasrettin Hoca, uykusunun arasnda: -Kedilerdir hanm, endielenme demi; uyumaya devam etmi. Nasrettin Hoca ve hanm ertesi sabah çilli horozun yeri göü inleten ötüüyle uyanmlar Ü...Ürü...Ü... ÜÜÜÜ!....... Güzelce kahvaltlarn etmiler; kahvaltdan sonra Nasrettin Hoca tarlaya gitmek için hazrlanmaya balam, heybesine eyalarn yerletirmi, Karakaçan’ almak için ahra gitmi. Bir bakm ahrn kaps açk! Merakla içeri girmi Aaaa!..Karakaçan içeride deilmi! Karakaçan... Karakaçan...diye seslenmi. Fakat sesine karlk alamam. Nasrettin Hoca hemen eve komu, hanmna:
-Ahrn kapsn sen mi açk braktn, diye sormu. Bu srada hanmnn aklna gece bahçeden duyduu tkrtlar gelmi: -Tüh, demi. Demek gece duyduum sesler ahrdan geliyormu. Anlalan bahçemize hrsz girdi. Karakaçan’ çald!
14 15
Nasrettin Hoca: -Eyvaah, demi. Öyle mi oldu dersin hanm? Sonra ,bir gören olmutur diye komularna sormaya gitmi. Can sknts içinde herkese durumunu anlatm. Ksa sürede Hoca’nn etrafnda bir kalabalk toplanm. Nasrettin Hoca: -Hrsz gören oldu mu, Karakaçan’n sesini duyan oldu mu, diye herkese soruyormu. Komularn her biri bir ey söylüyormu: -Hocam niye ahrn kapsna salam bir kilit takmadn demi biri. Nasrettin Hoca: -Komum kilit salamd, derken bir bakas:
-Hocam, demi, kusura bakma ama eein çalnmasnda en büyük suç senin. Çünkü doru dürüst bir ahrn bile yok, kaps penceresi yok, eski püskü bir ahr. Nasrettin Hoca komularnn bu suçlamalarna daha fazla dayanamam, kalarn çatm ve etrafndaki kalabala demi ki: -Yahu komular, demi; iyi güzel de kabahatin hepsi benim mi? Hrszn hiç mi suçu yok?
16 17
Nasrettin Hoca kendinden emin cevap vermi: -Eeimin ayan bast yer, dünyann ortasdr. Adamlar, Hoca’nn cevabn pek beenmemiler. Uzun boylu adam alayl alayl: -Doru söylediini nereden bileceim, diye sormu. Nasrettin Hoca dudan bükmü: -nanmyorsanz ölçün o zaman, demi. Adam ikinci sorusuna geçmi:
Nasrettin Hoca kendinden emin cevap vermi: -Eeimin ayan bast yer, dünyann ortasdr. Adamlar, Hoca’nn cevabn pek beenmemiler. Uzun boylu adam alayl alayl: -Doru söylediini nereden bileceim, diye sormu. Nasrettin Hoca dudan bükmü: -nanmyorsanz ölçün o zaman, demi. Adam ikinci sorusuna geçmi:
NANMAZSANIZ ÖLÇÜN
Bir gün yolda iki komusu Hoca’y durdurmu. Önce Hoca’ya hâl hatr sormular. Sonra adamlardan uzun boylu olan: -Hocam bizim merak ettiimiz baz eyler var. Sana sorabilir miyiz, demi. Hoca: -Buyrun, sorun evladm. Bildiim eylerse elbet söylerim, demi. Aslnda adamlarn niyeti Hoca’ya cevaplayamayaca sorular sorup onu zor durumda brakmakm. Uzun boylu adam: -Hocam, dünyann ortas neresi, diyerek ilk sorusunu sormu.
-Peki Hocam, gökyüzünde kaç yldz var? Nasrettin Hoca: -Gökyüzündeki yldzlarn says eeimin tüyleri kadar, demi. -Öyle ey olur mu Hocam, diyerek itiraz etmi adam.
Nasrettin Hoca kendinden emin cevap vermi: -Eeimin ayan bast yer, dünyann ortasdr. Adamlar, Hoca’nn cevabn pek beenmemiler. Uzun boylu adam alayl alayl: -Doru söylediini nereden bileceim, diye sormu. Nasrettin Hoca dudan bükmü: -nanmyorsanz ölçün o zaman, demi. Adam ikinci sorusuna geçmi:
18 19
Hoca, sorduklar her soruya bir cevap buluyormu. Aralarnda gizlice konumular. Sonra uzun boylu olan bir soru daha sormu: -Eee, peki Hocam, benim bamda kaç tel saç var? Nasrettin Hoca gülmü. Adamn sorusunu kendinden emin bir ekilde cevaplam: -Eeimin kuyruunda ne kadar tüy varsa senin banda da o kadar saç var. Adam bu cevaba itiraz etmi: -yi de Hocam, nerden biliyorsun bunlar? Hoca: -Bak olum, eer dediime inanmyorsan, bir tel senin saçndan bir tüy eeimin kuyruundan koparalm. Bitirinceye kadar devam edelim. O zaman eit mi deil mi görürsün, demi...
20 21
KANDL ve KAZAN Kn ortasnda Nasrettin Hoca’nn arkadalar, Hoca’nn evinde bir akam yemei yemek isterler. Bir plan hazrlayarak Hoca’nn yanna giderler. çlerinden biri: -Hocam biz bir konuda anlaamadk. Bize yardm eder misin, der. Hoca: -Neymi o bakalm, diye sorar. -Acaba Hoca akam sabaha kadar ehrin dnda ate yakmadan kalabilir mi, diye tarttk. Bahse girdik. Ne dersin Hocam, gece sabaha kadar soukta kalabilir misin? Hoca hiç duraksamadan: -Ne var bunda, elbette kalrm, der. Arkadalar hemen atlr: -Hocam! Eer gece soukta sabaha kadar kalrsan sana güzel bir ziyafet vereceiz. Ama yannda snacak hiçbir ey olmayacak. Yok eer bekleyemezsen, sen bize bir sofra donatacaksn tamam m, derler. Hoca, bu art da kabul eder. Ertesi gece Hoca, souk, frtna, kar demeden ehrin dnda sabaha kadar bekler. Bekler
ama souktan da neredeyse donacak hâle gelir. Sabah erkenden arkadalar ile buluur. Herkes, Hoca’nn sabaha kadar soua dayanamayacan düünmütür. Onu görünce ziyafeti kaçrdklar için üzülürler. Hoca: -Bahsi kazandm ama çok da sknt çektim. Neredeyse donacaktm. Çok souk vard. Frtna hiç dinmedi. Sadece çok uzaklarda bir kandil gördüm, diyerek gece olanlar anlatr.
22 23
Bunu duyan arkadalar: -Hah, derler. te bahsi kaybettin. Hani etrafnda hiç ate olmayacakt? Ama sen mum ile snmsn. Bahsi kaybettin. Hoca, uzaktan görünen mum nn kendisini stmadn söylese de arkadalarna kabul ettiremez. Çaresiz, onlara ziyafet vermeyi kabul eder. Ertesi akam, Hoca’nn arkadalar çorbalar, dolmalar, börekler hayal ederek neeyle Hoca’nn evine gelirler. Bir de bakarlar ki sofra kurulu ama ortada yemek falan yok. Hoca onlara: -Sabredin, birazdan yemekler hazr olacak, der. Aradan bir saat geçer, yemek yok. ki saat geçer, yemek yok. -Yemek bahçede piiyor. Gelin de piip pimediine bakalm, der Hoca. Bir de ne görsünler! Hoca bir aacn dalna yemek kazan asm. Yere de bir mum koymu, kazan kaynatmaya çalyor. Çok arrlar. -Aman Hocam, bir mumla bu koskoca kazan kaynar m hiç, diye sorduklarnda, Hoca u cevab verir: -Elbette kaynar. Dün gece ben ehrin bir ucundan gelen mum ile sndm da bu mum bu kazan neden kaynatmasn? 24 25
KAZAN DOURDU
Hoca’nn hanm bir gün, büyük bir kazana ihtiyaç duyar. Ama evlerinde uygun bir kazan bulamaz. Hanm, Hoca’ya: -Efendi, git de komudan kazan isteyiver, der. Hoca komusunun kapsn çalar. Kap açlnca Hoca ezile büzüle: -Komum, ey, u sizin kazan bize ödünç verebilir misiniz? Hanm bulgur kaynatacak da, der. Meer Hoca’nn komusu cimrinin biriymi. -Veririm Hocam, veririm. Ama ii bitince hemen getir, diye Hoca’y sk sk tembihler. Hoca bu sözden çok incinir ama hiç belli etmez. Hoca’nn hanm ii bitince Hoca’ya kazan verir: -Tamam bey, kazann ii bitti, geri götürebilirsin, der. Hoca kazann içine bir tencere koyarak komusunun evine gider. Komusu kazann içindeki tencereyi görünce merakla sorar: -Hayrola Hocam! Bu tencere de ne böyle?
-Hiiç! Senin kazan dourdu da, diye cevap verir Hoca. Bu sözleri duyan cimri komunun sevinçten gözleri
parlar. Tencereyi de kazan da alr. Teekkür bile etmez.
26 27
Aradan epey bir zaman geçer. Hoca tekrar kazana ihtiyaç duyar. Komusuna gidip kazann ister. Komusu, “Galiba bizim kazan tekrar douracak.’’ diyerek sevinir. Hemen kazan Hoca’ya verir. Aradan günler, haftalar geçer. Hoca kazan geri götürmez. Açkgöz komu kayglanr. “Umarm kazana bir ey olmamtr.’’ diye düünür. Gider, Hoca’nn kapsn çalar. -Hocam, hani u benden aldn kazan var ya... Onu geri alabilir miyim? diye sorar. Hoca üzgün üzgün bakar: -Ah komum ah! Üzülmeyesin diye gelip söylemedim.
Ban saolsun. Senin kazan öldü, der. Komusu öfke ve aknlkla sorar: -Aman Hocam! Güldürme beni, kazan hiç ölür müymü? Hoca komusuna gülümseyerek bakar ve u cevab verir: -A benim akll komum! Kazann dourduuna inanyorsun da öldüüne neden inanmyorsun?
28 29
MEKTUP
Nasrettin Hoca bir gün çalmak için tarlasna gidiyormu. Bu srada birinin kendisine seslendiini duymu. Durup arkasna bakm. Bir adam cebinden bir mektup çkararak Nasrettin Hoca’ya göstermi: -Hocam, ben aylardr baka ülkede yaayan bir yaknmdan mektup bekliyordum. Gözlerim yollardayd. Bugün beklediim mektup geldi. -yi ya, gözün aydn, demi Nasrettin Hoca. -Ama benim okuma yazmam yok, demi adam. Mektubu okuyamadm. Nasrettin Hoca: -Komularndan hiç okuma yazma bilen yok mu, onlara okutsaydn, diye sormu. Adam üzgün bir sesle cevap vermi: -Olmaz olur mu Hocam, elbette okuma yazma bilen komum var. Ama bu mektubu okuyamyor. Nasrettin Hoca, Allah Allah diyerek ban kam. Adam anlatmaya devam etmi:
-Üç gündür çalmadm kap kalmad, en sonunda “Okusa okusa bu mektubu Nasrettin Hoca okur.” dediler. Ben de seni aramaya baladm. Önce evine gittim. Hanmn tarlada olduunu söyledi. Tarlaya gidiyordum ki seni gördüm.
30 31
Nasrettin Hoca, insanlara yardm etmeyi severmi. Adamn uzatt mektubu alm. Fakat eline alr almaz bu mektubun yabanc bir dille yazldn görmü. nsanlarn mektubu bu yüzden okuyamadklarn anlam. Ne yazk ki kendisi de bu dili bilmiyormu. Adama bunu nasl söyleyeceini düünmeye balam. Adam Nasrettin Hoca’nn bu skntsndan habersiz: -Hocam sen bilgilisin, kültürlüsün. Bunca yolu senin için geldim. Haydi oku u mektubu da beni sevindir, demi. Nasrettin Hoca bir süre mektuba baktktan sonra üzgün bir sesle: -Ben bu mektubu okuyamam, demi. Çünkü bu mektup yabanc bir dille yazlm. Sen bu dili bilen birini bulmalsn. Günlerdir mektubu okuyacak birini arayan adam, Nasrettin Hoca’nn söylediklerine çok sinirlenmi: -O kadar yolu bunun için mi geldim yani, demi. Mektubu Hoca’nn elinden alm. Nasrettin Hoca’ya: -Sen nasl Hocasn? Bir mektubu bile okuyamyorsun! Bandaki kavuktan utan,diye çkm.
Nasrettin Hoca adamn anlayszlna kzm. Bandaki kavuu çkarp adama uzatm: -Marifet kavuktaysa al sen oku, demi.
32 33
NE ÇEKTM GÖRÜN
Nasrettin Hoca’nn huysuz bir eei vard. Eein huysuzluundan bkan Hoca, onu satmaya karar verdi. Eei zar zor pazara götürdü. Satmas için onu hayvan cambazna teslim etti. Ama eek, alclar yanna hiç yaklatrmad. Kimini srd, kimini çifteledi; alclarn hepsini kaçrtt. Hayvan cambaz çaresiz kald. Eei satamayacan anlad. Eei götürüp Hoca’ya teslim etti.
Hoca’ya: -Senin eek çok huysuz Hocam, bu eei kimse satn almaz, dedi. Hoca çaresiz eei ald. Hoca: -Aslnda ben onu satmak için getirmemitim. Herkesin bu eekten neler çektiimi görmesini istemitim, dedi.
34 35
PEN PARA
Nasrettin Hoca bir komusundan ödünç para almt. Borcunu vaktinde ödeyemedi. Alacakl, bir gün kapsn vurdu: -Kusura bakma Hoca Efendi, alacam istemeye geldim. Nasrettin Hoca’nn o anda kesesinde bir akçesi bile yoktu. Komusuna: -Bak, u bahçenin kenarndaki çallar görüyor musun? Buradan geçen koyunlarn yünleri bu çallara taklacak. Bu yünleri toplayacam. Eritip iplik yaptracam. plii satp sana borcumu ödeyeceim, dedi.
Nasrettin Hoca’nn yine akalatn sanan komusu gülmeye balad: -lahi Nasrettin Hoca! Nasrettin Hoca alacaklnn güldüünü görünce demi ki: -Pein paray görünce nasl da gülersin deil mi?
36 37
TARTI Hoca’nn hanm eti alm. Güzel bir yemek yapm. Öle saatinde komular gelmiler. Hoca’nn hanm, nezaket olsun diye komular yemee davet etmi. Komular oturmular, yemei bir güzel yemiler. Hoca, akam eve gelmi. Sofraya oturmu. Bakm sofrada yalnz bulgur pilav var. Öfkelenip karsna barm: -Hanm, hani bizim et yemei nerede? Kars: -Hiç sorma bey. Senin gönderdiin eti kedi yedi, demi. Hoca sofradan frlam. Eline bir sopa alm ve kediyi aramaya balam. Kediyi bulmu. Bulmu ama pek arm. Çünkü bildii sska, zayf kedi karsnda duruyormu. -Eti bu mu yedi, diye karsna sormu. Kars: -Evet, bu utanmaz yedi, diye karlk vermi. Hoca, inanmayan gözlerle karsna bakm. Sonra mutfaa komu. Teraziyi alm, bir kefesine kediyi, bir kefesine de arlklar koymu. Kedi tastamam iki kilo gelmi. Bunun üzerine Hoca, karsna sormu: -Hanm hanm! Bizim kedi iki kilo geldi. Bizim et de iki kiloydu. Öyleyse bu tarttm kediyse et nerede? Yok, bu tarttm et ise, kedi nerede?
Hoca, ald iki kilo eti eve göndermi. Eti götüren çocua: -Aman olum, unutma! Hanma söyle, bu etle yemek yapsn, demi.
38 39
Nasrettin Hoca güzel bir yaz sabah evinden çkp tarlasna gitmi. Ölene kadar çalm. Hava çok güzelmi. Tarladaki ileri bitince gölün kysn gezerek evine gitmeye karar vermi. Çimenler yemyeil, göl masmaviymi. Kular ‘cik cik’ diye ötüyormu. Hoca, gölün kysna oturmu. Karnnn açln fark etmi.Yannda hanmnn tarlada yemesi için hazrlad yemekler varm. Torbasndan yemeini çkarm. Yemeinin yannda bir çömlek yourt varm. Hoca bir güzel karnn doyurmu. Sonra çömlekteki yourdu kak kak göle dökmeye balam. Yoldan geçen bir adam Hoca’y görmü: -Hayrola Hocam, yourdu göle niye döküyorsun, diye sormu. Hoca adama gülümsemi:
YA TUTARSA? -Gölü mayalyorum, görmüyor musun? Adam alayl alayl gülmü. -lahi Hocam, göl hiç maya tutar m? Nasrettin Hoca, öyle deme komum, demi ve eklemi: -Ya tutarsa!
40 41
Bir gün hava çok scakm. Hoca boncuk boncuk terliyormu. Derken sokakta oynayan çocuklar görmü. Biraz serinlemek ve çocuklar seyretmek için bir aacn altna oturmu. Cebinden mendilini çkararak terini silmi. Kahkahalar atarak oynayan çocuklar izlemeye dalm...
Hoca, çocuklar izlerken mahallenin en yaramaz çocuu Ali, aacn arkasndan gizlice yaklam ve Hoca’nn bandaki kavuu kapm. Hoca ne olduunu anlayamadan Ali, kavuu arkadalarna götürmü. Çocuklar kavuu birbirlerine atarak oynamaya balamlar. Hoca, kavuunu geri almak için onlara doru komu. Çocuklar Hoca’nn geldiini görünce dört bir yana dalmlar. Hoca, kavuu elinde tutan çocua yaklanca, çocuk kavuu dier arkadana atyormu. Kavuk böylece sürekli el deitiriyormu.
42 43
Hoca’nn oradan oraya koturduunu gören mahalleli, Hoca’ya yardm etmek istemi ama hiçbiri çocuklar yakalayamam. Bu kova- lamaca uzun süre devam etmi. Hoca, nefes nefese kalm, dizleri- nin üstüne çökmü. Bir süre dinlendikten sonra kavuksuz olarak eve dönmü. Hanm onu böyle görünce çok arm: -Bey, sen kavuunu hiç bandan çkarmazdn. Hayrola, bir ey mi oldu? Kavuun nerede, diye sormu. Nasrettin Hoca gülümseyerek hanmna cevap vermi: -Sorma hanm, benim kavuk çocukluunu özlemi, imdi komu çocuklar ile sokakta oyun oynuyor.
44