nasrettin hoca gölpınarlı

of 106 /106
8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı http://slidepdf.com/reader/full/nasrettin-hoca-goelpinarli 1/106 Nasreddin Hoca Hazırlıyan: Abdülbâkî GÖLPINARLI Çizgiler: Abidin DİNO İSTANBUL BEMZİ KİTABEVİ 93,  Ankara Caddesi,  93

Author: ihramcizade

Post on 07-Aug-2018

322 views

Category:

Documents


2 download

Embed Size (px)

TRANSCRIPT

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    1/106

    Nasreddin Hoca

    H a z ı r l ı y a n :

    Abdülbâkî GÖLPINARLI

    Çizgi l e r :

    A b i d i n D İ N O

    İ S T A N B U L

    B E M Z İ K İ T A B E V İ

    9 3 ,  A n k a r a C a d d e s i ,   93

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    2/106

    Y Ü K S E L E N M A T B A A S I

    • • İ S T A N B U L — 1 9 6 1 •

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    3/106

    Ö N S Ö Z

    •• Nas reddin Hoca kimdir? N e va kit yaşam ışt ır , nası l b ir adamd ır? Hattâ

    böyle b ir adam yaşamış mıd ır? Büt ün bu soru lan kes in o larak cevap

    land ırmaya imkân yok b izce .

    Birçok f ıkra lar , onu , Temürleng' le çağdaş gös t ermede . B ir halk r iva

    ye t i de X. yüzyı l ın meşhur saf î l er inden o lup Bağdat ' t a as ı lan Huseyn

    ibn- i Mansûr-al-Hallâc' la ve XV. yüzyıl ın i lk senelerinde Halep'te , deris i

    yüzü lmek suret iy le ö ldürü len Seyyid Nes îmî i l e arkadaş saymada. Baba

    Şücâ' ad l ı b îr ş eyh in derviş iymiş bu üç zat . Şeyh in b ir koyunu varmış .

    Kesermiş , p i ş ir ir lermiş , kemik ler in i b ir araya t op lar , Tanr ıya

      niyaz

      eder

    miş , kemikler birbirine çat ı l ır , et lere bürünür, et ler deriyle , deri , yünle

    ört ü lür , hayvan d ir i l i rmiş . B ir gün , Huseyn ibn- i M ansûr ' la Nes îmî , ş eyh

    yokken koyunu kesmeyi kurmuş lar . B iz de dua eder iz demiş ler , e lbe t t e

    can lan ır . M ansûr , kesmiş , çenge le asmış , Nes îmî , der i s in i yüzmüş . Hoca

    Nasredd in , bu i ş lere   h iç   kar ışmamış , f akat boyuna bun lar ın hareket le

    r ine bak ıp gü lmüş . Koyunu p iş ir ip yemiş ler , kemik ler in i t op lamış lar ,

    duaya koyu lmuş lar , f akat d ir i lmemiş . Bu s ıra larda şeyh ge lmiş , i ş i an

    lay ınca pek can ı s ık ı lmış . K im kes t i demiş . M ansûr , ben kes t im, as t ım

    deyince d i ler im demiş ş eyh , kes i l e s in , aş ı las ın ; k im yüzdü? Nes imî , ben

    yüzdüm demiş . Şeyh , s en de demiş , yüzü les in . Sonra Nasredd in 'e dönüp

    sen ne yapt ın demiş . Nasredd in , ben , boyuna bun lara gü ldüm demiş . Şeyh ,

    sana da demiş , k ıyamet e kadar gü lsün ler .

    Bâz ı lar ına göre Nasredd in Hoca d iye b ir adam yokt ur . Arap lar ın Cu-

    ha's ı , Hoca şeklinde, Türklere geçmişt ir , hat tâ Hoca i le Çuha adlarının

    yak ın l ığ ı da bu . yüzdend ir . Bâz ı lar ına göreyse Hoca'nm f ıkralar ı XVI . yüz

    y ı lda arapçaya çevr i lmiş , hat t â bu f ıkra lara , «Nevâd iru Hâce Nasrudd în

    Efendi Çuha» adı veri lmiş t ir , buna . karşı l ık C uha'nm f ıkraları , eski za

    manlarda t op lu b ir halde yokt ur .

    9

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    4/106

    Nasreddin Hoca, eski yazma letâif mecmualarında, Selçıiklular dev

    rinde  ve  Alâeddin zamanında yaşamış gösterilir  (1).  Akşehir deki türbe-

    sindeki

      kitabede 386

      tarihi

      var.

      Türbe,

      1908

     den  sonra

      tamir

      edilirken,

    aynı tarihi taşıyan kırık  bi r

     eski kitabe

      daha bulunmuştur. Mahallî

      riva

    yetlere göre, Hoca nm gülünç şahsiyeti,  bu kitabede  de   gösterilmiştir.  386,

    tersine okunursa Hoca nm ölüm yılı olan

      683

      senesi

      (1284-1285)

      bulun

    muş olur.

    Seyy id Mahmûd-ı Hayrânî ye  ait  655 te  (1257), Hacı İbrahim Sultan a

    ait  665 te   (1266-1267)  tanzim edilen ik i  vakıfnamede, Hoca nm şâhid oluşu,

    onun yaşadığı çağı, meydana çıkarmakta  ve  kitabenin doğruluğunu ispat

    etmektedir.

    Gene rivayetlere göre Nasreddin Hoca,  605 te (1208-1209)  Sivrihisar a

    tâbi Hortu köyünde doğmuştur. Babası,

      o

     köyün imamı Abdullah tır. Son

    ra imamlık kendisine kalmış,  635 te  (1237-1238)  vazifesini, Mehmed adlı

    birisine bırakıp, Seyyid Mahmûd-ı Hayrânî ye intisab etmek üzere  Ak

    şehir e göçmüş  ve  orda ölmüştür.

    Burda, Nasreddin Hoca nm kızma  âid olduğu söylenen mezar taşının

    da Konya da, Mevlânâ Müzesi nde bulunduğunu söyl iyel im. Türbe avlu

    sunda, «Hadîkatül Ervah» a  girilince  sağ  yandaki duvara dayalı bulunan

    bu  taş,

     1367

     No. da  kayıtlıdır. Sivrihisar dan gelmiştir. Kırılmış,  beş  parça

    olmuş, beton kalıba alınmış, alçıyla tutturulmuş, bâzı yerleri kapanmış

    tır. Yazı altı satırdır  ve  Selçuk sülüsiyle erkek yazı olarak kazınmıştır.

    Müze Müdürü Mehmed Önder, bize

      bu baş

      taşını haber vermek

      ve

      gös

    termek lûtfundâ bulundu; teşekkür ederiz. Kitabeyi yazıyoruz. Noktalı

    yerler, kapanan yerlerdir:

    A l l a h . . .

      F â t ı m a

    H â t û n b i n t i

    H â c e N a s r u d d î n N u s r a t

    i e g a m n a a d a h a l l â h u   bi  g u f r â n i h î

    Sab atu  va  ışrîne  va

      sa b 'a m ia

    683 te   vefat eden Hoca nın kızının,  727 de  ölmesi gaayet tabiîdir.

    İ s m a i l

      Hâmi Danişmend e

      g ö r e

      Hoca,

      Ç o b a n o ğ u l l a r m d a n

      Husâmed-

    d i n

      Çoban

      o ğ l u

      Alp-Yürük

     ün

      t o r u n u

      Muzaffereddin Yavlak-Arslan

     m

    (-1)  I.   A l â e d d i n K e y k u b a d , 1 2 1 0-12 1 9  da, II.

      A l â e d d i n ,

      1249-1257  de,

     .11.

      İz-

    z e d d i n

      ve IV.

     R ü k n e d d i n l e b e r a b e r h ü k ü m s ü r m ü ş t ü r .

      III.

      A l â e d d i n   1298

     le 1301

    a r a s ı n d a p a d i ş a h l ı k e t m i ş t i r .

    10

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    5/106

    oğlu Nâs ıredd in M ahmûd'dur . Babas ı , İ291 de  ölmüş , Hâce Nâs ıredd in

    M ahmûd, Kas t amonu'da beyl ik e t miş , sonra Se lçuk lu lar ın h izmet ine g ir

    miş, 1283-1291 de  Konya'da bu lunmu ş ,  bir aralık saltanat na ipliği  de  yap

    mıştır.

    *

    Hoca'nm,  en  eski fıkrası , Ebül-H ayr- ı Rûm i'nin,  Cem  Sulta n adı

    na yazd ığ ı «Sal t uk- Nâm e» s inded ir .  Bu  f ıkraya göre Hoca , Akşeh ir 'de

    yat an Seyyid M ahmûd- ı Hayrân î 'n in derviş id ir . P irdaş ı Sar ı Sa l t uk , '

      p î

    :

    r in i z iyare t i ç in Akşeh ir 'e ge lmiş  ve  Hoca'ya konuk olmuştur. Hoca, Sarı

    Sal t uk 'a a l t ın ve . gümü ş sahan lar la yem ek ç ıkarmış

      ve

      bizzat kendis i h iz

    met etmişt ir . Sarı Saltuk,  bir  aralık , acaba bunlar. H oca'ya babad an  mı

    kalma, yoksa kend i  mi  çalış ıp kazandı  da  aldı d iye düşünürken Hoca,

    onun gön lünden geçen i an lamış , heps i  de  demiş , babadan kalma. Ben im,

    ancak  üç  m a l ı m  var,  onlarla geldim,  bu  dünyaya, onlarla giderim. Sarı

    Saltuk, nedir onlar diye sorunca   bir y...., iki t...  demiş . Sarı Saltuk, böyle

    o l g u n  bir  adam abes  söz  s ö y l e m e z .  Bu söz,  şüphes iz  ki bir  remiz , amma

    neyi kasdet t i acaba d iye düşünürken Hoca , düşünme, düşünme demiş , bu

    üç şey le inanc ı , amel i  ve  ihlâs ı kasdett im.

    Bu f ıkraya göre Hoca, alt ın   ve  gümüş kap- kaeak sah ib id ir  ve  zengin

    bir adamdır. Aynı zamanda 1263-1264, te , on-on  iki bin  göçer- ev l i Türk

    men ' le Rumel i 'ye geçen Sar ı Sa l t uk ' la p irdaş t ır . Zât en «Sal t uk- Nâme»,

    Sarı Saltuk'u, Seyyid Mahmûd-ı Hayrânî'r i in derviş i sayar. İbn- i Batû-

    t a ' n m k a y d ı n a  ve  ap-açık Bât ınî inançlara sahib olan Barak Baba'nm

    şeyh i o lmas ına nazaran  San  Saltuk Baba'nm, 1240-1241 de  eeşhur Babâî

    i syan ın ı haz ır l ıyan  ve  îdam ed i len Baba İ shak 'm  ve  onun şeyh i Baba

    İ lyas 'm kanâat lar ın ı ben imsemiş  bi r  adam olduğu nda şüphe ed i leme z (2).

    Esasen Bekt aş î Vi lâyet - Nâmes i ' ( Hac ı Bekt aş M anâk ıb ı ) ,  onu, 'Hacı Bek-

    taş halîfes i gösterir .

    Hoca'nm, yaz ı l ı o larak bu lduğumuz bu en  eski f ıkrasından sonra 1531-

    32

     de

      ölen Lâmiî'nin «Lâtâif» inde

      de iki

      f ıkrası

      var. Bu

      f ıkraların birin

    de XIII . - XIV . yüzyı l larda Anadolu 'da yaşay an Şey yad I iam za'nm   adı geç-

    ( 2) B a r a k B a b a n m , k ü ç ü c ü k   bi r   r i s a l e s i v a rd ı r .   Bu   r i s a l e y i , ö n c e H i l m i

    Z i y a , M i h r a p d e r g i s i n d e y a y ı n l a d ı ( A n a d o l u T a r i h i n d e D i n î  Ruhiyat   M ü ş a h e d e

    l e r i , İ s t a n b u l ,

      1340,

     s a y ı : 1 3 - 1 4 ) . S o n r a

      biz,

      1939

     da,

      İ s t a n b u l , İ k b a l K i t a b e v i

      ya

    y ı n l a r ı n d a n o l a n « Y u n u s E m r e  -   H a y a t ı » a d l ı e s e r i m i z d e   bu   r i s a l e n i n m e t n i n i

    v e ş e r h i n i n e ş r e t t i k . N e ş r e t t iğ i m i z ş e r h i n K u t b - a l - A l e v î n i n î a r s ç a ş e r h i n i n t ü r k -

    ç e y e t e r c e m e s i o l d u ğ u n u s o n r a d a n a n l a d ı k . Y a k ı n d a Y u n u s a  ait   n e ş r e d e e e ğ i -

    rn i z  bi r   m o n o g r a f id e   bu   î a r s ç a ş e r h l e t e r c e m e s i n i   bi r   k e r e d a h a g ö z d e n g e ç i r e

    ceğ i z .

    11

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    6/106

    mekt ed ir . Fakat zengin l iğ ine , yoksu l luğuna â i t b ir ip - ucu vermemekt e

    dir.

    *

    Bu, XV. ve XVI. yüzyıla aid ik i eserde kayıt l ı üç f ıkra, gerçekten de

    yoksu l , yahut zengin , ha lk t an , yahut yüksek zümreden o lan Hoca'ya a i t

    midir? Kim iddia edebil ir böyle bir şeyi? En eski yazı l ı f ıkraların bi le

    ona aid oluşu, şüpheliyken art ık öbür f ıkraların Hoca'ya aidiyet ini söy

    lemek imkân ı kal ır mı? Zât en bu f ıkra lar ın b ir k ı smı , Bekt aş î 'ye b ir k ı s

    mı , herhangi b ir d îvâneye , b ir k ı smı da , muayyen ve t ar ih î b ir şahs iye t e

    at f ed i lmede . XII I . yüzyı lda yaşayan Hoca'nm, Temür' le bu luşup konuş

    mas ına imkân yok . M ese lâ , b ir gün hamamda, ku l o l sam da sat ı l sam kaç

    para eder im d iyen Temür'e , Hoca'nm şu kadar akçe demes i , Temür'ün ,

    yaln ız f u t an ı o kadar eder sözünü , zât en ben de ona değer b içmiş t im sö

    züyle karş ı lamas ı , e sk i kaynak larda, Temür'ün çağdaş ı ve «İ skender- Nâ-

    me» sahibi , şâir Ahmedî'ye (ölm. 1412) at fedilmişt ir . Hoca'nm bâzı f ık-

    ralariyse Arapların meşhur ahmak, fakat sâf ve gülünç t ip leri Cuha'ya,

    Delkak'a, Ebenneka'ya da izafe edil iyor. Bâzı f ıkralarsa o kadar mânâsız

    ve o kadar aptalca ki bunların , art ık lâf olsun diye sersem zekâlardan

    doğduğu meydanda.

    Görü lüyor k i i ş in i ç inden ç ıkmanın imkân ı yok , çünkü d ış yok k i

    iç inden ç ık ı l sm. Be lk i idd ia eden ler in idd ias ı doğrudur da Hoca , b ir Hâ-

    cedir , vezir oğlu vezirdir ve bu zat , espritüeldir , hazır-cevapt ır , zekîdir ,

    s ıras ında kendini sâf göstermeyi bi l ir . Fakat halk, ondan daha zekîdir ,

    daha espritüeldir , daha hazır-cevapt ır , onun şöhret ini kullanmış , ondan

    bam-başka bir t ip , b ir halk t ip i yaratmış , onu kendis ine mal etmiş , ona

    söz ler söy le t miş t ir . Be lk i de Hoca , b ir köy imamın ın oğ ludur , köy ima

    mıd ır , ha lk t and ır ve halk , onu o kadar bağr ına basmış t ır k i zaman- za-

    man durmamış , boyuna onun d i l inden o lay lar i cad e t miş t ir , söz ler söy

    lemişt ir , iç ini dökmüştür, derdini boğmuştur.

    Her ne o lursa o l sun , Hoca , perdec i ler i o lan , harem ağalar ın ın dolaş

    t ığ ı haremlerde , beyaz t opuk lu , ya l ın yüz lü h izmet ç i ler in , nâz i l e h ırâ-

    m â n o l d u ğ u

    -

      saraylarda yaşamış bir t ip değildir . Hoca, dert çeken, acıkan,

    ağlayan , bezen , uman , i s t iyen ; inanan ve s ıras ında inanc iy le a lay eden ,

    e f kâr lanan ve s ıras ında e f kâr ın ı b ir nükt ede boğan halk t ır , hem de t ar ih

    boyunca halk .

    Halk , Hoca'd ır. Buna örnek mi i s t iyorsunuz? İ ş t e b ir f ıkras ı. T e r ü

    taze,  burcu- burcu kokmada:

    12

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    7/106

    Hoca'nm b ir boğas ı varmış , yed i köyün ineğine ye t ermiş . Hükümet ,

    b ir nünrane ç i f t l iğ i yapmış , bu boğayı sat ın a lmış . Göz ler i sürmel i , ger

    dan ı kat mer l i , t üy ler i p ır ı l - pml b ir inek arz e t miş ler boğaya , baş ın ı çe

    v irmiş . Ondan güze l in i bu lmuş lar , kok lamış , beğenmemiş . Günler günü

    bu ,

      böyle g i t miş .

    Hoca'ya baş -vurmuş îar , ne o ldu bu boğa ya demiş ler , yed i köy e y e

    terdi , b ir döl alamadık-git t i . Gülmüş Hoca, e lbet te demiş , öyle olacak;

    hükümet memuru o ldu , bugün g i t , yar ım ge l d iyor .

    Bu f ıkran ın , XII I . yüzy ı lda yaşa yan mür ef f eh b ir bey , yah ut b ir köy

    imamı Hoca'ya a id o lmas ına imkân mı var? Demek k i ha lk , yüzyı l lar

    boyunca Hoca'y la sarmaş- dolaş yaş ıyor . O , ha lk ın muhayyi le s inde; ha lk ,

    icab ed ince öz ne f s ine b i le onun nükt es iy le çat ıyor , onun d i l iy le söz ler

    ed iyor . Bedr i Rahmi Eyüboğlu 'nun ded iğ i g ib i yak ın zamanda b ir gün

    Hoca, o t obüse , öo lm uşa da M necek , t aks iye de b inmek i s t iyecek mut laka .

    Bu  son- uca var ınca ar t ık Temür mese les in i de çözdük demekt ir . Te

    mü r, büyük bi r kom utandır, hat tâ bi lgi erbabını da korur. Onun, îs lâ m

    dîn in i yen i leyen b ir adam olduğunu söyl iyen müdâhenec i b i lg in ler b i le

    vard ır . Fakat 'gerçek şu : Ana dolu , çok çekm iş t ir Temür'den . B u sâh ib - k ı -

    ran'da-t ı halk , gene Hoca'yla -almışt ır öcünü. Bilginin resmî cübbesini gi

    yen ler , i s t ed ik ler i kadar Keygat u , Temür o lmuşt ur des in ler ; i ş , bundan

    ibaret t ir bizce.

    Burada sözü , Edmond Saussey 'e ver iyoruz:

    «Şeh ir lerde ge l i ş en , köylü h ikâye ler inden daha s i l ik ve göçebe des

    tanların dan dalış , .az doku naklı olan şehi r hik âye lerin in en güz elleri , rea

    l i s t ve gü ldürücü f ıkra lard ır . Bun lar ın en meşhur lar ı , şöhret i , Türk iye -

    arm hud ut ların ı aşan bir şahsiyet im etra f ınd a toplanm ışt ır . Bu insan , üze

    rinde, karşıs ındakini ç i leden çıkaracak bir hi le i le safdil l iği b irleşt iren,

    Türk halk adamın ın gü ler - yüz lü mümess i l i , meşhur Nasredd in Hoca'd ır .

    Nasredd is Hocâ' ıam mezar ı Akşeh ir 'ded ir . B ir r ivayet de Akşeh ir ' i ,

    Hoca'nın vatanı olarak göstermektedir . 'Cumhuriyet , türbe kültünü kal- ,

    d ı r a n a k a d a r H o c a , A k ş e h i r l i l e r d e n , b î r e v l i y a m u a m e l e s i g ö r m e k t e y d i .

    M eşhur Nasredd in Hoca'nm yaşamas ından şüphe e t memiz iç in h içb ir s e

    bep yokt ur . Hakk ında, şüphe l i b ir t ar ih t en başka b ir ş ey b i lmed iğ imiz

    t ar ih î Nasredd in Hoca'nm, b iz im iç in h içb ir önemi yokt ur . Onun d iye an

    lat ı lan f ıkra larda - as l ında aoe le b ir t e t k ik b i le bun lar ın hemen heps in i

    bej yne lmi le l t emlere göt ürmeye? ye t ecekt ir - aranacak h içb ir hak ikat e sas ı

    13

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    8/106

    yok . Ö halde şu kadar ın ı ak l ımızda t u t a l ım k i e f sanevî Nasredd in Hoca ,

    XV. asr ın baş lar ında, Osmanl ı İmparat or luğu , t ar ih in in en müt h iş buh

    ranlarından birini geçirdiği s ırada yaşamışt ır .

    Yukarda da söy led iğ imiz g ib i bu f ıkra lar ın çoğu , başka memleket ler

    de de t amamiyle b i l inen f o lk lor t emler in i and ır ır . Bun lar ın aras ında me

    se lâ , değ irmenc i , oğ lu ve e şek , pa lamut la kabak , sah ib in in yem yememeyi

    tal im et t irdiği , fakat tam buna al ışacağı s ırada ölen eşek, b ir f i lozof la işa-

    re t le şerek münakaşa eden Pat ürge , İ skender ' i kad ın lar ın t e s ir inden ko

    runmaya davet eden , f akat kend is i , c ihangir in ned imes i t araf ından eğer -

    len ip b in i len Ar is t o 'nun h ikâye ler i , bu f ıkra larda aynen bu lunur . Büt ün

    bunlar , Avrupa ve Asya insan l ığ ın ın müşt erek mal ıd ır . Bu arada, ip t idaî

    z ihn iye t in , daha yüksek b ir meden iye t in i ç inde la t i f e ler ş ek l in i a lmış ka- .

    . l ınt ı ları olan f ıkralara hususî b ir yer ayırmak lâzımdır; bu f ıkralar, çok

    eskinin kâinat hakkındaki tasavvurlarını terceme etmişt ir . Bunlara Ör

    nek:

    Her sabah insanlardan bir kısmının bir tarafa, ötekilerin de neden

    başka tarafa git t iği sorulunca Hoca, eğer hepsi aynı tarafa git selerdi dün- ,

    ya devril irdi cevabını evrir . Şehre gel ip de yı ld ızların ve göğün burada

    da kend i köyler indek i g ib i b irkaç f ersah uzak l ık t a o lduğunu gören Ho

    ca'nm hayret ini anlatan f ıkra da aynı çeş it tendir .

    Diğer bâz ı f ıkra lar , gene Türk iye 'n in hudut lar ın ı aşmakla beraber

    daha dar b ir sahaya yayı lmış t ır . Bun lar , M üs lümanl ığ ın damgas ın ı t aş ı

    yan f ıkra lard ır k i hemen heps i , e sk i Arap ve Fars kü l l iyat ında mev

    cuttur; türbe hikây eleri , abdest «hikâyeleri ve abd est i bozan ha llere d âir

    h ikâye ler g ib i . Sonuncu lar , umumiyet le müst ehcen b ir karakt ere sah ip - ,

    tir.

    Demek o luyor k i Nasredd in Hoca'y ı b içmek iç in ku l lan ı lan kumaş ,

    d iğer memleket ler in halk kahramanı t ip ler in i yarat mak iç in ku l lan ı lan

    kumaş ın ayn ıd ır . Bu , Türk halk h ikâye ler in in , f ıkra lardan yapt ık lar ı s eç

    meler le , f ıkra lar ın çeş i t l i e lemanlar ın ı muayyen ö lçü lerde ku l lanmalar iy-

    le ve t emler i kend i muhi t ler ine uydurmalar iy le , Hoca'mızda yen i b ir

    şahs iye t yarat malar ına enge l o lmamış t ır . Öyle b ir şahs iye t k i , h içb ir za

    man t amamlan ıp b i t miş denemez , yüz lerce de f a yen i - baş t an t asar lanmakt a

    ve ya ln ız kend in i yarat an lara benzemekt ed ir . Gerçekt en de f ıkra lar ın ço

    ğunda görü len Hoca , memuriye t i , kend in i h içb ir zaman zengin leş t irmiyen ,

    öt e yandan pek de öy le vakt in i a lmıyan , f ak ir b ir köy hocas ıd ır . B ir yan

    dan , yer ine göre mekt ep hosa l ığ ı ,

      naiplik

      veya sadece imamlık yaparken

    öt e yandan büyücek b ir kasaban ın yar ı köylü , yar ı ş eh ir l i ha lk ın ın meş -

    14

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    9/106

    gale ler ine de or t akt ır . Tar las ın ı ek ip b içmeye , k ı ş l ık odununu t op lamaya

    kend is i g ider , küçük b ir ücre t le u f ak- t e f ek i ş ler i de s eve - seve

    :

     yapar.

    Buna rağmen k ı t - kanaat geç in ir . Yı l lard ır he lva yemed iğ in i , öğren in

    ce şaş ıran bir adama bunu şöyle izah eder:

    Un bu lunduğu zaman yağ bu lunmuyor , yağ bu lunduğu zaman şeker

    bu lunmu yor . • • •

    Konuş t uğu adam, bun lar ın b ir araya ge lmes i o kadar zor mü? d iye

    sorunca , bâzam heps i b ir araya ge l iyor , o zaman da ben bu lunmuyorum

    cevab ın ı ver ir . Bunun iç ind ir k i Hoca , güze l b ir yemek iç in ç ıkacak   fır

    sat ları dört gözle bekler. Bu f ırsat lar, kendil iğinden çıkmazsa ne yapıp

    yap ıp on lar ı i cad e t mes in i b i l i r . Ak la ge lmiyeeek usu l ler ku l lanmakla da

    olsa Hoca, bütün ziyafet lere, kendini davet et t irmede ustadır . Eşraftan

    b ir i , b ir gün Hoca'y ı düğün yemeğine davet e t meyi unut muşt ur . Hoca ,

    çok ace le o lduğuun söyled iğ i b ir mekt up la düğün kap ıs ına eg l ir ; i çer i a l ı r

    lar . Ev sah ib i zar f ı muayene ede- dursun , Hoca , p i lâva yanaş ır ve kaş ık

    kaş ık at ış t ırma ya başlra. ' Ev sahibi , hayr et le , iyi am a zarf ın üstü yazı l ı

    değil der. Hoca, cev ap olarak, acele ye geldi , .o kadar acele ye g eldi k i iç ine

    de yaz ı yazmaya vak i t ka lmadı der . Başka se f er lerde , mübarek adam, t ek

    l i f s izce , kend is ine ikram ed i lmiyen şey lere de sah ip ç ıkar . Umumiyet le

    suç üs t ünde yakalan ır . Çünkü e l ine çabuk deği ld ir ; f akat bek lenmiyen

    ve insan ın e l in i - kolunu bağl ıyan haz ır - cevap l ık iar ı sayes inde , i ş in i ç inden

    sıyrı l ır . Buğ day ını değir me ne gö türdü ğü bir gün, değirm enci , onu, , b ir

    müddet ya ln ız b ırakmış t ır ; f ı r sat t an f aydalanan Hoca , başkalar ın ın çu

    val lar ından kend i çuval ına buğday akt armaya baş lar . Ans ız ın ger i ge len

    değirmenc i , ne yap ıyorsun d iye bağır ınca Hoca , b i l i r s in , ben budalan ın

    b ir iy im, ne yapt ığ ımı b i lmem der . Budalaysan ne d iye kend i buğdayın ı

    başkas ın ın çuval ına koymuyorsun d iyen değirmenc iye , ben , a le lade bu

    dalayım, s en in ded iğ in i yapsayd ım ik i de f a budala o lurdum cevab ın ı ve

    rir.

    Yoksu l luk iç inde yaşayan Hoca , f ay ir in san lar ın yapt ığ ı g ib i , e şyayı ,

    Sağlad ığ ı en yak ın f aydaya göre değer lend ir ir ; on lar ın sanat k ıymet ine ,

    on lar ın nâd ir l ik k ıymet ine a ld ır ı ş e t mez . B ir gün pazardan geçerken b ir

    papağan ın , çok yüksek b ir f iyat la mezad ed i ld iğ in i i ş i t i r . Hemen g id ip

    en iyi h indis ini yakalar, get ir ir , fakat hindiye, papağandan çok daha az

    f iyat ver i ld iğ in i görünce hayret eder ; oysa k i h ind in in t üyler i daha gü

    ze ld ir , kend is i de papağandan daha t av l ıd ır . Lâk in papağan

    :

      konuşuyor

    elemeleri üzerine Hoca, o konuşursa bu da düşünür cevabını verir .

    15

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    10/106

    Ho. ca , bü t ün bun lar la beraber kend is ine epey s ık ın t ı veren b ir a i l ey i

    bes lemek mecbur iye t inded ir . Kar ıs ı , vakt in i mahal le ded i - kodu lar iy le ge

    ç irmekt ed ir . Kar ıs ın ın çok gezd iğ in i söy l iyen b ir adama hocan ın verd iğ i

    cevap şudur: As l ı o lmasa gerek; öy le o l sayd ı b iz im eve de uğrard ı .

    Hoca , müsamahayı en ak ı l l ı ca ve en ih t iyat l ı vaz iye t o larak kabu l

    e t miş t ir . Ai le f e lâket ler i , çok erkenden baş lamış t ır . Evlend ik t en üç ay

    sonra b ir çocuk sah ib i o lduğunu görünce , ürkek b ir i t i razda bu lunur . Fa

    kat hiddet lenen karıs ı , nası l , ben sana varalı üç ay, sen beni alal ı üç ay,

    et t i mi alt ı ay. Üç ay da senin it iraf et t iğin gibi çocuk karnımda, iş te sana

    dokuz ay deyince Hoca , hakk ın var kar ıc ığ ım, ben im bu ince hesap , ak l ı

    ma ge lmed i , a f f eders in cevab ın ı ver ir . Zât en eğer bu îzah ı kabu l e t memiş

    o lsayd ı , in t ikamcı b ir e l in f ı r la t t ığ ı b ir maşa , öd lek Hoca'nm ses in i kese

    cek t i . Bununla beraber Hoca'nm, bu i s t ibdad ın boyunduruğundan ' ken

    d in i kurt ard ığ ı zamanlar da o lmuşt ur . B ir inc i kar ı s ı ih t iyar lay ınca genç

    b ir kad ın la ev lenmiş t ir . Lâk in gene kabak , Hoca'nm baş ına pat lar . İk i

    kad ın , b ir yandan aralar ında kavga eder ler , d iğer t araf t an da daima Ho

    caya karş ı b ir le şerek dünyayı adamın baş ına dar eder ler . Her gün , Ho

    ca 'ya , hangimiz i daha çok sev iyorsun d iye sorar lar . Hoca'y ı , cevap ver

    meye mecbur e t mek iç in b ir gün , sual i şöy le t ekrar eder ler : İk imiz b ir

    den suya düşsek hangimiz i daha evve l kurt ar ırs ın? O zaman Hoca , ih t i

    yar karıs ına dönerek, tat l ı l ık la, sen biraz yüzme bil iyorsun, değil mi der.

    Bunun iç in yaş l ı kar ı s ı ö lünce Hoca'nm, h iç mi h iç üzü lmed iğ in i

      gö -

    renler

      hayret e tmez . Halbuk i b irkaç gün sonra eşeğ i ö lünce Hoca , deh

    şe t l i üzü lür . Komşu lar , bu kadar ına t ahammül edemez ler ; Hoca'y ı ay ıp

    lar lar . Hoca , soğuk- kan l ı l ık la i zah eder: Kar ım ö lünce hep in iz ge l ip ben i

    tesel l i et t in iz , bana üzülme Hoca efendi, sana daha iyis ini buluruz dedi

    niz . Halbuki eşeğim ölel i k imse gel ip de buna benzer bir tesel l i lâf ı et t i

    mi? Üzü lmekt e hak l ı değ i l miy im?

    Hakikat en b irçok f ıkra lrada Hoca'nm yan ında yer a lan eşek , h iç s ız -

    lanmıyan , Hoca'nm ak l ına esen her f an t ez iye uyan , gazap lar ına kat lanan

    sevgi l i ve t ahammül lü b ir arkadaş t ır . Bununla beraber , bu cana yak ın

    hayvan yüzünden , Hoca'nm baş ına b irçok aks i l ik ler ge lmiş t ir . Fakat Ho

    ca 'nm can ın ı en çok yakan , hem de s ık - s ık t ekrar lanan , komşu lar ın ik ide -

    b irde ge l ip ondan- e şeğ in i i s t emeler i . B irgün eşeğ i başka b ir ine - verd iğ in i

    şöy l iyerek , b ir komşuyu savmak üzere iken , hayvan ah ırda an ırmaya

    baş lar . Bunun üzer ine komşu , nas ı l o lur , e şek yok d iyorsun , ha lbuk i s es i

    duyu luyor deyince Hoca , ben im g ib i b ir ak sakal l ı ih t iyar ın sözüne inan

    mıyorsun da ah ırdak i e şeğ in sözüne inan ıyorsun d iye cevap ver ir .

    Komşu lar da , a i l e s i kadar Hoca'nm baş ına be lâd ır . Tek l i f s iz , şama-

    16

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    11/106

    t ac ı , saygıs ız in san lard ır ; he le incec ik duvar lar ında b i le ku lak o lan , dam

    lar ın ın üs t ünde , nerdeyse meydanda denecek şek i lde aç ık t a yat ı lan , küçük

    Anadolu ev ler inde zât en insan ın i s t ed iğ i g ib i kend i ev inde bu lunmas ına

    imkân o lmadığ ı düşünü lürse , komşu saygıs ız l ığ ın ın ne dayan ı lmaz b ir hal

    a lacağı t ahmin ed i leb i l i r .

    Her gün b ir mese le t e şk i l eden gün lük geç im kaygıs ı , acuze b ir kar ı ,

    neşes iz b ir a i l e ocağı , dar kasaba muhi t inde çok ağ ır laşan iç t imaî bask ı

    g ib i âmi l ler , öy le neşe l i b ir hayat i ç in gereken şar t lar ı vermiyecekt ir .

    Fakat Hoca'nm daima kend in i mesut sayan ve kolayca t ese l l i bu lan b ir

    t ab iat ı vard ır : Bu saadet i ve bu t ese l l iy i de ona , umumiyet le kend inden

    başka k imsen in bu lamıyacağı düşünce ler ve i zah lar ver ir . B ir gün rüz

    gâr , cübbes in i damdan sokağa uçurur . Hoca hemen secde- i şükrana ka

    pan ır . Bu hale şaşan kar ıs ına , Hoca , hareket in i i zah e t mekt e güç lük çek

    mez: Düşün b ir kere , ya i ç inde ben bu lunsayd ım. Başka b ir s e f er inde

    çamaş ır y ıkamaya göle g iden kar ıs ın ın yan ındad ır . B ir ara l ık b ir kuzgun

    sabunlarını kapar. Karıs ı h iddet lenir . Hoca sükûnet le , a karı , ne te lâş

    ed iyorsun? Vars ın , a l s ın , onun üs t ü , b iz imkinden daha k ir l id ir cevab ın ı

    ver ir . Buna mukab i l Hoca , başkalar ın ın da kend is i g ib i ko layca avuna-

    b i lmeler in i i s t er ; ha lbuk i bu , çok def a in san lar ın yapamayacak lar ı b ir

    i ş t i r . B ir gün on kör , kend i ler in i ı rmağın b ir k ıy ı s ından öt ek i k ıy ı s ına

    birer pula geçirmesi iç in Hoca'yla pazarlık eder. Hoca, bunları taş ırken

    birini düşürür, adamcağızı su al ır gider. Körler basarlar feryadı. Hoca

    der k i : Ne şamat ac ı her i f l ers in iz be , ne bağır ıyorsunuz? Ben vazgeçt im,

    bir pul e ksik verin .

    Sâf Nasredd in , bas i t l iğ ine rağmen , Kur 'ân ' ı h ı f ze t miş , b irkaç ke lâm

    ve f ık ıh k i t ab ı okumuş , hat t â hayat ın ın bâz ı dev ir ler inde b izzat kend is i

    de müderr i s l ik e t miş b ir hocad ır . As l ında , sadece i l im iç in öy le büyük

    bir hürmet bes led iğ i görü lmez . Kar ıs ın ın b ir t ür lü çocuğunu uyut ama-

    d ığ ın ı görünce , b ir t ak ım f ık ıh mese le ler i kü l l iyat ı o lan «Kudûr î» ad l ı k i

    t ab ı yüksek ses le okumaya baş lar . Hayret le bu hareket in in sebeb in i soran

    kar ıs ına da , camide bu k i t ap okunduğu zaman mol la lar ın uyuduğuna ba

    k ı l ı r sa çocuğa af yon g ib i t e s ir edeceğin i söy ler . Günlük geç im kaygıs ın ın

    amans ız bask ıs ın ın pek o kadar duymıyan ke lâmcı lar ın çok sevd ik ler i

    mücerre t ( nak l î ) i l im mese le ler inden Hoca Nasredd in nef re t eder . M e

    se lâ b ir gün , ö lüyü gömmeye g iderken , t abut un sağında mı durmak daha

    iy id ir , so lunda mı , arkas ında mı , önünde mi mese les in i münakaşa eden

    ik i k i ş iye Hoca'nm verd iğ i cevap şudur: İ ç inde bu lunma da neres inde bu

    lunursan bu lun . B i lg i bahs inde , b i lhassa b i lg in in us t a b ir adama get ire

    ceğ i f aydalar ı çok t akd ir eder . He le t a lebe l iğ inde , büyük t at i l l erdek i cer

    se j 'ahat ler inde bu b i lg iden i s t i f ade e t meyi b i lmiş t ir . Bu çer ler in , t a t i l l er -

    Nasreddin Hoca — F . 2

    11

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    12/106

    de yapı lması âdett ir ve gözü açık bir mol la , bir tat i lde para ve yiyecek,

    olarak bütün senenin geçimini temin edebi l ir. Sâf köylüler, mol lanın nak

    lett iğ i Al lah kelâmını ke ndi lerinde n geçe -geçe dinlerle r. , Fakat çok defa.

    keseni n ağz ı n ı açmaktan , bâzan y i yecek b i r şey vermekten b i l e çek i n i r

    ler. O zam an Mol la Nasred din, zekâsının b ütün vası talarını harekete g e

    t irir. Bir gün hasis bir kasabanın camisinde vaaz verirken, s ırası düşer, .

    Hazret i   İsa nın,  dördüncü kat gökte olduğunu da söyler. . Camiden çıkar

    ken iht iyar bir kadın, yanma yanaşıp Hoca efendi , derste bir nokta pek

    merakımı çekt i . Hazret i î sâ , dördüncü kat gökte ne yer, ne içer acaba?

    dey ince H oca'nm tepesi atar. Be vazi fesini bi lmez kadın;- be n me ml eke

    t inize gelel f bir ay oluyor. Bir gün olsun, şu zaval l ı hoca ne yiyor, ne

    içiyor diye sormadınız. Şimdi benden, dördüncü kat gökte, Tanrı ziya

    fet inde bulunan, her gün türlü türlü cennet taamlariyle beslenen koca

    man bir zât-ı şerifi mi soruyorsun der.

    Başka bir seferinde şehr in val i s i taraf ından yem eğe davet edi l ir . .Val i ,

    Hoca'nm huzurunda, aşçıs ına bir tabak kaymakl ı incir hazırlamasını em

    reder. Sonra Hoca'ya dönüp Kur'ân'dan bir parça okumasını i ster. Hoca,

    incir ve zeyt in sûresini okur. Fakat sadece zeyt inin adını anar ve incir

    den bahsetmez. Val i , niye inciri unuttun deyince Hoca, inciri unutan ben

    deği l im, s izsiniz cevabını verir. Val i güler ve Hoca'yı bir daha davet eder.

    Hoca, kadı l ık vazi fesini yaparken de aynı prat ik zekâyı ve aynı be

    cerikl i l iğ i gösterir. Beyhude kavgaları çabucak hal leder. Kebabımın, du

    manından bedava faydalandı diye bir adamı ş ikâyet eden kebapçıya ma

    l ının bedel i yerine para şıkırt ı s ı verdirmesini de bi l ir . Mizacı , onu, ka- '

    yı ts ız-şartsız iki taraf ı anlaşt ırmaya sürükler. Bir gün görülmekte olan

    dâvaları için f ikir sormaya gelen ve dâvasını anlatan bir ş ikâyetçiye Nas

    reddin Hoca, tamamen hakl ıs ın der. Ertesi gün karşı tarafa da aynı ce

    vabı verir. Komşuların ikis ini de dinlemiş o lan karısı , ziyaretçi çıkıp gi t

    t ikten sonra, dayanamaz; Hoca'ya çıkış ır: Sen kadı i sen ben de bunca

    senedir kadı karışıy ım. Bir dâvada hem davacı , hem da hasmı , ikis i bir

    den hakl ı o lamaz deyince Hoca, hiç bozmadan evet karıcığım, sen de hak

    l ı s ın cevabını verir.

    Real i teden hiçbir zaman uzaklaşmıyan akl - ı sel imi ve iğnel i zekâ-

    siyle Hoca'mız, din adamı olmasına rağmen, mutasavvı f ları ve keramet

    sahiplerini sevmez. Bir gün yedinci kat göğün sonuna kadar uçtuğunu

    söy l i yerek kemâl â tmdan bahseden derv i ş Şeyyad Hamza' ya Hoca , o za

    man, h i ç yüzüne gayet yumuşak, ye l paze g i b i b i r şey dokundu mu d i ye

    sorar. Şeyyad, evet Hoca efendi deyince Hoca der ki : İşte o , bizim eşe

    ğ i n kuyruğudur. Bununl a beraber kendi s i ne keramet l er; b i l hassa has ta -

    18

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    13/106

    lan iy i eden nef es ine ; yük lemekt en halk ı men 'edemez . B irdenb ire sü t ü

    kes i len keç i s in i iy i e t mes in i r ica eden b ir f ıkaraya , ne f es eder im amma

    sen keç in in iy i l e şmes in i i s t ersen ben im nef es ime b ir de kat ran i lâve e t

    der . Büt ün bun lara rağmen b ir f ıkra , h içb ir şaka t araf ı o lmaks ız ın Ho

    ca 'ya karş ı çok has i s davranan b ir köyün harmanına , Hoca'nm b ir ke

    ramet eseri olarak nası l rüzgârı b ırakmadığını anlatmaktadır . Başka bir

    f ıkra da, Hoca'nm ölümünden sonra gösterdiği b ir keramet i tespit edi

    yor . Hoca , ö lümünden ik i yüz y ı l sonra t ürbes in i bek l iyen b ir adama

    görünmüş , o s ırada camide t op lanmış o lan M üs lümanlar ı yanma çağır

    mas ın ı söy lemiş . Bekç in in davet ine heps i ge lmiş , Hoca'y ı yer inde görme

    y ip b ir müddet sonra ger i dönünce görmüş ler k i camin in kubbes i çökmüş ,

    Hoca bu sure t le hemşer i ler inden b irçoğunun can ın ı kurt armış . Hoca'mı-

     Ki n

      al ı şa- ge ld iğ imiz çehres ine daha uyg un b ir ş ey ' varsa o da hak ikat en

    b ir mucize g ib i görünen hal ler karş ı s ında a ld ığ ı vaz iye t t ir . Böyle ehem

    miyet s iz ş ey ler , onu şaş ır t mak ve o güze l im prat ik zekâs ın ı kaybet t ir

    mek iç in kâf i değildir . Bir gün birkaç bıldırcın vurur, temizler, k ızart ır ,

    t encereye kapat ır ve dos t lar ın ı davet e t meye g ider . Bu arada muzib in

    biri , p işmiş bı ldırcınları al ır , yerine canlı b ı ld ırcınları koyar. Hoca gel ip

    •de tencerenin kapağını kaldırınca bıldırcınlar uçar. Bir zaman hayret iç in-

    ıde kalan Hoca , n ihayet şöy le der : Yârabb i , t u t a l ım b ı ld ırc ın lar ın hayat

    lar ın ı ger i verd in , o s ev iml i hayvancağız lar ı s ev ind ird in . Ya ben im ya

    ğ ım, t uzum, b iber im, odum- ocağım, paralar ım, bunca emek ler im ne o la

    cak, bunları nerden alacağız?

    Dinî vazifes i , Hoca'yı s ık-s ık kudret l i k iş i lerle münasebete get ir ir .

    Bunların karşıs ında da Hoca, karakterinden bir şey kaybetmez. O, Sezar'a

    •âid olanı Sezar'a verir . Fakat onun şanından, şatafat ından, kudret inden,

    göz ler i kamaşmaz , ona yaranmak iç in h içb ir lüzumsuz gayret - keş l ik gös

    t ermez ve bu sure t le de b irçok güç lük ler i ha l le t meye muvaf f ak o lur .

    Bi lhassa Temür i s t i lâs ı , vat an ına yayı ld ığ ı zamanlarda Nasredd in Ho

    ca , e ş i bu lunmaz b ir adam olduğunu i spat e t miş t ir . Korkunç c ihangir in

    yan ında vat andaş lar ın ın , b ir koruy ucusu o larak bu lunab i lm ek iç in , Te-

    mür'ün sof ras ına ot urmak , sohbet ine kat ı lmak g ib i t eh l ike l i b ir   şeref

    t en ka ç ınmam ış t ır. Hoca bâzan hü küdm arm b üt ün f an t ez i er ine uyar , f a

    kat onurunu k ıracak söz lere ve hareket lere , korkmadan mukabe le e t me

    l in i de bi l ir . Bir gün Temür, sofrasında Hoca'ya sorar: Hoca, seninle eşek

    arasında ne fark var? Hoca, aramızda iki üç arş ınl ık mesafe, ya var, ya

    yok cevabını verir . Daha kötüsü, resmî vazifeler aldığı da vardır . Bir de

    f as ında, yed ik ler i yüzünden vaz i f es inden at ı lan ve a ld ığ ı verg i ler in mak

    buz lar ın ı yu t mak cezas ına çarpt ır ı lan b ir subaşmm yer ine geç iyor . Nas

    redd in Hoca , bu vaz i f ey i namus iy le yapar , f akat müt h iş hükümdar , hesap-

    19

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    14/106

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    15/106

    nin üç bölüğünü al ır gibi yapar, b ir kısmını , e l in in ters iyle i ter , f i lozofa; ,

    ver ir g ib i b ir i şare t t e bu lunur . F i lozof avueunu , parmakalrmı düz b ir

    t arzda yumarak yere doğru sa l lar , Hoca , onun aks in i yapar . B irb ir ler in - -

    den ayrıl ır lar. Fi lozof , b i lgininiz , gerçekten de bi lgin der; dünya yuvar--

    lak d iyor lar , ne ders in ded im, hem de or t as ında hat t ı i s t iva var ded i . Dör

    de böldüm, üç bölüğü su ded i , b ir bö lüğü kara . Gökt en yağan yağmurun ,

    sebebini sordum, s ıcaktan sular, tebahhur eder, göğe ağar da sonra su.

    olur, yağar dedi .

    Hoca'ya da, ne dedi , ne dedin diye sorarlar. Hoca,

     herif,

      oburun b ir i .

    der ; b ir t eps i bak lava o l sa ded i , yoook ded im, ya ln ız baş ına yed irmem, ,

    yar ı s ı s en in , yans ı ben im. Dörde bölsek ne yapars ın ded i , üç bölüğünü

    ben yer im, b ir bö lüğünü sana ver ir im ded im. Üs t üne f ı s t ık , üzüm gib i

    şey ler de serpsek ded i , iy i o lur amma ded im at eş i , t am k ıvamında o lmal ı , .

    küllü ateş le de olmaz, harl ı ateş le de.

    § Bir subaş ı , her i ş in i , kar ı s ın ın sözüyle yaparm ış . Hoca da müna

    sebet düş t ükçe adamı iğne ler , bu durumu b ırakmas ın ı söy lermiş . Kar ıs ı ,

    Hoca'nm karıs iyle ahbapmış . Bir gün tâyin eder ve sen der, o gün, f i lân;

    saatte kocanın s ırt ına bin , f i lân bağın önünden geç.

    O gün , subaşmm kar ıs ı , kocas iy le , t ây in ed i len bağa g ider . Hoca'nm

    kar ıs ı da Hoca'y la konuşup c i lve leşmeye baş lar ve muayyen vak i t t e , e f en - 

    di der, ne olur, dört ayak ol da s ırt ına bineyim, şöyle bir dolaşt ır beni . . .

    Hoca razı olur, o bağın civarına doğru sürer Hoca'yı .

    Hoca , dört ayak , s ır t ında kar ıs ı , koşup ye lmiye ça l ı ş ırken subaşmm  •

    karıs ı , Hoca'yı gösterip bak der, karının sözüne uyma diyen adama. Hoca

    bu sözü duyar duymaz subaşma bağır ır : Görüyorsun ya hâl imi , bu hâle - ,

    düşmiyes in d iye sana öğüt ver iyorum ben .  •

    § Hoca , b ir kad ın la ev len ir , üç ay sonra b ir çocuğu o lur . Hoca , bu .

    nedir deyince kadın, a efendi der, ben sana varalı üç ay olmadı mı? Sen

    de ben i a la l ı üç ay , e t t i mi a l t ı ay? Sen de b i l iyorsun , çocuğum u üç a y

    karn ımda t aş ıd ım, o ldu mu dokuz ay? Dırd ırm ned ir , on günü mü baş ı

    ma kak ıyorsun?

    § Hoca, b ir köy e gider , vaaz eder, nam az kıldırır , köy lün ün din;:

    müşkü l ler im hal leder . Fakat ayr ı lacağı vak i t , önceden vermeyi vâdet -

    t ik ler i parayı , zah irey i vermez ler . Buna içer l iyen Hoca , öy leyse der , ben

    de s ize rüzgâr vermem. Rüzgâr ın ge ld iğ i t araf a ik i kaz ık çakar , boydan

    boya, ortas ına bir ki l im gerer, b ir kıyıya geçer, oturur. Gerçekten de

    2 1

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    16/106

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    17/106

    bir muhayyilenin mahsûlü olanları da var. Meselâ Hoca, eşeğine geverfc

    yük lem iş . Sonra da bakal ım ya nar mı d iy e geven i t u t uş t urmuş . E şek ür- -

    küp kaçarken o da yakalayıp söndürmek iç in eşeğ i kovalamıyâ baş lamış ; ,

    ye t i ş emiyeceğin i an lay ınca bağırmış :

    — Akl ın varsa doğru gö le koş .

    Biz , bu f ıkrada aradığımız hiçbir şeyi bulamadık doğrusu. İşte yaz

    madığımız f ıkralar, bu çeş it leri .

    *

    Nasreddin Hoca, b ize neler vermişt ir? Sırası gel ince bir meclis te , ,

    onun bir f ıkrasını anlat ır ız . En müşkül bir anda, onun bir f ıkrası , tenkid;

    iht iyacımızı giderir . En iç inden çıkı lmaz bir zorluğu, onun bir espris i , gü

    lünç, fakat kolay bir hale get ir ir .

    «Dağ yürümezse ap t a l yürür» , «Damdan düşen halden b i l i r» , «Yok ,

    devenin başı». İşte ik i ata-sözüyle bir halk deyiş i . Üçü de, onun üç f ık»

    rasma .dayanmada. Halktan olsun , ayd ın zümr eden olsun, onun f ıkralarını

    b i lmiyen , söy lemiyen , d in lemiyen , ondak i e spr iden zevk a imıyan var mı

    dır? Onun hakkında, halk arasında bir hayli inançlar bel irmiş ve kök

    leşmiş t ir . Akşeh ir 'de , düğün yap ı lacağı zaman düğün sah ib in in , mut laka

    Hoca'nm t ürbes ine g id ip Hoca'm, f i lân gün düğünümüz var , mol la lar ın ı

    da al , gel d iye Hoca'yı çağırması adetmiş . Böyle yapılmazsa, Hoca, davet ,

    ed i lmezse , düğünün son- ucu , yomlu o lmazmış . Her yan ı aç ık , ü s t ü kapal ı

    ve bir şadırvana benziyen, fakat kapıs ında koca bir ki l id as ı l ı duran tür

    bes ine bak ıp gü lmiyen in baş ına b ir hal ge l irmiş . Ben de , n inemden , anam- -

    dan duyduğum ik i ha lk inanc ın ı buna kat ayım: Hangi mec l i s t e o lursa

    olsun, Hoca'nm bir f ıkrası söylendi mi, mut laka alt ı f ıkrası daha söyle

    n ir , böylece Hoca , mut laka yed i f ıkrayla an ı l ı rmış . Dünyan ın h içb ir ânr

    yokmuş k i Hoca'nm ad ı , b ir bucakt a an ı lmas ın .

    Ki t ab ımızdak i f ıkra lar ın b ir k ı smın ı , Sa l t uk- Nâme ve Lât â i f - i Lâmi î - -

    den, yazma, basma, Hoca'ya ait letâif k itaplarından aldık . Bir kısmıysa-

    bu k i t ap lara geçmiyen , haf ızamızda kalan , yahut halk t an der lenen f ık

    ralardır . Şu nu da söyliy el im ki bu f ıkraları , nası l gördü kse, nası l oku duksa-

    ve nas ı l duyduksa , h iç değiş t irmeden , öy lece nak le t t ik . Bunu b i lhassa kay

    det memiz in sebeb i şu :

    Fıkralar ı nak leden ler , ak ı l lar ına ge ld iğ i g ib i , lüzumlu , lüzumsuz , de

    ğ i ş t irmeler yapmış lar . M ese lâ , Şeyyad Hanrza'y la Hoca aras ında geç t iğ i .

    23;

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    18/106

      ' söy l enen  v e i lk yazı l ı şekl i , Lâm iî 'nin «Lâtâi f» inde kayı t l ı o lan f ıkrada,

    • Ş e y y a d  Hamza'nın yüzüne dokunan şey, Bahâî 'rî in (Veled Çelebi İzbu-

    d a k )  «Lâtâ i f- i  Hâce Nasreddin Rahmetul lahi a leyh» adl ı ki tabında, Ho-

    ' c a ' n m  eşeğ i n i n kuyruğu o l muş ve bundan sonra art ı k bu f ı kray ı nakl e

    denler, asl ına bakmadan bu düzme rivayet i nakledip durmuşlar.

    *

    Kitabımıza aldığımız f ıkraları , üç bölüme ayırdık. Birinci bölüm,

    inançları tenkid eden f ıkralar, ikinci bölüm, toplum yaşayışını i lg i lendi

    ren,

      toplum nizamlarını tenkid eden f ıkralar. Üçüncü bölümdeki f ıkralar,

    bâzı kere bu bö l üml ere g i reb i l mekl e beraber çoğunl uk bakı mı ndan, daha

    ziyade espriye, hazır-cevapl ığa, buluşa dayanmada.

    Fıkraların nakl i meselesi de bizce en önemli bir mesele. Anlatan, fazla

    lâf lar eder, teferruata girerse f ıkranın .özü, esprisi , bu lâf y ığını içinde

    boğulur-gider. Hele anlat ı şta , eskiden mîr

    -i

      kelâm denen, güzel f ıkra an

    latanların üslûbu unutulur da resmî üslûb adı takı lan o uydurma, düzme

    üslûba baş vurulur,  fail  öne alınır, fi i l sona atı l ır, öbür lâflar araya ka

    t ı l ırsa f ıkra, temel inden bozulur. Böyle bir lâf y ığınını duyan zekâ hak

    l ıdır g ıdıkla da güleyim derse. Bozulan, yalnız f ıkra mı ya? Bu üslûp,

    her şeyi mahveder, yakıp yıkar, s i l ip süpürür.

    Biz, hiçbir yazımızda bu düzme üslûba baş eğmedik, fakat kırık, dev

    r i k türkçeye , ha l k türkçes i ne , konuşma türkçes i ne de i nadı na , bunu i l l e

    böyle yapacağız diye de sarı lmadık. Fıkraların nakl inde, f ıkra üslûbuna,

    halk türkçesine, konuşma di l ine dikkat et t ik biz ve böylece bu ki tap geldi

    m e y d a n a .

    Umduğumuzu yapabi l d i k mi ? Bunun kes i n hükmünü, okuyucu vere

    cekt ir.

    A b d ü l b â k i G Ö L P I N A K L Î

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    19/106

    İNANIŞLARLA İLGİLİ FIKRALAR

    1 .

      H o c a , b i r g ü n k a r ı s i y l e s o f r a b a ş ı n a o t u r m u ş . K a r ı s ı n a d e m î | .

    v

    k i

    :

      H a n ı m , b a ş ı n ı a ç .

    O v a k i t l e r , y e m e k t e , k a d ı n l a r , b a ş l a r ı n ı ö r t e r l e r d i . K a d ı n , z a m a n e , . ,

    g ö r e e d e b e a y k ı r ı o l a n b u t e k l i f i t u h a f b u l m u ş . N e d e n e f e n d i d e m i ş .

    H o c a , h a n ı m d e m i ş , d i n l e

      b e n i ,

      a t ş u b a ş - ö r t ü s ü n ü , a ç b a ş ı n ı .

    K a r ı s ı ,

      i y i a m a e f e n d i d e m i ş , n e d e n a ç a y ı m , s ö y l e d e d ü ş ü n ü r ü z »

    a ç a r ı m , a ç m a m ; f a k a t s e b e b i n e ?

    H o c a , h a n ı m d e m i ş , ş i m d i s e n b a ş ı n ı a ç a r s ı n , m e l e k l e r k a ç a r , b e n .

    B e s m e l e ç e k e r i m , ş e y t a n l a r k a ç a r , şu y e m e ğ i b i z - b i z e y e r iz ,- z â t e n b e n . ,

    o k a d a r k a l a b a l ık t a n d a h o ş l a n m a m .

    * *

    2 .  H o c a b i r g ü n d o s t l a r ı n a , v a s i y e t i m o l s u n d e r , ö l ü n c e  b e n i ,

    e s k i b i r m e z a r a k o y u n . N e d e n d i y e s o r a r l a r . D e r k i : S o r u ' m e l e k l e r i

    g e l i n c e g ö r m ü y o r m u s u n u z d e r i m , k a b r i m b i l e ç ö k m ü ş ; b e n ç o k t a n so ~ ̂

    r ü y a ç e k i l d i m , c e v a b ı m ı v e r d i m .

    3 .

      H o c a b i r . g ü n m e z a r l ı k t a g e z i n i r k e n , o l a c a k b u y a , a y ağ » k a

    y a r ,

      e s k i ,

      ç ö k m ü ş b i r m e z a r a d ü ş e r . K a l k ı p ü s t ü n ü b a ş ı n ı s i l k e r k e n b î r

    d e n a l k ı n a g e l i r , d u r b a k a y ı m d e r , ş u r a y a ö l ü g i b i u z a n a y ı m , s o r u m e

    l e k l e r i g e l i r m i ?

    M e z a r a u p - u z u n u z a n ı r , g ö z l e r i n i k a p a r , h ü l y a y a d a l a r . T a m o s ı

    r a d a u z a k t a n u z a ğ a ç a n s e s l e r i d u y u l m a y a b a ş l a r . Ç a n ,, h a y v a n , İ ns a n, :

    s e s l e ri g i t t i k ç e y a k l a ş ı r . H o c a , e y v a h d e r , a k s i z a m a n a r a s t l a d î t e c r ü

    b e m ,

      g a l i b a k ı y a m e t k o p u y o r . D u r b a k a y ı m , d ü n y a n e h a l d e ? .

    B i r d e n k a b i r d e n d a v r a n ı p k a l k a r . O s ı r ad a d a f i n c a n y ü k l ü k a t ı r

    l a r , m e z a r ı n ba ş ı p a g e l m j ş l e r ; h o c a , b î r d e n k a b i r d e n f ı r l a y ı n c a ü r k e r

    l e r, ç i f t e a t m ı y a , o r a y a b u r a y a k o ş m ı y a . b a ş l a r l a r i Ç o ğ u n u n y ü k ü d e y »

    r i l i r , f i n c a n l a r , t u z l a b u z o l u r .

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    20/106

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    21/106

    K a t ı r c ı la r , H o c a ' y ı y a k a l a y ı p , k i m s i n s e n , n e a r ı y o r s u n b u r d â ? d e 'r --

    l e r. H o c a , a h r e t e h l l n d e n i m , d ü n y a y ı s e y r e ç ı k m ı ş t ı m d e r . D u r d e r l e r »

    b i z s a n a d ü n y a n ı n k a ç b u c a k o l d u ğ u n u g ö s t e r e l i m . H e p s i b i r d e n , b a

    ş ı n a ü ş ü ş ü p H o c a ' y ı b i r i y i c e d ö v e r l e r , y e r e s e r i p , k a t ı r l a r ı n ı t o p l a r l a r , .

    K ı r ı l m ı y a n y ü k l e r i y ü k l e y i p y o l l a n ı r l a r .

    H o c a , z o r l a k e n d i n e g e l i p ' k a f a - g ö z , y a r a - b e r e i ç i n d e , g e ç v a k î t -

    e v i n e d ö n e r . K a r ı s ı s o r a r :

    — E f e n d i b u n e h a l ?

    H o c a , ö b ü r d ü n y a d a n g e l i y o r u m d e r .

    K a r ı s ı ,  y â , p e k i n e v a r , n e y o k ö b ü r d ü n y a d a d i y e s o r a r . H oc a »,

    ş u c e v a b ı v e r i r :

    — Fi n ca n c ı k a t ı r l a r ı n ı ü r k ü t m e z s e n k a r ı c ı ğ ı m , h i ç b i r ş e y y o k .

    *

    4 .  H o c a b i r g ü n , a h ı r ı n ı t a m i r e d e r k e n d u v a r ı n t e m e l i n i k a z a r ,,

    k o m ş u n u n a h ı r ı n a b i r d e l i k a ç ı lı r . H o c a , d e l i k t e n b a k a r , b i r d e n e g ö r - .

    s ü n ? S ı ğ ı r l a r , b o ğ a l a r , d a n a l a r . H e m e n s e v i n ç l e k a r ı s ı n a k o ş a r , d e r k i ;

    —   K a r ı ,  D ı k y a n o s z a m a n ı n d a n k a l m a b i r a h i r d o l u s u k o c a- b aş ,.

    h a y v a n b u l d u m d e r s e m n e m ü j d e v e r i r s i n b a n a ? ( 1 ).

    *

    5 . H o c a b i r g ü n S i v r i h i s a r ' a g i t m i ş . B a k m ı ş k i h a l k , b i r y e r e b i

    r i k m i ş , g ö z l e r i u f u k t a , R a m a z a n a y ı g ö r ü l e c e k m i , g ö r ü l m i y e c e k m î ,

    d i k k a t l e b a k ı p d u r m a d a . B u h a li g ö r e n H o c a , n e ' a c a y i p a d a m s ı n ı z s i z

    d e r , b i z i m A k ş e h i r l i l e r , b u n u n a r a b a t e k e r l e ğ i k a d a r ı n ı g ö r ü r l e r d e  b a l

    l a r ın ı ç e v i r i p b a k m a z l a r . S iz kı l k a d a r i n c e c i ğ i n i g ö r e c e ğ i z d i y e v a k t i - ,

    • n i z i h a r c ı y o r s u n u z ( 2 ) .

    6 . H o c a , b i r g e c e y a t a r k e n d a m d a , b i r h ı r s ı z ı n g e z i n d i ğ i n i s e z e r .

    K a r ıs ı n a, g e ç e n g e ce g e l d i m , k a p ı y ı ç a l d ı m , d u y m a d ı n ; b e n d e ş u d u a y s

    o k u d u m , A y ı ş ı ğı n a y a p ı ş ı p e v e g i r d i m d e r , b i r k ıs a d u a o k u r .

    B a c a d a n d u a y ı d i n l i y e n v e b e l l i y e n h ır s ı z , b u s ö ze i n a n ı p d u a y ı

    o k u r , e l l e r i y l e A y ı ş ı ğ ı n a s a r ı l ır , k e n d i n i d a m d a n a ş a ğ ı y a k o y v e r i r . P a t

    d i y e y e r e d ü ş ü n c e H o c a h e m e n k o ş a r , h ı r s ı z ı y a k a l a r , k a r ı s ı n a b a ğ i r - ~

    m ı y a b a ş l a r :

    — K a n , m u m u g e t i r , h ı rs ı zı y a k a l a d ı m .

    ( 1) D ı k y a n o s , r iv a y e t e g ö r e ü ç y ü z d o k u z y ı l u y u y a n  s h â b - ı K e h P i n z a - .

    m a n ı n d a k i h ü k ü m d a r m ı ş .

    ( 2) E s k i d e n , R a m a z a n ı n b a ş l a m a s ı h i l â l i n g ö r ü l m e s i y l e a n l a ş ı l ı r d ı .

    27

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    22/106

    H ı r s ı z , p e r i ş a n b i r h a l d e b ı r a k e f e n d i , b ı r a k d e r , s e n d e o d u a ,

    İ b e r i d e d e b u a k ı l v a r k e n k o l a y k o l a y k a ç a m a m b e n .

    7 .  H o c a , a b d e s t a l ı r k e n s u y e t i ş m e m i ş , o d a s o l a y a ğ ı n ı y ı k a m a -

    s mış . N a m a z a d u r u r k e n s o l a y a ğ ı n ı k a l d ı r m ı ş , s a ğ a y a ğ ı n ı n ü s t ü n d e d ü r

    t m ü ş .

      C e m â a t , n e y a p ı y o r s u n H o c a , b u n e b i ç i m n a m a z d e y i n c e n e y a

    l p a y ı m d e m i ş , s o l a y a ğ ı m ı n a b d e s t i y o k ( 3 ) .

    *

    8 .  B i r g ü n H o c a ' y a , H o c a m d e r l e r , s e n i n t a l i h i n h a n g i b u r ç ? H o

    c a ,  t e k e d e r . B u sö z ü d u y a n l a r , ş a ş ı r ı p e f e n d i d e r l e r , t e k e a d l ı n e b i r

    y ı l d ı z v a r , n e b i r b u r ç . V a r d e r H o c a , b e n d o ğ u n c a a n a m t a l i h i m e b a k

    t ı r m ı ş , m ü n e c c i m l e r ( y ı l d ız b i l g i n l e r i ) , c e d i y d e m i ş l e r . İ y i a m m a d e r

    l e r , c e d i y , o ğ l a k d e m e k t i r , t e k e d e ğ i l . H o c a , a b i l g i s i z l e r d e r , k a ç y a

    ş ı n d a y ı m b e n ? O v a k i t t e n b e r i c e d i y b ü y ü y ü p t e k e o l m a z m ı ?

    *

    9 . H o c a , S i v r i h i s a r ' d a h a t i p k e n s u b a ş i y l e k a v g a e d e r , b i r b i r l e

    r i n e s e l â m v e r m e z o l u r l a r . B i r z a m a n s o n r a s ub a ş ı ö l ü r . H o c a d a c e n a

    z e s i n e g i d e r . G ö m ü l d ü k t e n s o n r a H o c a ' y a , b u y u r u n d e r l e r , t e l k ı y n i n i

    v e r i n . H o c a , b a ş k a a d a m b u l u n d e r , b e n i m l e k ü s t ü r , s ö z ü m ü t u t m a z .

    1 0 .

      H o c a b i r g ü n , b i r y e r e g i d e r k e n b i r ç o b a n a r a s t l a r. Ç o b a n ,

    H o c a ' y a s e l âm v e r i p b i r m ü ş k ü l ü m v a r d e r , o k u m u ş a b e n z e r s i n , k i m e

    s o r d u y s a m b i l e m e d i ; b a k a l ı m , s e n b i l e c e k m i s i n ?

    H o c a , s o r d e r . Ç o b a n , y e n i A y i n c e c i k , s o n r a b ü y ü r , t e k e r l e k o l u r ,

    o n b e ş i h d e n s o n r a g e n e k ü ç ü l ü r , s o n ra k a y b o l u r . O e s k i A y ı n e y a p a r

    l a r d e r . H o c a , b u k a d a r c ı k ş e y i b i l e m e d i n m i d e r , e s k i A y ı ç e k e r l e r , u z a

    t ı r l a r , ş i m ş e k y a p a r l a r ,

    *

    1 1 .

      H o c a , t a l e b e s i n e K u d û r î o k u t u r m u ş . B i r g ü n b i r k a d ı n g e l i r ,

    ç o c u ğ u m u y u m u y o r , b i r m u s k a v e r s e n d e r . H o c a , b i r K u d û r î b u l . da-

    y a s t ı ğ ı n ı n a l t ı n a k o y d e r . K a d ı n , e f e n d i , o m u s k a m ı k i d e y i n c e , m u s -

    ( 3 ) L â m i î n i n «L âfcâ if» i n d e b i r i s i n e a t f e d i l m e d e d i r ( İ s t . Ü m v . K . T ü r k ç e

    Y, No, 762 , 26 b ) .

    28

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    23/106

    k a m ı d ı r , b i l m e m , f a k a t u y k u g e t i r d i ğ i n i b i l i r i m ; n e v a k i t o k u t m a y a

    b a ş l a s a m b i z i m m o l l a l a r u y u r d e r ( 4 ) . .

    1 2 .  H o c a ' y a s o r m u ş l a r :

    — C e n a ze g ö t ü r ü r k e n t a b u t u n ö n ü n d e m i y ü r ü m e l i , a r d ı n d a m ı ,

    s a ğ ı n d a m ı g i t m e k d a h a s e v a p , s o l u n d a m ı ?

    C e v a p v e r m i ş :

    — İ ç i n d e g i t m e y i n d e n e r e s i n d e g i d e r s e n i z g i d i n .

    1 3 .  H o c a ' n m , h ü k ü m e t e b i r i şi d ü ş e r , B u r s a ' y a g e l i r . U ğ r a ş ı r , ç a

    b a l a r , iş i b i r s o n - u c a v a r m a z . B i r i s i d e r k i : K ı r k g ü n , s a b a h n a m a z ı n ı

    U l u C a m i d e , m i h r a b ı n s a ğ y a n ı n d a k ı l a r , k ı r k b i r i n c i g ü n ü d u a e d e r s e n

    i ş i n o l u r .

    H o c a , a d a m ı n d e d i ğ i n i y a p a r , f a k a t g e n e d i l e ğ i n e e r e m e z . B i r d e

    • şu n u s ı n a y a y ı m d e r , U l u C a m i n i n y a n ı n d a k i b i r k ü ç ü k m e s c i d e g i d e r .

    S a b a h n a m a z ı n ı k ı l ı p d u a e d e r . O l a c a k b u y a , i ş i, o g ü n o l u v e r i r . H o c a

    h e m e n U l u C a m i y e g i d i p k a p ı s ı n d a n b a ğ ı r ı r :

    — Y a z ı k l a r o ls u n s a na , o ğ l u n k a d a r o l a m a d ı n

    *

    1 4 .  H o c a ' n m , y ı k a n ı p k u r u m a s ı i ç in a ğ a ca a s ıl ı g ö m l e ğ i n i y e l ,

    y e r e d ü ş ü r m ü ş . H o c a , b i z e b ir k u r b a n k e s m e k g e r e k t i d e m i ş .  Ka r ı s ı ,

    n e d e n d i y e s o r u n c a , n e d e n o l a c a k d e m i ş , T a n r ı k o r u s u n , y a i ç i n d e b e n

    o l a y d ı m .

    *

    1 5 .

      H o c a , m e z a r l ı k t a s o y u n m u ş , g ö m l e ğ i n i t e m i z l i y o r m u ş . Ç ı k a n

    ş i d d e t l i b ir y e l , g ö m l e ğ i a l ır g ö t ü r ü r . H o c a , g ö m l e ğ i n a r d ı n d a n s e ğ i r-

    d i r . Ta ş ta n , t aş a k o ş a - d ü ş e g i d e r k e n k a r ş ı d a n g e l e n b i r k a ç  a t l ı ,  H o c a ' y ı

    g ö r ü r l e r , a t la r ı ü r k e r , k e n d i l e r i k o r k a r l a r . D i k k a t e d i n c e g ö m l e k s i z b i r

    a d a m o l d u ğ u n u a n l a y ı p a t l a r ı n d a n i n e r l e r , y a n ı n a g i d i p k ı z g ı n b ir  h a l

    d e ,  b i r e a d a m d e r l e r , h o r t l a k g i b i n e g e z e r s i n b u m e z a r l ı k t a ?

    H o c a , a d a m l a r ı n ö f k e s i n i g ö r ü p i s t i f i n i b o z m a d a n , n e i s t e r s i n i z

    b e n d e n o ğ u l l a r d e r , b e n z â t e n d ü n y a y ı t e r k e t m i ş i m , â h i r e t e h l i n d e -

    n i m .

      Â h i r e t i k i r l e t m i y e y i m d i y e ç ı k t ı m , ş u r ac ı ğ a b i r a b d e s t b o z u p g e n e

    m e z a r ı m a g i r e c e ğ i m , d ü n y a h a l k i y l e b i r i l i ş iğ i m y o k b e n i m .

    ( 4 ) K u d û r î , d i n î b i r k i t a p t ı r .

    29

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    24/106

    1 6 . '  H o c a ' y a , k ı y a m e t n e v a k i t k o p a c a k d i y e s o r m u ş la r . H a n g i

    k ı y a m e t d e m i ş . H a n g i k ı y a m e t m i , k a ç k ı y a m e t v a r k i d e m i ş l e r . H o c a ,,

    i k i k ı y a m e t v a r d e m i ş , k a r ı m ö l ü r s e k ü ç ü k k ı y a m e t k o p a r , b e n ö l ü r

    s e m b ü y ü k k ı y a m e t .

    *

    1 7 . K a r ı s ı ,  b ir g ü n H o c a ' y a , e f e n d i d e m i ş , a b d e s t i b r i ğ i n i n d i b i

    d e l i n d i , i ç i n d e s u k a l m ı y o r , n e y a p a l ı m ?

    H o c a , d ü ş ü n d ü ğ ü n ş e y e b a k a k a r ı c ı ğ ı m d e r , b u n u n d a ç a r e s i n i

    b u l a m a z s a k y a z ı k b i z e . E s k i d e n a b d e s t b o z a r , s o n r a a b d e s t a l ı r d ı k .  B u n

    d a n s o n r a i b r i ğ e s u y u k o r - k o m a z a b d e s t a l ı r ı z , s o n r a a b d e s t b o z a r ı z .

    •*

    1 8 .  K ö y l ü n ü n

      b i r i ,

      u y u z k e ç i s i n i H o c a ' y a g e t i r m i ş ; n e f e s i n k e s

    k i n d i r , b i r o k u y u v e r H o c a m d e m i ş . H o c a , n e f e s i m k e s k i n d i r a m m a k a t -

    r a n s ız t e s i r e t m e z . B e n n e f e s e d e y i m , s e n d e n e f e s i m e b i r a z k a t r a n

    e k l e ,

      k e ç i y e s ü r d e m i ş .

    1 9 .  H o c a , d o s t l a r ı n a , b e n ö l ü r s e m d e m i ş , b e n i t e p e  ü s t ü , d i k i

    n e g ö m ü n . S e b e b i n i s o r m u ş l a r . K ı y a m e t k o p u n c a d e m i ş , d ü n y a n ı n a l t ı

    ü s t ü n e g e le c e k y a , o v a k i t d o s - d o ğ r u k a l k a r ı m .

    *

    2 0 .   H o c a ' n m , y ı l i a r y ı l ı b i r i k t i r d i ğ i b i n a k ç e y i ç a l m ı ş l a r . H o c a

    e s e f l e n m i ş , m e r a k l a n m ı ş , d u a e t m i ş , i l e n m i ş . D e m g e ç m i ş , d e v r a n g e ç

    m i ş , b i r g ü n b i r i s i g e l i p H o c a ' y a b i n a k ç e v e r m i ş . H o c a , b u n e d e y i n c e ,

    f ı r t ı n a y a t u t u l d u k , t i ca r e t i ç in b i r y e r e g i d i y o r d u m , y a n i m d a b i r h a y l i

    m a l  v a r d ı .  S e l â m e t l e k u r t u l u r s a k H o c a ' y a b i n a k ç e n e z r i m o ls u n d e d i m .

    F ı r tı n a y ı a t l a t t ı k , b e n d e g e l d i m , a d a ğ ı m ı y e r i n e g e t i r i y o r u m d e m i ş .

    H o c a , b u s ö z ü d u y u n c a , n e a c a y i p i ş l e r in v a r T a n r ı m d e m i ş , b i z i m p a r a

    n e r e y e   g i t t i ,  n e r d e n g e l d i ; b u k a d a r d o l a m b a ç l ı y o la n e lü z u m v a r d ı

    s a n k i ?

    *

    2 1 .  H o c a b î r g ü n e v i n i n p e n c e r e s i n d e o t u r m u ş , s o k a ğ ı s e y r e d i -

    y o r m u ş . D e r k e n ç i s e n t i h a l i n d e b i r y a ğ m u r d u r , b a ş l a m ı ş . G i t t i k ç e f a z

    l a l a ş m ı ş , s i c i m g i b i y a ğ a r k e n H o c a , b a k m ı ş k i d o s t l a r ı n d a n  b i r i ,  c ü b -

    b e s i n i ç e r n r e m i ş , k o ş a r c a s ı n a e v i n e g i d i y o r . T a m , - H o c a ' n ı n e v i n i n h î -

    30

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    25/106

    z â s ı n a g e l i n c e H o c a ,  vah vah   d e m i ş , o k u m u ş a d a m s ı n  da, hiç   T a n r ı

    n ı n r a h m e t i n d e n k a ç ı l ı r ı m ?

    A d a m c a ğ ı z , u t a n m ı ş , d o ğ r u d e m i ş , y a v a ş l a m ı ş . Y a ğ m u r , t e p e s i n

    d e n g i r m i ş , t ı r n a ğ ı n d a n ç ı k m ı ş , e v i n e v a r m ı ş  ki su  g i b i .

    O l a c a k  bu  y a ,  o  a d a m ,  bi r  g ü n p e n c e r e s i n d e n s o k a ğ ı s e y r e d e r k e n

    g e n e y a ğ m u r b a ş l a m ı ş . D e r k e n

      bir de ne

      g ö r s ü n ? H o c a , y e l - y e p e r e k ,

    y e l k e n k ü r e k , d o l u - d i z g i n e v i n e k o ş m a d a . H o c a m d e m i ş a d a m , h a n i

    T a n r ı n ı n [ a h m e t i n d e n k a ç ı l m a z d ı ,  bu Hal ne?

    H o c a ,  sus  b i r e b i lg i s i z d e m i ş , b e n , T a n r ı n ı n r a h m e t i n d e n k a ç m ı

    y o r u m ,

      y e r e d ü ş e n r a h m e t i ç i ğ n e m i y e y i m d i y e k o ş u y o r u m .

    *

    2 2 .  H o c a ' y a -

      ibr

      g ü n , a ca b a d ü n y a

      kaç

     a r ş ı n d e m i ş l e r .

      O

      s ı r a d a

    b i r c e n a z e g i d i y o r m u ş . H o c a , t a b u t u g ö s t e r e r e k  bu   s o r u y u ş u n a s o r u n ,

    o b i l ir d e m i ş , b a k , ö l ç m ü ş - b i ç m i ş g i d i y o r .  -

    *

    2 3 .  H o c a ' y ı , R a m a z a n d a i f t a r a ç a ğ ı r m ı ş l a r . O r u ç b o z m a z a m a n ı

    g e l i n c e

      ev

      s a h i b i , ö n c e n a m a z ı k ı l a l ı m

      da

      s o n r a b o z a r ı z d e m i ş . H o c a

    n e y a p s ı n , r a zı o l m u ş . M a h a l l e n i n b ü y ü k l e r i  ve   i m a m   da   d a v e t l i y m i ş .

    İ m a m , n a m a z a b a ş la m ı ş , d a v e t l i l e r  de   i m a m a u y m u ş l a r .

    i m a m ,

      F â t i h a ' y ı g a y e t y a v a ş o k u m u ş , s û r e y e s ır a g e l i n c e « Y â s î n »

    d e r - d e m e z H o c a , t ö v b e l e r o l s u n , bu  n a m a z ı k ı la m a m b e n , her  ş e y i n bi r

    s ı ras ı

     var

     d e m i ş , n a m a z d a n ç e k i l m iş . M e ğ e r i m a m , t e n b i h l i y m i ş , d e r h a l

    v e ç a b u c a k « V e l K u r ' â n - i l h a k î m , A l l a h u e k b e r » d i y e r ü k û a v a rı n c a, H o

    c a ,  b a k , b u n a * d i y e c e k

      yok

     d e y i p d e r h a l i m a m a u y m u ş ( 5 ) .

    *

    2 4 .

      Z e n g i n l e r d e n b i r i H o c a ' y ı i f t a r a ç a ğ ı r m ı ş , i k i n d i ü s t ü

      gel de

    d e m i ş , c a m i l e r i g e z e r i z . H o c a g i t m i ş ,  cami cami   d o l a ş m ı ş l a r . Z a v a l l ı ,

    i y i c e a c ı k m ı ş . İ f t a r z a m a n ı  eve g i t m i ş l e r , ö b ü r d a v e t l i l e r l e b e r a b e r ye

    m e ğ e o t u r m u ş l a r .

    V a k i t g e l m i ş , o r t a y a g ü z e l  bir  d ü ğ ü n ç o r b a s ı g e t i r m i ş l e r .  Ev s a h i b i ,

    b i r k a ş ı k a l ı p u ş a ğ a y a h u d e m i ş ,  kaç  k e r e s ö y l e d i m ,  şu  aşç ı ya  bir me

    r a m a n l a t ı n , u n u n u t o k a ç t o k a ç b ı r a k m a s ı n .

      Bu ne

      r e z a l e t , k a l d ı r ş u n u .

    Ç o r b a k a l k m ı ş , o r t a y a

      nar

     g i b i k ı z a r m ı ş h i n d i d o l m a s ı g e l m i ş .

     Ev

    s a h i b i , o n d a n  da bir   y u d u m a l m ı ş , a lı r a l m a z  da   k ö p ü r m ü ş . B a n a k a s

    t ı n ı z mı var   d e m i ş ,  kaç  k e r e s ö y l e d i m , b a h a r b a n a d o k u n u y o r . K a l d ı r

    (5)

      K u r â n m X X X V I . s ü r e s i d i r .

    31

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    26/106

    ş u n u ,

      k a l d ı r k a l d ı r . H i n d i d o l m a s ı d a k a l k m ı ş . O r t a y a b a k l a v a g e l m i ş .

    E f e n d i ,

      s e r s e m m i s i n b e a d a m d i y e u ş a ğ a ç ık ı ş m ı ş , a ç k a r n ı n a d e m i ş ,

    b a k l a v a y e n i r m i ? U ş a k , b a k l a v a t e p s i s i n i d e k a l d ı r ı n c a H o c a , h e m en >

    b i r k a ş ık a lm ı ş , s o f r a d a n k a l k ı p o d a n ı n k ö ş e s i n d e k i t e p s i d e d u r a n  f ı s

    t ı k l ı ,  ü z ü m l ü ,  e t l i ,  k e s t a n e li p i lâ v l e n g e r i n i n b a ş ın a o t u r m u ş , k a ş t k - k a -

    ş ı k a t ı ş t ı r m ı y a b a ş l a m ı ş .

    E v s a h i b i , H o c a m , n e y a p ı y o r s u n d e y i n c e a m a n b e y i m d e m i ş , b a n a

    b i r a z m ü h l e t v e r i n . S i z , ö b ü r y e m e k l e r i n s u ç l a r ın a g ö r e c e z a l a r ı n ı t e r -

    t i b e d i n c i y e d e k b e n , b i z i m ş u e s k i g ö z - a ğ r ı s i y l e b i r a z c ı k g ö r ü ş e y i m ,

    h a l i n i h a t ı r ı n ı s o r a y ı m .

    H e r k e s , k a h k a h a d a n k ı r ı l m ı ş . T e k r a r s o f r a y a o t u r u p y e m e ğ e b a ş

    l a m ı ş l a r .

    • *

    2 5 .  B i r i s i, A k ş e h i r g ö l ü n d e g u s ü l e d e c e k m i ş , H o c a ' y a s o r a r :

    — H o c a m , g u s ü l e d e r k e n n e t a r a f a d ö n e y i m ?

    H o c a ş u c e v a b ı v e r i r :

    — E l b i s e n n e t a r a f t a y s a o t a r a f a .

    2 6 .

      H o c a , t a l e b e l i ğ i n d e b ir k ö y e g i t m i ş , v a a z e d i y o r m u ş . V a a

    z ı n d a , Is â P e y g a m b e r i n , d ö r d ü n c ü k a t g ö k t e b u l u n d u ğ u n u s ö y l e m i ş .

    C a m i d e n ç ı k a r k e n i h t i y a r b i r k a d ı n , H o c a ' y a y a k l a ş ı p e f e n d i d e m i ş ,

    d e r s t e ,

      Is â P e y g a m b e r i n d ö r d ü n c ü k a t g ö k t e - o l d u ğ u n u s ö y l e d i n i z . A c a

    b a i k i g ö z ü m , o r d a n e y e r , n e iç e r k i ?

    H o c a , b i r a y d ı r o k ö y d e y m i ş , h a l i n i - h a t ı r ı n ı s o r a n d a p e k y o k m u ş .

    B u s o r u y u d u y u n c a t e p e s i a t m ı ş , b e k a d ı n d e m i ş , k ö y ü n ü z e g e l e l i b i r

    a y  o l d u ,  b i r g ü n c e ğ i z o l s u n , ş u a d a m n e y e r , n e iç e r d i y e s o r m a d ı n

    d a ş i m d i b e n d e n , t â d ö r d ü n c ü k a t t a k i  İsa nın  n e y i y i p i ç t i ğ in i s o r u y o r

    s u n ,  u t a n b e .

    *

    2 7 .  H o c a b i r g ü n , b i r d e r e d e n a b d e s t a l ı y o r m u ş . S o l a y a ğ ı n ı d a

    y ı k a y ı p a b d e s t i n i t a m a m l a m ı ş . F a k a t t a r h b u s ır a d a p a b u c u n u n t e k i

    d e r e y e d ü ş m ü ş , g i t m e y e b a ş l a m ı ş . H o c a a r d ı n d a n k o ş u p t u t m a k i s t e

    m i ş s e d e ' d e r e n i n d e r i n b i r y e r i n e g e l i n c e b a k a - k a l m ı ş . P a b u ç , g ö z g ö r e

    g ö r e g i t m i ş . B u n a f e n a h a l d e i ç e r l iy e n H o c a , n e h r e a r k a s ı n ı d ö n ü p b i r

    o . . . m u ş v e al a b d e s t i n i d e m i ş , v e r p a b u c u m u .

    32

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    27/106

    2 8 .   H o c a ' y l a k a r ı s ı o r u ç t u t m a z l a r m ı ş . F a k a t k a d ı n , H o c a ' n m z o

    r u y l a h e r g e ce s a h u r y e m e ğ i h a z ı r la r , k a l k a r l a r , b e r a b e r c e y e r l e r , y a -

    t a r l a r m ı ş .

    B u n d a n b î z â r o l a n k a d ı n , b i r g ü n a e f e n d i d e m i ş , ö y l e d e ö y l e .

    o r u ç t u t m u y o r u z , n e d i y e b e n i b u z a h m e t e s o k u y o r s u n ?

    Ö y l e d e m e k a r ı c ı ğ ım d e m i ş H o c a , n a m a z k ı l m ı y o r u z , o r u ç t u t

    m u y o r u z , s a h u r d a y e m e z s e k M ü s l ü m a n l ı ğ ı m ı z n e r d e n b e l l i o l a c a k ?

    *

    2 9 .  H â k i m , H o c a ' y ı i f ta r a d a v e t e t m i ş , y a n ı n d a k i k â h y a s ı n a d a .

    H o c a p e k s e v e r d e m i ş , a ş ç ıy a s ö y l e d e k a y m a k l ı i n c i r t a t l ıs ı y a p s ı n .

    H o c a i f ta r a g i t m i ş . - Z e y t i n l e i f t a r e d i l m i ş , y e m e k l e r y e n m i ş , f a k a t

    i n c i r t a t l ı s ı g e l m e m i ş . Y a t s ı n a m a z ı n d a n s o n r a h â k i m , H o c a ' y a , b i r a ş i r

    o k u y u n d a n e ş e y le d i n l i y e l i m d e m i ş .

    H o c a ,

      K u r ' â n ' m X C I V . s û r e s i o l a n v e « İ n c i r v e z e y t i n e a n d o l s u n »

    a n l a m ı n a g e l e n « V e t t î n i v e z z e y t u n i » d i y e b a ş l ı y a n s û r e y i o k u m a y a

    b a ş l a m ı ş , f a k a t « i n c i r » a n l a m ı n a g e l e n « t î n » i o k u m a y ı p « V e z z e y t û n i »

    d e m i ş . H â k i m , H o c a m d e m i ş , V e t t î n ' i u n u t t u n . H o c a , o n u b e n d e n ö n c e

    d e m i ş , s e n u n u t t u n .

    3 ü .

      H o c a , b i r g ü n e r e n l e r d e n o l d u ğ u n u s ö y l e r k e n b ir i s i d e r k i :

    B ir k e r a m e t g ö s t e r ö y l e y s e . H o c a , n e i s te r s i n d e r . A d a m , ş u k a r ş ı k i -

    d a ğ ı ç a ğ ı r d e r , a y a ğ ı n a g e l s i n . H o c a , ü ç k e r e , g e l y â m ü b a r e k d i y e

    s e s l e n i r . T a b i a t i y l e d a ğ d a b i r k ı p ı r t ı b i l e o l m a z . H o c a d e r h a l d a ğ a d o ğ r u

    y ü r ü m i y e b a ş la r . A d a m , n e y a p ı y o r s u n H o ca d e r , h a n i d a ğ g e l e c e k t i ,

    s e n m i g i d i y o r s u n ?

    H o c a h e m y ü r ü r , h e m c e v a p v e r i r :

    — B i zd e g ö n ü l , k i b i r o l m a z , d a ğ y ü r ü m e z s e a b d a l y ü r ü r .

    3 1 .

      H o c a , b i r a r a lı k k a d ı l ı k t a b u l u n m u ş t u . B u s ı r a l a r d a b i r g ü n ,

    y a n ı n a b i r i s i g e l i p d e r k i : Y a y ı l ı r k e n s i z i n a l a c a i n e k , b i z i m i n e ğ i k a r

    n ı n d a n s ü s m ü ş , ö l d ü r m ü ş .

    H o c a , s a h i b i n i n s u ç u y o k s a n e s n e g e r e k m e z . İ n e k t e n k a n p a h a s ı

    a l ı n m a z y a , d e r .

    G e l e n a d a r n , b u s ö z ü d u y u n c a , y a n l ı ş s ö y l e d i m k a d ı e f e n d i d e r ,

    ö l e n s i z i n i n e k , ö l d ü r e n b i z i m k i .

    H o c a ,

      d a h a a d a m ı n s ö z ü t a m a m l a n m a d a n , iş ç a t al la ş t ı ş i m d i , i n

    d i r i n r a f t a k i ş u k a r a k a p l ı k i t a b ı d e r .

    *

    N a s r e d d i n  Hoca  —  F .   3 33

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    28/106

    3 2 .  H o c a , u z u n b i r y o l d a n g e l i r k e n b i r h a y l i y o r u l u r , b i r a ğ a ç

    g ö l g e s i n e y a n g e l i p n e o l u r d u T a n r ı m d e r , b i r a r ı k e ş e ğ i m o l s a y d ı d a

    a y a ğ ı m y e r d e n k e s i l s e y d i .

    A z b i r z a m a n s o n r a a r k a d a n b i r s i p a h i y e t i ş i r . Y a n ı n d a d a . a l t ı

    a y l ı k b i r t a y v a r d ı r . H o c a ' n m b a ş ı n a d i k i l i p b a ğ ı r ı r :

    — H e y b a b a l ı k , k e n d i n e g e l . Ö y l e t e n b e l t e n b e l y a t m a k t a n iş ç ı k

    m a z . K a l k d a s e v a b a g i r . T a y y o r u l d u , y ü k l e n ş u n u s ı rt ı n a d a g i d e l i m .

    H o c a , ö z ü r d i l e m i y e k o y u i u r s a d a z â l i m a d a m , H o c a ' n m s ı r t ı n a

    b i r k a m ç ı i n d i r e r e k k a l k p i s h e r i f d e r . H o c a , i s t e r i s t e m e z k a l k a r , t a y ı

    y ü k l e n i r . A d a m

      a t l ı ,

      H o c a y a y a , y o l a k o y u l u r l a r . H o c a y a v a ş l a d ı k ç a

    a d a m , k a m ç ı y ı in d i r i r . V a r a - v a r a n i h a y e t s i p a h i n i n g i d e c e ğ i k ö y e u l a

    ş ı r l a r , f a k a t H o c a d a t a k a t s i z b i r h a l d e y e r e y ı k ı l ı r . B i r z a m a n k e n d i n

    d e n g e ç m i ş b i r h a l d e y a t t ı k t a n s o n r a k e n d i n e g e l i r , b a ş ı n ı g ö ğ e  k a l

    d ı r ı p Y â r a b b i d e r , y a b e n a n l a t a m a d ı m , y a s e n y a n l ı ş a n l a d ı n . B e n

    i s t e d i m b i n e c e k , s e n v e r d i n b i n d i r e c e k .

    3 3 .  H o c a ' y a k o m ş u s u  gelip   k ı z ı n d a n ş i k â y e t e d e r e k m u s k a rn ı

    y a z a r s ı n , n e f e s m ı e d e r s i n , y o k s a n e f e s i k e s k i n b a ş k a b i r ho c a m ı  s a ğ

    l ık v e r i r s i n , n e ya p a r s a n y a p , b ı k t ı m u s a n d ı m d e n s i z l i ğ i n d e n d e r .

    H o c a , k o m ş u d e r , b e n i d i n l e r s e n s e n o n a h o c a b u l m a y a b a k m a ,

    b i r k o c a b u l , b ü t ü n d e n s i z l i ğ i k ö k ü n d e n b i t e r .

    *

    3 4 .  H o c a , A k ş e h i r g ö l ü n d e y ı k a n a c a k r m ş . E l bi s es in i s o y u n u r k e n

    c e b i n d e n b i r c ö n k d ü ş m ü ş . G ö n e n l e r m e r a k e d i p n e v a r i ç i n d e d e m i ş

    l e r . H o c a g ö s t e r m i ş . B a k m ı ş l a r k i ö l ü n a s ı l y ı k a n ı r , c e n a z e n a m a z ı n a s ı i

    k ı l ı n ı r , t e l k i n n a s ı l v e r i l i r . . . g i b i ş e y l e r  y a z ı l ı .

    H o c a d e m i ş l e r / n e y a p a r s ı n b u n l a r l a ? H o c a , b u n l a r d e m i ş , g ö n ü l

    a ç m ı y a y a r a m a z y a ; h o c a l a r ın g e ç i m r u z n â m e s i ' ( 6 ) .

    *

    3 5 .

      H o c a b i r g ü n , e z a n o k u n u r k e n a ş a ğ ı d a n m ü e z z i n e b a ğ ı r m ı ş :

    — N e y a p a y ı m b a b a c ı ğ ı m , p e k d a l s ı z - b u d a k s ı z b i r a ğ a c a ç ı k m ı ş

    s ı n ,

      b e n n a s ı l

      tırmanıp

      k u r t a r a y ı m s e n i ?

    ( 6 ) G ü n l ü k h e s a p v e v u k u a t d e f t e r i .

    34

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    29/106

    3 6 .  H o c a , b i r y e r e g i d e r k e n y o l d a , b i r h a n a k o n u k o l m u ş . K e r

    v a n m ı k a l k m a m ı ş , y o l m u k a p a n m ı ş , n e o l m u ş s a o l m u ş , h a n d a b i r k a ç

    g ü n k a l m ı ş . O s ı r a l a r d a b i r f ı r t ı n a k o p m u ş . K o n u k o l d u ğ u o d a n ı n h e r

    t a r a f ı a y r ı a y r ı g ı c ı r d a y ı p b a ş k a ç e ş i t s es ç ı k a r m ı y a , y e e s t i k ç e s a l l a

    n ı p d u r m ı y a b a ş l a m ı ş .

    H o c a k o r k u p h a n c ı y a b a ş v u r m u ş , a m a n h a n c ı d e m i ş , b u o d a p e k

    h a r a p , h e r  y a n ı ,  a y r ı b i r s e s ç ı k a r ı y o r .

    H a n c ı ,

      p i ş k i n b i r a d a m m ı ş , h o ca . o l a c a k s ı n e f e n d i d e m i ş , b i l m e z

    m i s i n ,

      h e r m a h l û k , k e n d i d î l i n c e U l u T a n r ı y ı t e s b t h e d e r .

    H o c a ,

      b i l i y o r u m d a o n d a n k o r k u y o r u m y a d e m i ş , y a z i k r e d e - e d e

    c o ş a r , c e z b e l e n i r , s e c d e y e k a p a n ı v e r i r s e .

    3 7 .  H o c a h a s t a l a n m ı ş , h a s t a l ı ğ ı d a g ü n d e n g ü n e a r t m ı ş . I s tı r a p l ı

    g ü n l e r i n d e n b i r i n d e k a r ı s ı n a , k a r ı c ı ğ ı m d e m i ş , g i t , y ü z ü n ü g ö z ü n ü b e z e ,

    t a k - t a k ı ş t ı r , s ü r - s ü r ü ş t ü r , e n  y e n i ,  e n g ü z e l e l b i s e n i g i y d e g e l ,

      y a n ı

    m a o t u r .

    K a r ı s ı ,  a e f e n d i d e m i ş , s e n b u h a l d e y k e n e l i m v a r ı r d a s ü s l e n e

    b i l i r m i y i m b e n ; o k a d a r v i c d a n s ı z m ı s a n d ı n b e n i ?

    H o c a , m a k s a d ı m o d e ğ i l h a n ı m d e m i ş , g a l i b a e c e l i m y a k l a ş t ı ; A z

    rail  g e l i r s e b e l k i s a n a g ö n ü l v e r i r , b e n i b ı r a k ı r , s e n i a l ı r .

    3 8 .

      H o c a , b i r g ü n v a a z e d e r k e n e y c e m â a t d e m i ş , T a n r ı y a ş ü k

    r e d i n k i d e v e y e k a n a d v e r m e d i , y o k s a d a m l a r ı n ı z ç o k t a n ba ş ı nı z a g ö ç

    m ü ş t ü .

    *

    3 9 .

      H o c a , b i r R a m a z a n , k e n d i k e n d i s i n e d e r k î : A y ı n k aç ı d i y e

    s o r a n l a r o l u r , b e n d e b i l e m e m . İ y i s i m i h e r g ü n ç ö m l e ğ e b i r t a ş a t a

    y ı m d a s o r a n o l u r s a f a ş l a r ı s a y a r , c e v a p v e r i r i m .

    G e r ç e k t e n d e b i r ç ö m l e k p e y d a h l a r , h e r g ü n b i r t a ş a t m a y a b a ş

    l a r . B u n u d u y a n m u z i b i n  b i r i ,  b i r g ü n g i d e r , ç ö m l e ğ e b i r a v u ç t a ş b o

    ş a l t ır . T a m o s ı r a l a rd a b i r i s i , H o c a ' y a , b u g ü n a y ı n k a ç ı d e r . H o c a , d u r ,

    g i d e y i m ,

      ç ö m l e ğ e b a k a y ı m d e r . E v i n e g i d e r , ç ö m l e k t e k i t a ş la r ı s a y a r .

    B a k a r k i t a ş l a r , t a m y ü z y i r m i t a n e . A y , b u k a d a r u z u n o i m a z d e r , g e l i r ,

    s o r a n a d a m a d e r k i : B u g ü n a y ı n k ı r k b e ş i . A d a m c a ğ ı z ş a ş ı rı r , a H o c a m

    d e r , h i ç a y k ı r k b e ş g ü n o l u r m u ?

    H o c a ,

      s e n g e n e b a n a ş ü k r e t d e r , ç ö m l e k h e s a b ı n a b a k s a y d ı k b u

    g ü n a y ı n y ü z y i r m î s i y d i .

    35

  • 8/20/2019 Nasrettin Hoca Gölpınarlı

    30/106

    4 0 . . .   B i r R a m a z a n a y ı n d a b i r i s i , H o c a ' y a s o r a r :

    — B u g ü n a y ı n ü ç ü m ü , d ö r d ü m ü ?

    H o c a c e v a p v e r i r :

    — V a l l a h i b i l m e m , b u g ü n l e r d e a y a l ı p s a l t ı ğ ı m y o k .

    4 1 .  H o c a , i k i h a r k s o ğ a n e k m i ş , ş u h a r k d e m i ş , T a n r ı n ı n ,  y e t i

    ş i rs e T a n r ı rı z âs ı i ç in y o k s u l l a r a v e r e c e ğ i m ; b u d a b e n i m .

    S o ğ a n l a r y e ş e r m i ş , y e t i ş m i ş . H o c a b i r g ü n e l i n e b i r s o m u n a l ı p

    b a h ç e y e ç ı k m ı ş . B a k m ı ş k i T a n r ı y a a y ı r d ı ğ ı s o ğ a n l a r p e k g ü z e l , i r i , y e m

    y e ş i l ,  K e n d i n i n k i l e r c ı lı z m ı , c ı l ı z . S a ğ ı n a - s o l u n a b a k ı n m ı ş , k i m s e c i k l e r

    y o k . H e m e n b i r s a l d ı r m ı ş , T a n r ı n ı n h a r k ı n d a n i k i s o ğ a n ç ı k a r m ı ş . T o

    z u n u t o p r a ğ ı n ı s i lk e r k e n b i r d e n b i r e b i r g ö k g ü r l e m i ş k i , H o c a ' n m ö d �