letaifi nasrettin hoca burhaniye tercümesi

of 100 /100
8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi http://slidepdf.com/reader/full/letaifi-nasrettin-hoca-burhaniye-tercuemesi 1/100 KÜLTÜR BAKANLIĞI MİLLÎ FOLKLOR ARAŞTIRMA DAİRESİ YAYINLARI: 109 HALK EDEBİYATI DİZİSİ: 21 LETÂİF-Î NASREDDİN HOCA (BURHANİYE TERCÜMESİ) İnceleme-Şerh Prof.  Dr. Fikret TÜRKMEN ANKARA - 1989

Author: ihramcizade

Post on 07-Aug-2018

341 views

Category:

Documents


14 download

Embed Size (px)

TRANSCRIPT

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    1/100

    K Ü L T Ü R B A K A N L I Ğ I

    M İ L L Î F O L K L O R A R A Ş T I R M A D A İ R E S İ Y A Y I N L A R I: 1 0 9

    HALK EDEBİYATI DİZİSİ : 21

    LETÂİF-Î NASREDDİN HOCA

    (BURHANİYE TERCÜM ESİ)

    İnceleme-Şerh

    Prof. Dr. Fikret TÜRK ME N

    A N K A R A - 1 9 8 9

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    2/100

    ISBN: 975-17-0401-4

    Kültür Bakanhğı 'n ın 7 Nisan 1989 tarih ve 351-882 sayı l ı onayı i le

    2500 adet bastırı lmıştır.

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    3/100

    İ Ç İ N D E K İ L E R

    Sayfa

    Ö N S Ö Z 5

    GİRİŞ 7

    Na sre dd in H oca ve Lat i fe leri . . . .7

    Ho ca Nasr edd in Lat i fes iy le Bu rhan iye Ter cüm es i 10

    H A C E N A S R E D D İ N L A T İF E S İY L E B U R H A N İ Y E T E R C Ü M E S İ

    DİBACESİ 19

    H O C A N A S R E D D İ N L A T İF E S İY L E B U R H A N İ Y E T E R C Ü M E S İ 2 0

    N O T L A R 6 1

    N A S R E D D İ N H O C A L A T İ F E L E R İ Y L E B U R H A N İ Y E

    AÇIKLA MA LARI GİRİŞİ (Sade leş t i r i lmiş Terc üm e Kıs ım lar ı ) 62

    S Ö Z L Ü K 8 7

    BİBLİYOGRAFYA 100

    E K L E R 1 0 1

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    4/100

    Ö N S Ö Z

    Türk mi l l e t in in insan l ık â lem ine sunduğu değ er lerden , be lk i de , en büyüğü N as -

    reddin Hoca'dır . Her mil let in kültüründe, karakterin i akset t iren şahs iyet ler ve eser

    ler vardır. Bazı eserler millet lerarası seviyeye yükselir ve insanlığa mal olur. Bugün

    klas ik dediğimiz eserler böyledir . Bu eserler temel o larak iç inden ç ıkt ığ ı halkın

    düş ünc e ve duygularından gıdalanmışt ır . Bu yüzde n bir bakım a halk k las ik lerid ir ler .

    Bizce Hoca'mn en büyük özel l iğ i , halk k las iğ i o lmasıdır . Onda Türk'ün safdi l l iğ i ve

    zekâs ı b ir leşm iş , eski ler in "Nekregû" dedikleri ince ve g iz l i b ir fe lsefeyle yüklü derin

    lik, şaşırt ıcı bir duygu zenginliği vardır.

    B u zamana kadar Nasre ddin H oca i le i lg i li pek ço k eser yazı ld ı . Ya zm alar, ma tbu

    ve sözlü kaynaklar tarandı, kısaca zengin bir l iteratür meydana geldi. Ancak

    incele diğim iz Seyyid Burhan eddin' in ese rinde, Ho ca'n ın f ıkraları yeni b ir ana l ize tabi

    tutulmaktadır . Bu yeni yaklaş ımda f ıkraların görünen anlamı yerine, şerhi

    yapı lmaktadır .

    Yazmanın or i j ina l i Afyon İ l Halk Kütüphanes i 'nde (Esk i ad ıy la Ged ik Ahmet

    Paşa Kütüphanes i) bulunmaktadır . Ord.Prof .Dr. Süheyl Ünver Bey' in lütuf larıy la

    yazm adan haberdâr o lun ca, eserin mikrof i lmini a ld ık ve met nin tam am ını devrin çok

    yakın o lma sı sebebiyle transkrips iyonunu ver m ede n lat in harf leriy le aktardık . Ayrıca

    fıkraları numaralayarak konularına göre inceledik. Bilhassa "Tercüme" kıs ımlarını,

    anlaş ı labi lmes i iç in , günümüz Türkçes i 'ne çevirdik . Bu kıs ımlardaki Arapça ve

    Farsça beyit leri ve ifâdeleri notlar halinde açıkladık. Daha sonra da bütün f ıkra ve

    tercümelerdeki kel ime ve terkipler hakkında bir sözlük verdik .

    Bu tür çal ışmaların çoğalması , en azından Nasreddin Hoca f ıkraların ın tefr ik

    edi lmes i ve incelenmesi bakımından büyük öneme haizdir . Faydal ı o lacağına ina

    narak metni i l im âlemine sunuyoruz.

    5

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    5/100

    G İ R İ Ş

    Nasreddin Hoca ve Lat i fe leri

    Türk mizahının , Türk zekâs ın ın t imsal i o lan Nasreddin Hoca'nın hayat ı ,

    yaratıcıl ığı ve zekâsı , f ıkraları ve bunların yayılma sahaları vb. konular hakkında

    gerek Türkiye'de gerekse Türkiye d ış ında pek çok met in ve araşt ırma neşredi ld i .

    1

    Bugün Hoca'nın hayat ı hakkında bi lg i ler in yeters iz o lması yanında, genel l ik le

    kabul edi len ve f ıkralarındaki muhtevaya da uygun olan O'nun Sivrih isar' ın Horto

    Köyü'nde doğduğu , babas ın ın imam o lduğu ve Seyy i t Hac ı İbrah im i l e SJMehmet

    Hayranî 'den ders a ld ığ ıd ır . Daha sonra Konya'ya g i t t iğ i ve öğrenimini burada

    tamamladığı anlaş ı lmaktadır . Tahs i l in i tamamladıktan sonra, Akşehir'de köy

    imamlığı ve müderris l ik yapt ığ ı ve orada 80 yaş larında öldüğü bi l inmektedir .

    Nasredd in Hoca 'n ın Türk iye d ı ş ında Mol la Nasredd in , Koja Nasr , Nasredd in

    Afandi , Avant i g ib i i s imler le tan ınmaktad ır .

    2

      Hatta ona a i t veya ona at fedi len

    f ıkralardan bir k ısmı, Yunanis tan'da Anastrat i , Hindis tan'da Birbal , İran'da Daho,

    Ermeni lerde Pu lu Pug ı , Tac ik lerde Müşf ik , Karaka lpak larda Umurbek , Kır ım

    Tatarlarında Ahmet Akay'ın f ıkraları arasına karışnıış ve çoğu zaman bu karış ıklık

    şahs iyet lerin karışmasına sebep olmuştur. Mesela Arapların meşhur Cuha's ı i le

    Hoca'nın karış t ır ı lmas ı g ib i .

    1 Bu hususta geniş bilgi için bkz. E.Tokmakçıoğlu, Bütün Yönleriyle Nasreddin Ho ca,

    Ankara, 1981, s.246-263; Fikret Türkmen, Nasreddin Hoca Fıkralan'nın Yayılma

    Sahaları, TDEAD III. 1985; Abdülbaki Gölpınarlı; Nasreddin Hoca, İstanbul, 1961 ve

    Ahmet Kutsi Tecer, Nasreddin Hoca, İ.A.,cüz 91, s.109-114; Perihan Arbak, Nasrettin

    Hoca Bibliyografyası, Türk Kültürü Araştırmaları, Yıl 1, s.2,1964.

    2 Molla Nasreddin Letifeleri, M .H.Tehm asıb,EA neşri, 1965; T.Fezyeliev, Azerbaycan

    Halg Letifeleri, "Elm" Bakı, 1971; Kojanasır Engemeleri, Alma-Ata,1965; Kırgızsky

    Narodnie Skazkie, Frunze, 1963, s.229-330; Nasreddin Efendi, Kazan 1904; Afandi

    Latifalan, Tuplovçu, Sabir Abdulla, Taşkent, 1960 Daha geniş bilgi için Yoldşeva,

    Uzbek Latifalanda Nasreddin Afandi Obrazı-"Fan" Taşkent, 1979.

    7

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    6/100

    Nasreddin Hoca'nın yayınlanmış f ıkraların ın yanıs ıra dünyanın pek çok

    kütüphanes inde b i l inen yazmalar bu lunmaktad ır . Türk iye 'dek i kütüphane lerde ve

    özel k i tapl ık larda bulunan önemli yazmalardan bazı ları şunlardır:

    1-

      DTCF Kütüphanes i İ smail Saib Sencer k itapları aras ında 1777 is t insah tarih

    l i yazma 147 f ıkra iht iva etmektedir . Kütüphanede  1/4838  numarada kayıt l ıdır.

    2-E lma lı K ütüph anes i 'nd e "Hikâyat- ı Na sredd in Ho ca" baş l ığ ı i le 30 32 num arada

    kayıt l ı yazma

      3

    , 7 8 varaktır.

    3 -

      Sü leymaniye Kütüphanes i Hoca Mahmut Ki tap lar ı aras ında 2395 numarada

    kayıt l ı yazma.

    4 -

      Yine Süleymaniye Kütüphanes i 'nde Esat Efendi Kitapları aras ında 2395

    numarada kayıt l ı yazma.

    5- İs tanbul Mil let Kütüphanes i Al i Emirî k i tapları aras ındaki yazma.

    Bunların d ış ında özel k i tapl ık larda ve tamamı f ıkraya hasredi lmemiş muhtel i f

    yazma mecmua ve k itaplarda da Nasreddin Hoca'ya maledi len f ıkralar da mevcut

    tur. Bun lardan en öne m li ler i , Ebu' l - Hayr- ı Rû mî'n in Saltuk nam esi (T opk apı Sarayı ,

    Türkçe Yazmalar Kısmı No: 1612) i le Bursal ı Lâmiî Çelebi 'n in Letâif i 'd ir

    ( İ .Ü .Kütüphanes i , Yazmalar Kısmı No:762) d ir .

    Türkiye d ış ında Avrupa ve d iğer Türk şehir lerindeki kütüphanelerde epeyce

    yazma olduğu bi l inmektedir . Bunlardan önemli o lanlar şunlardır:

    1-

      Oxford, Bodleinne Kütüphanes i , 185 numaral ı yazma 43 f ıkra iht iva etmek

    tedir.

    2 -

      Groningen Kütüphanes i 'nde 76 f ıkra iht iva eden bir yazma.

      4

    3 -

      Paris Bibl iotheque Nat ionale'de ST. No:1395, 1396 numaralarda kayıt l ı ve

    Salih is imli birinin ist insah ett iği 48 varaktık iki yazma.

    4 -Br i t i sh Museum'da (Londra) Add . 7555 ' te b ir yazma bu lunmaktad ır .

    5

    3 Tanıtması için bkz. Ahm et Ateş, Edebiyat Fakültesi T D E D . II, 1948, no:3-4

    4 Geniş bilgi için bkz. K.Burril, Archivum Ottom anicum II, 1970 ,

    5 Şükrü Elçin, Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi Dergisi, IV .,

    1972.

    8

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    7/100

    5- Cambridge Kütüphanes i Add.3483 numarada kayıt l ı 180 f ıkra iht iva eden ik i

    yazma.

    6- Leiden Kütüphanes inde Or.1132 ve Or.2067'de kayıt l ı 57 ve 110 f ıkra iht iva

    eden ik i yazma.

    7- Berl in Kütüphanes i von Diez k itapları aras ında 23/4 , 461, 462, ve 463

    numaralarda kayıt l ı dört yazma (Pertsch Katalogu'ndan) .

    8- Viyana Kütüphanes i Flugel Katalogu'nda 792 numarada kayıt l ı b ir yazma

    6

    .

    Sovyet ler Birl iğ i 'ndeki Türk Cumhuriyet lerindeki yazmalar hakkında İdris

    Ş a h ' m

    7

    , T.Ferzaliev'in

      8

      ve Farida Yoldaşova'nın doktora çal ışması o lan eserlerinde

    q

    yeterl i b i lg i ler bulunmaktadır .

    Nasreddin Hoca hakkındaki b i l inen yazma ve matbu eserlerde genel o larak f ıkra

    met in ler i veya Nasredd in Ho ca hakkında ince leme ler yer almaktad ır. Doğr uda n N as

    reddin H oc a i le i lg il i o lm ayan bazı kaynaklarda ise , herhan gi b ir ve s i le i le O 'na

    temas edi lmekte veya O'ndan bir ik i f ıkra veri lmektedir . İ s tanbul Belediye

    Kütüphanes i Mual l im Cevdet k itapları aras ında K.458 numarada kayıt l ı

    "Mecm uatu'r-Resâil" adlı Farsça yazmada 2 . B ölü m de Letâif baş lığ ı a l tında Ho ca'ya

    ait f ıkralar da bulunmaktadır.

    Hoca hakkında yapı lan i lmî çal ışmalar hakkında daha önce neşret t iğ imiz b ir

    makalede geniş b i lg i veri ld iğ i iç in burada tekrar etmeyeceğiz .

    1 0

    Çalışma larımızın k onu su olan "Hace Nasre ddin Lat i fes iy le Burh aniye Tercüm esi"

    adl ı yazma ise , bu gün e kadar bi l inen yazmalardan farklıd ır . Aşağıda bu yazma i le i l

    g i l i b i lg i ler ve metnin transkrips iyonu i le Tercüme baş l ığ ı i le veri len mist ik

    yorumların günümüz Türkçes ine aktarı lmış şekl i veri lecekt ir .

    6 Süheyl Ünver, TFA No :242,19 69.

    7 İdris Shah, The Exploits of the Incomparable Molla Nasrudin, 1966, Lond on.

    8 T.Ferzaliev, Nasreddin Adı ile Bağlı Letifelerin Neşri ve Tetgig Azerbaycan şifahî Halg

    Edebiyatına Dair Tetgigler, II.Kitap, Bak 1966.

    9 Farida Yold aşova , Uz bek Latıfalarıda...

    10 Fikret Türkmen , Nasreddin Hoca Fıkralarının Yayılma Sahaları, T D E A D , III. sayı

    1985 (İzmir)

    9

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    8/100

    Hoca Nasredd in Lât i f es iy le Burhan iye Tercümes i

    Halen or i j ina l yazmas ı Afyon İ l Halk Kütüphanes i 'nde (Esk i ad ı Ged ik Ahmet

    Paşa Kütüphanes i) bulunan bu eser , 58 yapraktan ibarett ir . Eserin yazan

    Mevlâna'nm torunlarından Seyyit Burhaneddin Çelebi 'd ir . Kendis i eserin

    dibacesinde, sadece "hakir Seyyid Burhaneddin" son yaprakta ise "Şarihü'l-Kitâb-ı

    H ac e Nasredd in Seyy id Burhaneddin İbn M evlâna C ela ledd in" o larak takd im e tme k

    tedir.

    Seyyid Bu rhan eddin hakkında yapt ığ ımız araştırma'da çok az b i lg i toplayabi ld ik .

    Bunlardan S .Nüzhet (Ergun) i le M.Ferit ' in b ir l ikte yayınladıkları , "Konya Vilâyet i

    Halkiyat v e Harsiyat ı" adl ı eserlerin de, M evlev i Burhan Efen di baş l ığ ı a l t ında şu b i l

    g i ler veri lmektedir .

    "Konya'da Burhanzâde dimekle  ma'ruf,  as i l b ir a i leye mensuptur. 1230(1814)

    tar ih inde doğmuştur . M evlev i tar ikat ine me nsub ve s ikkepûç id i . R in dân e mec l i s l er

    den çok ho ş lanır , lat i fe ler ider , nüktedanl ık gösterir ve ş i irden zevk al ırdı. T ürkler in

    med âr- ı i ft iharı o lan Nasred din Ho ca m erhu m un bazı lat i fe lerin i şerh etmiş ve v i lâyet

    matbaas ında bast ırmışt ır . 1313 (1897) 'de vefat iden Burhan Efendi 'n in b ir çok

    nükte l i naz ımlar ı o lduğu söy lenmekte i s e de maalese f e lde ed i lememiş t ir .

    Bulabildiğimiz bir tane gazeli şudur:" diyerek, "Kandedir" redift i gazelini vermişler-

    d i r .

    1 1

    Bunun dış ında şerhi yapan Burhaneddin Çelebi hakkında fazla b i lg imiz yoktur.

    Bu konuda yazmayı i lk defa tanıtan Ord.Prof .Dr.Süheyl Ünver 22-24 Haziran 1979

    tarihinde Eskişehir 'de yapı lan Nasred din Ho ca i le i lg i l i toplant ıd a sundu ğu bi ld ir ide

    bi lg i vermektedir . Süheyl Ünver hocamızın verdiği b i lg iye göre bu yazma kopya bir

    nüshadır ve Seyyid Burh aneddin' in "M evlâna'nm ilk torunlarınd an Çe lebi B urh ane d

    din İ lyas' tır. Ke ndis i , Burhan eddin İbn-i M evlâna Ce laledd in a larak her b ir in in m is

    t ik ve ahlâkî ruhunu

      izah

     eder ek "Burhaniye" diye b ir k itap vücûd a ge t ir m iş"

    1 2

    11 Sadettin Nüzhet-M .Ferit, Konya Vilâyeti Halkiyat ve Harsiyatı, Konya, Vilâyet

    Matbaası, 1926, s.339

    12 Ord.Prof.Dr.Süheyl Ünver, Nasreddinimiz Fıkralarındaki Mistik Anlamlar Üzer ine ,

    Eskişehir Anma Günleri Dergisi,  Y ıl   2, s.4,1979 (Nasreddin Hoca Özel Sayısı), s.7-9.

    1 0

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    9/100

    Sayın Süheyl Ünver, Mevlevi ler aras ında Burhaneddin isminin Seyyid Burhaned-

    din Muhakkik Tirmizî (Öİ .1240/1241

      ? )

    1 3

     ye

     saygıdan dolay ı

     sık sık

     kul lanı ld ığ ı ,

     bu

    yüzden Mevlev i Burhan

     ile

     Mevlâna 'nm

      ilk

     torun larından Germ iyan l ı Burha neddin

    llyas'ı aynı şahıs olarak düşündüğü anlaşıl ıyor.

    Daha sonra Feyz i Hal ıc ı

      bu

     yazmada sö zü ed i len taşbasm ası k i tabı tanıtan

     bir

    makale yayınladı . Hal ıc ı , eseri nas ı l gördüğünü anlatt ıktan sonra, eserin 1885'te

    bas ı ld ığ ın ı

      ve 120

      Nasr eddin H oc a f ıkras ın ı şerhe tt iğ in i

      ve 52

      sayfa o ld uğu nu

    belirtmektedir. Ayrıca baskının kenarları çift çizgi

      ile

     çevr i lmiş

     bir

     n e s i h l e k a l e m e

    al ındığını , yazının

      da

      S i l l e l i Hat ta t O sma n Ham di 'n in hat t ı o lduğ unu b i ld irmek

    t e d i r .

    1 4

      Daha sonra hattat hakkında kısa b i lg i verdikten sonra

      10

     ade t f ıkrayı örn ek

    olarak vermektedir .

    Feyzi Halıcı'nın verdiği f ıkralar

      ve

      şerhlerin in tama mı, yazm ada mev cuttur.

    Ancak ufak farklar vardır . Ayrıca yazmada f ıkraların şerhleri Tercüme" baş l ığ ı

      ile

    verildiği halde, taşbaskısında

      "Yağni"

     diye verilmiştir. Feyz i Ha lıcı'nın verd iği f ıkralar

    v e y a z m a

     ile

      farkları şöyledir.

    Feyzi Halıcı'daki Sıra

      Yazmadaki Sira

    Hal ıc ı 'n ın  bu  fıkraları sıra  ile  a l ıp a lmadığını b i lem iyoruz. A nca k f ıkralar

    arasındaki farkları göstermek için

      ilk

      fıkranın

     her iki

      met indek i ş ek i l l er in i vermek

    istiyoruz. Feyzi Halıcı'nın verdiği

      ilk

      fıkra:

    13 M evlevi silsilesi içinde Seyyid Burhaneddin'in sırası

     ve

      Sultanu'l Ulemâ

      ile

     Bahauddin

    Veled'le İlişkileri için

      bkz.

      Abdülbakî Gölpınarlı, M evlâna'dan Sonra Mevlevilik,

    İstanbul, 1953, Mevlevîlik, IA. İstanbul, 1979, C.8, s.164 vd.

    14 Feyzi Halıcı, Mevlevî şairi Burhaneddin'in Nasreddin Hoca'nın Fıkralarını Şerheden

    Eseri, Millî Kültür, c.3,

     s.3

     Ağu stos 1981.

    1

    2

    3

    4

    5

    6

    7

    9

    1 0

    11

    3

    14

    1 7

    4 3

    6 9

    102

    101

    6 2

    8 8

    8 9

    11

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    10/100

    "Bir gün Hoca şehirde kürsüye ç ık ıp , Ey Müslümanlar bu şehrin havas ıy la b iz im

    şehrin havas ı birdir . Cem aat ned en bi ld in iz deyince, Hoc a, Akşehir'd e ne kadar y ı ld ız

    var ise burada da o l kadar var dem iş . (Yağ ni) H er mek ânda b ulunu r iseniz Ha k Teâ la

    hazır ve nazırdır . Hak Tealâ'n ın azamet ve kudret in cemi mükevvenattan müşahade

    edip âver g ib i her şeyi ik i görmeyin diyu s ırrı vahdeten ta l im buyururlar .

    1 5

    Ayn ı yazmada, yagni yerine, Terc üm e diyerek ve terc üm enin so nun da "sırr-ı vah

    det işaret buyururlar" diye bitmektedir. Ayrıca diğer küçük farklar için de metinler

    deki 3 No'lu f ıkraya bakmak kafi gelecektir.

    Bundan anlaş ı ld ığ ına göre, yazma, matbu eserin tam bir is t insahı deği ld ir . Bazı

    küçük değiş ik l ik lerin yapı lmış o lduğu anlaş ı lmaktadır . Ayrıca sayın Hal ıc ı

    taşbasması eserdeki f ıkra sayıs ın ı 120 o larak göstermektedir . Halbuki yazmanın i lk

    sayfasındaki "Dibace"de de belirtildiği gibi fıkra sayısı 121'dir.

    Seyyid Burhaneddin, bu f ıkraları dibacede, ". . .merhum muşarileyhin kitab-ı mat-

    buundan, yüz yirmi adet. . ." olarak kısa şerh ve açıklmaya tabi tuttuğunu belirtmek

    tedir. Bu 121 f ıkranın konularına göre dağıl ımında, seçilen 121 f ıkra içinde en fazla

    (14 adet) karıs ı i le i lgil i olanlar seçilmiş , ikinci s ırayı Hoca'nın sevimli eşeği ve daha

    sonra da Anadolu'nun kadıs ı , mol las ı , çobanı , berberi vb . mes lek erbabı i le i lg i l i

    f ıkralar gelmektedir. Hemen sonra da hayvanlar, başta öküz, tavuk, at ve teke gibi

    evcil hayvanlar s ıralanmaktadır. Seyyid Burhaneddin f ıkraları seçerken özel bir it ina

    gösterdi mi b i l inmez, ama Hoca'nın f ıkraları iç inde de bazen espriy i güçlendirmek,

    anlatımı kolaylaştırmak için karıs ını s ık s ık kullandığına şahit oluruz. Fıkraların

    anlatt ığına bakılırsa, ikinci önemli şahıs olarak kadınların, bilhassa karıs ının özel bir

    yeri o lduğu görülmektedir .

    Ho ca 'n ın ye t iş t iğ i çevre göz önü ne a l ınd ığ ında eğ i t iminde annes in in ön em l i ro lü

    vardır. Terz i yanına çırak olarak verilen H oc a iki yıl sonra an asın a, san'atının ya rıs ını

    öğrendiğini, artık dikilmiş elbiseyi sökebildiğini, kalan yarıs ını da, ömrü vefa ederse,

    öğreneceğini söyler .

    Burhaneddin Çelebi , seçt iğ i 121 f ıkradan çeş i t l i hayvanları konu edinen 23 tane

    seçmekle Anadolu'nun tavuk, öküz, ördek, kurt , kurbağa, oğlak, teke g ib i günlük

    hayat ında iç içe yaşadığı hayvanlara verdiği önemi gösterir . Özel l ik le Hoca'nın

    cefakâr ve munis eşeği hayvanlar iç inde en önemli yardımcı unsurdur. Hoca'nın her

    15 Feyzi Halıcı, a.g.m. s.25

    12

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    11/100

    an yanında olan bu hayvan Kadı o lur, kuyruğu kes i l ir , velhas ı l her an Hoca'nın

    dünyas ındadır . Diğer hayvanlar da kendi özel l ik lerine göre rol a l ır lar .

    İkinci s ırada yer alan karıs ı , bazen sevgil i , bazen Hoca'nın getirdiği ciğeri dos

    tuna yediren, bazen

     müsrif,

      bazen sevişen bir rol le yardımcı durumundadır . As l ında

    H oca 'ya m ale dil en f ıkralarda da, karısı veya karıları çeşit l i t ipler olarak (gü zel, çirkin,

    şaş ı , vb . ) karş ımıza ç ıkar. H oca 'nın , ö lü nc e küçük kıyamet in kop acağını söylediği bu

    kadına, bazen Azrai l 'e güzel görünsün de kendi yerine O'nun canını a ls ın d iye

    süs lenmesini söyler . Bütün bu görüntülerde bu kadın , Hocanın sadece hayat arkadaş ı

    değil , aynı zamanda rol arkadaşıdır. Bazı f ıkralarda olayı birlikte organize ederler.

    Mesela , karıs ı sanki Hoca kendis in i dövüyormuş g ib i bağırarak düğün yemeğine

    gider. Bazı f ıkralarda fettan, ateşli ve kurnaz, bazılarında en az Hoca kadar

    nüktedândır .

    Hoca'nın f ıkraları içinde, mesleği icabı, dinî konular önemli bir yer tutar. Vaaz,

    abdest , namaz, ezan, bayram ile duaların kabul edildiği f ıkralar seçilmiştir. Mevlevi

    Burhaneddin sayıları oldukça fazla olan bu tür f ıkralardan 8 tanesinin şerhini

    yapmışt ır . Bunlar genel l ik le İs lâmiyet in d ış görünüşünü konu alan f ıkralardır . Tek

    ayakla namaza durmak, nehirde pabucu sulara karış ınca abdest in i bozmak, hamam

    da ses i hoşuna gid ince vakits iz temcid okumak gibi . . .

    Çeşit l i zenaat erbabı i le i lgil i f ıkralar da tercih edilen f ıkralar arasında yer

    almıştır. Berber, dellâk, subaşı, özell ikle kadı i le i lgil i f ıkralarda devrin özell iklerine

    uygun davranışlar içinde nükteler yapılmıştır. Kel olan başını traş eden berbere yarım

    ücret teklif etmenin yanında, bazen kadı olarak kendi kulağını ıs ırmaya çalış ır, bazen

    başka birine rol verir, yine kadının feracesini alır, fakat öyle bir senaryo hazırlar ki,

    kadı kendi feraces ine sahip ç ıkmaz. (116.F. )

    Hoca'nın beceremediği i ş ler in baş ında t icaret gel ir . Ancak bazen öyle zekâ

    oyunları yapar ki t icaret in en â lâs ın ı b i len Yahudî b i le çares iz kal ır . Aynı Hoca sat

    mak iç in pazara götürdüğü eşeğinin , çamurlandı d iye kuyruğunu keser . El ine nadir

    geçen parayı saklayacak yer bulamaz, s ır ığ ın tepes ine bağlar , vb . Hoca'nın bu

    konudaki maharet i duruma göre değiş ir . Bazen mantık d ış ı g ib i görünen söze ve

    durum a başvurur. Be klen m edik cevaplarla , zekâ oyunlarıy la hem olayı düzelt ir , he m

    de kendisi kurtulur. Bu tür f ıkralardan 8 tane seçilmiştir.

    Hoca'nın üzerinde durduğu konulardan bir i de ö lümdür. O s ık s ık ö lümü alaya

    alır. Bazen Azrail i kandırmak, bazen de eski mezara yatarak öbür dünyada sorgu

    sualde n kurtulmak is ter . Hatta yalancıktan öld üğ ün e şahit o luruz. Bu ko nud aki f ıkra

    1 3

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    12/100

    sayıs ı da 8 dir. Ancak 46. ve 117. f ıkralarda "Ben sağ iken" şeklinde tekrar vardır.

    Niçin küçük bir rüya sokularak böyle b ir seçim yapı lmışt ır . Seyyid Burhaneddin' in

    ölümle a lay konusunda ısrarl ı davrandığı söylenebi l ir mi? Bunu kes in b ir i fadeyle

    bel irtmek mümkün deği ld ir . Akla Mevlevî l ik tes ir i gel iyorsa da ö lümle a lay sadece

    iki f ıkranın yorumlarında farklı olarak bulunuyor. İ lkinin yorumunda "Ölmeden öl"

    ikincis inin yorumunda ise, "kendini kendinde bul, başka yerde arama" fikri iş lenmiş.

    As l ında mist ik b ir şerh iç in en uygun konunun bu olduğu düşünülebi l ir . Neden bu

    konu daki seç imle r b irbir lerine yakın konulardan seçi lmiş t ir . Bu nu n cevabını vere bi l

    m ek iç in Seyyid Burhaned din hakkında gen iş b i lg iye iht iyaç vardır.

    Se çil en f ıkralardan hırsızlık ve hırsızlarla i lgil i olanla rın sayıs ı 7'dir. B u f ıkralarda

    Hoca'nın evine giren hırsızlara karşı takındığı tavır ve espri, Hoca'nın fukaralığı

    üzerine ağır l ık vermektedir . Hoca bu durumdan pek rahats ız görünmez. İk inci grup

    taki f ıkralar, Hoca'nın izinsiz olarak girdiği bahçelerdeki olaylarla i lgil idir. Hoca

    ağaç dal ında yakalanınca konuyu büyük bir ustal ık la başka yöne kaydırır . Mesela

    merdiven satar veya acemî bülbül o lur.

    Hoca'nın gerek kendi gerekse komşu çocuklarıy la i l i şk is in i anlatan f ıkralarda, O

    pek de sevimli gözükmez. Oğlunun göbeğini keser , fakat del ik o kadar büyüktür k i

    "ölmezse diri deliği olsun der" Oğlunun babası öldü diye yas tutar, oğlu üzerine çiş

    yapar, vb . Anca k H oca'n ın çevre s indeki her şey g ib i çocuklar da aynı havayı teneffüs

    eden aynı tavırla olaylara karışan yaramazlardır. Patlıcana s ığırcık yavrusu diyecek

    kadar hazır cevap ve zekidirler.

    H oca 'nın karakterin i anlatacak fıkra zenginl iğ i iç inde, O'nun cesaret in i gös tere n

    fıkralar, bey, Timur ve padişahla i lgil i olanlardır. Kendisine oyun oynamak isteyen

    beyden, onu yağmurda ıs latarak int ikam al ır . Her şeyin baştan bozulduğunu anlat

    mak için Timur'un sofrasında olmadık iş ler yapar. (70. f ıkra)

    Seçilen f ıkralar arasında zekâ, hazır cevaplık, zıt l ıklardan faydalanma, imâ, ve

    taş lama yoluyla bozuk idare i le mücadele eder.

    Hoca'nın yüzsüz misaf ir leri , komşuları , hatta komşu köyden tanıdıkları devamlı

    Ho ca'yı a ldatmaya, on dan birşeyler a lmaya çal ış ır lar . K end is ine hediye ed i len tavşan

    sebebiyle ardı arkası kesilmeyen misafirlere "suyunun suyu" diyerek yemek yerine

    sadece su verir. Sürekli ip, eşek vb. şeyleri isteyen komşularını "ipe un serdim" veya

    "eşek evde yok" diyerek atlatmaya çalış ır. Kuzusunu yiyen dostlarının elbiselerini

    yakar. Cimri komşusunun kazanını doğurtup öldürerek e l koyar, vs . Bütün bu grup-

    1 4

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    13/100

    taki f ıkralarda Hoca'nın saf görüntüsü alt ında zeki ve şaşırtıcı söz ve davranışları

    d ikkat imizi çeker ve Hoca hiç b ir zaman mağlup olmaz.

    Seyyid Burhaneddin'in seçtiği f ıkralardan ikis i kısmen açık, biri güç karşıs ında

    yeni strateji uygulamakla i lgil idir. 13. ve 29. f ıkralar kısmen açık, 35. f ıkra da

    saldırgan olabi lecek bir köpeğe "Geç y iğ id im geç" diyerek, lüzumsuz kahramanlık

    gösteris i yapmamak gerekt iğ in i gösterir .

    Hoca kozmik âlemi, özel l ik le ay' ı konu alan f ıkralarla düşünces in i anlatmak is

    temişt ir . Ö zel l ik le çobana verdiği cevap, her kes e anlayabi leceği d i lden hitab etm en in

    insan münasebet lerin i nas ı l etk i lediğin i bel irt ir .

    Mevlevi Burhaneddin imtihan konulu ik i f ıkra seçmişt ir . Bunlardan i lk inde,

    Hoca'nın şöhret in i duyup imtihana gelen Hindl i Molla Arab'a kendis in i tanıtmadan

    öyle cevaplar verir k i , Anadolu insanının irfanından korkan Molla imtihandan vaz

    geçer. (Fıkra, 37) Diğeri ise üç ruhbanın sembolize ett iği hrist iyanlık i le İs lâmiyet'in

    karş ı laş t ırmasıdır . Sonund a H oca'nın k ıvrak zekâs ına m ağlup olu p, İ s lamiyet 'e g irer

    ler.

    Hoca'nın f ıkralarındaki eşya ve a let ler de Orta Anadolu'nun günlük hayat ında

    kulla nılan çarık, yor gan , kaftan vb . şeylerdir. B öy lec e Ho ca' nın çev resi hakkınd a f ikir

    sahibi oluruz.

    Hoca"nm fıkrasında hanımına gece yarıs ı söylediği tuhaf bir ş i ir (81. f ıkra), bir

    diğerinde ise kendis in in Farsça b i lmediğini söyleyenleri mahcup etmek iç in söylediği

    Türkçe-Farsça karış ık mülemma bir beyit ine de rast l ıyoruz.

    Mevlevi Burhaneddin seçt iğ i f ıkralarda Anadolu'nun özel l ik le Konya'nın mahal l î

    ağız özell iklerini kullanmaktadır. Ayrıca f ıkralardaki bazı meşhur "formel" ifâdeler

    değişt iri lmiştir. Meselâ, 24. f ıkrada, Hoca eşeğine binerken düşer ve "İhtiyarlık" diye

    hayıf lanır. Etrafında kimse olmadığını anlayınca da "Ben senin gençliğini de bil irim"

    diyerek otokrit ik yapar. Burhaneddin ise bu söyleyiş i "Biz de evveli hırlı , uğursuz

    değildik" şeklinde değişt irmiştir.

    Hoca'nın dil i halkın kullandığı günlük dildir. Ancak Burhaneddin, f ıkralarında

    di l ine zaman zaman Arapça ve Farsça kel imeler ve terkipler sokmuştur. Bevl , nek

    bet gibi. Aynı şekilde, Hoca'nın halk arasındaki f ıkralarında pek karşılaşmadığımız

    gereks iz hareket lere de yer vermişt ir . 20 . f ıkrada daha önce bahçes ine g iren öküzü

    döverken, sebebini soran sahibine, "Sen halt etme cahil köpek, ol kabahatin bilür"

    demesi g ib i .

    15

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    14/100

    Ayrıca birinci f ıkrada gördüğümüz giriş formeli , halk hikayesinin matbu

    varyant larında gördüğümüz ve sözlü geleneğe ters gelen bir baş langıç formel id ir .

    Söz lü ge len ek te f ıkra anlatma gelen eği , "Râviyân- ı ahbâr ve nâki lân- ı

     asar

     v e rüzgâr"

    yerine genel l ik le "Adamın bir i veya Hoca bir gün" gibi formel lerle baş lamaktadır .

    Ayrıca Feyzi Halıcı'nın neşrett iği f ıkralarda, şerh kıs ımlarına geçerken kullanılan

    formel "Yağni" olduğu halde, el imizdeki yazmada "Tercüme" denmiştir. "Yağni"

    sözünde, b ir açık lama ve aynı anlamı başka türlü i fâde etme kast ı vardır . Tercüme

    i se ,

      b ir başka di lden çevirme demekt ir . Bu fark neden meydana gelmişt ir? Buna şu

    andaki b i lg i ler imizle kes in cevap vermek mümkün olmamaktadır . Seyyid

    Burh aneddin' in seçm iş o lduğu 121 f ıkranın ortak bir karakteri, öz el b ir seçi l i ş seb ebi

    d ikkat i çekmemekted ir .

    Ancak yukarıda konularına göre yapt ığ ımız s ın ıf landırmada da görüldüğü gibi ,

    çeş i t l i konuların karış ımı tercih edi lmiş t ir . Böylece Nasreddin Hoca'nın karakterin i

    vermek is temiş o labi l ir .

    Seyyid Burhaneddin'in kendi f ikrini, üslûbunu gösterdiği "Tercüme" kıs ımlarında,

    zam an zam an zorlam a yorumlar yanında, h iç bir i t iraz kabul etm eye cek kadar doğ ru

    açıklamaların yapı ld ığ ı ve kuvvet l i a legori ler in kul lanı ld ığ ı görülmektedir .

    Yorumlar yap ı l ı rken Mevlâna 'n ın "Mesnevfs inden , baz ı had is ve âyet lerden

    faydalanarak f ik ir lerine destek sağlayan Seyyid Bu rhan eddin , zaman za m an da ç eş i t l i

    şa ir lerin beyit ler inden is t i fade etmişt ir . Tercüme kel imes inin seçi l i ş i de yukarıda

    belirtt iğimiz gibi, dikkat çekicidir. Şerhi, tefs iri , açıklaması gibi başka kelimeler

    yerine bu kel imenin seçi l i ş in in sebebi açık lanamamışt ır .

    Tercümelerin sonunda genel l ik le "tefhim olunur (buyururlar) , imâ buyururlar ,

    ta'rif buyurulur, tenbih ederler (buyurulur veya tenbih-i âli olmuştur.) , işaret

    buyrulur, vb. gibi ifâde kullanılmıştır. Bunların genel dökümünde, 121 f ıkradan 56

    tanesi "tefhim eder (buyurulur)(115. fıkra "tefhim ettirdiği gibicedir.")

    19 tanesi işaret buyurulur.

    17 tanesi tenbih-i âli olmuştur (-ederler, -buyurulur)

    7 tanesi imâ buyurulur (-eder)

    2 tanesi imâ tergib buyurulur (-eder)

    2 tanesi demek isterler.

    2 tanes i demek olur i le ,

    geriye kalan 16 tanesi işe, "demek murad ederler, demeği lutf buyururlar, kerem

    buyururlar, beyan eder, irad ve tenbih buyururlar, demek dahi ensebdir, tevbih

    makamında buyururlar, demek olur, ibâdet ahsendir, ta'l im buyururlar, haber verir-

    16

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    15/100

    ler v e derler" i fâdeleri kul lanı larak bit ir ilmiş t ir . G örü ldüğ ü gibi , Seyyid B urh aned

    din bazı f ıkralardan çıkarı lacak sonuçlara d ikkat i çekmekte, bazı larında öğretme,

    doğru yolu gösterme, bazı larında ise sadece haber verme veya azarlama yolunu kul

    lanarak açıklamalar yapmaktadır.

    Açıklamaların b ir k ısmında zorlama olduğu ve mutlaka mist ik b ir anlam

    çıkarmak iç in konu yu kend i is tediği yön de yorumlad ığı d ikkat i çekm ekted ir . (8 .9 .10 .

    ve 32. f ıkralarda olduğu gibi) . Meselâ 8. f ıkrada helvacı dükkanında izinsiz helva

    yemeye baş layan Hoca'yı döverler . Hoca, "Ne güzel belde imiş , bu Konyal ı helvayı

    döğe döğe yedirir" der. Bu f ıkrayı Seyyid Burhaneddin , Konya'nın ermiş ler durağı

    olduğu iç in helva yedirir g ib i tasavvuf yoluna darbe ve terbiye i le sokulduğu,

    M evlân a'nm d ergâhına dahi l o lanlarla m üzik ve semâ i le yol gösterip lokm asını da hi

    terbiye i le vererek gıdalandırır" şeklinde şerh ederler ki bunun ne kadar zorlama

    olduğu açıkça görülmektedir .

    Fıkraların şerhlerinde dikkat i çeken önemli noktalardan bir i de en çok üzerinde

    durulan terimlerden, nef is , bekâ-fenâ, amel , Hak tealâ 'n ın yücel iğ i , dünyanın

    kıymets iz l iğ i , g ib i mis t ik mefhumlar o lmasıdır . Seyyid Burhaneddin bütün

    mevhumların açık lanması s ıras ında s ık s ık mahal l i sözlere , beyit lere , Mesnevî 'den

    al ınmış f ik ir lere baş vurmaktadır . Hatta Mesnevî 'den orij inal beyit ler vermektedir .

    Aşağıda bu tür kul lanmalardan bazı ların ı vermek is t iyoruz.

    1.

      f ıkranın tercümesinde,

    2.

      f ıkranın tercümesinde,

    16.  f ıkranın tercümesinde,

    17.  f ıkranın tercümesinde,

    19.

      f ıkranın tercümesinde,

    3 5 .

      f ıkranın tercümesinde,

    4 1 .

      f ıkranın tercümesinde,

    7 0 .

      f ıkanın tercümesinde,

    8 1 .

      f ıkranın tercümesinde,

    8 5 .  f ıkranın tercümesinde,

    9 1 .

      f ıkranın tercümesinde,

    "Ö lmed en öl" ve "Akıll ı kiş i gerek tiğin de konuşur",

    Min cae f i ' l -hasene (Herşey güzel l ik le o lur) .

    "Kul kusursuz olmaz, affeder efendisi"

    "Dil bir kulak ikidir, az söyleyip çok dinlemeli ."

    "Ey birader tu hemân endişeî

    Mâ bakıyyet üstühân-ı rişeî

    (Ey birader sen ş imdi düşünüyorsun

    Bizden kemik ve k ı l kalacakt ır) .

    "Köpeğe dalanmadan çal ıy ı dolanmak yeğdir ."

    "Kendimi kendim yit irdim kendim arar kendimi,

    kend ime kend im gerekse , kend im bu lsun kend imi .

    "Aktl bir padişahtır."

    "Bir saat düşünme yetmiş yıl ibadetten hayırlıdır"

    "Taşta ham ma ma  müşabih, bu den î dünyâ h em ân

    Dâima murdar e l inden dest - i nâ-pâka geçer

    "Sen bir katresin kendini deryaya sal"

    17

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    16/100

    114 .  f ıkranın tercü me sinde, "Sür ç ıkar ga yn gön üld en, tâ tecel l î ed e H ak

    Padişah konm az saraya güze lce yap ı lmadan

    gibi açık lamayı tamam lama k iç in a lınt ı lar yapmışt ır . Bö yle ce tasavvufî p ek çok ko nu

    şerhler s ıras ında daha kolay b ir üs lûp iç inde veri lmeye çal ış ı lmış t ır . Fıkralar ,

    tercümelere nazaran daha sade bir üs lûba sahipt ir . Zira onların tamamı halkın

    aras ından al ınmış , konuşma di l in in eserlerid ir . Tercümeler ise tahs i l görmüş, ken

    dis in i mevlevî tarikat ine adamış b ir okumuşun düşüncelerid ir .

    Eserin sonunda başka hiç bir kaynakta rastlamadığımız bir rivayetten bahsedil

    mekted ir . Bu da , Nasredd in Hoca 'n ın meşhur Hanef î fak ih ler inden Bağdat l ı

    Kudurî"yi çok sevdiği , öğre nci ler in e her za ma n ond an ders ler verdiği , hatta Kudurî 'y i

    okurken keramet gös terd iğ i kayded i lmiş t i r .

    1 6

    Seyyid Burhaneddin' in bu bi lg i ler i nereden ald ığ ın ı b i lmiyoruz. Ancak Hoca'nın

    sünnî akidelere ne kadar bağl ı o lduğunu, O'nun göstermes i bakımından dikkat i

    çekicidir.

    Seyyid Burhaneddin , tercümelerin tamamında insân- ı kâmil o lmak iç in ne yap

    mak lazım geldiğ in i , ibadet in , Tanrı 'ya sürekl i n iyaz etmenin , benl ikten geçmenin ,

    Al lah yolunu seçmenin lüzumunu anlatmak is ter . O kadar ki açık saçık b ir anlam

    bulur. Çeşit l i al legorilerle bunları açıklamaya çalış ır.

    Es eri n b ir başka özel l iğ i de K onya'nın yaşayış ı hakkında verd iği b i lg i lerdir . Sakin

    bir a i lenin günlük hayat ı b i lhassa tercümelerde mahal l î üs lûp iç inde anlat ı lmış t ır .

    Meselâ 74.f ıkrada, "Bir gün Hoca'nın karıs ı , "Şu oğlanı gezdir, biraz iş im var,

    göreyim" der. H oc a oğla nı kucağına a l ınca, üze rine yestehledi .. ." dem ektedir . B urada

    iş görmek ve yestehlemek gibi tamamen mahal l î b ir ağız kul lanı lmış t ır .

    Fıkraların çoğunda halk ağız ından al ınma kel imeler mevcuttur. Bunların çoğu

    daha ağdal ıd ır . Halk ağız ından al ınan kel imeler ve deyimler hakkında bir f ik ir

    verebi lmek iç in bazı misal ler i göstermek is t iyoruz.

    l.Fıkradaki "Gusûl tahtası", 7. fıkrada "Vartalara uğramak", 15. fıkrada

    "Kaykana", 21.f ıkrada "Zarta çekmek", 23. f ıkrada "Su dökmek (=idrar yapmak)",

    2 4 .

      f ıkrada "Göç etmek (=Taşmmak) , 35 . f ıkrada "Köpek s iğ i ld i ve köpek s ırtardı" ,

    16 Kudurt, (972-1 037) asıl adı Ebu'l-Hüseyin Ah me t bin Ham dan el Bağdadî El

    Hanefi'dir. Çömlekçi veya Bağdat yakınlarında Kudur isimli bir köyde doğduğu için

    kudurt ismini aldığı, Hanefî Mezhebini savunmak için münakaşaları ile meşhur oduğu

    kayıtlıdır. En önemli eseri El Muhtasar fi Furugı'l-Hanefiye'dir. (İA. cilt 6 s.952)

    18

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    17/100

    3 7 .  f ıkrada "Kebe, 71.f ikrada "Zevklenmek (=alay etmek)" 73. f ıkrada "İte dalan-

    mak", 83.f ikrada "Ham ur mancası", 103. f ıkrada "Y esteklenm ek," gibi kelim ele r halk

    ağız ından al ınmışt ır .

    Seyyid Bu rha ned din bu fıkraları iddiasız fakat m en sub old uğ u tarikatın f ikirlerine

    uygun bir şeki lde şerh etmeye çal ışmışt ır . Bunu yaparken zaman zaman zorlama da

    olsa , M evlev i l iğ in ve sünni ak idelerin derin tes ir inde kalmışt ır . Ha tta bazan bu f ıkra

    nas ı l böyle yorum lanabi l ir dedirtecek kadar zorlamalar vardır. An cak , yaşadığı d ev

    rin anlayış ına uygun bir üs lûp iç inde Hoca'nın hayat ından seçt iğ i küçük anlann

    ifadesi olan değiş ik konulu 121 f ıkra kendi tarzında bil inen i lk şerh olma özell iği i le

    dikkat i çekmektedir . Nasreddin Hoca üzerine çal ışma yapacaklar iç in görülmes i ve

    incelenmesi gereken önemli b ir met in ortaya koyan Seyyid Burhaneddin görevini

    başarıy la yap m ış ve kültürü m üze yeni g örüş açı ları get irmişt ir .

    I I A C E N A S R E D D İ N L Â T İ F E S İ Y L E B U R H A N İ Y E T E R C Ü M E S İ

    D İ B A C E S İ

    Nasreddin Hoca rahmetul lahu-aleyh hazret leri vakt in in ferid i b ir zat - ı lât i f

    o lduğu cümlenin müsel lemidir . Biz ler et fâ l - i s iret o lduğumuzdan tarik- i Hakkı

    letSif le temsi l ve hezel makamında olan letS if - i hasenelerin i yalnız eğlence yolunda

    telakki o lunması idfak- ı hakâyık o lanlarca kaf i o lmayub bir n ice meani- i dakika ve

    nesâyih- i müfideyi şâmil h ikâyât ların ın k ışr ına bakmayub hale muvaf ık o lan

    lübbünden is t i fade o lunması enseb id ig i p ir imiz Hz. Mevlâna, kuddise s ırahhu, Mes

    nevi- i Şerif inde bu beyt-i Şerif i buyurdukları gibidir:

    Beyt-i ma, beyt nist iklimest

    Heze l - i ma , hez l n i s t ta l imes t ( l )

    Zira tem si l b ir ik l im makam ında, hez el ta 'l im maka mındadır . Ru-p uş o ldu ğun dan

    bu hakir Seyyid Burhaneddin bende dahi merhum müşarün- i leyh kitab- ı matbuun-

    dan yüz y ig irmi b ir adet leta i fin i ihvane yâdigar- ı nâçize ve H oc a E fend imiz in yâd- ı

    nâm-ı â l îs ine ves i le o lmak emel iy le min gayr- ı l iyâkate b ir tevcih- i vecih- i muhtasar

    olarak şerh ve izaha ibtidar eyledim.

    "El insanu Mürekkebun minen nisyan(2)" fetvas ında görülecek nekâis in k ı l let - i

    Gizaa- i fakiraneme bağış lanmasıyla noksanının der-kenar ve duâ- i hayr i le yâd

    buyurulmasıyla erbâb-ı irfandan müstercâdır. (2a-2)

    19

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    18/100

    H O C A N A S R E D D İ N L A T İ F E S İ Y L E B U R H A N İ Y E T E R C Ü M E S İ

    Lât ife: l

    Râviyan- ı ahbâr ve naki lan- ı âs îr (ve) rüzgâr, şöyle r ivayet ederle r k i , H oc a N as

    reddin Efendi rahmetul lahhu-aleyh Hazret leri b ir gün va'z içün kürs iye ç ıkub, "Ey

    müslümanlar ben s ize ne d iyeceğim bi lür müsiz?"dir . Cemâ'at , "Bi lmeyiz" dir ler .

    Hoca, "Siz b i lmeyince ben s ize ne söyleyim" dimiş . Bir gün yine kürs iye ç ıkub, "Ey

    müslümanlar ben s ize ne söyl iyeceğim, b i lür müsiz?" dir . Anlar, "Bi lüriz" deyince,

    Hoca, "Siz b i ld ikten sonra ben ne söyleyim diyüb kürs iden inüb gidince, cemâ'at te-

    accübde kalub, b ir dahi ç ıkarsa bazı ları b i lürüz, bazı ları b i lmeyüz dimeğe karar

    verm iş ler . Ho ca bir gün yine kürs iye ç ıkub, "Ey karındaşlar , be n s ize ne söy lece ğim

    bilür mis in iz?" dediğinde, anlar dahi , "Kimimiz b i lür , k imimiz b i lmeyuz" deyince,

    Hoca "Ne güzel , b i lenler b i lmeyenlere öğretsün" dimiş .

    T e r c ü m e :

    İşaret buyurmuşlar ki, "Sizler imamsınuz. Vaz iki nev'idir. Biri söyler va'z, biri

    söy lem ez va'z . Söyler va'zdan, söy lem ez va'z z iyade müess irdir . Varın gas l tahtas ına

    çıkm ış mevta l i sân- ı hal i le s ize n e nas ihat eyler , andan m ütef et t in o l ın ız d iyu "U smut

    süku t i ve m ûtu kable en te m ûtû (3) "sırrına mazhariyet i işaret buyurmu ştur. V e ik in

    ci radde, m ade m ki s iz hakayıkı müdriks iz , n içün bi ld iğ in iz i le amil o lma zs ınu z. B en

    ne söylesem tes ir etmeyecek "El akı lu lâyetekel lemu i l le ' l -hoca(4) "mefhumunca

    bi ld iğ in iz i le amil o lup i lminiz i (z iyade) idün tatvi l - i kelamdan men iderler . Üçüncü

    perde; alim olanlarda amel olmadıkça va'z-ı nasihi kar itmez. Bir fâzıl , mürşid-i

    kamilbulub (2b-3) b i lmediğiniz i öğrenüb bi lmeyenleri dahi agâh idün dimek murad

    iderler.

    Lâtife 2:

    Bir gün Hoca, "Hak Teâlâya şükür idün ki , deveye kanad virmemiş eğer v irmüş

    olaydı ev lerin ize yahu d bah çelerin ize konarak baş ların ıza yıkardı" dim iş .

    T e r c ü m e :

    Hak Teâ lan ın azamet ve ihsan ın ı müşah ide idün . Her ku luna mal ve mans ıb

    virm ediğ ine teşekk ür idün. Zira herkes in kabi l iyet ine göre ihsan olur. Bi lâ kabi l iyet -

    i ayn deveye kanad vir i ld iğ inde, dön üb h em zal hem m uzı l l o lurdunu z. M al ve m ansıb

    yaraşmaz kimselerin hal ler ine teşekkürde bulunmalarını ima buyururlar .

    2 0

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    19/100

    Lâtife: 3

    2 1

    Bir gün Hoca, b ir şehirde kürs iye ç ıkub, "Ey müslümanlar, bu şehrin havas ıy la

    biz im şehrin havas ı birdir ." Cem aat H oca'ya "Neden bi ld in üz ?" deyinc e, H oc a,

    "Akşehir'de ne kadar yıldız var ise bunda da ol kadar var'dimiş.

    T e r c ü m e :

    Her ne kadar mekanda bulunur isenüz Cenâb- ı Kibriya hâzır ve nazırdır . Hak

    Te âlanın aza m et v e kudret in cemi- i m ükevv enâttan m üşâh ade idüb ayar g ib i b ir şeyi

    iki görmeyin deyu sırr-ı vahdet işaret buyururlar.

    Lâtife: 4

    Bir gün Hoca hamama girüb, bakar ki k imse yok. Canı s ık ı lub bir kayabaş ı

    söylemeğe baş lar . Kendine sadas ı hoş gelüb hamamdan çıkub toğrı b ir minareye

    çıkar. Vakt öğle vakt i imiş . Temcid okumağa baş lar . Bir adam aşağıdan bakar ki ,

    vakits iz temcid okunur. "Be hey nadan, böyle kerih sadâ i le vakits iz temcid okunur

    mu?"  dedikte, Hoca aşağa inüb, (3z-4) "N'olaydı bir sâhib- i hayr dahi minareye dahi

    hamam inşa ett ireydi. Bizi bu kerih sadâdan kurtarırdı" dimiş.

    T e r c ü m e :

    Teganni ve r iya i le o lan amel sa l ih o lmaz. İbâdet ve amel im var d iyu öğinme ve

    gurur dahi etme. Ber-hayat iken şeriat ve tarikat hamamında tathir olarak riyâzât ve

    perhizât ve amel-i salih i le f ikr-i bekaya hasr-ı vakt iderek tevhid ve tahli l i le âli

    makamlarda nağme ve terennüm i le safayab eylememiz tergib buyururlar .

    Lâtife: 5

    Bir ge ce rüyasında Hoca'ya toku z akçe v irmiş ler . H oc a hele o n akçe o lsu n d irken

    uyan ub baktı ki el ind e bir şey yok. G özle rini kapa yub, el in uzatu b, "Getür bari, tok uz

    akçe o lsun" dimiş .

    T e r c ü m e :

    Bu fani dünyada ellerinizde bulunan akçe ve mâsiva ayn-ı rüya gibidir. Nizâ f izâ

    i le daha fazla top lam ağa sayiniz akibet

      hebadır.

      El in izde iken mahal l inde sadaka ve

    ihsan hayrât- ı hasenata bezi idün. Uya ndığınız vakt e l in iz boşa ç ıkm asun dim eği tari f

    ve işaret buyururlar.

    Lâtife: 6

    Bir gün Hoca kıra çıkub giderken karşudan biraz atlu gelür. Hoca sürat idüb bir

    m akb ere yan m a gelüp esvabını ç ıkarub kabre g irer . At lu lar H oca'yı görüb , "Bre adam

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    20/100

    bunda ne yatarsun?" dedikde bir lakırdı bulamayub, "Ehl-i kuburdan idim. Buraya

    seyre çıktım idi" dimiş.

    T e r c ü m e :

    Bu dünyaya z iyarete ç ıkt ık . Ölmezden ön ölüp bu e lb ise- i fahireyi soyunub (3b-

    5) kefenleri boynunuza takub zad- ı ahiret görüb kubur ehl inden olun. Zira yolunuz

    da harami vardır. Bir gün süratle gelüb s izi nabedid eyler dimek tefhim olunur.

    Lâtife:7

    Bir gün H oc a bir bostana girüb havuç ve şa lgam, ne k i buldu ise çuvala ve koyn una

    toldururken bostanc ı bunu tu tup, "Bunda ne arars ın?" ded ikte Ho ca şaş ırub, "Geçen

    bir şedid rüzgar esti , beni buraya att ı" cevabını virmiş ise de Bostancı, "Yahu bunları

    kim yoldu?" diyince, "Rüzgar şedid o lduğundan, beni oradan oraya at t ı . Neye

    yapışdım ise el imde kaldı" dedikte, bostancı, "Ya bunları çuvala kim toldurdu?"

    diyince, cevabında "Ben anı tefekkür iderdim" dimiş

    T e r c ü m e :

    Bu zıl l- ı hayâl gibi olan dünyada  bilâ  tefekkür emtâ ve erzak toplayub, helâ l ,

    haram seç m eyüb iddihar ve tu l-ı em el i le ferdayı düşü nm iyen kim seler yarın bâgbân -

    ı hakîkî olan Cenâb-ı Kibriya divanında, öyle eğri büğrü sözler i le kabul

    olmayacağından başka meşru ve gayr- ı meşru olarak iddihar etmiş o ldukları emval

    ve erzak içün hin-i hesabda bir cevab viremeyüb meyus kalacaklar bu vartalara

    uğramaktan ise ş imdiden tefekkür idüp hukuk- ı ibâdı üzerinden iskat ve ta ib

    müstağf ir o lub Cenâb- ı

      Kibriya'dan

      mağfiret talebi irad ve tenbih buyururlar.

    Lâtife: 8

    Bir gün Ho ca K onya'ya varub bir helvacı dükkanına g irer . Hem an bism il lah deyüb

    (4a-6 ) helva ye m eğ e baş lar . He lvacı , "Bre adam n e yapars ın?" diyu Hoc ayı dö ğm eğ e

    başlayınca, Hoca dahi, "Ne güzel belde imiş , bu Konyalı helvayı döğe döğe yedirir"

    dimiş .

    T e r c ü m e :

    Konya makarr-ı evliyadır. Helva gibi sülûkı darb ve terbiye i le yedirürler. Ba

    husus dergah-ı Hz. Mevlânâ'ya dahil olanlara tarab ve semâ ile irşad idüb lokmasın

    dahi terbiye i le tagaddi iderler dimeği imâ buyururlar.

    Lâtife: 9

    Hoca , "Ramazan- ı  Şerif,  bana ne lazım halka uyub oruç tutmak" diyu bir dane

    çölmek peyda idüb günde birer taş b ırakmağa baş lar . Hoca'nın k ız ı görüb çölmeğe

    2 2

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    21/100

    bir avuç taş kor. Bir gün Hoca'ya, "Bu gün ayın kaçıdır?" dirler. Amma ayın yigirmi

    beşi imiş . "Biraz sabr idün bakalım" diyu eve gelüp çölmeği döker ve sayar ki yüz

    yigirmi taş olmuş. "Eğer bunun cümlesin dir isem bana sefih dirler". Halka, "Bugün

    ayın kırkbeşidir" dedik te, "Ay ot uz günd ür sen kırk beşidir dersin" derler . H oc a, be n

    insafla söyledim, eğer çömlek hisabına bakarsanız, bugün ayın yüz yigirmi beşidir"

    dimiş .

    T e r c ü m e :

    Ramazan- ı şerî f in evvel ine ve ahir ine d ikkat o lunmasıyla Hoca'nın kerimes i

    zahide b ir hatun olmağla şuhûr- ı se lâse(5) i le eyyâm-ı mübarekeyi yüz y ig irmi beş

    güne ib lâğ eylemiş o lduğunu işaret buyurur.

    Lâtife: 10

    Hoca'ya "Ay yeni oldukta, eskis ini ne yaparlar?"dimişler. "Kırkarlar kırkarlar

    yıldız yaparlar" dimiş.

    T e r c ü m e :

    Şebabet vakt i o lan ibâdet hasendir . Şebabet in ize mağdur o lmayan. İht iyar o lup

    (4b-7) zeval vakt i geld ikte , "N'olaydı bu perakendel ikten mukaddem şebabet vak

    t imizi ibadet ideydik" diyu pişman ve nadim o lm ak fa ide verm ez dim eği tefh im ider.

    Lâtife: 11

    Hoca kaf i le i le şehrden ç ıkub giderken deves i kükreyüb Hoca'yı y ire urdu.

    Üzerine çöküp, Hoca feryad ider. Halk bunu kurtarır lar . Bir vakit ten sonra akl ı

    baş ına gelüb, "Ey müslümanlar, gördünüz mü şu deveyi , bana ne kadar cefa eyledi ,

    lut f idüb şunu tutunuz boğazlayım" dimiş .

    T e r c ü m e :

    Nefs in iz deves ine tedriç i le b inün, aman virüb kükretmeyin . Zira mesai

    gösterirseniz s iz i kükreyüb alt ına a lur helak eyler , o l s ize galebe i tmeden hımye ve

    cu i le anı zebh idüb ruhunuzu nefs in iz üzerinde galebe idüb menzi l - i maksudunuza

    vasıl olun diyu tarif buyururlar.

    Lâtife: 12

    Bir gün Hoca yumurtanın tokuzun alub, onun bk akçeye d iğer mekanda satar.

    "Hoca niçün tokuz un alub on un satars ın?" dedik lerinde H oca , "Ziyade fa idedendir ,

    dostlar alış verişte görsünler" dimiş.

    2 3

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    22/100

    Tercüme:

    2 4

    Bu dünya m âkusdur bazı sureta z iyan görülen şeyin aka binde fâ ides i h issolunu r.

    Meselâ"; harik v e s irkatden m ukad dem bir m eta z iyanına v ir irse bü tün fa ide o lm uş

    gibidir . Bazı z iyan zanno luna n mu a'me lât ın vuku'ât-ı ma hsusda ayn- ı men faat idügü n

    ile "men ca'e f î l-hasene(6)" tefs irini ima buyururlar.

    Lâtife: 13

    Bir gün Hoca kısa esvab giyüb, mescide vanb namaz kı larken, ruku'a vardıkta ,

    arkada bulunan adam Hoca'nın husyelerin i görüb, heman tutup s ık ınca (5a-8) Hoca

    dahi önünde o lan imamın husyes in s ıkar. İmam dönüb, "Hoca neylers in?" dedikte ,

    "Arkamdaki adamdan sor" dimiş.

    T e r c ü m e :

    Yarın ruz- ı mahşerde saf -be-saf turulub suâl o lundukta, mesul ler dahi şurût- ı

    is lâmın mu gayiri nas ihat ede n imam ları tutub m ahşer halkı aras ında rüsvay o lm ada n

    ise ş imd iden şeriat ve tarikat ın imam -ı kâm il in i bulu b, u lu d ivanda şermsar ve hâci l -

    i rüsvay olmaklıkdan hazer olunmasını tenbih buyururlar.

    Lâtife: 14

    H oc a bir gün ırmak kenarında tururken on da ne âmâ gelür. Kendi ler in in b ir pula

    ırmaktan geçir i lmes ine Hoca i le pazarl ık iderler . Hoca bunları geçürürken, b ir in i

    ırmak suyu toparlayub götürür. Âmâlar feryada başlar. Hoca, "Niçün feryâd

    idersünüz, bir pul eksik veriniz" dimiş.

    T e r c ü m e :

    Yarın S ırat 'a varı ld ıkda masiyyet i le âmâ olduğumuz halde şefaat- i resulal lah ,

    her b irerlerimiz S ıratdan geçerken bir pul g ib i amel imize güvendiğimiz aynı âmâlık

    olub günâhımızın s ık let i sebebiyle kebâ' ir ehl i nâr- ı canime düşmeklikten ise i lm ü

    amele mağrur o lmayub beyne' l -havf ve'r-recâ r ızaul lah ve mağf iret ta lebiyle

    amelinize mağrur ve ist inad itmek caiz olamayacağını tarif buyururlar.

    Lâtife: 15

    Bir gün adam el ine b ir yumurta a lup, "Hoca şu avucumdakini b i lürsen sana bir

    kaykana lığı viririm" dir. H oc a (5b'9 ) , "Şeklini sö yle, bilürim" ded ikte , "Tısı beyaz , içi

    saru"

     d ir. Ho ca , b i ld im, şa lgamı oymuşlar, iç ine havuç to ldurmuşlar" dim iş .

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    23/100

    T e r c ü m e :

    2 5

    Baz ı k imse çok b i lürüm d iyu meydana ç ıkub b i lmed iğ in i dah i b i lmez . Gâibden

    dem urub kizb-ü durug iht iyar eylediklerinden bu makule türrehatdan geçüb ağı ve

    karayı seçüb Hakk'a salik olun diyu işaret buyururlar.

    Lâtife: 16

    Bir gün Hoca kırda gezerken bir tanaya res t gelüb, uğurlayub evine götürdi .

    Boğa zlayub deris in saklar. Ta na sahibi feryad iderek H oca 'nın evin e geld iğ ind e H oc a

    eh l ine , "A k an şu tanan ın deris in ç ıkarsam da şu herifin yüzün ü kara eylesem " dim iş .

    T e r c ü m e :

    "Kul kusursuz olmaz afv ider efendisi" fehvasınca mümin karındaşlarınızın aybını

    bahusus iht iyaçt ı o la k imselerin aybını yüzlerine urup şermsâr ve hâci l i tmeden ise

    ana nas ihat ve redd- i leyyin i le kendis in i hoşnu d eyle m enin tarik ına bulu nub i lerüd e

    kendüsinden mutazanr o lmamanın tarik ında bakub set taru' l - ı uyub olan Cenab- ı

    Kibriya'dan ecr-i azim talebini ima buyururlar.

    Lâtife:17

    Bir gün H oc a pazarda gezerk en bir herife rast gelüb , "Hoca bugün ayın üçü midir

    dörd ü m idir?" ded ikte , "Bi lmem ay a lup sat t ıgu m yok" dimiş .

    T e r c ü m e :

    Böyle b ihûde laf -zenl ik i tmek ySve-ğûlara. Di l b ir , kulak ik id ir az söyleyub çok

    d inne m el i z ira b ihûde sö z (6a -10) söy leme nin mazarrat ı çokdur . Ak i l o lan t eke l lüm

    etmez i l la hacet vakt i tekel lüm ider d imeği tari f buyurur.

    Lâtife: 18

    Bir gün Hoca omuzunda bir nerdüban alub bağçe d ivannda tayayub yukarı ç ıkar

    ve b ağçeye kurub iner. Bağ ban bu m görü b, "Sen kimsin v e bunda ne

     ararsın?"

     de d ik te ,

    Hoca sürat le nerdübanın yanına gelüb, "Behey bostana, nerdüban satarım" dir .

    Bo stan cı , "Bu arada nerdüban sat ı lur mu?" ded ikte , "Behey bağban n erdüb an nirde

    olsan satı lur" dimiş.

    T e r c ü m e :

    Bir dergâha mürş id- i kâmile i t t ikâ eyle k i

      şeriat

      ve hakikat ve marifet

    nerdübanından çıkub bâğbân- ı hakikate vas ı l o ldukta naz n iyazda bulunup i tab ve

    hitap o lursa dahi ayn- ı inayet o lub bâğbân- ı hakikate vas ı l o lunur dimeği tari f

    buyururlar.

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    24/100

    Lâtife: 19

    2 6

    Bir gün Hoca tavukları b ir b ir tutub boğazlarına birer peştemal takub sahvirdi .

    H alk H oc a'n ın yanına cem olu b, "Bunlara ne o ldu?" dir ler . Hoc a, "Bunların anaları

    ö ldü matemin tutarlar" dimiş .

    T e r c ü m e :

    Kable' l -mevt kefeniniz i baş ın ıza sarub tecemmu i le Hak içün z ikr ve f ikr veüh-

    ı enin i le akl ın ız ı baş ın ıza toplayub evvel imiz b ir meni ve ahir imiz i le İaşe o lduğunu

    taakkul iderek hevan ızı terk idüp Hakk 'a tazarru ve n iyazda olu n dim eği te fh im ider.

    Mesnev i :

    Ey birader tu heman endişei

    Ma bakıyyet üstühan u r işe i (7)

    buyrulduğu gibices ine.

    Lâtife: 20

    Bir gün H oca 'nın tarlas ına bir ök üz g irüb H oc a dahi b ir çö b alub üzerine vardıkta

    öküz kaçt ı . İ leru hafta gördü ki b ir k imse arabaya koşmuş (6b-10) g iderken Hoca

    el ine b ir sopa a lub öküze b ir kaç sopa urur. Ol adam "Bre Hoca benim öküzümden

    ne istersin?" Hoca aydır: "Sen halt itme cahil köpek, ol kabahatin bilür" dimiş.

    T e r c ü m e :

    öyle b i lâ destur öküz g ib i halkın hanes ine ve bağ, bostanına g irersenüz, eğerçi

    bu dünyada sopayı y imezsenüz, şeriat ve tarikat arabas ına koşulup, yarın ruz- ı

    kıy am ette zeb anile r araba gibi sürüyüb darb-ı şedid iderler. Bir şafi in şefaati i le h alas

    bulunca çok sopa yirs inüz dimeği tenbih buyururlar .

    Lâtife: 21

    Bir gün H oc a su kenarında abdest a lurken pâpûşu nu su a lub git t i. H em an kenara

    çıkub bir zarta çekti . "Al abdestini vir pâpûşumu.

    T e r c ü m e :

    Fizemanna murâi o lan kimselerin abdest i ve namazı bunun gibidir . Yüziyle

    çarı lub bir fa ideyi müfîd o lmadığından başka bir de pâpûşdan olman dimeği tefh im

    ider.

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    25/100

    Lâtife: 22

    2 7

    Bir gün H oc a vas iyet ider k i "Ben öldü ğüm vakit ben i eski kabre koyun. "C emaat ,

    "Niçun?"

      d idiklerinde, "Sual melekleri geld ikte , ben sual o lundum, görmez mis in iz

    kabrim bile eskidir" dimiş.

    T e r c ü m e :

    Şu dünya bir p irezen kocakarıya benzer ve türabı dahi köhnemişt ir . Heman

    kulûb unu zı sağlam tutu b, c i la v irüb ruşen idün ki kabriniz dahi ruşen o lu b mü nkirin e

    cevab- ı s evap v irm em izâ sân o lur d iyu tenb ih - i â l i l er i t e fh im o lunur .

    Lâtife: 23

    Bir gün Hoca su dökmek içün helaya g irüb bir gün bir gece oturur. Meğer akar

    bir çeşme var imiş (7a-12) Daima ş ır ş ır , Hoca ç iş im dükenmedi zannider. Bir k imse

    gelü b "Bre adam ço k oturdun" dedikte "çiş im d üke nm edi k i kalkayım" dim iş .

    T e r c ü m e :

    Bu fani dünyaya bakas ı var g ib i cülus i le b ir gün bir gecel ik ömrü dükenmez

    zan nidü p şar ş ır i le vakit geçt irmeyin . Bir gün Azrai l a ley hisselam kapıya gelüb c i fe-

    i dünyadan alub kaldırmak is ter . Bu bakas ı o lmayan

      âb-ı

      riz gibi olan dünyayı

     baki

    sanman bakaya muhabbet b ir le seyr- i sü lük idün dimeği tefh im ider.

    Lât i fe: 24

    Bir gün H oca b ir ata b inm ek m urad ey led i . Yü m sek o lduğund an b ineme di . "Hay

    gidi nikbed. . ." diyub ardına bakar. Kim se yokdu r, "Biz de e vve li hırlı uğu rsuz değildik"

    dimiş .

    T e r c ü m e :

    Hal- i şebabet in izde esb- i h immete b inüb râh-t hakikate vas ı l o lun. Zira p ir o l

    dukta güç kuvvet kalmayub , esb- i h im m ete b inem eyü b zir- i zem ind e "H asıra'd-dünya

    ve' l -ahire (8)" kalurız d im ek is terler .

    Lâtife: 25

    Bir gün Hoca'yı Akşehir çocukları hamama götürüb yanlarında giz lüce b irer

    yumurta a lub, hamama soyundular. Badehu içeru g irüb göbek taş ında, "Gel in s iz in le

    birer y ımırta yumrutlayahm, her k im yumurt lamazsa hamamın mesârif in i o l v irsün"

    diyüb,

     tavuk gibi geryüd iderek getürdikleri yumurtaları taş üze rine b ırakdı lar . H oc a

    bunları görünce, horos g ib i ç ırpınıp ötmeğe baş lar . Çocuklar, "Sen ne iş lers in?"

    dediklerinde, Hoca, "Bu kadar tavuğa bir horos lazım deği l mi?"

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    26/100

    T e r c ü m e :

    2 8

    Etfâl- i tarikat o lanlar e lb ise- i fahirelerin i soyunub riyazet hamamına girdik

    ler inde kendü kendüye l e tâ i f ve hakâyık ve  maarif o lan cevher ve  muhabbet (7 . -13 )

    hasıl i l la içlerinde

     bir

     mürş id- i kâmil o lub nefs - i k imyaları eseriy le beka m olm adık ça

    dimeği tarif buyururlar.

    Lât i fe: 26

    B ir gün  Hoca hamama g irüb de l lak buna kese sürer ve bir yan ından  bir y a n m a

    döndürürken Hoca del lâkın keses in tutar. Del lak Hoca'ya neylers in dedikte , "Behey

    herif seni dönmesün deyu tutarım" dimiş .

    T e r c ü m e :

      %

    Tarike duhûl  idüb ve ha lvete dûhûlundan sonra öy le avdet idüp dönm eyes un an-

    be-an (anbean ) t erakk i edü p müvecceh - i hak ik iye tecd ih dev5 edes in dem eyi t enb ih -

    i ali leri olmuştur.

    Lâtife:27

    B ir

      gün

      Hoca karalar g iyüp taşra ç ıkar. Halk bunu görünce "Hoca

      ne

      o l d u n ,

    karalar g iymişs in" dedikelerinde, "oğlumun babas ı merhum oldu, anın matemin

    tutarım" dimiş.

    T e r c ü m e :

      *

    Veled- i ka lb i  ulu  k ı lmayın . S iz lerden  bir  ze l l e vak i o lduğu ha lde babas ı ö lmüş

    gibi karalar giyüb seyahat

      ve

      sahra beyabanda buka

     ve

      is t iğfar ederek geşt

      ü

      güzar

    idub Cenâb- ı  Kibriya'dan  mağf iret ta lebiyle mağfur o lunuz demek is terler .

    Lât i fe: 28

    B ir gün H o c a bir kaç karpuz a lub dağa g ider. Susayub karpuzların b ir is in i k esü b

    tats ız deyüb atar. Has ı l cümles inden kesüp biraz yeyüb bakis i üzerine bevl (bevi ı )

    s ıçrar, badehu odunu kesüb yine  pek  susar,  şu  d e ğ m i ş b u n a d e ğ m e m i ş d e r k e n

    cümles in yemiş .

    T e r c ü m e :

    H u z u z â t

     ve

      şehevât- ı nafsâniyeye

      ve

      fani dünyaya gönül vermeyüp

      kıç

      tarafınızı

    dön ün . Z ira

     bu

     m e k a n ı

     bu

     fani dünyadır . Te vec cüh ünü z Hüda-yı lem yeze l o lsu n, z ira

    bu dünya fani o lduğu gibi mekulât ve  meşrubat dahi fanidir , bakiye bezl- i ma kder et

    edüp erzâk- ı mânevi  ile  merzuk olun dimeyu tefhim eder.

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    27/100

    Lâtife:

     29

    2 9

    B ir  gün  H o c a ş e h i r d e n  bir iki  adama rast gelüp bunlara, "Nereye gidersiniz?"

    ded ikte bunlar "Taşağın d ibin e g ideriz" dey ince H oc a, "Bu gidiş le ahşam olu nc a z eker

    başuna ç ıkars ın ız d imiş .

    T e r c ü m e :

    Dünya ta l ib i o lanlara h ırs

     ve

      tama celb- i dünya içün gice gündüz seğirdüb es fe l

    tarafına giderler. Bu g id i ş ten geçü p bir fa idemend o lacak ve ken dis ind en zad- ı ahiret

    toğacak

     bir ali

      makama terakki idüb darında said o lun deyu tenbih- i

      ali

      o lmuştur.

    Lât i fe:

     30

    H o c a ' n ı n  bir kuzusu  var  imiş . Gayet güzel bes ler imiş . Bir gün yaran cem  o l u b

    kuzu H oca 'nın e l ind en alub yiyel im dir ler . Bir is i ge l ip , "Hoca yarın k ıyam et kop ıcak

    i m i ş , gel bu

      kuzıyı yiyelim" dirler. Hoca inanmaz, biris i dahi gelüb böyle söyledikde,

    Hoca gerçek sanub kuzıyı boğazlarlar . Andan Hoca arkas ına a lup

      bir

      mes irgahda

    ateş yakub kuzıyı büryan i tmeğe baş lar . Nagah arkadaş ları soyunup esvaplarını

    Hoca'ya tes l im idüp oynamağa giderler . Hoca dahi esvabın cümles in ateşe urub

    yakar.  Bir de  anların karnı acıgub girü geld iklerinde görürler  ki  esvabın cümles i

    y a n u b

     yok

      olmuş. Hoca'ya aydırlar. "Bunları

      kim

      yakdı?" Hoca aydır, "Çünki yarın

    kıyamet kopıcak, esvab  ne  lazım" dim iş.

    T e r c ü m e :

    İzaz

      ve

      ikram

      ile

      beslendiğiniz nefs , s izi yoldan çıkarup nar-ı ahiret gaygusın

    çekt irmez . (8b-15) Z ira k ıyamet ö ldükde kopar . Zeban i ler boğaz layup cehennemde

    büryan iderler  ve  üryan idüb urbaların dahi yeni  ve  eski o lub, varis ler ateşe urub

    yakarlar,

      şu

      ha lde nef s inüze h izmet i tmeyüp , mahkum idüb boğaz lay ın d imeğ i

      tef

    him buyururlar.

    Lât i fe:

     31

    B ir gün  Hoca'nın evine h ırs ız g irmiş .  Her nes i var ise  a lub gitmiş . Hoca'da baki

    kalanı toparlayub hırsızın arkasına düşüb hırsız evine girince

      ,

      hoca dahi g irmiş .

    Hırs ız , "Hoca

      ne

      istersin?"

     der.

     H o c a

      ,

      "Ya,

     biz bu eve göç

     e t m e d i k

     mi?

    T e r c ü m e :

    Evinizi , gözde malınızı hayır hasenata bezi idüb, baki kefenini dahi arkana alub

    as i o lan hanene tehi-dest varma, yolunuzda haramı çokdur.  Bir gün  o lub kabr

    hanesine varılacaktır. Hal-ı s ıhhatiniz fukara  ve  mesak ine bez i ey ley in d imeğ i  tef

    him ider.

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    28/100

    Lâtife: 32

    3 0

    Bir gün Hoca'ya bir kaç efendi ler gelüb, "Sen okuyup yazars ın , amma Faris î b i l

    mezsin" dirler. Hoca "Nice bilmem?" dir. "Eğer bilürsen bir beyt söyle" dirler. Hoca

    bu beyti okur:

    Re f tem becay i s erv il er , gördüm tokuz hur am eden d

    Bir kaçını yağırladım bir kaçı tarla mireved(9)

    de dik te, m ollalar , "Eyvah" diyüp ka lkıp gitdiler.

    T e r c ü m e :

    Yalnız u lûm-ı arabîyede kalmayup fünûn- ı sâ ireyi , a le ' l -husus faris î k i tapların ı

    çokça mütalâa idün, zira ûlum-ı faris ide tasavvuf çoktur. Ve tasavvuflıdır. Suri,

    menâf i - i kes ire i le fâ ide-mend olursunuz dimeği imâ ve işaret buyururlar .

    Lâtife: 33

    Bir gü n Hoc a'nın b iraz akçes in çalmış lar . H oc a "Ya Ra b, sen in ney e iht iyacın var

    ki , benim akçemi i l lere a ld ır ırs ın?" diyü feryad iderek mescide varup sabah olunca

    ağlar. Meğer deryada gemi f ırt ınaya uğrayup içinde olanlar, "Selamete irersek

    Hoc a'ya bir miktar akç e v irelüm" dimiş ler . Hakk ' ın inayet iy le se lam ete irüp ol kadar

    akçe Hoca'ya v irmiş ler . Hoca, "Allah, Al lah, b ir g ice mescidde açıkda yatup

    aglamagla benim akçemi gönderdi" dimiş .

    T e r c ü m e :

    Dünya içün keder etmeyiniz. Bir şeyiniz zayi olursa Cenâb-ı Kibriya'ya i lt ica idün.

    Azaf- ı Muzaaf- ı mükâfat o lursunuz. Cevâmi ve mescidlerde mutekif o lduğunuz halde

    recS ve niyaz idersenüz, dünya ve mSfiha* muradStınıza nail olursunuz. Bu dünya

    payidar değildir. Dünyayı

     zayi

     idüp bede l inde ah ire t n im et ine m üs tagrâk o lun d im eğ i

    tefhim ider.

    Lâtife:34

    Bir gün Hoca komşusundan bir kazan alup iş in gördükten sonra gazgan iç ine b ir

    tencere koyub virdikte , sahibi görüb, "Bu nedir?" dedi . Hoca, "Kazgan doğurdu"

    deyince şâ"d oldu. Yine Hoca bir gün kazganı alup bir zaman kullandı. Sahibi bakar

    ki kazgan gelmez, Hoca'nın evine gelüp kazganı is tedikte Hoca, "Sen sağ o l , kazgan

    ö ldü"  deyince, sahibi "Hiç kazgan ölür mü?" dimekle , "Ya toğurduğuna inandın da

    ö ldü ğün e inanman mı?" d imiş .

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    29/100

    T e r c ü m e :

    3 1

    Bir merd- i irmimden Cenâb- ı Kibriya kan ve sükker ve l ihm-i azm ve ruh ihsan

    idüp ahir b iz i , (9b-17) b u ale m e getürdi . Bir gü n ölü p bu vefas ız fani dünya dan bakiye

    g ideceğ iz ve cü m le azamız türâb o lacak . Y in e cüm le aza ve i zam b ir yere ge lü p haşr

    neşr i le kâim olacağımızı nas ı l inkar iders inüz deyü münkir- i ahiret o lanlara tevbih

    makamında buyururlar .

    Lâtife: 35

    Bir gün Hoca kabirler aras ında gezerken bir koca köpek mezar taşma s iğ i ld i .

    Hoca e l ine b ir çomak a lup köpeğe urmak i s t ey ince köpek Hoca 'ya s ır tard ı . Hoca

    gördü ki kendüyi te lef edecek hemen çomağı yanına saklayup, "Geç y iğ id im geç"

    dimiş,.

    T e r c ü m e :

    Meşhur, "Köpeğe ta lanmadan, çal ıy ı to lanması yeğdir" . Öyle int ikam alacağım

    deyü vartaya uğramakda n ise nefs ü şeytan v e su'i akran ve şâ ir huse m â g aleb e çalacak

    olursa "Innel lahe ma'as-sabirin (10)" deyüp g azabını yutup anlardan int ikam

    alacağım deyu sürat etm eyü p Huda'ya ısmarlamak evlâdır d im eği tenbih buyururlar .

    Lâtife: 36

    Bir gün Hoca bir leylek tutup evine götürdü. Bıçak i le burnunu ve ayaklarını

    kesü p bir yüm sek m aha l le ç ıkardı. "İş te ş imdi ku şa benzedin" dim iş .

    T e r c ü m e :

    Siz de f ırsat e lde iken nefs in iz kanadını ve ayaklarını kesüp muzırl ık etmeyüp

    kuşa döndürüp mukâmat- ı â l iye terakki et t irüp nefs inüz zebun edün demeği tenbih

    buyururlar.

    Lâtife: 37

    Bir gün b ir M onla , Ara b , Ac em v e Hind is tan has ıl ı yed i ik limi gezüp k imse bunun

    m ese le s ine cevab veremez . Ah ir b ir adam Hoca 'y ı tari f edü p o l M onla A hşeh r 'e ge lür

    iken (10a-18) b ir akçal ık nar koynuna koyup Akşehir' in tarla ları yanından geçerken

    gördü ki b ir k imse ç i f t sürer. Meğer Hoca imiş , yanına varup gördü ki mübarek

    ayaklarında çarık s ırt ında kebe bir fakir suret âdemdir . Selam verdikde Hoca dahi

    "Aleykesselam m onla e fendi , n iye geld in" ded ikde, "Filan me sele n edir

     bil"

     der . Ho ca ,

    "Paras ız anan babana dahi vermez, ne verirs in?" deyince monla koynundan bir nar

    çıkarup vedi . Hoca dahi meseles ine cevab virüp narı dahi yedi . Monla b ir mesele

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    30/100

    dahi irad eyledikde , "Yürü halt etm e nar tükendi" dem ekl e , "Monla-yı R um 'u n çi f tç is i

    böyle o lunca, u leması n ice o lur" deyüp çık ıp g i tmiş .

    T e r c ü m e :

    Sey aha t le sa 'y gayret edü b kendü nüzü ceh i lden kurtaracak bir mü rş id- i fâzı l bul up

    agâh

      o lun ol mürş id her ne tekl i f eder ise kabul ederek, ben gayr o ldum sevdas ında

    olmayup kuş iş edüp an-be-an terakki ve terf i - i derece edüp hakikat inarlanm me ki l

    edün demeği tefh im buyurur.

    Lâtife: 38

    Bir gün H oc a görd ü ki b ir p ınar baş ında bir vafir örde kler oynar. Ho ca seğirdü p

    tutayım derken kaçarlar . Hoca dahi e l ine b iraz etmek alup pınar baş ında etmeyi

    pınara batırup yerken bir adam gelüp "Ne yersin?" dedikde, "Ördek çorbası yerim"

    dimiş .

    T e r c ü m e :

    Bu dünya hi lebaz ördek gib idir , ön ün üzd en kaçdıkça arkasına düşers in iz , halbu ki

    gaddardır n ice k imseleri yoldan ç ıkarmış ahirü' lemr s iz i dahi ç ıkarmasun. Tehi-dest

    (10b-19) kalursunuz öyle o lacak nim nâriâ teşekkür edüp vakt in iz i gaf let i le

    geçürmeyin z ira dünya s iz i a ldadır d imegi tefh im eder.

    Lâtife: 39

    Bir gün Hoca bir c iğer o lup evine g iderken bir ç ıp lak c iğeri kapup gitd i . Hoca

    arkas ından bakakaldı . Ho ca dahi , b ir in in e l in de b ir c iğer var imiş , e l ind en kapu p bir

    taş üzerine ç ıkdı .

      Herif,

      "Bre Hoca ney lers in?" ded ikde Hoca , "Kendimi denemek

    içün çıp lak o ldum" dimiş .

    T e r c ü m e :

    Mes ivâya mai l o lm an va de tamam o ldukda erzak ın ız ı a lup götürü ler kendü nüzü

    bir yüm sek sal taş ına koyu p mezar baş ına getürüp kabre koyarlar . Ol vakt k end ün üzü

    deneyip ne o ldugın tanırs ınuz kendümüz bir iaşedir ç ıp lak kabar. Mesnevi:

    Ey birader tu heman endişei

    Ma bakiyyet üstüham-ı rişei

    zira insan rişe ve endişeden ibaretdir demeği tefhim ider.

    3 2

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    31/100

    Lâtife: 40

    3 3

    Bir gün Hoca'dan bir is i b ir urgan is temiş . Hoca içerü g irüp ç ıkup "İpe un

    sermişler" der.  Herif,  "İpe un seril ir mi?" dedikde, "İşte gönlüm olmayınca ipe un

    serilür" dim iş.

    T e r c ü m e :

    Şeytan hi le i le ipe un serer feri f te o lmayın z ira ömrümüz ip i çürüktür bu dünya

    ve masivânm ipe takacağı yokdur r ızaya muvaf ık amelde bulunamazs ınız b ir şeye

    nai l o lmayup hasred-dünya ve' l -ahi-re me'yusen giders inüz demeği tefh im ider.

    Lâtife: 41

    Bir gün Hoca'nın yanına bir âdem geldi , görüşüp gerü çeki lür. Bu dahi çeki lür.

    Hoca , ( l la -20) "Sormak ay ıp o lmasun amma s iz k ims iz b i l emedüm" ded ikde , o l

    adem, "ya niçe görüştük" deyince, Hoca, "tacın tacıma ve kaftanın kaftanıma benzer,

    seni kendim sandım" dimiş .

    T e r c ü m e :

    Ağyar i le hemdem olmayın , hem cins hem tarik o lmadıkça ülfet ve muhabbet lez

    ze t in bu lmayup kendünde kendüni bu lmazs ın . Heman muhibbân ey ley in . Vücud

    bulup l i l lahi f i l lah muhabbet eyle k i Hakk- ı kendünde bulasun:

    Kendümü kendüm y i t i rdüm kend im arar kend imi

    Kendüme kendüm, gerekse kendüm bu lsun kend imi

    demekliği tarif ider.

    Lâtife: 42

    Bir gün Hoca'nın bir hastası var idi hatırını sormağa gelenlere "Sabahdan sağ idi

    ş imdi ölüyor" dimiş.

    Tercüme:

    Üç günlük ömre güvenmeyin bir in hal- i sabavetde geçirdük ve b ir in in iç indeyiz

    senin içün bir günlük ömür kaldı . Sabah yakındur, bu dünyanın bir günlük ömrüne

    meyi v irmeyüp ahiret tedârikun görün dimeği tefh im eder.

    Lâtife: 43

    Bir gün Hoca tavukları kafese to ldurup Sivrih isar'a g ider iken "Derdimendler

    mahbusdur bari salıvireyim" deyip, cümlesin salınca her biris i her tarafa kaçtı . Hoca

    el ine b ir degenek alup, horosu önüne katup, "Gice yarıs ı sabahın o lduğun bi lürsün

    de gündüz yaylanın yolm bi lmezs in" dimiş .

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    32/100

    T e r c ü m e :

    3 4

    A kı l ma aş ın ıza uyup gündü z ahşama kadar ma aş içün vakit geçirt ip g ic e sabah a

    kadar uyumak caiz değildir. Zira bu dünyaya yalnız eki ü şürb ve ist irahat içün gel

    med ik ( l lb -21) . Rabbiy i b ir b i lüp gece gündüz ibadet le maksat h i lkat - ı ha l ık 'a

    dayanup ibadet ve amâl-ı sâlihâ i le şu köhne rıbat-ı bî-bakâda ist ihzâr-ı zâd-ı ahiret-

    den ibaret idügini piş- i nazar-ı dikkate alarak acuz-ı dehr-i deniyi ağuş-ı i lt ifat ve

    nevâzişe a lmayun deyü tenbih buyururlar .

    Lâtife: 44

    Bir gün Hoca yol kenarında makberler aras ında gezerken bir eski makbere iç ine

    düşüp kend in i ö lü yer ine koyu p , "Görey im M ünker ve Nek ir ge lür

     mi?"

     derke n gö rdü

    ki bir çan sadası gelür. H oc a, "İşte kıyam et ve lvel esiy le geliyor" dey üp kab irden taşra

    çıktıkda bir karban gelir imiş . Katırları ürküp birbirine kanşdılar. Katırcılar Hoca'yı

    gördükde e lerine b irer sopa alup Hoca'ya "Nes in?" derler . Hoca "Ben ölüyüm" der.

    herif ler, "Bunda neylersin" der. Hoca, "Seyre çıkdum" dedikde, "Biz sana hoşça

    seyrettüfelüm" dityerek Hoca'yı döğüp gözün baş ın yarmış lar . Hoca evine gelür

    kan s ı , "Hoca ne yerd e idün?" der. H oc a, "Ben öldüm ma kberd e id im" ded ikde ka n,

    "Öte dünyada n e var?" deyu sorar. "A karı karban ın esterle rini ürk ütm ezs en b ir şey

    yok" dimiş.

    T e r c ü m e :

    Mahviyyet le ö lü makamında olun bir k imseyi zararlandırmayup sahib- i menfaat

    o l u n .

      Eğerçi bu fenada halkı taciz edüp zararlandırırsanız yarın yevm-i k ıyâmetde

    zebani lerden çok sopa yers inüz dimeği tefh im ederler .

    Latife: 45

    Bir gün H oc a ç ırağı İmad i le kurd avına g ider. Ta kurdun in ine g ider. M eğ er kurd

    taşrada imiş . (12a-22) . Gelür in ine g irer . Hoca kuyruğundan tutar. Kurt eş in ir

    İmad'ın gö zü ne toz g ider. İmad, "Nedür bu toz" deyü nce H oc a, "Eğer kurdun kuyruğu

    koparsa tozu ol vakt görürsün" dimiş.

    T e r c ü m e :

    Ne fs in iz in kuyruğun berk tutun. Eğerçi am an verüp bırağır isenüz s iz i hela k ider .

    Ol s iz i helak etmeden tedricen r iyâzat ve perhizât kamçıs ı i le i taate götürün demeği

    tefhim eder.

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    33/100

    Lâtife: 46

    3 5

    Bir gün Hoca ağaca ç ıkup, oturduğu dal ı kesmeğe baş lar . Aşağa bir herif

    geçerken, "Bre adem neylers in ş imdi düşers in" dedikde, buna Hoca hiç cevap ver

    m ez. Da l kes i ld iğ i g ib i düşer, andan ka lkup, seğirdüp b l k im seye "Bre ad em se n b en im

    düşeceğim bi ld in , ö leceğim de b i l irs in" deyüp yakas ına sanlur. Ol k imse "Eşegiye

    ağır yük ur, yokuşa sür, ibtida yelledikde canının yarıs ı çıkar, ikincis inde cümlesi

    ç ıkar" dedLHoca dahi öyle edüp ik incide yatup, "İş te ben öldüm" dedi . Halk bunun

    baş ına üşüp, b ir tabut iç ine koyup evine götürüken bir çamurlu yola gelüp halk ,

    "Nası l geçelüm " derken, H oc a ba ş ın kaldırıp" B en sağ iken surdan geçerdüm " dimiş .

    T e r c ü m e :

    Bir zıl l- ı hayâl gibi olan dünyanın akabeleri çokdur. Kararı vü sebatı kesülür dala

    benzer. Bunda mekan tutumayınız , z ira en sonra s ize veras ın ı dönüp yel ler . Hemal

    ölm ed en ö n ölü p yarın s ırat köprüsü akabedir . G eç m esi güçtür, ş imd iden geç it yerin i

    (12b-23) bel leyüp bir mürş id- i kâmilden yed alup, çerSg- ı hakikat le akabelerden

    gecüp derece- i bâlâya erüşesün demeği tefh im eder.

    Lâtife: 47

    Bir gün Hoa yer a l t ında bir ahır yapmak murad eyledi . Kazarken komşusunun

    ahurına geçüp bakdı ki bir vafir öküzler var. Hoca söylenerek karıs ına "Kafir

    zamanından kalma bir ahur ve öküzler buldum bana ne müjde verirs in" demiş .

    T e r c ü m e :

    Dünyada tarik-i i lm ve irfana dürüşün ki el iniz boşa çıkmasun er ve geç

    muradat ın ıza nai l o lup kenz- i layefnaya malik o lursunuz deyu tenbih- i â l î ler i

    o lmuşdur .

    Lâtife: 48

    Hoca'nın ik i k ız ı o lup ik is i de pederine gelüp, Hoca, "Kızlarım geçinmenüz

    nicedir?"  deyince kızının kocasının biri çiftçi ve diğeri kiremitçi imiş , "Kocam çok

    ekin ekdi eğer rahmet olursa bana kisve yapacak" dedi ve biri dahi, "Benim kocam

    kiremid yapdı eğer kurak giderse bana kocam kisve yapacak" deyince, "Biriniz hıyan

    yer, ama kangınız b i lmem" dimiş .

    T e r c ü m e :

    Tevekkül- i tam üzre o lup ekic i ve yapıcı o lup, h ikmete karuşup bi l ic i o lmayın

    ratb yabis demeyin . Böyle o lursa ik inüz dahi melbus ve merzuk olursunuz

    kendülerin i tevbih makamında cümleye dahi tenbih- i â l î ler i o lmuşdur.

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    34/100

    L â t i f e : 4 9

    3 6

    Bir gün Hoca Seferih isar'a varup gördü ki vâf ir âdemler cem olup aya bakarlar .

    "Bizim beld ed e ayı araba tekerleği kadar görürler , y in e i t ibar etm ezler . Burada hi la l

    kadar aya ne kadar cem olub bakarlar." dimiş.

    T e r c ü m e :

    (13a-24) Bazı belde â l i kadr o lan kemal sahiplerine i t ibar etmezler , bâzı beldede

    rütbe- i kem âle erm em iş mü btedi sâ l ike i tibar ve ikt idayıla sülük ederler şu hald e pür

    ziyâ b ir sahib-kemâl-mürş id- i kâmile ikt idâ edüp himmet- i u lyalanyla bekam ve

    müşâhade ve kalb peyda edün demeyi tari f buyururlar .

    Lâtife: 50

    Bir gün Hoca, "Ya Rab bana bin a l tun ver , eğer tokuzyüz toksan tokuz tane o lsa

    almam" der. Bir yahudi ko m şusu o lup , bunu iş id ince tecrübe içün bir k iseye tokuzy üz

    toksan tokuz a l tun koyup Hoca'nın bacas ından atar. Hoca, "Duamız kabul o ldu"

    d e y ü p ,

      kiseyi açar, sayar bakar ki bir dane eksik, "Bunu veren o biri dahi verir" deyüp

    kabul eder. Ya hudiy i f i ti l a l ıp hem an H oca'n ın kapu suna g elü p "Sabahlar hayır o lsu n

    H oc a Efend i , b iz im altunları ver" dedik de, "Bazergan sen del i m i o ld un ? Be n H ak

    Tealâ'dan is tedim verdi , ne m ünâ sebet sen bana altun atmak" der. Ya hu di ," A can ım

    ben sana lâtife ett im, bir eksik olursa almam dediğin için" der. Hoca, "Ben altunları

    kabul etd im" der. Ya hud i , "M ahkemeye g idel im" dedikde , H oc a, "Ben yayan gitmem".

    Yahudi bir katır getürir. Hoca, "Güzel amma bir de kürk lazım" der. Yahudi bir de

    kürk getürür. Bunlar kalkup m ahk em eye g iderler . Kazı sual etd ikde, "Şu adam be nim

    bu kadar a l tunumu aldı ş imdi inkar ediyor" der. Kazı Hoca'nın yüzüne bakar, Hoca

    aydır, "Efendim ben daima Hak Teâla'dan bin altun isterdim, bir eksik verdi ben de

    kabul etd im, ancak bu Yahudi ş imdi arkamda olan kürke (13b-25) ve b indiğim esbe

    dahi sahib çıkar" der. Yahudi "Anlar da benim sultanım dedikde, "Bre gidi ş irret

    Yahudi" deyüp, mahkemeden taşra ç ıkarır lar . Hoca kürkü ve kat ır ı dahi a lup evine

    gitmiş .

    T e r c ü m e :

    Talebten kavi a let o lmaz. Hak Teâla hazret lerin in ve mat lubun var ise i ş te . Bu

    dünyada n ihsan olu na n şeyler ahirete n isbet le şey- i kal ild ir. A hir ete o la n ma t lubun uz

    az âf - ı muzaaf o lup niçe derecelere nai l o lusunuz. Heman bâb- ı i lâhîden kes i lmeyüp

    suâlde daim olup, suri manevi muradât ın ıza behemehal nSi l o lursunuz demeği

      tef

    him eder.

  • 8/20/2019 Letaifi Nasrettin Hoca Burhaniye Tercümesi

    35/100

    Lâtife: 51

    3 7

    Bir gün Hoca düğün ziyafet ine g ider. Esvab eski o lduğundan i t ibar etmezler .

    Hoca neman g iz l i ce ev ine ge lüp kürkünü g iyüp , düğün ev ine g id ince kapudan

    karşulayıp tazim ve tekrim ile sofra başına oturdup, "Buyrun Hoca Efendi" derler.

    Hoca dahi kürkünün yenini tutup, "Buyurun kürküm" der. Halk Hoca neylers in?"

    dedik de, H oc a, "Zahir ikram kürkedir , taamı dahi o l yesün" dim iş .

    T e r c ü m e :

    Fukar a ve me sâkin takım ı geld iğ i vakit zahirine bakm ayup , aba puşa, kaba puşd an

    ziyâde izzât ve ikram edün. Zira ekser- i ehlul lah abapuş , geçmiş ler kepenk altunda

    er yatur fehvas ınca fukara ve zuafaya i l t i fat ve hürmet edüp, gönlümü almağa bezl-

    i makderet edün. Beyit :

    Ger deramed akili gu rah nist

    Ver deramed aş ık ı sad merhaba (11)

    demek te fh im o lunur .

    Lâtife: 52

    Bir gün Hoca şehre g idüp gördü ki halk yeyüp içmekde, Hoca'ya taam verüp

    ikram ederler . M eğe r o l sen e k ıtl ık imiş . . H oc a yeyü p içdikten sonra , "Ne ucu z (1 4a-

    26) şehr imiş" deyince b ir k imse, "Behey adam mecnun musun, bugün bayramdır,

    herkes kudreti