kan ve vÜcut sivilari - mustafaaltinisik.org.uk · eritrosit sayısının arttığı polisitemia...

of 71/71
KAN VE VÜCUT SIVILARI Kan Kan, organizmada gerçekte kapalı bir kanallar sistemi içinde dolaşan bir dokudur. Dolaşım kanı, plazma adı verilen sıvı bir ortam içinde süspansiyon halinde bulunan şekilli elemanlardan meydana gelmiştir. Arteriyel kanın rengi venöz kanınkinden daha açıktır. Kan, protein içeriği ve şekilli elemanları nedeniyle visközdür; viskozitesi suyunkinin 5 katı kadardır. Kan pH’ı ortalama 7,4 ve dansitesi 1,035-1,075 g/cm 3 arasındadır. Plazma, tüm kanın %55-60’ını oluşturur. Kanın şekilli elemanları, eritrositler, lökositler ve trombositlerdir. Kanın şekilli elemanlarının volümünün toplam kan volümüne göre % değeri, hematokrit olarak tanımlanır. Klinik uygulamada eritrosit sayısı (RBC), hemoglobin (HGB), hematokrit (HCT), ortalama eritrosit volümü (MCV), ortalama eritrosit hemoglobini (MCH), ortalama eritrosit hemoglobin konsantrasyonu (MCHC), lökosit sayısı (WBC), trombosit sayısı (PLT) beraberce kan sayımı (hemogram) olarak ifade edilir. Hemogram Eritrosit sayısı 1 mm 3 kandaki eritrosit sayısının fizyolojik değeri erişkin erkekte 5,0-5,7x10 6 , erişkin kadında ise 4,3-5,2x10 6 kadardır. Eritrosit sayısı, gün içinde ±%4 dalgalanma gösterebilir. Eritrosit sayısı, uyku halinde azalır; uyanıkken, yükseklerde yaşayanlarda , kas egzersizlerinden sonra, aşırı korku ve heyecanlanma durumlarında, atmosferik ısı artışında, kanın oksijen miktarını azaltan herhangi bir etki varlığında artar. Kanda eritrosit sayısının artması polisitemi olarak tanımlanır; kanda eritrosit sayısının veya hemoglobin konsantrasyonunun azalması da anemi olarak tanımlanır. Kanda eritrosit sayısının yüksek olarak saptandığı durumlar; ishal, kusma, akciğer ödemi, anafilaktik şok, dağ hastalığı, karbon monoksitle zehirlenme, mitral kapak hastalığı gibi kalp hastalıkları, amfizem gibi akciğer hastalıkları, polisitemia rubra vera, lösemi, kemik iliği tümörleri gibi durumlardır. Kanda eritrosit sayısının düşük olarak saptandığı durumlar; anemiler ve lösemilerdir. Hemoglobin düzeyi Sağlıklı bir erişkinde kan hemoglobin düzeyi, erkekler için %13,5-18,0 g’dır, kadınlar için ise %11,5-16,4 g’dır. Eritrosit sayısında azalma olduğu anemi durumlarında, plazmadaki su miktarının arttığı hidremi durumlarında kan hemoglobin konsantrasyonu azalır. Eritrosit sayısının arttığı polisitemia vera ve kronik anoksili akciğer veya kalp hastalıklarında, dehidratasyon durumlarında kan hemoglobin konsantrasyonu artar. Hematokrit değeri Sağlıklı bir erişkinde hematokrit değeri, erkekler için %40-54’dür, kadınlar için ise %38- 47’dir. Venöz kanla yapılan hematokrit değeri, kapiller kanla yapılandan biraz yüksek bulunur. Hematokrit değerinin arttığı durumlar; polisitemia rubra vera ve KOAH’da olduğu gibi kompansatuvar polisitemiler ile hemokonsantrasyon durumlarıdır. 1

Post on 28-Apr-2019

219 views

Category:

Documents

0 download

Embed Size (px)

TRANSCRIPT

KAN VE VCUT SIVILARI

Kan Kan, organizmada gerekte kapal bir kanallar sistemi iinde dolaan bir dokudur. Dolam kan, plazma ad verilen sv bir ortam iinde sspansiyon halinde bulunan ekilli elemanlardan meydana gelmitir. Arteriyel kann rengi venz kannkinden daha aktr. Kan, protein ierii ve ekilli elemanlar nedeniyle viskzdr; viskozitesi suyunkinin 5 kat kadardr. Kan pH ortalama 7,4 ve dansitesi 1,035-1,075 g/cm3 arasndadr.

Plazma, tm kann %55-60n oluturur. Kann ekilli elemanlar, eritrositler, lkositler ve trombositlerdir. Kann ekilli elemanlarnn volmnn toplam kan volmne gre % deeri, hematokrit olarak tanmlanr. Klinik uygulamada eritrosit says (RBC), hemoglobin (HGB), hematokrit (HCT), ortalama eritrosit volm (MCV), ortalama eritrosit hemoglobini (MCH), ortalama eritrosit hemoglobin konsantrasyonu (MCHC), lkosit says (WBC), trombosit says (PLT) beraberce kan saym (hemogram) olarak ifade edilir.

Hemogram Eritrosit says

1 mm3 kandaki eritrosit saysnn fizyolojik deeri erikin erkekte 5,0-5,7x106, erikin kadnda ise 4,3-5,2x106 kadardr. Eritrosit says, gn iinde %4 dalgalanma gsterebilir. Eritrosit says, uyku halinde azalr; uyankken, ykseklerde yaayanlarda , kas egzersizlerinden sonra, ar korku ve heyecanlanma durumlarnda, atmosferik s artnda, kann oksijen miktarn azaltan herhangi bir etki varlnda artar.

Kanda eritrosit saysnn artmas polisitemi olarak tanmlanr; kanda eritrosit saysnn veya hemoglobin konsantrasyonunun azalmas da anemi olarak tanmlanr.

Kanda eritrosit saysnn yksek olarak saptand durumlar; ishal, kusma, akcier demi, anafilaktik ok, da hastal, karbon monoksitle zehirlenme, mitral kapak hastal gibi kalp hastalklar, amfizem gibi akcier hastalklar, polisitemia rubra vera, lsemi, kemik ilii tmrleri gibi durumlardr.

Kanda eritrosit saysnn dk olarak saptand durumlar; anemiler ve lsemilerdir.

Hemoglobin dzeyi

Salkl bir erikinde kan hemoglobin dzeyi, erkekler iin %13,5-18,0 gdr, kadnlar iin ise %11,5-16,4 gdr.

Eritrosit saysnda azalma olduu anemi durumlarnda, plazmadaki su miktarnn artt hidremi durumlarnda kan hemoglobin konsantrasyonu azalr.

Eritrosit saysnn artt polisitemia vera ve kronik anoksili akcier veya kalp hastalklarnda, dehidratasyon durumlarnda kan hemoglobin konsantrasyonu artar.

Hematokrit deeri Salkl bir erikinde hematokrit deeri, erkekler iin %40-54dr, kadnlar iin ise %38-47dir. Venz kanla yaplan hematokrit deeri, kapiller kanla yaplandan biraz yksek bulunur.

Hematokrit deerinin artt durumlar; polisitemia rubra vera ve KOAHda olduu gibi kompansatuvar polisitemiler ile hemokonsantrasyon durumlardr.

1

Hematokrit deerinin azald durumlar; anemiler ve gebelikteki gibi hemodilsyon durumlardr.

Salkl kiiler iin: %1 g Hb = %2,94 Hct; %1 Hct = % 0,34 g Hb

%16 g Hb = %100 Hb = 80 Sahli birimi

Ortalama eritrosit volm (MCV) Hematokrit deeri x 10

MCV = = 3 Eritrosit says(mm3 te milyon)

Hematokrit deeri x 100 MCV = = 3

mm3 te milyon olarak eritrosit saysnn ilk iki rakam

Salkl bir erikinde ortalama eritrosit volm, 80-94 3 kadardr.

Ortalama eritrosit volmnn artt durumlar; megaloblastik anemi, makrositik anemi, kronik amfizem ve kronik bronit, hipotiroidizm, karacier hastalklar ve ar alkolizm gibi durumlardr. Eritrositler yeni doanda makrosittir; alt hafta sonra erikindeki gibi olur.

Ortalama eritrosit volmnn azald durumlar; demir eksiklii anemisi, idiopatik hipokrom anemi, kronik kanama anemileri ve gebelik anemisidir.

Ortalama eritrosit hemoglobini (MCH, OEHb) 100 x %g Hb

MCH(OEHb)= = pg mm3 te milyon olarak eritrosit saysnn ilk iki rakam

Salkl bir erikinde ortalama eritrosit hemoglobini, 28-32 pg kadardr.

Pernisiyz anemi ve makrositer gebelik anemisi gibi megalositer anemilerde, protein eksiklii anemisinde, folik asit antagonistleri ile tedavi durumlarnda, sferositoz durumlarnda MCH artar.

Primer demir eksiklii anemisinde, kanama anemilerinde, idiopatik hipokrom anemide, gebelik anemisinde MCH azalr.

Ortalama eritrosit hemoglobin konsantrasyonu (MCHC) 100 x %g Hb

MCHC= = %g Hct

Salkl bir erikinde ortalama eritrosit hemoglobin konsantrasyonu, % 32-38 gdr.

iddetli ishal, durdurulamayan kusmalar gibi uzun sren dehidratasyon hallerinde MCHC artar.

Demir eksiklii anemilerinde, kanama anemilerinde, gebelik hidremisinde, su zehirlenmesinde MCHC azalr.

2

Lkosit says Salkl bir erikinde 1 mm3 kandaki lkosit saysnn fizyolojik deeri 4.000-9.000 kadardr; kandaki lkositler de %50-70 ntrofil, %20-40 lenfosit, %2-6 monosit, %2-4 eozinofil, %0-1 bazofil ekillerindedirler.

Kanda lkosit says sabah en dk akam en yksek deerdedir; yatan hastalarda ayaktakilere gre daha yksektir. Her bedeni faaliyet lkosit saysn artrr. Gnete ar sre kalma ve yksek yerlere kma da lkosit saysn artrr.

Kanda lkosit saysnda art lkozitoz olarak tanmlanr; lkosit saysnda azalma ise lkopeni olarak tanmlanr.

Lkositozun grld durumlar; sistemik enfeksiyonlar, lokal enfeksiyonlar, miyokart enfarkts, vcut boluklarna kanama durumlar, lsemiler, ok sigara ime ve gebelik gibi durumlardr.

Lkopeninin grld durumlar; tifo ve paratifo, bruselloz, miliyer tberkloz gibi baz akut ve kronik enfeksiyonlar, baz virs ve riketsiya hastalklar, aplastik anemi, alsemik lsemi gibi durumlardr.

Trombosit says Salkl bir erikinde 1 mm3 kandaki trombosit saysnn fizyolojik deeri 150.000-350.000 kadardr. 1 mm3 kanda 20.000-30.000 trombosit deeri kanama eiliminin snrlar olarak kabul edilir. Fakat 5.000-10.000/mm3 gibi deerlerde bile kanama olmayabilir; 100.000/mm3 deerlerinde kanama olabilir.

Kanda trombosit saysnn az olmas trombositopeni olarak tanmlanr; fazla olmas ise trombositoz olarak tanmlanr.

Trombositopeninin grld durumlar; septisemi, tifo gibi enfeksiyonlar, X-n gibi fizik ajanlara maruz kalma, kan hastalklardr. Esansiyel trombositopeni de tanmlanmtr.

zellikle femur boynu kr gibi kemik krklarnda, cerrahi giriimlerden sonra 7. ve 20. gnler arasnda akut trombositoz; miyeloproliferatif hastalklarda, hodgkin hastalnda kronik trombositoz grlr.

Kann grevleri 1) Kan, besin maddelerini veya bunlarn sindirim rnlerini barsaklardan ve karacierden dokulara; dokulardan da karaciere veya bir baka dokuya tar.

2) Kan, akcierler ile dokular arasnda solunum gazlarnn alveriini ve tanmasn salar.

3) Kan, metabolizmann re ve rik asit gibi artk rnlerini atlmak zere bbreklere, deriye, barsaklara ve karaciere tar.

4) Kan, etkileriyle organlarn fonksiyonlarn uyaran veya yavalatan enzim, hormon, vitamin gibi maddeleri dokular arasnda tar.

5) Kan, ierdii lkosit, antikor ve antitoksinlerle organizmay mikroorganizmalara kar korur.

6) Kan, vcudun elektrolit, su ve asit-baz dengesini dzenler.

7) Kan, vcut yzeyine yaylp geri ekilerek vcudun ssn dzenler.

3

Kan plazmas ve kan serumu Damardan bir santrifj tpne alnan kan kendi haline braklrsa ierdii ekilli elemanlar phtlama faktrleriyle birlikte kerek ayrlrlar ve pht oluur; phtnn zerindeki sv ksm da serumdur. Kann phtlamas antikoagulan denilen baz maddelerle nlenebilir ki phtlamas antikoagulanla nlenmi kan bir tpte kendi haline braklrsa ekilli elemanlar dibe kerek ayrlrlar, stte olan sv ksm plazmadr. Kan plazmas, damarlarda dolaan kann sv ksmdr. Serumun plazmadan fark, zellikle fibrinojen olmak zere baz phtlama faktrlerini iermemesidir. Bilirubin ve karotenler seruma sar renk verirler.

Phtlamas nlenmi kandaki eritrositlerin kme hz, klinik amalar iin nemli ipular verir ki bu, laboratuvarda sedimantasyon (E.S.R.) tayini ile belirlenir.

Antikoagulanlar Antikoagulanlar, kann phtlamasn nleyen maddelerdir. Oksalat, sitrat, florr, EDTA (etilen diamin tetraasetik asid) ve heparin, in vitro kullanlan antikoagulanlardr. Heparin, dikumarol ve trevleri ile insan protein C in vivo kullanlan antikoagulanlardr.

Potasyum oksalatn %20lik zeltisinin 0,1 mLsi, 10 mL kann phtlamasn kalsiyumu balayarak nler. Oksalatl kanda hemoglobin tayini, eritrosit ve lkosit saymlar, hematokrit tayini yaplabilir; plazma ayrlarak birok biyokimyasal analizler iin kullanlabilir. Ancak, oksalatl kan ile asit-baz dengesi incelenemez; elektrolit ve baz kalsiyum lm yntemleri iin uygun deildir. Oksalat, laktat dehidrojenaz gibi baz enzimlerin tayininde bozucu etki yapar. Oksalatl kan, lkositlerin nkleuslarnda dejenerasyon ve eritrositlerin kenarlarnda entiklenme oluturduundan yayma preparatlar iin kullanlamaz.

Sodyum sitratn 5 mg, 1 mL kann phtlamasn kalsiyumu balayarak nler. Sedimantasyon (ESR) tayini iin 0,4 mL %3,8lik sodyum sitrat zeltisi 1,6 mL kan ile kartrlr. Protrombin zaman tayini iin 0,2 mL %3,8lik sodyum sitrat zeltisi 1,8 mL kan ile kartrlr. Depo iin kan, asid sitrat dekstroz (A.C.D.) zeltisi zerine alnr; dekstroz, eritrositlerin normal yaam sresini uzatr. Sitratl kan ile asit-baz dengesi incelenemez; elektrolit ve baz kalsiyum lm yntemleri iin uygun deildir. Sitrat, baz enzimlerin tayininde bozucu etki yapar.

Sodyum florrn 10 mg, 1 mL kann phtlamasn kalsiyumla birleme suretiyle nler. Sodyum florr, kanda glikolizin nlenmesi iin kullanlr.

EDTA (Etilendiamintetraasetikasit), kann phtlamasn kalsiyum ile kompleks yaparak nler. 1 mg Na-EDTA2H2O, 1 mL kann phtlamasn nler. EDTAl kanda eritrosit ve lkosit saymlar, hematokrit tayini, lkosit forml iin kan yaymalar yaplabilir. Ancak, EDTAl kan, elektrolit ve kalsiyum tayini iin uygun deildir.

Heparin, spesifik olarak phtlama faktrleri IX ve XIi balayarak ve antitrombin III ile etkileip bunun trombini inaktive etme yeteneini artrarak kann phtlamasn nler. 75 IU heparin, 1 mL kan phtlamaktan korur. Piyasada mLsinde 100, 1000, 10000 IU heparin ieren preparatlar vardr. 100 IU heparin, 1 mg heparine edeerdir. Heparinli kan, elektrolit tayini ve eritrosit frajilitesi iin kullanlabilir.

Kumarin grubu ilalar, vitamin K antagonistleri olarak, kinon trevlerinin aktif hidrokinon ekillerine indirgenmelerini inhibe ederler ve bylece phtlama faktr II, VII, IX ve Xun amino-terminal blgelerinde glutamik asit kalntlarnn vitamin Kye baml karboksilasyonunu inhibe ederek bu faktrlerin olgunlamasn nlerler.

nsan protein C, trombinle aktif hale gelir ve phtlama faktrleri V ile VIIIay inaktif hale getirir.

4

Eritrosit kme hz (ESR, sedimantasyon hz) Phtlamas nlenmi ve kendi haline braklan kanda eritrositlerin dibe doru kmesinde (sedimantasyonda) faz vardr. Sedimantasyonun birinci faznda eritrositler, kendi arlklaryla yava olarak dibe kerler; ikinci fazda eritrositler hzla agregat olutururlar ve kme ok hzlanr; nc fazda eritrositler yn halinde bulunduklar kabn dip ksmnda yava olarak skrlar.

Westergren makrometodu ile sedimantasyon hz tayini iin; 1) 2 mLlik steril enjektre 0,4 mL %3,8lik steril sodyum sitrat zeltisi ve sonra vena ponksiyonu ile 1,6 mL venz kan ekilir. Kan alndktan sonra enjektrn pistonu geri ekilir ve enjektr alt st edilerek kan ile sitratn karmas salanr. 2) Enjektrn inesi karlr ve kan, kprtlmeden kk bir deney tpne aktarlr. 3) Kan, tpte tekrar kartrldktan sonra Westergren sedimantasyon pipetinin sfr izgisine kadar ekilir. 4) Westergren sedimantasyon pipeti, dik olarak Westergren sedimantasyon aletindeki zel yerine yerletirilir ve saat kurulur. 5) saat ve 1 saat sonra eritrosit stununun ykseklii Westergren sedimantasyon pipeti zerinden okunur. Sedimantasyonun ilk iki fazdaki hzn belirten 1 saatlik sedimantasyon hz deeri nemlidir.

Westergren makrometodu ile tayin edilen sedimantasyon hznn fizyolojik deeri, erkekte yarm saat iin 2-3 mm, 1 saat iin 6-12 mm kadardr. Sedimantasyon hznn kadnda fizyolojik deeri, yarm saat iin 3-6 mm, 1 saat iin 11-18 mm kadardr. Fizyolojik olarak sedimantasyon hz artna gebelikte raslanr. Ayrca yalandka da sedimantasyon hzlanr.

Sedimantasyon hz artnn grld durumlar; iltihabi durumlar, akut ve kronik enfeksiyonlar, aktif tberkloz, akut romatizma, lupus eritematozus, maligniteler, nefrotik sendrom, anemiler, hipotiroidizm gibi biroktur.

Sedimantasyon hz azalnn grld durumlar; polisitemi, konjestif kalp yetmezlii, komplikasyonsuz bomaca, ar karacier parankim hastalklar, sodyum salisilat, fenil butazon, kortizon gibi ilalarn kullanlmas gibi biroktur.

Plazma ve serumun komponentleri Plazma, kann sv ksmdr. Phtlamay nleyen bir antikoagulan madde zerine alnan kan santrifj edilirse ekilli elemanlar ker ve plazma st faz olarak elde edilir. Phtlam kann santrifj edilmesiyle elde edilen sv st faz serumdur. Serumun plazmadan fark, fibrinojen ve dier baz phtlama faktrlerini iermemesidir.

Plazma veya serumda eitli biyokimyasal maddeler suda znm olarak bulunurlar. Kan plazmasnn %90n su ve %10unu suda znm kat maddeler oluturur.

Kan plazmasndaki znm kat maddelerin byk ounluunu proteinler oluturmaktadr. Salkl erikin bir insanda kan plazma veya serumunun total protein dzeyi ortalama 7 g/dL (5,7-8,0 g/dL) kadardr ki bunun 3,5-5,0 g/dL kadarn serum albmin, 2,5-3,2 g/dL kadarn globlinler (% g total protein %g albmin = % g total globlin) oluturur. Kan plazma veya serumunun total protein dzeyi ortalama olarak atta 7,1 g/dL, srda 7,2 g/dL, koyunda 7,5 g/dL, kpekte 6,2 g/dLdir. Plazmann protein fraksiyonunda transaminazlar, dehidrojenazlar, peptidazlar, asit ve alkali fosfatazlar, aldolaz, -amilaz, lipaz, katalaz, kolinesteraz, -glukuronidaz gibi birtakm enzimler de bulunur. Bu enzimlerin plazmadaki aktivitelerini tayin etmek klinikte olduka nemlidir; plazma enzim aktivitelerinin normalden sapmas, ilgili olduklar organlarn fonksiyon bozukluklar hakknda bilgi verir.

Kan plazmasnda proteinden baka azotlu maddeler (NPN bileikleri) de bulunmaktadr ki bunlar re, amino asitler ve amino asit trevleri, rik asit, kreatinin, kreatin, bilirubin gibi bileiklerdir. Kan plazmasnn re dzeyi ortalama olarak salkl ve erikin bir insanda 26,8 mg/dL (20-40 mg/dL), atta 38,7 mg/dL, srda 36,6 mg/dL, koyunda 44,9 mg/dL, kpekte

5

27,9 mg/dL, civcivde 5,7 mg/dL kadardr. Kan plazmasnn rik asit dzeyi ortalama olarak salkl ve erikin bir insanda 5 mg/dL (2-6 mg/dL), srda 0,9 mg/dL, kpekte 0,3 mg/dL, civcivde %4,5 mg/dL kadardr. Kan plazmasnn kreatinin dzeyi ortalama olarak salkl ve erikin bir insanda 0,5-1,1 mg/dL kadardr. Kan plazmasnn total bilirubin dzeyi ortalama olarak salkl ve erikin bir insanda 0,01-1 mg/dL kadardr. Kan plazmasnda ou glutamik asit olmak zere total olarak 35-65 mg/dL dzeyinde serbest amino asit bulunur.

Kan plazmasnda bulunan balca karbonhidrat glukozdur ki salkl erikin bir insanda 8-10 saatlik alktan sonra enzimatik yntemlerle llen serum glukoz dzeyi 60-100 mg/dL kadardr. Serumda 6-8 mg/dL dzeyinde fruktoz, 5-6 mg/dL dzeyinde glikojen, 2-4 mg/dL dzeyinde pentozlar, 60-105 mg/dL dzeyinde polisakkarit yapsna girmi olarak glukozamin de bulunur.

Kan plazmasnda sitrik asit, -ketoglutarik asit, malik asit, sksinik asit, asetoasetik asit, pirvik asit, laktik asit gibi organik asitler de bulunur.

Kan plazmasnda bulunan lipidler, trigliseridler, ya asitleri, fosfolipidler, kolesterol ve kolesterol esterleridir; lipidlerin byk ksm -lipoprotein (LDL, dk dansiteli lipoprotein) halinde bulunur. Kan plazmas veya serumunun total lipid dzeyi ortalama olarak salkl ve erikin bir insanda 617 mg/dL, srda 331 mg/dL, kpekte 679 mg/dL kadardr. Kan plazmas veya serumunun total kolesterol dzeyi ortalama olarak salkl ve erikin bir insanda 181 mg/dL (110-200 mg/dL), atta 128 mg/dL, srda 110 mg/dL, kpekte 175 mg/dL kadardr. Salkl erikin bir insanda serum trigliserid dzeyi 50-150 mg/dL, total fosfolipid dzeyi 150-250 mg/dL kadardr ki serumda en fazla bulunan fosfolipid lesitindir. Serumda total ya asidi dzeyi 150-500 mg/dL ve serbest yani esterlememi ya asidi (FFA) dzeyi 8-30 mg/dL kadardr.

Kan plazmasnda bulunan inorganik bileikler, katyonlar ve anyonlar halindedirler. Serumda total olarak 142-155 mEq/L dzeyinde olan katyonlarn en bol bulunanlar Na+ ve K+, total 142-155 mEq/L dzeyinde olan anyonlarn en bol bulunanlar klorr ve bikarbonattr.

Plazma veya serum proteinleri eitli yntemler kullanlarak kan plazmasnda 300 farkl protein varl gsterilmitir. Bu proteinlerin bazlar sadece baz fizyolojik veya patolojik durumlarda plazmada bulunurlar. Normalde intraselller svlarda bulunan baz znen proteinler, hcre hasar olduunda ekstraselller ve intravaskler svlara geebilirler.

Salkl erikin bir insanda plazma total protein dzeyi 5,7-8 g/dL kadardr.

Plazma su ieriinin azald hemokonsantrasyon durumlarnda greceli olarak hiperproteinemi ortaya kar. rnein, yetersiz su alndnda veya kusma ishal ve terleme yoluyla ar su kaybedildiinde dehidratasyon ve hiperproteinemi (serum protein konsantrasyonu art) grlebilir. Plazmada normal koullarda dk konsantrasyonlarda bulunan akut faz reaktantlar ya da immnogloblinlerin artna bal olarak da hiperproteinemiler ortaya kmaktadr.

nflamasyon ve doku hasar gibi deiik durumlara yant olarak plazma dzeyleri anlaml olarak deien plazma proteinlerine akut faz proteinleri ya da akut faz reaktantlar denir. Organizmada akut bakteriyel enfeksiyonlar, cerrahi giriimler, yanklar, malign olaylar ve miyokart enfarkts gibi nedenlerle akut inflamasyon denen durum ortaya kar. Akut inflamasyon, genelde yksek ate, ntrofil saysnda artma, sedimantasyon hz ykselmesi ile belli olur ki bu durum da akut faz yant olarak tanmlanr.

Akut faz yantn oluturan, interlkin I (IL-1) ve tmr nekroz eden faktr (TNF) gibi mediatr maddelerdir ki bu maddeler, kanda aktive olan monositlerde ve eitli organlardaki

6

makrofajlarda sentez edilirler ve buralardan salverilirler. IL-1 ve TNF gibi maddeler, baz reaksiyonlar tetiklerler ve sonuta plazmada akut faz reaktantlar olarak bilinen baz proteinlerin dzeyi artar, baz proteinlerin dzeyi ise azalr. Akut faz yant sonucu olarak plazmada dzeyleri azalan proteinlere negatif akut faz reaktantlar denir ki bunlarn balcalar, prealbmin, albmin ve transferrindir. Akut faz yant sonucu olarak plazmada dzeyleri artan proteinlere akut faz reaktantlar denir ki bunlarn balcalar, C-reaktif protein (CRP), 1-antikimotripsin, 1-asit glikoprotein, 1-antitripsin, haptoglobin, C4, fibrinojen, C3 ve seruloplazmindir.

Plazma su ieriinin artt hemodilsyon durumlarnda greceli olarak hipoproteinemi ortaya kar. rnein, su zehirlenmesi, tuz tutulmas, ar intravenz infzyon uygulanmas durumlarnda hemodilsyon ve hipoproteinemi (serum protein konsantrasyonu azal) grlebilir. Serum albmini gibi spesifik proteinlerin konsantrasyonlarnn azald fizyolojik ve patolojik koullarda da hipoproteinemi ortaya kmaktadr.

Plazma veya serum proteinlerini birbirinden ayrmak iin byklk, ktle, elektrik yk veya dier molekllere olan affinite gibi zelliklerinin farkllndan yararlanlmaktadr. Proteinlerin saflatrlmasnda ve kantitatif tayininde kullanlan yntemlerden bazlar, fraksiyonel ktrme, diyaliz ve ultrafiltrasyon, eitli kromatografi yntemleri, eitli elektroforez yntemleri ve ultrasantrifgasyondur ki bu yntemler arasnda rutin almalarda en sk uygulanan selloz asetat elektroforezidir.

Plazma veya serumdaki proteinler, elektroforez ilemi ile prealbmin, albmin, 1-globlinler, 2-globlinler, -globlinler, -globlinler diye isimlendirilen fraksiyonlara ayrlrlar. Rutin olarak serum proteinlerinin elektroforezi yaplmaktadr. Serum proteinlerinin elektroforezi iin, bir selloz asetat bant zerine az miktarda serum ekilir ve belirli bir zaman sresi boyunca bu banta pH 8,6 olan bir tampon zelti iinde doru elektrik akm uygulanr. lem sonunda serum proteinleri, anoda doru farkl gme hzlarna gre fraksiyonlara ayrlrlar ki bu fraksiyonlar, selloz asetat bantn boyanp kurutulmasyla grnr hale getirilirler:

Serum proteinlerinin elektroforezinde anoda en hzl gen fraksiyon, prealbmin ve albmindir, en yava gen fraksiyon -globlin fraksiyonudur. Prealbmin fraksiyonu rutin serum proteinleri elektroforezinde farkedilmez. Albmin fraksiyonu, rutin serum proteinleri elektroforezinde en koyu ve youn olarak farkedilir:

Elektroforez ilemi sonunda selloz asetat bant zerinde elde edilen serum protein fraksiyonlar, bantn bir dansitometrede okutulmas suretiyle kantitatif olarak belirlenebilir:

7

Elektroforez ilemi sonunda elde edilen serum protein fraksiyonlar, eitli proteinleri ierirler:

Prealbmin Prealbmin, serum protein elektroforezinde anoda albminden nde gen fraksiyondur.

Prealbmin, karacierde sentezlenir.

Prealbmin molekl zerinde retinol balayan proteini balayacak yerler ve tiroksin balayabilecek bir yer bulunur. Prealbmin, T3 ve T4 balar ve tar ki T3e ilgisi daha fazladr. Prealbmin, retinol balayan globlin ile kompleks oluturduktan sonra vitamin Ay balar ve hedef organlara tar.

Serum prealbmin dzeyi, 0,025 g/dL kadardr. Oral kontraseptif kullananlarda, gebelerde, inflamatuvar olaylarda, malign tmrlerde, malntrisyonda, karacier hastalklarnda serum prealbmin dzeyi azalr; prealbmin, negatif akut faz reaktantdr. Prealbminin serum

8

dzeyleri, protein malntrisyonu ve karacier disfonksiyonu iin transferrin ve albminden daha iyi bir markerdr.

Serum albmin Serum albmin, serum proteinlerinin en yksek ktlesel konsantrasyona ve en dk molekl arlna sahip olandr.

Serum albmin, karacier parankim hcrelerinin prtkl endoplazmik retikulumlarndaki ribozomlarda sentezlenir; sentez hz, diyet proteini ve serum albmin dzeyi ile dzenlenir. Serum albmin molekl, biri triptofan olan 585 amino asit kalntsndan olumutur; karbonhidrat iermez; molekl arl 69.000 (69kDa) kadardr.

Serum albminin nemli ilevleri vardr: a) Bilirubin, uzun zincirli ya asitleri, T3, T4, kortizol, aldosteron, Ca2+, Cu2+ ve baz ilalar tar. b) Endojen amino asit deposu olarak grev grr. c) Plazma onkotik basncnn devamlln salar. d) Kann viskozitesini etkiler.

Serum albmin, serum proteinlerinin %40-60n oluturur. Erikin salkl bir kiide serum albmin konsantrasyonu %3,5-5,0 g kadardr.

Serum albmin dzeyinin normal snrlardan dk olmas hipoalbminemi olarak tanmlanr: a) Gebeliin altnc ayndan sonra doumdan ay sonraya kadar hemodilsyon, hipoalbminemi nedeni olabilir. b) Siroz gibi kronik karacier hastalklarnda ve inflamatuvar olaylarda azalm sentez, hipoalbminemi nedeni olabilir; serum albmin, bir negatif akut faz reaktantdr c) Nefrotik sendrom, kronik nefrit, protein kaybettirici enteropati, iddetli yanklar ve byk kan kayplarnda albmin kayb, hipoalbminemi nedeni olabilir. d) Emilim bozukluklar ve malntrisyon, hipoalbminemi nedeni olabilir. e) Kontrolsz diyabet, tirotoksikoz, travma, uzun sren enfeksiyonlar ve malign tmrlerde katabolizma art, hipoalbminemi nedeni olabilir. f) Souk algnl gibi nonspesifik nedenler, hipoalbminemi nedeni olabilir. g) Genetik defekt hipoalbminemi nedeni olabilir. Serum albmin dzeyi 2,0 g/dLnin altna dtnde dem geliir.

Serum albminin yirmiden fazla genetik varyant vardr. Bunlar hastala neden olmazlar; ancak elektroforezde albminin g ettii blgede iki ya da geni tek bir bant olarak grlrler ki bu duruma bisalbminemi denir.

1-globlin fraksiyonu

1-globlin fraksiyonunun nemli proteinleri 1-antitripsin, 1-antikimotripsin, 1-asit glikoprotein (orosomukoid) ve alfa fetoprotein (AFP)dir.

1-antitripsin, 1-globlinlerinin %90n oluturur. 1-antitripsin, yeni isimlendirmeye gre 1-antiproteinaz olarak da adlandrlmaktadr; en nemli serin proteaz inhibitrdr; inhibe ettii proteazlar arasnda elastaz, ntrofil kkenli kollajenaz, kimotripsin, kallikrein, plazmin ve trombin bulunur.

1-antitripsin, karacier parankim hcreleri, mononklear seri hcreler ve alveoler makrofajlarda sentezlenir. 1-antitripsinin yapsnda 394 amino asitten oluan tek bir polipeptit zinciri bulunur, molekler arl 55 kDa kadardr.

Serum 1-antitripsin dzeyi, yaklak 0,29 g/dL kadardr.

Serum 1-antitripsin dzeyi, oral kontraseptif kullananlarda, gebelikte, inflamasyonda, akcier, kolon, rektum ve mide kanserlerinde artar.

Nadir olarak grlen kaltmsal 1-antitripsin eksiklii, klinik olarak amfizem ve neonatal kolestatik sarlk ile karakterizedir.

9

1-antikimotripsin, molekl arl 68 kDa kadar olan nemli bir proteaz inhibitrdr.

1-antikimotripsin, erikin serumunda normalde 30-60 mg/dL kadardr.

1-antikimotripsin, hzl cevap veren bir akut faz reaktantdr; bron sekresyonlarnda artar.

1-asit glikoprotein (orosomukoid), karbonhidrat ierii %40-45 olan bir glikoproteindir; molekler arl 40 kDa kadardr.

1-asit glikoprotein, karacierde ve karacier d dokularda zellikle baz tmrlerde sentezlenir.

1-asit glikoprotein, lidocain ve propanolol gibi baz ilalar balama zelliine sahiptir.

Serum 1-asit glikoprotein dzeyi, 60-150 mg/dL kadardr.

Akut inflamatuvar hastalklar, yksek ate halleri, ameliyat sonras, metastaz yapm neoplazmlarda serum 1-asit glikoprotein dzeyi artar. 1-asit glikoprotein, akut faz reaktantdr.

Gebelik, oral kontraseptif kullanma ve albminin azald durumlarda serum 1-asit glikoprotein dzeyi azalr.

Alfa fetoprotein (AFP), fetsn ana proteinidir; fets kannda 6.haftadan itibaren saptanr, 12-15.haftalarda maksimum olur ve doumdan sonra normale dner.

Alfa fetoprotein (AFP), karacierde sentezlenir.

Salkl erikin bir insanda serum alfa fetoprotein (AFP) dzeyi 0-3 g/dL kadardr.

Hepatoselller karsinom ve dier karacier hastalklarnda, gebelikte, testis ve ovaryum kanserlerinda, mide kanserinde serum alfa fetoprotein (AFP) dzeyi artar.

1- ve 2-globlinler arasnda g eden balca serum proteinleri

1- ve 2-globlinler arasnda g eden balca serum proteinleri, tiroksin balayan globlin ve seruloplazmindir.

Tiroksin balayan globlin, bir glikoproteindir; tiroid hormonlar olan T3 ve T4 iin temel taycdr.

Seruloplazmin, daha ok 2-globlin fraksiyonunda gzlenen, %10 civarnda karbonhidrat ieren bir bakrl proteindir; yapsnda tek bir polipeptit zinciri bulunur. Seruloplazmin, yars Cu+ ve yars Cu2+ olmak zere molekl bana 6-8 bakr ierir.

Uzun sre plazmann bakr tayc proteini olduu dnlen seruloplazminin ilevi tartmaldr. Bakr izotoplaryla yaplan almalarda seruloplazmin karacierde sentez edilip kana verildikten sonra kanda bakr balayamad ya da bakrn veremedii saptanmtr. Ancak seruloplazmin hcre iine alndktan sonra, bakr proteinden ayrlr.

Seruloplazminin yapsnda bulunan bakra diyaliz olamayan fraksiyon denir ki bu fraksiyon, plazmadaki bakrn %90-95ini oluturur. Plazmadaki bakrn geriye kalan %5-10luk ksm diyaliz olabilen fraksiyondur ki bu fraksiyonda Cu2+, albmin ya da histidinle gevek ba oluturarak barsaklardan karaciere tanr ve karacierde seruloplazminin apoproteini ile birleir, molekle sialik asit eklendikten sonra dolama verilir. Hayvan deneyleri, bakrn dolamdaki apoproteinle birlemediini gstermitir.

Bakr emilimi arttka karacierde seruloplazmin sentezi artar ki seruloplazmin sentezi, bakrn toksik etkisine kar oluan ilk reaksiyondur. Toksik olmayan bir bakr havuzu grevini yapan dolamdaki seruloplazminden gerektiinde hcreler bakr alarak

10

monoaminooksidaz, askorbat oksidaz gibi bakrl enzimlerin sentezinde kullanmaktadrlar. Seruloplazminin kendisinin de enzim zellii bulunmaktadr. Seruloplazmin poliaminleri, polifenolleri, demiri oksitledii iin kendisine poliamin oksidaz, polifenol oksidaz ve ferro oksidaz adlar da verilmitir.

Seruloplazmin organizmada antioksidan olarak grev yapmaktadr. Organik bileiklerin oksijen ile spontan oksidasyonu sonucunda oluan zararl bileikler, plazma ve dokulardaki antioksidanlar tarafndan etkisiz hale evrilirler. Plazmadaki antioksidan aktivitenin bir ksm seruloplazmin ve transferrin tarafndan salanr. Seruloplazminin lipid peroksidasyonunu ve serbest radikal oluumunu nledii ileri srlmtr.

Serum seruloplazmin dzeyi salkl erikin bir insanda 4414 mg/dL kadardr ki bu dzey, yala birlikte deiir.

Gebelik, karacier sirozu, safra yollarnn enfeksiyon veya tkanmalar, inflamatuvar hastalklar, malign olaylar ve ameliyat sonrasnda serum seruloplazmin dzeyi artar. Seruloplazmin, en ge reaksiyon veren bir akut faz reaktantdr; akut faz yant srasnda plazma konsantrasyonu %50 artar.

Wilson hastalnda ve malntrisyonda serum seruloplazmin dzeyi azalr. Wilson hastalnda bakr, ilerleyici bir ekilde vcutta zellikle karacier, bbrek, beyin ve krmz kan hcrelerinde birikime uramaktadr; sk rastlanan klinik bir bulgu, gzde grlen Kayser-Fleischer halkasdr.

2-globlin fraksiyonu

2-globlin fraksiyonunun nemli proteinleri 2-makrogloblin ve haptoglobindir.

2-makrogloblin, karbonhidrat ierii %10dan az olan bir glikoproteindir; molekler arl 625-800 kDa arasndadr.

2-makrogloblin, 2-globlin fraksiyonunun byk ounluunu oluturur.

2-makrogloblin, karacierde ve retikloendoteliyal sistem hcrelerinde sentez edilir.

2-makrogloblin, plazmann en nemli proteaz inhibitrlerinden biridir; bata plazmin olmak zere birok proteazla irreversibl olarak balanr.

2-makrogloblin, akut faz reaktant deildir; ancak, nefrotik sendromda ve protein kaybettirici enteropatide serum dzeyi artar.

Haptoglobin, 2-globlinlerin n oluturur. nsan haptoglobininin ilevleri birbirinin ayn olan polimorfik ekli bulunur.

Haptoglobin, karacierde sentezlenen ve eritrosit dndaki serbest hemoglobini balayan plazma glikoproteinidir. Her gn ykma urayan eritrositlerden aa kan hemoglobinin yaklak %10u dolama verilmekte geri kalan %90 ise retikloendoteliyal sistem (RES) hcrelerinde yklmaktadr. Plazmada bulunan ve molekler arl 65 kDa civarnda olan serbest hemoglobin, glomerllerden geerek tblslerde kme eilimi gstermektedir. Molekler arl 155 kDa civarnda olan hemoglobin-haptoglobin kompleksi ise glomerllerden geemez, RES tarafndan hzla alnarak yklr ve bylece hemoglobinin yapsndaki demirin bbrekler yoluyla atlm engellenir.

Haptoglobin, serum dzeyi salkl erikin bir insanda 30-215 mg/dL kadardr. Referans aral geni olduundan tan koymada yararlanmak iin plazma haptoglobin dzeyi tek lm yerine seri halinde lmlerle saptanmaldr.

11

Haptoglobin, bir akut faz reaktantdr; karsinom, iltihabi hastalklar, kollajen doku hastalklar, travma, glomerlonefrit durumlarnda serum haptoglobin dzeyi artar.

Damar ii hemoliz ve yaygn karacier harabiyeti durumlarnda serum haptoglobin dzeyi azalr. Bir molekl haptoglobin iki molekl serbest hemoglobinle irreversibl olarak balanp RES hcreleri tarafndan hzla tutularak ykldndan plazma haptoglobin dzeyi hemolitik anemide dmektedir. Bu nedenle hemolitik olayla birlikte olan inflamasyonlarn tans iin akut faz reaktant olarak plazma haptoglobin dzeyi tayini yanltc olabilir ki bu durumlarda serbest hem i balayan fakat akut faz reaktant olmayan hemopeksinin plazma dzeyinin llmesi yararl olmaktadr.

-globlin fraksiyonu

-globlin fraksiyonunun nemli proteinleri, hemopeksin ve transferrin (siderofilin)dir.

Hemopeksin, %20 orannda karbonhidrat ieren bir glikoproteindir; serum protein elektroforezinde 1-globlin fraksiyonunda saptanr. Karacierde sentezlenen hemopeksin molekl, yksek miktarda tirozin ve triptofan ieren tek bir polipeptit zinciri halindedir.

Hemopeksin, serbest hem balar. Hem-hemopeksin kompleksi, olutuktan sonra karacier tarafndan tutulur ve yklr. Karacierde, hem-hemopeksin kompleksi yapsndaki hem grubunun demiri ferritine verilmekte ve hemin geri kalan ksm bilirubine evrilmektedir.

Hemopeksin, akut faz reaktant deildir; hemoliz ve akut faz reaksiyonunun birlikte bulunduu durumlarda akut faz reaktant olan haptoglobin yerine plazma hemopeksin dzeyi tayini daha yararl olmaktadr

Salkl erikin bir kiide serum hemopeksin dzeyi, 40-100 mg/dL kadardr.

Transferrin (siderofilin), molekler arl yaklak 77 kDa olan bir glikoproteindir; serum protein elektroforezinde 1-globlin fraksiyonunda saptanr. Transferrin molekl, tek bir polipeptit zincirinden olumutur.

Transferrin, apotransferrin denilen proteine 2 adet Fe3+ iyonu balanmasyla olumu gerek bir demir taycsdr; az miktarda bakr, inko, kobalt ve kalsiyum da tar. Transferrin, ounlukla HCO3 olmak zere anyon da balamaktadr. Transferrinin demir tanmasndaki grevi ok nemlidir. Diyetle alnan demir, Fe2+ eklinde barsak mukozasndan emilir, eritrositlerin yklm ile de gnde yaklak 25 mg demir aa kmaktadr. Serbest halde toksik etkili olan demir, organizmada gerek duyulan dokulara tanmak zere transferrin ile birleir ve toksisitesi azalr. Transferrin, Fe3+ halindeki demiri kemik iliindeki depolanma yerlerine ve bir dereceye kadar da karaciere tar. Birok hcrenin yzeyinde bulunan reseptrlerine balanan transferrin, endositoz ile hcre iine alnmaktadr. Lizozom iinde, asit pHda demir, transferrinden ayrlr; apotransferrin ise reseptrne bal olarak plazma membranna geri dner ve membranda reseptrnden ayrlarak plazmaya geer, yeniden demir tanmasnda grev grr.

Transferrin, balca karacierde ve az miktarda da retikloendoteliyal sistemde, testis ve overlerde sentezlenir. Transferrin sentezi, demirin salanabilirlii ile dzenlenir; demir noksanlnda transferrin sentezi artar. Transferrinin katabolizma yeri bilinmiyor; vcuttan atlm, barsaklara dklen mukazal hcreler vastasyla olur.

Serum transferrin dzeyi, salkl erikin bir insanda 200-400 mg/dL kadardr. Transferrinin plazmaya girecek olan demiri balama yeteneine total demir balama kapasitesi (TDBK, TIBC) denir. Normal koullarda transferrinin yaklak %33 demirle doymu durumdadr. Transferrinin yardan fazlas demirle doyduunda plazma demirinin bir ksm albmin ve dier plazma proteinlerine balanr.

12

Karacier hasar, hemolitik anemiler, intravenz demir tedavisi, gebelik, akut ve kronik kan kayb, demir eksiklii anemisi durumlarnda serum transferrin dzeyi artar. Demir eksiklii anemisinde demir tedavisi baarl olduunda serum transferrin dzeyi normale dner.

Nefrotik sendrom, enfeksiyon hastalklar, neoplazm, remi, hemokromatoz, hemosideroz durumlarnda serum transferrin dzeyi azalr. Transferrin, negatif akut faz reaktantdr.

-globlin fraksiyonu

-globlin fraksiyonunun nemli proteinleri immnogloblinler (antikorlar), C1q kompleman sistem proteini ve C-reaktif protein (CRP)dir.

Akut ve kronik karacier hastalklar, kronik enfeksiyonlar, akut diffz glomerlonefrit, sarkoidoz, karsinom ve otoimmn hastalklarda serum -globlin fraksiyonu artar.

Nefrotik sendrom, ar malabsorpsiyon ve malntrisyon, primer immn yetmezlik ve sekonder immn yetmezlik durumlarnda serum -globlin fraksiyonu azalr.

mmnogloblinler (antikorlar) mmnogloblinler, %3-15 orannda karbonhidrat ieren glikoprotein yapsnda proteinlerdir; yaplarnda karbonhidrat olarak mannoz, galaktoz, fukoz, galaktozamin ve sialik asit bulunur. mmnogloblinlerin molekler arlklar 150.000-1.000.000 arasnda deiir, molekler yaplarndaki polipeptit ksm antkor moleklleri ile ilikili tm biyolojik zellikleri iermektedir.

mmnogloblinler, btn memelilerin serum ve doku svlarnda bulunurlar. mmnogloblinlerin bazlar hcrelerin yzeylerinde bulunurlar ve reseptr grevini yaparlar; dierleri kan ve vcut svlarnda serbest halde bulunurlar.

mmnogloblinler, vcuda giren yabanc maddelere yant olarak B lenfositlerinde veya plazma hcreleri denen trevlerinde sentezlenirler.

mmnogloblinler, normalde total plazma proteinlerinin %20sini olutururlar. mmnogloblinlerin byk ounluu serum protein elektroforezinde blgesinde yer almakla birlikte bazlar 2- ve - fraksiyonlarnda yer alrlar.

Bir immnogloblin nitesi, 2 zde ar zincir (H) ile 2 zde hafif zincirden (L) olumutur. Bir immnogloblin nitesinin her zinciri, kavramsal olarak yapsal ve fonksiyonel anlamlla sahip spesifik blgelere ayrlabilir. Hafif zincirin N-terminali tarafndaki yarsna deiken blge (VL) ve C-terminali tarafndaki yarsna sabit blge (CL) denir. Ar zincirin N-terminali tarafndaki yaklak ne deiken blge (VH) ve C-terminali tarafndaki ne sabit blge (CH) denir. Bir immnogloblin nitesinin ar zincirinin CH sabit blgesinde, deiken blgeye komu olandan itibaren CH1, CH2, CH3, CH4 alt blgeleri tanmlanr ki bir immnogloblin molekl, CH1 ve CH2 blgeleri arasnda mentee blgesi denen bir blgede Y harfi grnm alacak ekilde bklr ve molekl, dislfit balar ile bir tetramer halinde tutulur:

13

14

Antijene spesifik olarak balanan bisfonksiyonel molekller olan immnogloblinlerin yaplarndaki bir blge antijene balanma blgesi olarak grev grr ( Fab blgesi). Bir dier blge ise fagositik hcrelere, klasik kompleman sistemin C1q proteinine ve immn sistemin eitli hcreleri bata olmak zere konak dokulara balanmay salar (Fc blgesi). Bir immnogloblin moleklnn Fc fragman, kristalize olabilir ve immnogloblin moleklnn kompleman balayabilme, plasentay aabilme gibi biyolojik fonksiyonlarndan sorumludur.

Bir immnogloblin molekl, papain ve pepsin gibi enzimler ve kimyasal maddeler tarafndan etkilenir. rnein, bir bitkisel proteaz olan papain, bir immnogloblin molekln, antijene balanabilen iki benzer Fab fragman ile antijene balanamayan bir Fc fragmanna ayrr. Pepsin ise immnogloblin molekln, mentee blgesindeki dislfit bann altndan hidrolize eder ve her Fcnin 4e blnmesiyle oluan 8 kk peptit ile dislfit kprsyle bal iki Fabdan oluan bir ksm oluturur.

Bir immnogloblin nitesinin molekler arl yaklak 23 kDa olan L hafif zincirleri, sabit blgelerindeki farkllklara gre kappa () ve lambda () olmak zere iki gruba ayrlr. Herhangi bir immnogloblin moleklnde ya 2 ya da 2 hafif zinciri bulunur. nsan immnogloblinlerinde %70 orannda kappa () zincirleri, %30 orannda lambda () zincirleri bulunmaktadr.

nsanlarda bir immnogloblin nitesinin H ar zincirleri, sabit blgelerindeki yapsal farkllklara gre gamma (), alfa (), m (), deta () ve epsilon () olmak zere be farkl tipte olabilir ki bu zincirlerin molekl arlklar 50-70 kDa arasnda bulunur.. Herhangi bir immnogloblin moleklnde bu ar zincir tiplerinden yalnzca bir tanesi bulunur. erdikleri ar zincir tipine gre de immnogloblinler IgG, IgA, IgM, IgD, IgE diye be snfa ayrlrlar:

15

IgG

IgG, -ar zinciri ieren immnogloblindir. IgG, bir tek immnogloblin nitesinden olumutur. IgG, plazma hcreleri tarafndan sentezlenen temel immnogloblindir; solubl antijenlere cevap olarak oluturulur; bakteri, mantar, virs antijenlerine ve toksinlerine kar oluan ge antikordur. IgGnin molekl arl 160 kDa ve karbonhidrat ierii yaklak %3tr.

IgG, salkl erikin insan serumundaki immnogobulinlerin %70-80ini oluturur; serumdaki dzeyi, 540-1700 mg/dL arasnda deiir; elektroforezde ve yava gen blgesinde bulunur. IgGnin serum dzeyi, kronik karacier hastalklar, subakut ve kronik enfeksiyonlar ve kollajen doku hastalklarnda artar.

IgGnin IgG1, IgG2, IgG3, IgG4 eklinde gsterilen alt gruplar bulunur ki bu alt gruplar, yapsal olarak mentee blgesinde farkllk gsterirler. IgGnin %60-70ini oluturan IgG1, plasentay aabilen temel immngloblindir. IgG, klasik kompleman sistemin C1q proteini ile balanabilir ki bylece klasik kompleman yolunu balatan IgG alt gruplarnn sralanmas IgG3> IgG1> IgG2 eklindedir. IgG1 ve IgG3, fagositik hcrelerdeki Fc reseptrlerine balanr ve katil hcreleri (K hcreleri) aktive eder, bylece bakterilerin fagositozunu kolaylatrr.

IgA

IgA, -ar zinciri ieren immnogloblindir. IgA, 1, 2, 3 immnogloblin nitesi ierebilir.

IgA, serum total immnogloblinlerinin yaklak %10-15ini oluturur; elektroforezde hzl gen ve blgelerinde bulunur; molekl arl 160-400 kDa arasndadr.

IgA, subepiteliyal plazma hcrelerinde sentezlenir ve burada ilk savunma hattn oluturur. IgA, ter, gzya, tkrk, st, kolostrum, bron sekresyonu, gastrointestinal sekresyonlarda bulunur ki buralarda bulunan IgA, sekretuvar IgA ya da ekzokrin IgA olarak adlandrlr:

16

Sekretuvar IgA

Serum IgA

Sekretuvar komponent, sekretuvar IgAy enzimlere direnli klar ve IgAnn mukozal dokulardan salglara gemesini salar. Feesteki en belli bal immnogloblin, IgAdr. Kolostrum ve stteki IgA, yeni doan barsak enfeksiyonlarndan korur.

IgA, plasentay aamaz; kompleman balayamaz, ancak kompleman sistemin alternatif yolunu aktive edebilir.

IgAnn normal serum dzeyi 80-420 mg/dL kadardr. Kronik karacier hastalklar, enfeksiyon ve otoimmn hastalklarda serum IgA dzeyi artar.

IgM

IgM, -ar zinciri ieren immnogloblindir; yaklak %10 kadar karbonhidrat ierir. IgM, elektroforezde hzl gen ve blgelerinde bulunur; molekl arl 900-1000 kDa arasndadr.

IgM, insan serumundaki immnogloblinlerin %5-10unu oluturur; normal serum dzeyi, 60-280 mg/dL kadardr.

IgM, bir enfeksiyona yant olarak ilk sentez edilen antikorlar oluturur ki anti-A, anti-B, souk aglutininler ve romatoid faktr (RF), IgM yapsnda antikorlardr. Enfeksiyon ve kollajen doku hastalklarnda serum IgM dzeyi artar.

IgM molekl pentamer eklindedir, birbirine J zincirleri ile balanm be immnogloblin nitesi ierir:

17

IgM, kompleman sistemin etkili bir aktivatrdr; fakat molekler arlnn bykl nedeniyle byk bir ksm intravaskler olarak bulunur. IgM, plasentay aamaz ki gbek kordonu kannda tespit edilen IgMin tm yeni doana aittir ve intrauterin dnemdeki bir enfeksiyonu gstermesi bakmndan nemlidir. IgM, fetste 7,5 aydan itibaren sentezlenmeye balar. Doumdan nce ve yaamn ilk yllarnda immnogloblin dzeylerinin deiimi u ekildedir:

IgD

IgD, -ar zinciri ieren immnogloblindir. IgD, bir tek immnogloblin nitesinden olumutur; molekl arl 184 kDa ve karbonhidrat ierii yaklak %12 kadardr.

IgD, serum total immnogloblinlerinin %1den azn oluturur; elektroforezde hzl gen fraksiyonunda bulunur. Antinklear antikor (ANA), anti-inslin, anti-tirogloblin gibi baz antikorlar IgD yapsndadrlar.

IgDnin normal serum dzeyi 0-8 mg/dL kadardr; Kronik enfeksiyonlar ve kollajen doku hastalklarnda serum IgD dzeyi artar.

IgD, kompleman sistem proteinlerine balanamaz ve plasentay aamaz. IgD, IgM gibi, B lenfositlerde antijen iin yzey reseptrdr. Ancak IgDnin primer fonksiyonu henz aydnlatlmamtr.

IgE

IgE, -ar zinciri ieren immnogloblindir. IgE, bir tek immnogloblin nitesinden olumutur ki bu monomer IgGye benzer. IgEnin molekler arl 188 kDadur ve karbonhidrat ierii yaklak %15dir. IgE, elektroforezde hzl gen fraksiyonunda bulunur.

IgE, gastrointestinal kanal ve solunum yollar mukozas ile nazofarenksin lenfoid dokusunda yer alan plazma hcreleri tarafndan sentezlenir; nazal ve broniyal sekresyonlarda bulunur. Dolamdaki IgE, -ar zincirinin Fc ksm ile zellikle mast hcreleri ve bazofil hcrelerin yzeylerine balanr. Hcreye balanm olan IgEnin Fab ksmna antijenin balanmasyla mast hcreleri uyarlr; bunun sonucunda da hcreden histamin ve serotonin gibi vazoaktif maddelerin salglan olur ve bylece saman nezlesinde grlen tipte ar duyarllk reaksiyonlar meydana gelir. Desensitizasyon tedavisi ile, sulu antijene kar IgG sentezinin uyarlmas ve dolaysyla sulu antijenin hcreye bal IgEye ulamas nlenmeye allmaktadr.

18

IgEnin normal serum dzeyi 1,7-45 g/dLdir; anafilaktik, deriyi duyarlatran allerjik antikorlar IgE yapsndadrlar.

Allerjik hastalklar, paraziter hastalklar, mikozlar ve egzamada serum IgE dzeyi artar.

Paraproteinler mmnogloblin reten hcreler ilev ynnden ileri derecede zgllemilerdir ki her hcre sadece bir tek snf ve tipte immnogloblin retir.

Enfeksiyon durumlarnda genelde eitli snf ve tiplerde immnogloblin reten birok immnosit proliferasyonu olur; eitli tiplerde immnogloblin retilir ki bu durumda poliklonal cevaptan szedilir ve rutin serum protein elektroforezinde diffz biimde artm - globlin bant grlr. Bazen de bir tek snf ve tipte immnogloblin reten immnosit proliferasyonu olur; tek tip immnogloblin retilir ki bu durumda monoklonal cevaptan szedilir ve rutin serum protein elektroforezinde - blgesinde dar ve youn bir bant gzlenir.

mmnositlerin enfeksiyonlara monoklonal tipte yant halinde protein elektroforezinde - blgesinde gzlenen dar ve youn bant, paraprotein, M bant, M globlin veya M protein olarak tanmlanr. Multipl miyelom, lenforetikler sistem maligniteleri, otoimmn hastalklar, ar kronik enfeksiyonlar ve karacier sirozunda paraproteinemi grlebilir.

Sk grlen paraproteinler; kriyogloblinler ve Bence-Jones Proteini (BJP)dir.

Kriyogloblinler Kriyogloblinler, genel olarak 4-11oCde ken immnogloblinlerdir. Kriyogloblinler, ounlukla IgG veya IgM yapsndadrlar veya bu ikisinin karmdrlar.

Kriyogloblinler, dzeyleri 25 mg/dL kadar olunca serumda saptanabilirler ki bu durumda soua kar ar duyarllk vardr.

Bence-Jones Proteini (BJP)

Bence-Jones Proteini (BJP), immnogloblin nitesinin serbest L zincirlerinden veya L zincir paracklarndan olumutur. BJP, yaklak 4,9 pHda 40-60oCde ker ve 95-100oCde ksmen veya tamamen znr.

BJP, molekl arlnn kk olmas nedeniyle glomerllerden szlr ve malign immnositomal birok hastann idrarnda saptanr; ancak glomerler yetmezlik de varsa plazmada birikir.

BJP, multipl miyelomlu hastalarn %70inin idrarnda saptanr ki tan koydurucudur. BJP, osteosarkom, kemik iliine karsinom metastazlar, paral kemik krklar, osteomalazi, lsemi ve polisitemide de idrarda saptanabilmektedir.

Akut faz reaktantlar nflamasyon ve doku hasar gibi deiik durumlara yant olarak plazma dzeyleri anlaml olarak deien plazma proteinlerine akut faz proteinleri ya da akut faz reaktantlar denir. Organizmada akut bakteriyel enfeksiyonlar, cerrahi giriimler, yanklar, malign olaylar ve miyokart enfarkts gibi nedenlerle akut inflamasyon denen durum ortaya kar. Akut inflamasyon, genelde yksek ate, ntrofil saysnda artma, sedimantasyon hz ykselmesi ile belli olur ki bu durum da akut faz yant olarak tanmlanr. Akut faz yantn oluturan, interlkin I (IL-1) ve tmr nekroz eden faktr (TNF) gibi mediatr maddelerdir ki bu maddeler, kanda aktive olan monositlerde ve eitli organlardaki makrofajlarda sentez edilirler ve buralardan salverilirler. IL-1 ve TNF gibi maddeler, baz reaksiyonlar tetiklerler ve sonuta plazmada akut faz reaktantlar olarak bilinen baz

19

proteinlerin dzeyi artar, baz proteinlerin dzeyi ise azalr. Akut faz yant sonucu olarak plazmada dzeyleri azalan proteinlere negatif akut faz reaktantlar denir ki bunlarn balcalar, prealbmin, albmin ve transferrindir. Akut faz yant sonucu olarak plazmada dzeyleri artan proteinlere akut faz reaktantlar denir ki bunlarn balcalar, C-reaktif protein (CRP), 1-antikimotripsin, 1-asit glikoprotein, 1-antitripsin, haptoglobin, C4, fibrinojen, C3 ve seruloplazmindir.

C-Reaktif Protein (CRP) C-Reaktif Protein (CRP), streptokoks pnmoniann hcre duvarlarnn C-polisakkaridini balama yetenei olan proteindir.

CRP, organizmada zel veya zel olmayan bakteriyel ve viral enfeksiyonlar, doku harabiyeti gibi akut inflamasyon denen durumlarda ortaya kar ve serum protein elektroforezinde - ile - blgesi arasnda gzlenir.

CRP, ate, sedimantasyon hz artmas gibi, iltihabn zel olmayan bir belirtisidir; patolojik olay ok nceden gsterir; en hassas akut faz reaktantdr.

Romatoid hastalklar, miyokart enfarkts, hepatit, kalp yetmezlii, malign tmrler, tberkloz ve gebelik durumlarnda serumda CRP pozitif olabilir.

Kompleman sistem proteinleri Kompleman sistem proteinleri, omurgallarn kan ve doku svlarnda bulunan C proteinleri de denen yirmiden fazla proteindir. Kompleman sistem proteinleri, serum protein elektroforezinde genelde -globlin fraksiyonunda bulunurlar; - ve -globlin fraksiyonunda bulunan kompleman sistem proteinleri de vardr. Kompleman sistem proteinleri, antijen-antikor kompleksiyle, birbirleriyle ve kompleksin baland hcrelerle belirli bir sra iinde etkileir ve aktive olurlar; bylece antikorlarn litik fonksiyonu desteklenir ve tamamlanr.

Aktive olan baz kompleman proteinleri, hcre yzeylerinde polimerize olurlar ve bu hcrelerin membranlarnda gzenekler olutururlar. Bylece kompleman sistemi aktive eden yabanc hcre ozmotik lizise uramakta ve olay, hcrenin lm ile sonulanmaktadr.

Opsoninler olarak adlandrlan baz kompleman proteinlerinin hidrolitik paralanmasyla oluan rnler yabanc organizmalarn veya partikllerin yzeyine balanrlar ve opsonizasyon gerekleir.

Kompleman proteinlerinin baz proteolitik paralanma rnleri kemotaktik etkilidirler; iltihap hcrelerinin yabanc antijen ile karlaan blgelere g etmelerini salarlar.

Anafilatoksin olarak etki eden baz kompleman paralar, mast hcreleri ve granlositler bata olmak zere lkositleri, zellikle kan damarlarna etki eden inflamasyonun kimyasal araclarn salglamas iin uyarrlar.

Dokularda hasar oluturabilen immn kompleksler, kompleman proteinlerine balanarak dolamdan uzaklatrlmaktadrlar.

Kompleman sistem proteinlerinden birincisi spesifik bir uyar ile aktiflenince daha sonra gelen bir dier protein aktive olur ve dizi eklinde aktivasyon olaylar gerekleir ki bylece kompleman dizisi oluur. Bilinen kompleman proteinlerinin oluturduklar kompleman dizileri klasik yol ve alternatif yol olmak zere iki tanedir.

I) Klasik yolda grev gren kompleman proteinleri, C harfi ve bir numara ile gsterilirler ki bunlar, aktivasyon srasna gre C1: C1q, C1r, C1s, C4, C2, C3, C5, C6, C7, C8, C9 eklinde dizilirler; C1in bir kompleks olduu anlalmtr. nsan serumunda bulunan, klasik yolda grev gren kompleman proteinlerinin baz zellikleri yledir:

20

Klasik yoldaki aktivasyon, C1in bileeni olan C1qnun antijen-immnogloblin kompleksindeki immnogloblinlerin Fc ksmna balanmasyla balar ve dizi eklinde devam eder:

IgM ve IgG (IgG1, IgG2 ve zellikle IgG3) klasik yolun aktivasyonunda rol oynar; immnogloblinlerdeki her Fcde tek bir C1 balama yeri vardr.

II) Alternatif yolda grev alan kompleman proteinleri, klasik yolda da grev alan C3, C5, C6, C7, C8, C9 ile faktr B, D, H, I ve properdin (P) isimli proteinlerdir. Klasik yolda grev alan C1, C4 ve C2 proteinleri alternatif yolda grev almazlar. Klasik yolun proteinlerinden farkl olan alternatif yol proteinlerinin baz zellikleri yledir:

21

Alternatif yol, antikor bulunmad zaman da aktive olabilir. Kompleman sistemin temel bileeni olan C3 proteini, bu yolun fonksiyonu iin byk nem tar.

Klasik ve alternatif yollardaki reaksiyonlar yle zetlenebilir:

Hemostaz ve phtlama (koagulasyon) faktrleri Yaralanma olaylarnda, damar btnlnn bozulmasna bal olarak kanama meydana gelmekte ve bu kanama bir sre sonra durmaktadr. Damar btnlnn bozulmasna bal olarak meydana gelen kanamann durmas olay hemostaz olarak tanmlanr. Hemostazda, kan damarlar, doku faktrleri, plazma faktrleri ve trombositler birlikte grev grr.

Hemostaz, damarlarn konstraksiyonu, trombosit tkac olumas, fibrin a (pht) olumas ve fibrinoliz (fibrin ann zlmesi) olmak zere drt basamakta gerekleir. Trombosit tkac oluumuna kadarki olaylar primer hemostaz olarak, fibrin a (pht) olumas da sekonder hemostaz olarak tanmlanmaktadr.

Hemostazn birinci faznda yaralanan damar, kan akmn azaltmak iin konstraksiyonla daralr.

22

Hemostazn ikinci faznda yaralanma yerinde gevek bir trombosit tkac veya beyaz trombs oluur. Yaralanma yerinde endotelin altndaki ba dokusunda ortaya kan kollajen, trombositler iin bir balanma yeri oluturur. Trombositler kollajene balanrlar ve aktive olurlar. Aktive olan trombositler, i yaplarnda zlmeye urayarak ADP, tromboksan A2, von Willebrand faktr (VWF), fibronektin, serotonin, faktr V, trombospondin, trombositlerden treyen byme faktr, heparinaz ve dier faktrleri salverirler. Tromboksan A2 ve ADP, dier trombositlerin kollajene bal olanlara yapmalarn salarlar; bylece gevek ve geici trombosit tkac (beyaz trombs) oluur. Bir glikoprotein olan von Willebrand faktr (VWF), trombosit tkac oluumunu kolaylatrr. Arterlerde oluan beyaz trombs, trombositler ve fibrinden olumutur; kapillerlerde ise yaygn bir fibrin birikimi ile ikinci tip bir trombs oluur.

Kanama zaman lm ile, hemostazda beyaz trombs oluumuna kadarki olaylarn ilerlii, incelenebilir:

Duke metodu ile kanama zaman lm iin kulak memesi veya parmak ucu alkol veya alkol-eter karm ile temzilenir; lanset ile 4 mm derinliinde bir delme yaplr ve hemen kronometre altrlr; bundan sonra kan, her yarm dakikada bir delme yerinin kenarlarna dokunulmadan bir szge kad ile alnr; szge kadnda kan lekesi grlmedii yani kanama durduu anda kronometre durdurulur; delmenin yapld andan kanamann durduu ana kadar geen zaman kanama zaman olarak belirlenir. Kanama zaman, delmenin yapld alann kapiller zenginliine ve kapiller apna baldr; bu nedenle nasrlam ve sklerotik yerler delme iin seilmemelidir. Ayrca delme yerinin evresine yaplacak basn, doku trombokinaznn kanla temasn salayacandan kanama zamann ksaltr.

Duke metodu ile llen kanama zaman, normalde 1-3 dakika kadardr; nadiren 5 dakikalk deerlere rastlanr. Trombositopenik purpura, tromboasteni, baz enfeksiyon ve skorbt hastalklar, uzun sreli antikoagulan kullanm, kronik bbrek yetmezlii, baz ba doku hastalklar, safra yollar tkanklklar, aspirin gibi ilalarn alnd durumlarda kanama zaman uzar.

Turnike testi de kapiller frajiliteyi ve trombosit tkac oluumunu incelemek iin yaplr.

Turnike testi iin, tansiyon aletinin manonu kola taklr. Manometrenin ibresi sistolik-diastolik basn arasnda duracak ekilde manona hava verilir. 5 dakika beklenir ki bu srada n kolun i yznde geni kanamalar meydana gelirse test durdurulur. Test sona erdikten sonra n kolun i yznde 5 cm apl bir daire iinde oluabilecek peteiler saylr. Normalde test sona erdikten 15 dakika sonra n kolun i yznde 5 cm apl bir daire iinde hi petei grlmez veya en ok 10 adet petei grlr. Petei saysnn 10-20 arasnda olmas pheli, 20den fazla olmas patolojik olarak kabul edilir.

Turnike testi, kadnlarda menstruasyon zaman, vitamin C eksiklii, trombositopeni, kronik nefrit durumlarnda pozitifdir.

Hemostazn nc faz, eritrositler ve fibrinden zengin nc tip bir trombs olan krmz trombsn olutuu fazdr. Krmz trombs, morfolojik olarak bir deney tpnde oluan phty andrr; olumas, kan phtlamas olarak da bilinir. Vcutta kan akmnn damar duvarnda herhangi bir anormallik olmakszn yavalad alanlarda ve anormal damar duvar blgesinde de krmz trombs oluabilir.

Hemostazda fibrin ann yani phtnn olumas, plazma koagulasyon sistemi denen sistemi oluturan ve phtlama (koagulasyon) faktrleri denen faktrlerin art arda aktivasyonu ile elale eklinde meydana gelen olaylar dizisi sonucunda gerekleir. Bilinen phtlama (koagulasyon) faktrleri unlardr:

23

Faktr I : Fibrinojen

Faktr II : Protrombin

Faktr III : Doku faktr (Tromboplastin)

Faktr IV : Ca2+ iyonlar

Faktr V : Proakselerin (Labil faktr)

Faktr VII : Prokonvertin

Faktr VIII : Antihemofilik faktr A

Faktr IX : Christmas faktr

Faktr X : Stuart-Prower faktr

Faktr XI : Plazma tromboplastin antesdenti

Faktr XII : Hageman faktr (Cam faktr)

Faktr XIII : Fibrini stabilleyen faktr (Laki-Lorent faktr)

Prekallikrein : Fletcher faktr

Yksek molekl arlkl kininojen : Fitzgerlad faktr

Protein C (Faktr XIV)

Protein S

Phtlama faktrleri, normal koullarda inaktif proenzimler halinde bulunurlar. Phtlama faktrlerinden protrombin, faktr VII, faktr IX, faktr X, protein C ve protein Snin karacierdeki sentezinde, posttranslasyonel karboksilasyon aamasnda vitamin K gerekmektedir.

Doku yaralanmasna cevap olarak krmz trombsn olumas ekstrensek yol olarak tanmlanan bir yolla olur. Doku yaralanmas olmakszn kan akmnn yavalad bir alanda ve anormal bir damar duvarnda krmz trombsn olumas intrinsek yol olarak tanmlanan bir yolla olur. Ekstrensek ve intrinsek yollarn sonunda faktr X aktiflenmektedir. Ekstrensek ve intrinsek yollar bir ortak son yolda birleirler:

24

ntrinsek yolda, faktr XII, XI, IX, VIII ve faktr X ile prekallikrein, yksek molekl arlkl kininojen, Ca2+ ve trombosit fosfolipidleri grev alr. Bu yolda, nce temas faktrlerinden Hageman faktr (Faktr XII), faktr XI, yksek molekl arlkl kininojen (HMK) ve prekallikrein, subendoteliyal kollajen zerinde birbirlerine yakn bir ekilde toplanrlar ve olay, ortamda az miktarda bulunan kallikreinin faktr XIIyi aktive etmesiyle balar. Oluan faktr XIIa, bir yandan fazla miktarda kallikrein meydana getirirken dier yandan faktr XIi aktive eder; ayrca yksek molekl arlkl kininojenden bradikinin oluumunu da katalizler. Faktr XIin aktif ekli olan faktr XIa, Ca2+ varlnda faktr IXu aktifler. Bylece oluan faktr IXa, faktr VIIIa, Ca2+ ve trombosit fosfolipidlerinin toplu bir ekilde etkisiyle faktr X, faktr Xa eklinde aktive olur.

Ekstrensek yolda faktr Xann oluumunda intrinsek yoldan daha az sayda faktr rol oynamaktadr. Ekstrensek yolun zel faktrleri, faktr III (doku faktr, TF, tromboplastin) ve faktr VII ile Ca2+ iyonlardr.

Phtlama olaynda ortak son yol, protrombinin trombine aktivasyonuyla balamaktadr. ntrinsek ve ekstrensek yollarn sonunda oluan, faktr Xun aktif ekli olan faktr Xa ile faktr Va, Ca2+ ve fosfolipid ynnden zengin bir ortamda protrombini (faktr II) trombin (faktr IIa) eklinde aktive etmektedir. Trombin de fibrinojenden fibrin oluturur. Trombin, ayrca faktr V, faktr VIII ve faktr XIII de aktive eder; bunlara ilaveten trombosit aktivasyonu ve sekresyon yapmasn da uyarr. Trombin, fibrinojen yapsnda bulunan drt kk peptidin ve peptit zincirlerinden hidroliz ile fibrin monomerleri [(,,)2] oluumunu katalizler; fibrin monomerleri de yan yana ve u uca gelerek fibrin polimerlerini oluturmaktadr:

lk fibrin phtsnn kovalent olmayan balar ieren zayf bir yaps vardr. Bu yapdaki fibrin monomerlerinin transglutaminaz (faktr XIIIa) etkisiyle apraz bir ekilde kovalent balarla balanmas sonucunda proteolize direnli stabil pht (sert pht) oluur. Faktr XIIIa, bir fibrin monomerindeki lizil kalntsnn -amino grubu ile dier fibrin monomerindeki glutamil kalntsnn -karboksil gruplar arasnda apraz peptit balarnn oluumunu katalize etmektedir:

25

Phtlama zaman tayiniyle intrinsek yol ve son ortak yoldaki olaylarn ilerlilii incelenebilir:

Phtlama zaman, Lee-White metodu ve lam metodu ile tayin edilebilir. Lam metodu ile phtlama zaman tayini iin, parmak ucu alkol veya alkol-eter karmyla temizlenir; temizlenen yerde lanset ile 4 mm derinliinde bir delme yaplr ve hemen kronometre altrlr. Delme yerinden akan kandan 1-2 damla bir lam zerine alnr. Bundan sonra kan iinde fibrin oluup olumad, kan belli aralklarla lanset ile yoklanarak aratrlr. Lansetin ucuna fibrin lifleri takld an kronometre durdurulur ve okunur. Kronometrede okunan zaman deeri phtlama zaman olarak belirlenir. Salkl kiilerde phtlama zaman Lee-White metodu ile 5-10 dakika kadar; lam metodu ile 3-7 dakika kadardr. Phtlama zaman, tkanma sarlklar, hemofili, V heparin uygulama, kumarin trevlerinin kullanld hallerde uzar; tifo, kanama sonras, narkoz sonras, oral kontraseptif kullanlmas durumlarnda ksalr.

Protrombin zaman tayiniyle ekstrensek yol ve son ortak yoldaki olaylarn ilerlilii incelenebilir:

Salkl kiilerde protrombin zaman 12-17 saniye kadardr. Karacier hcrelerinde ar harabiyet, tkanma sarlklar, vitamin K eksiklii, heparin tedavisi, oral antikoagulanlarn kullanlmas, aspirin kullanlmas gibi durumlarda protrombin zaman uzar.

Hemostazn drdnc faz, damar hasarnn olduu blgede meydana gelen kan phtsnn ksmi veya tam znmesidir; fibrinoliz diye tanmlanr. Fibrinoliz olay, damar duvarnn onarlmasndan sonra, fibrinolitik sistem faktrleri diye bilinen birtakm faktrlerin etkisiyle meydana gelir.

Fibrinolitik sistem faktrleri arasnda fizyolojik adan en nemlisi, doku plazminojen aktivatr (dPA)dr. Endoteliyal hcrelerden salverilen ve molekl arl 70 kDa olan dPA fibrin phts ile birletikten sonra enzimatik aktivitesi artmakta ve plazminojeni plazmine evirmektedir. Plazmin de fibrin moleklndeki bir dizi ba birbiri ardna hidrolitik olarak paralar ve fibrin paralanma rnlerini oluturur:

26

nsan idrarnda bulunan rokinaz, gl bir plazminojen aktivatrdr ve saflatrldktan sonra klinikte trombolitik tedavide kullanlmaktadr. Bir bakteriyel protein olan 48 kDa molekl arlndaki streptokinaz da plazminojen aktivatrdr ve trombolitik tedavide kullanlmaktadr. Streptokinaz, dier plazminojen aktivatrlerinden farkl olarak plazminojen ya da plazmin ile kompleks oluturduktan sonra plazminojen aktivatr etkisi gstermektedir. Baz bakteriyel enfeksiyonlarda gzlenen diffz kanamalardan sorumlu olan, streptokinaz gibi baz bakteri rnleridir. Fibrinoliz olay, 2-antiplazmin isimli bir proteaz inhibitrnn plazmin ile kompleks oluturarak plazmini inaktive etmesinden sonra sonlanmaktadr.

Plazmin, ayrca fibrinojeni de paralayabilir. Ancak, dolamdaki plazmin, 2-antiplazmin tarafndan hzla inaktive edildiinden fibrinojen zerindeki etkisi lokal ve snrl kalmaktadr.

Fibrinojen

Fibrinojen, 600-700 Ao uzunluunda ve 38 Ao geniliinde bir elipsoid ya da omak eklinde molekllerden olumu plazma proteinidir; karacierde sentezlenir. Fibrinojen molekl, alt polipeptit zinciri ierir ki bu zincirler 2A, 2 B ve 2 zinciridir.

Fibrinojen moleklnn ular yksek derecede negatif olarak ykldrler ki bu zellik, suda znrle katkda bulunur ve dier fibrinojen molekllerinin ularn uzaklatrarak agregasyonu nler.

Plazma fibrinojeninin normal deeri 200-400 mg/dL kadardr.

Doku hasarnda, tifo hari btn enfeksiyonlarda, gebelik ve menstruasyon dneminde, nefrozlarda, kollajen doku hastalklarnda, karsinomlarda plazma fibrinojen dzeyi artar.

Tifoda, ar hemoraji durumlarnda, hemolitik hastalklarda, ciddi kaektik hastalklarda, kloroform, fosfor, CCl4 ile zehirlenmelerde, obstetrik komplikasyonlarda, uygun olmayan kan transfzyonlarnda ve iddetli yank hallerinde plazma fibrinojen dzeyi azalr.

27

Lenf svs Lenf svs, lenf damarlarnda dolaan svdr. Lenf svs kan plazmasnn kompozisyonuna benzer bir yapya sahiptir; plazmadan fark, daha az protein iermesidir. Lenf svsnda albmin/globlin oran da plazmadakinden daha yksektir ki bunun nedeni, daha kk molekll olan albminin kandan lenfe daha kolay gemesidir.

Lenf svsnda az miktarda fibrinojen, bir miktar protrombin ve ok sayda lkosit bulunur. Lenf svsnn lipid ierii, lipidlerin yardan fazlasnn fenf yoluyla emilmesinden dolay yemeklerden sonra ykselir.

drar drar, bbreklerde oluan ve idrar yollar ile atlan bir biyolojik svdr. drar iinde znm ya da sspansiyon durumunda bulunan eitli maddeler organizmadan uzaklatrlmaktadr. ki bbrein yapsnda bulunan 2x106 kadar glomerlsten gnde yaklak 1700 litre kan geer; bundan da 160-180 litre kadar plazma ultrafiltrat bbrek tblslerine geerek primer idrar oluturur. Primer idrarda ok az protein de bulunur.

Primer idrarn 150 litre kadar proksimal tplerde elektrolitler, glukoz ve amino asitlerle birlikte geri emilir. Sodyum ve klorr ile suyun %13 de distal tplerde geri emilir. ADH, distal tplerde suyun geri emilimini kontrol eder. Aldosteron da sodyumun geri emilimini kontrol eder. ADH ve aldosteron, idrarn konsantre olmasn salarlar.

Bbrekler, idrar oluturup atmak suretiyle eitli grevler yerine getirmektedir ki bu grevler u ekilde saylabilir: 1) Ekstraselller ve intraselller svlar arasndaki dengeyi koruyacak oranda su ve tuz atlmasn salamak. 2) Normal asit-baz dengesini koruyacak ekilde asit ve baz atlmasn salamak. 3) Artk metabolik rnleri vcuttan uzaklatrmak. 4) Vcutta fazla bulunan maddelerin vcut iin gerekli olmayan karmlarn atmak.

Bir biyokimya laboratuvarnda idrarn incelenmesi sonucunda, bbrekleri etkileyen sistemik hastalklar ile ilgili klinik ipular elde edilir, bbreklerin ve alt riner sistemin yapsal ve fonksiyonel bozukluklar aydnlanr. Hasta asndan rneklerin eldesinde herhangi bir zorlua yol amamas, hekim asndan ekonomik olmas, basit reaktifler ve aralarla yrtlebilmesi, buna karn nemli bir bilgi kayna olmas, idrar incelemelerini hasta ile ilgili fiziksel baknn vazgeilmez bir blm klmaktadr.

drar rnekleri, toplanmas ve saklanmas Sabah idrar, sabah yataktan kalknca yaplan ilk idrardr. Sabah idrar, genellikle bir biyokimya laboratuvarnda rutin idrar incelemeleri iin tercih edilir. Sabah idrar, gn boyunca alnacak rneklerden daha youn ve daha asittir.

Postprandial idrar, yemekten iki saat sonra alnan idrardr. Bu rnekte patolojik durumlarda protein ve glukoz bulunmas daha fazla olasdr.

24 saatlik idrar, 24 saat boyunca toplanan idrardr. 24 saatlik idrar toplanaca zaman sabah kalknca rnein saat 08.00de darya idrar yaplarak mesane boaltlr. Bundan sonra 24 saat boyunca yaplan tm idrarlar ve 24 saat sonunda (ertesi gn saat 08.00de) yaplan idrar bir kapta toplanr. Solut maddelerin idrarda gn boyu deiim gstermeleri nedeniyle, kimyasal analizlerin ou iin 24 saatlik idrar gerekir. 24 saatlik idrarda kreatinin, erkekte 20-26 mg/kg vcut arl kadar ve kadnda 14-22 mg/kg vcut arl kadardr ki idrarda kreatinin tayini ile, toplanan idrarn 24 saatlik olup olmad kontrol edilebilir.

Gndz idrar, saat 08:00-20:00 arasnda toplanan idrardr.

Gece idrar, saat 20:00-08:00 arasnda toplanan idrardr.

28

drar analizleri iin toplanan ve bekletilen idrar serin bir yerde saklanmaldr. eitli maddeler idrar korumak iin idrara katlabilir; ancak bunlarn baz istenmeyen etkileri vardr:

Borik asit, 120 mL idrara 0,3 g katlr; sakncas, rik asit kristallerini ktrmesidir. Birok hormon iin 1 g/L konsantrasyonda borik asit koruyucu olarak yararl bulunmutur; strojen dzeyleri bu ekilde 7 gn korunur.

Rutin idrar tahlili iin idrarn nakli srasnda kullanlan koruyucu tabletler genellikle formaldehit ierirler. Formol, 30 mL idrara 1 damla katlarak da kullanlr; sakncas, albmin ve ekeri pozitifletirmesidir.

Timol, 1 kristal olarak katlr; sakncas, albmini pozitifletirmesidir.

Toluen, stte tabaka oluturacak ekilde katlr; sakncas, alttan idrarn alnmasnn gldr.

Tmr hcrelerinin varl aratrlacak idrar, eit miktarda %50lik alkol iine toplanr.

24 saatlik idrar rneklerinde glukoz dzeyini sabit tutmak iin, hcre ve bakterilerde glikolizi engelleyen sodyum florr kullanlr. 3-4 L idrara yaklak 0,5 g sodyum florr eklenir.

drarn nemli fiziksel zellikleri Renk, miktar, grnm veya transparan zellii, koku, kvam, dansite, reaksiyon veya pH idrarn nemli fiziksel zellikleridir.

1) Renk drarn normal rengi amber sarsdr. drarn rengi, ieriinde bulunan rokrom denen ve yaps tam olarak bilinmeyen maddeler ile roeritrin ve porfirin pigmentlerinden ileri gelir.

drarn rengi, atlarda sar-kahverengi, srlarda kahverengimsidir. Ruminantlarn idrarlar, ierdikleri ok deerli fenollerin alkali pHda havann oksijeni ile oksitlenmesinden dolay havada durmakla koyular.

drar rneinin rengi, rnek temiz ve renksiz bir cam kaba konduktan sonra gzle incelenir.

Fazla miktarda su alnmas ve fazla miktarda idrar karlmas durumunda idrarn rengi alr; az su alnmas ve az miktarda idrar karlmasnda ise idrarn rengi koyular. drarn dansitesi yksekse rengi koyudur; dansitesi dkse rengi aktr. Ancak diyabetes mellituslu hastalarn idrarlarnda hem dansite hem miktar fazla olduu halde renk aktr. Ayrca patolojik durumlarda idrarda renk deiimi olur.

ok ak sar, yeilimsi sar veya renksiz idrar, idrarn olduka dile olduu durumlarda, kronik interstisyel nefritte, diyabetes mellitusta, diyabetes insipitusta, demir metabolizmas bozukluunda ve anemilerde grlebilir.

Sar idrar, idrarn olduka konsantre olmas durumunda, idrarda robilinojen ve robilin artnda, baz ilalarn alnmas ve havu yenmesi durumlarnda grlr.

ay rengi idrar, hepatitlerde idrarda bilirubin bulunmas durumunda grlr. drar alkalannca iki dakikadan uzun sre kalan sar-yeil renkli kpk olumas idrarda bilirubin olduunu gstermesi bakmndan nemlidir.

Yeil idrar, idrar yollar antiseptii olarak metilen mavisi kullanlmasnda, indikan fazlalnda, idrarda bilirubin bulunmasnda, Psdomonas aeruginosa gibi bakterilerin varlnda grlr.

Krmz idrar, hematri ve hemoglobinri durumlarnda, baz ilalarn ve krmz pancar gibi yiyeceklerin alnmas durumlarnda grlr.

29

Pembe-kahverengi idrar, porfiriyalarda grlr.

Siyah idrar, idrarda melanin bulunmas durumunda, indikan artnda grlr. Alkaptonride idrar, homogentizik asit atlmas nedeniyle beklemekle siyahlar.

St grnm idrar, idrarda ya ve prostatik sekresyon bulunmas durumunda grlr. 1/1 etanol-eter karm damlatlmasyla idrarn st grnmnn kaybolmas idrarda ya varlnn gstergesidir. drarda fosfat ve rat artnda, idrarda bol lkosit bulunmas (piyri) durumunda idrar, beyaz bulank grnr.

2) drar volm 24 saatte karlan idrar miktar, erkeklerde kadnlardakinden fazla olmak zere ortalama olarak 1000-1800 mL kadardr. Yeni doanda idrar miktar birinci gn 30mL kadardr. Sonra giderek artar ve onuncu gn 300 mL kadar, 1 yanda 500 mL, 10 yanda erikinlerdeki kadar olur.

24 saatlik idrar miktar, atlacak solid madde miktarna, terleme ile veya su buhar eklinde kayba urayan sv miktarna, kalp ve bbreklerin durumuna bal olarak deikenlik gsterebilir. Bir baka deyile, alnan su miktar, bbrek d yollardan su kayb ve diyet, gnlk idrar miktarn etkiler. Fazla su alnnca fazla idrar karlr; az su alnnca az idrar karlr. Scak havalarda terleme ile su kaybna bal olarak idrar miktar azalr. Kas almalarnn fazla olduu durumlarda deri ve akcierler yoluyla kayp nedeniyle idrar miktar azalr. Diyare durumunda barsaklardan su kayb nedeniyle idrar miktar azalr. Proteinden zengin beslenmede renin diretik etkisi nedeniyle idrar miktar artar.

24 saatlik idrar miktarnn devaml olarak 400 mLden az olmas oligri olarak tanmlanr. Renal hastalklar, kardiyak yetmezlik, ate, ishal, kusma, ar terleme durumlarnda ve psikopatik bozukluklarda oligri grlebilir. Akut renal yetmezlikte, obstrktif ropatilerde, kronik renal yetmezliin preterminal ve terminal dneminde, akut glomerlonefritte, yanklarda, ar dehidratasyonda, travmatik okta, birok ameliyattan sonra grlen aa nefroz sendromunda oligri sk grlr.

24 saatlik idrar miktarnn devaml olarak 50 mLden az olmas veya hi idrar karamama anri olarak tanmlanr.

24 saatlik idrar miktarnn devaml olarak 2500 mLden fazla olmas poliri olarak tanmlanr. Poliri, sk idrar yapma durumu olan pollakriden farkl bir durumdur. Ar sv alm, diretik tedavisi, hipofiz tmrleri, renal tberkloz, diyabetes mellitus, diyabetes insipitus durumlarnda, kronik renal yetmezliin balang dneminde poliri grlebilir.

Otul hayvanlar, aldklar suyun %85ini, etiller ise %20 kadarn idrarla atarlar. Memeli hayvanlar, her 1 kg canl arlklar bana her saat iin 1 mL idrar karrlar. Atlar, gnde 3-6-10 litre; srlar 6-12-25 litre; domuzlar 2-4-6 litre; koyunlar ve keiler 1-1,5 litre; kpekler 0,5-2 litre; kediler 75-200 mL idrar karrlar.

3) drarn transparan zellii (grnm) Taze ve hafif asit olan idrar normalde berraktr. reme organlarndan karan salglarla mesane ve idrar yollar duvarnn yzeylerinden karan ok az miktarda msin trnden baz maddeler, bekletilen idrardan sigara duman dalgalar eklinde ayrlabilir ve kabn dibine doru inerek nubekula denen kelti olutururlar.

drarda bulanklk, ratlar, fosfatlar ya da karbonatlar, oksalatlar, lkosit gibi hcresel elemanlar ve bakterilerden ileri gelebilir.

30

ratlardan ileri gelen bulanklk, idrarda soukta oluur; bazen ratlar kerken idrarn renk maddelerini de adsorbe ederler ve kelti tula krmzs renkte grnr. ratlardan ileri gelen bulanklk, idrarn stlmasyla kaybolur.

Fosfatlardan ya da karbonatlardan ileri gelen bulanklk, alkali idrarda oluur; idrarn stlmasyla belirginleir; idrara 1-2 damla %10luk asetik asit damlatlmasyla kaybolur. Asetik asit, bulankl oluturan tersiyer kalsiyum fosfat, suda znen kalsiyum asetata ve primer kalsiyum fosfata dntrmektedir. drara 1-2 mL %10-20lik NaOH damlatlmasyla km olan fosfatlarda krmz renk olumas, idrarda ayn zamanda kan bulunduunu gsterir.

Ruminantlarn idrarlarnda bulunan kalsiyum bikarbonat, havada kalsiyum karbonat haline getiinden bulanklk oluturur ve idrara kvam verir.

Oksalatlardan ileri gelen bulanklk, hafif asit ve hafif alkali idrarda oluur; asetik asit etkisiyle kaybolmaz; idrara 1-2 damla %12,5luk HCl damlatlmasyla kaybolur. Nadiren idrarda fazla miktarda bulunan lsin, tirozin, sistin de bulanklk oluturabilir ki bu, oksalatlardan ileri gelen bulankla benzer.

Dejenere olmu lkosit gibi iltihap cisimciklerinden ileri gelen bulanklk, idrara 1-2 mL %10-20lik NaOH zeltisi damlatldnda jelatinsel bir saydamla dnr. drardaki hcresel elemanlarn kayna, bbrekler veya idrar yollar olabilir. Mukus ve sisteinden ileri gelen bulanklk da, idrara 1-2 mL %10-20lik NaOH zeltisi damlatldnda alr.

Bakterilerden ileri gelen bulanklk, stma, asitlendirme ve alkalilendirme ile kaybolmaz.

4) drarn kokusu Her idrar kendine has zel bir kokuya sahiptir. drarn kokusunun ierdii fenollerden ileri geldii sanlmaktadr. Kpek idrar, ierdii slfitten dolay et suyu, byyon veya sarmsak gibi kokar.

drarn zel kokusundaki deiiklikler, patolojik durumlarla ilgili bilgi salar:

drarda meyve kokusu, diyabetes mellitusta olduu gibi, aseton varlna ieret eder.

drarda kt bir koku, bir enfeksiyon varlna iaret eder. Kokumu ve uzun sre beklemi idrar da amonyak gibi kokar.

drarda terli ayak kokusu, izovalerik asidemi ve glutarik asidemide saptanr.

drarda akaaa urubu veya karamela kokusu, dall zincirli amino asitler ve -keto asitlerin artt akaaa urubu idrar hastalna iaret eder.

drarda lahana ve erbetiotu kokusu, metionin malabsorpsiyonu durumlarnda saptanr.

drarda fare kokusu, fenilketonride saptanr; idrarn ierdii fenilasetilglutamin ile ilgilidir.

drarda kokmu balk kokusu, trimetilaminride saptanr.

drarda ekime kokusu, tirozinemide saptanr.

drarn kokusu, alnan ve idrarla atlan ilalardan etkilenebilir. rnein, kukonmaz veya timol alnm, patolojik durumlarn dnda karakteristik bir idrar kokusuna neden olur. Kokusuz idrar, akut renal yetmezliklerde grlebilir ve prerenal yetmezlikten ok akut tbler yetmezlie iaret eder.

5) drarn kvam drar, normalde akcdr ve alkalamakla oluan kpk abuk kaybolur.

31

ltihapl, albminli, kanl idrarlarda alkalamakla oluan kpk abuk kaybolmaz.

At idrar, ierdii fazla msinden dolay kvamldr.

6) drarn dansitesi drar dansitesi, 1 mL idrarn mg cinsinden arl olarak ifade edilir. drarn dansitesi, yetikin insanlarda normalde 1015-1025 arasnda deiir; alnan su miktarna bal olarak 1002ye kadar debilir veya 1040a kadar ykselebilir.

drar iin normal dansite deerleri, atta 1025-1060, srda 1030-1045, koyunda 1015-1045 ve kpekte 1016-1060 arasnda bulunmutur.

drar dansitesinin distile suyun dansitesinden yani 1000den yksek oluu, iindeki organik ve inorganik maddelerden, balca Na+ ve K+dan ileri gelir.

drar dansitesinin son iki rakam Hser katsays olarak bilinen 2,237 ile arplrsa 1 litre idrarda bulunan kat maddenin gram cinsinden miktar bulunabilir. 75 kg arlndaki salkl erikin bir insann 24 saatlik idrarndaki total kat madde miktar 60 g kadardr. drar dansitesi, idrardaki her %1g glukoz iin 004 ve her %1 g protein iin 003 artar.

drar dansitesi lm, rinometre ile yaplr. Bunun iin, idrar szlr ve kullanlan rinometreden uzun uygun bir cam silindire kprtmeden doldurulur. Cam silindirdeki idrara rinometre daldrlr ve hangi izgiye kadar battna baklarak okuma yaplr. rinometrenin blmelenmesi 15oCde yapldndan 15oCnin stndeki her 3oC scaklk iin okunan sayya 001 eklenmeli ve 15oCnin altndaki her 3oC scaklk iin okunan saydan 001 karlmaldr. rnein, 21oCde 1020 olarak llen idrar dansitesi gerekte 1022 ve 9oCde 1020 olarak llen idrar dansitesi gerekte 1018dir.

drar dansitesinin devaml olarak 1007den dk olmas hipostenri olarak tanmlanr. Hipostenri, normalde idrar ile atlan maddelerin atlmad bbrek hastalklarnda ve diyabetes insipitusta grlr.

drar dansitesinin devaml olarak 1010 civarnda olmas izostenri olarak tanmlanr. zostenri, kronik glomerlonefritin terminal dneminde grlr.

drar dansitesinin devaml olarak 1030dan yksek olmas hiperstenri olarak tanmlanr. Hiperstenri, diyabetes mellitusta ve dehidratasyonda grlr.

7) drar reaksiyonu (pH)

Kark besin alan salkl bir insann idrarnn pH normalde 6,2 civarndadr; baz koullarda 4,8e kadar inebilir veya 8,2ye kadar kabilir. drarn normal asit reaksiyonu, ierdii primer fosfatlardan ileri gelir. Asit, bazik (alkali) veya ntral olabilen idrar pH, eitli faktrlere bal olarak deimektedir ki idrar pHnn deimesine neden olan faktrler unlardr:

a) Diyet ki proteinden zengin beslenmede idrar pH asit tarafa kayar; proteinlerin P ve S ieren amino asitlerinin oksidasyonu sonucu fosforik asit ve slfrik asit gibi asitler oluur ve idrarla atlrlar. Meyve ve sebzelerle tek tarafl beslenmede idrar pH alkali tarafa kayar; meyvelerde bulunan malik asit, tartarik asit, sitrik asit gibi organik asitlerin tuzlar, bazlarn serbest brakarak okside olurlar. Ancak erik ve kzlck gibi benzoik asit ieren meyveler, idrar pHn asit tarafa kaydrr; benzoik asidin glisin ile birleme sonucu hipprik aside dnmesi nedeniyle idrar pH asit tarafna kaymaktadr.

b) NH4Cl alnmas idrar pHn asit tarafa kaydrr. Amonyum klorr, metionin, metenamin mandelat veya asit fosfat, baz bbrek talarnn tedavisinde idrar asitletirmek iin kullanlr.

32

drarn asitlemesi, kalsiyum tuzlarnn kmesini nler. Asidifikasyon, ayrca alkali idrarda oluan amonyum magnezyum talarnn oluumunu nlemede de yararldr.

c) Bikarbonat alnmas idrar pHn alkali tarafa kaydrr. Sodyum bikarbonat, potasyum sitrat ve asetazolamid, baz bbrek talarn nlemek amacyla idrar alkaliletirmede kullanlr. Bunlar ayrca baz idrar yolu enfeksiyonlarnda, sulfonamid tedavisinde ve salisilat ile zehirlenme durumlarnda kullanlrlar; neomisin, kanamisin ve streptomisin, alkali idrarda etkileri daha fazla olan antibiyotiklerdir.

d) Kuvvetli hiperpne hallerinde idrar pH alkali tarafa kayar ve bylece alkaloz olumas nlenmeye allr.

e) Kuvvetli bir sindirim srasnda mideden fazla HCl salglandnda da idrar alkali olur ve bylece alkaloz olumas nlenmeye allr.

f) Kassal alma idrar pHn asit tarafa kaydrr.

g) Potasyum yetmezliinde ve hiperaldosteronizmde oluan alkaloz nedeniyle idrar alkalidir.

h) Mesane ve idrar yolu iltihaplarnda mikroplarn etkisiyle re paralanr ve idrar pH alkali tarafa kayar.

i) Renal yetmezlik ve renal tbler hastalklar gibi durumlarda ortaya kan renal asidozda idrar alkalidir.

Kedi idrar, devaml sebze yemee bal olarak alkalidir. drar pH atlarda 6,8-8,4 arasnda, srlarda 6-8,7 arasnda, keilerde 8,0 domuzlarda 6,4 kpeklerde 6,1 tavanlarda 8,0 tavuklarda 5,0 civarndadr. Otullarda idrarn alkali oluunun nedeni, idrarda kalsiyum bikarbonat bulunmasdr.

drar reaksiyonu, turnusol kad ile incelenebilir. Bunun iin, idrara turnusol kad paras daldrlr veya bir cam ubukla idrar turnusol kad zerine srlr. Mavi turnusol kad krmzlarsa idrar pH asit taraftadr; krmz turnusol kad mavileirse idrar pH alkali taraftadr; mavi ve krmz turnusol katlarnn rengi ayn mavi-krmz renge deiirse idrar pH 7,0 yani idrar ntrdr.

drarda normal olarak bulunan maddeler Normal bir idrarn bileimi, %96 orannda su ve geri kalan suda znm olarak bulunan inorganik katyon ve anyonlar ile organik maddelerden oluur. 24 saatlik idrarda bulunan inorganik maddeler 20-25 g arasnda, organik maddeler ise 35-45 g arasnda deiir. drarda bulunan organik maddeler, azotlu organik maddeler ve azotsuz organik maddeler olmak zere iki gruptur.

Normal idrarda bulunan inorganik katyon ve anyonlar Normal idrarda bulunan inorganik katyon ve anyonlar unlardr: Sodyum 4-6 g/24 saat veya 50-166 mEq/L olarak bulunur. Potasyum 2-3 g/24 saat veya 47-67 mEq/L olarak bulunur. Kalsiyum 0,5 g/24 saat olarak bulunur. Sulkowitch deneyi ile idrarda kalsiyum tanmlanmas iin, 5 mL idrar zerine 5 mL Sulkowitch reaktifi (amonyum slfat+asetik asit) ilave edilir; kalsiyum oksalattan ileri gelen bulanklk olutuu gzlenir. Magnezyum 0,4 g/24 saat olarak bulunur. Klorr 6-10 g/24 saat olarak sodyum tuzu eklinde bulunur ki Addison hastal ve pnmonide idrarla tuz atlm artar. drarda klorr tanmlanmas iin, bir miktar idrar zerine birka damla konsantre nitrik asit damlatlr ve iddetli bir beyaz bulanklk oluuncaya kadak 0,1N AgNO3 eklenir; bulankln nedeni AgCldr. Fosfat 1,2 g/24 saat olarak bulunur ki idrarla fosfat atlm asidozda ve hiperparatiroidizmde artar; ishal, akut enfeksiyonlar, nefrit ve gebelikte azalr. Slfat 0,8 g/24 saat olarak bulunur ki akut ateli

33

hastalklarda idrarla slfat atl artar. drarda slfat ve slfrik asit esterlerinin tanmlanmas iin, 2 mL idrar zerine 1-2 damla 2N HCl ve BaCl2 zeltisi damlatlr; beyaz kelti (BaSO4) olutuu gzlenir. Amonyak 0,7 g/24 saat olarak bulunur ki idrarla amonyum eklinde amonyak atl, dier katyon kayplarnn nlenmesi gereken durumlarda ve asidozda artar. drarda eser miktarda veya yok denecek kadar az olarak demir, bakr, nitrit, florr, iyot, bikarbonat gibi inorganik katyon ve anyonlar da atlmaktadr.

drarda slfat tanmlama deneyi drardaki slfatn, BaSO4 halinde ktrlebilmesi prensibine dayanr. Bir deney tpne 5 mL idrar konur ve idrara 1-2 damla 2N HCl damlatlr. Tpteki, asitlendirilmi idrar zerine 3-4 damla %10luk BaCl2 zeltisi damlatlr. Tpteki karmda beyaz kelti olutuu gzlenir. Aklama: drarda bulunan SO42 iyonlar, BaCl2 zeltisindeki Ba2+ iyonlar ile suda g znen BaSO4 bileii olutururlar. Gzlenen beyaz kelti, oluan BaSO4 bileiinden ileri gelmektedir. Deney srasnda, idrarda serbest SO42 iyonlar balanarak kmtr; slfrik asit esterleri, ancak HCl ile kaynatma suretiyle hidroliz edildikten sonra ktrlebilirler.

drarda amonyum tanmlama deneyi drardaki amonyumun, idrarn stlmasyla NH3 eklinde ayrlmas prensibine dayanr. Bir deney tpne 5 mL idrar konur. Tpteki idrar, 1 mL %10luk Na2CO3 zeltisi ile alkaliletirilir. Su ile slatlm bir krmz turnusol kad, idrara dedirilmeden tpn iine sarktlr. Tp, dikkatli bir ekilde stlr; bu srada krmz turnusol kadnn renginin maviye dnd gzlenir. Aklama: drarda bulunan NH4+ iyonlar, stma ile NH3 ve H+e ayrr. Aa kan NH3 gaz, slatlm krmz turnusol kadndaki suda znerek NH4+ ve OH iyonlarn oluturur. OH iyonlar da ortam alkaliletirir ve krmz turnusol kadnn maviye dnmesine neden olur. drarda klorr tanmlama deneyi

Klorrn, asit ortamda gm nitrat ile suda znmeyen gm klorr oluturmas prensibine dayanr. Bir deney tpne 5 mL idrar konur ve 1-2 damla konsantre HNO3 damlatlr. Tpteki asitlendirilmi idrar zerine iddetli bir beyaz bulanklk gzleninceye kadar 0,1N AgNO3 eklenip kartrlr. Aklama: drardaki klorr, asit ortamda gm nitrat ile suda znmeyen gm klorr oluturur.

Normal idrarda bulunan azotlu organik maddeler Normal idrarda bulunan azotlu organik maddeler unlardr: re 15-20 g/24 saat olarak bulunur. drarda re tanmlanmas iin, 2-3 mL idrara 1 mL NaOBr ilavesiyle azot gaz k gzlenir. Kreatinin 0,5-1,0 g/24 saat olarak bulunur. drarda 24 saatlik kreatinin ekskresyonu olduka sabittir ve kas kitlesiyle orantldr. Jaff tepkimesi ile idrarda kreatinin tanmlanmas iin, 2-3 mL idrar zerine 1 mL doymu pikrik asit ve 1 mL %10luk NaOH ilave edilir; krmz-turuncu renk oluumu gzlenir. rik asit 0,7 g/24 saat olarak bulunur. Kreatin erkeklerin idrarnda ok az olarak bulunur. Hipprik asit 0,6 g/24 saat olarak bulunur, benzoil glisin yapsndadr, atlarn idrarnda boldur. ndikan 1-35 mg/24 saat olarak bulunur; potasyum indoksil slfat yapsnda olan indikan, barsaklarda putrefaksiyonun artmas halinde idrarda artar; apse, gangren, ampiyem gibi durumlarda eksdalardaki proteinin

34

bakteriyel paralanmas nedeniyle idrardaki indikan miktar artar. robilinojen, robilin, amino asitler, enzimler, prinler, azotlu hormon ve vitaminler genelde az miktarda bulunan azotlu organik maddelerdir. Bymekte olanlarn idrarnda, kollajen metabolizmasnn fazlal nedeniyle bol miktarda hidroksiprolin vardr. Zehirlenme hallerinde idrarda amino asit miktar artar ve bu, renal tblslerin harabiyetini belirtir. Proteinler, idrarda yok denecek kadar azdrlar.

Kanda re gibi azotlu organik maddelerin fazla miktarda art, azotemi olarak tanmlanr. Azotemiler, etiyolojilerine gre grupta incelenirler: Prerenal azotemi, travmatik ok, hemorajik ok, ar dehidratasyon veya elektrolit kayb, akut kalp yetmezlii, ar enfeksiyon veya toksemi, ar protein alnm veya ar protein yklm durumlarnda oluabilir. Renal azotemi, kronik glomerlonefrit veya bilateral kronik piyelonefrit gibi kronik diffz bilateral bbrek hastal veya bilateral ar bbrek hasarnda, akut tbler nekrozda ve akut glomerlonefritteki gibi ar akut glomerler hasar durumlarnda oluabilir. Postrenal azotemi, ta, yapklk, eksternal kompresyon, pelvik tmrler ve benzeri sebeplerle oluan reteral veya retral tkanklarda, mesanenin tkayc tmrleri, mesane veya retrada kongenital defekt varlnda, yal erkeklerde olduka sk grlen prostatik obstrksiyon durumlarnda oluabilir.

reaz ile idrarda re tanmlama deneyi drardaki renin, reaz etkisiyle NH3 ve CO2e paralanmas prensibine dayanr. Bir deney tpne 2 mL reaz zeltisi ve 2 mL idrar konup kartrlr. Tpteki karma 1-2 damla fenolfitaleyn zeltisi damlatlr. Tp, 37oCde bir sre inkbe edilir. Bir sre sonra tpteki karmn pembe renk ald gzlenir. Aklama: drarda bulunan re, reaz etkisiyle NH3 ve CO2e paralanr. Aa kan NH3, suda znerek NH4+ ve OH iyonlarn oluturur. OH iyonlar da ortam alkaliletirir ve fenolfitaleynin pembe renkli grnmesine neden olur.

Sodyum hipobromit ile idrarda re tanmlama deneyi

drardaki renin, sodyum hipobromit ile tepkimeye girerek sodyum bromr, su, karbondioksit ve azot gaz oluturmas prensibine dayanr. Bir deney tpne 5 mL idrar konur. Tpteki idrar zerine 1 mL taze sodyum hipobromit zeltisi (1 mL %40lk NaOH zeltisine 2 damla brom damlatlarak hazrlanr) eklenir. Tpteki karmda gaz k gzlenir. Aklama: drarda bulunan re, sodyum hipobromit ile tepkimeye girerek sodyum bromr, su, karbondioksit ve azot gaz oluturur. Aa kan CO2 , ortamda bulunan NaOH tarafndan tutulur; fakat N2 gaz, sulu ortamda kabarcklar halinde belli olur. drardaki azotlu maddelerin hepsi sodyum hipobromit ile tepkimeye girerek N2 gaz olutururlar; fakat re dndaki maddelerin oluturduu azot, total azotun ancak %16s kadardr.

Jaff yntemi ile idrarda kreatinin tanmlama deneyi drardaki kreatininin, alkali ortamda pikrik asit ile sar-krmz renkli madde oluturmas prensibine dayanr. Bir deney tpne 5 mL idrar konur. Tpteki idrar zerine 2 mL doymu pikrik asit ve 2 mL %10luk NaOH eklenip kartrlr. Tpteki karmn krmz-turuncu renk ald gzlenir. Aklama: drarda bulunan kreatinin, alkali ortamda pikrik asit zerine indirgeyici etki gsterir; pikrik asidin

nitro grubunu amino grubuna evirerek sar-krmz renkli pikramik asit oluturur. Pikramik asit de NaOH ile

35

birleerek krmz renkte pikramik asit-sodyum tuzu oluur ve renk koyular. Kreatininin pikrik asit ile bir

kondensasyon rn oluturmas da olasdr.

Weyl yntemi ile idrarda kreatinin tanmlanmas Kreatininin, alkali ortamda sodyum nitroprussiyat ile krmz renk oluturmas prensibine dayanr. Bir deney tpne 10 mL idrar, 1 mL sodyum nitroprussiyatn %5lik taze zeltisi ve 2 mL %10luk NaOH zeltisi konarak kartrlr. Tpteki karmn koyu krmz renk ald gzlenir. Tpteki krmz renkli karma 2 mL asetik asit eklenip kartrlr; karmn renginin kaybolduu gzlenir. Aklama: drardaki kreatinin alkali ortamda sodyum nitroprussiyat ile krmz renkli bir bileik oluturur. drarda aseton bulunmad durumlarda kreatinin ile sodyum nitroprussiyatn oluturduu krmz renkli bileik, asetik asit etkisiyle paralanr ve krmz renk kaybolur. drarda aseton varlnda nce alkali ortamda aseton ve sodyum nitroprussiyat arasndaki tepkime sonucunda krmz renkli izonitro aseton bileii oluur. Daha sonra izonitro aseton ile asetik asit arasndaki tepkime sonucunda mor renkli bir kompleks oluur.

Ehrlich yntemi ile idrarda robilinojen arama deneyi robilinojenin, Ehrlich reaktifi ile krmz renk oluturmas prensibine dayanr. Bir deney tpne taze ve bilirubinsiz idrar konur. drar bilirubinli ise, 10 mLsine 5 mL %10luk BaCl2 eklenip kartrldktan sonra szlerek bilirubinsizletirilir. Tpteki bilirubinsiz idrar zerine 1 mL Ehrlich reaktifi (2 g p-dimetil aminobenzaldehit, 100 mL %20lik HClde zlerek hazrlanr) eklenip kartrlr ve birka dakika beklenir. Tpteki karmda krmz renk oluup olumadna baklr: Tpteki karmda krmz renk oluumu gzlenirse idrarda robilinojen artmtr. Tpteki karmda krmz renk oluumu gzlenmezse tp stlr. Istma sonucunda krmz renk oluumu gzlenirse idrarda robilinojen normaldir. Istmaya ramen krmz renk oluumu gzlenmezse idrarda robilinojen ()dir. Aklama: drarda robilinojen varlnda; robilinojen, Ehrlich reaktifi ile krmz renk oluturur.

drarda porfirin bulunmas da Ehrlich reaktifi ile (+) krmz renk verir. drarda porfobilinojen bulunmas da Ehrlich reaktifi ile (+) krmz renk verir; ancak porfobilinojen ile oluan bileik kloroformda znmez. drarn Ehrlich reaktifi ile uzun sre kaynatlmas durumunda aa kan indol nedeniyle test (+) olabilir. Formol ve E.colinin oluturduu nitritler deneyi ()letirir.

Normal idrarda bulunan azotsuz organik maddeler Normal idrarda bulunan azotsuz organik maddeler unlardr: Glukuronik asit 1,5 g/24 saat olarak bulunur. Oksalik asit, sitrik asit, laktik asit, fenoller, krezoller, vitaminler, steroidler ve dier hormonlar idrarda ok az miktarda bulunabilirler. Glukoz, kolesterol, keton cisimleri, genel olarak idrarda yok denecek kadar azdrlar.

drarda patolojik durumlarda bulunan maddeler Baz patolojik durumlarda, organizmann salkl koullarnda idrarda kmad kabul edilen baz maddeler veya patolojik ortam koullarnda oluan baz maddeler idrarda saptanabilir.

36

Daha nce belirttiimiz gibi, baz patolojik durumlarda, idrarda normal olarak kan maddelerin miktarlarnda da artma veya azalma olabilmektedir.

drarda patolojik durumlarda bulunan maddeler, azotlu maddeler, azotsuz organik maddeler ve bileimi kesin olarak belirlenmemi ancak reaksiyonlar belirlenmi olan maddeler olmak zere grupta incelenebilirler.

drarda patolojik durumlarda bulunan azotlu maddeler drarda patolojik durumlarda bulunan azotlu maddeler, inorganik maddeler ve organik maddel