jorge luis borge - foruq.com

of 46 /46

Author: others

Post on 15-Oct-2021

1 views

Category:

Documents


0 download

Embed Size (px)

TRANSCRIPT

Sonsuz GülJORGE LUIS BORGES 1899’da Buenos Aires’te dodu. ngiliz asll annesi ve ngiliz edebiya na dükün babas sayesinde ngilizce’yi spanyolca’dan önce konutu. Ortaörenimini Cenevre’de tamamlad ve daha sonra özel dersler ald. Öyküleri önce Arjan n’deki Sur dergisinde, daha sonra spanya ve Fransa’da yaymland. 1961’de spanya’da Formentor, 1962’de Fransa’da Commandeur de l’Ordre des Arts et Le res ödüllerini almasyla ünü bütün dünyada yayld. Çeidi Amerikan, ngiliz ve Fransz üniversitelerinde ders verdi, bir süre Avrupa’da dola ve bütün dünyada birçok ödüller ald. Borges, 14 Haziran 1986’da Cenevre’de, yirmi yldr tand ve son yllarnda yanndan ayrlmayan Maria Kodama’yla evlendikten ksa bir süre sonra öldü. Balca yaptlar: Evaristo Carriego (1930), Discusión (1932), Historia universal de la infamia (1935), Ficciones (1944), El Aleph (1949), Otras inquisiciones (1952), El informe de Brodie (1970), El libro de arena (1975), La rosa profunda (1975), Siete noches (1980), Nueve ensayos dantescos (1982), La memoria de Shakespeare (1983).
La Rosa Profunda (1975) © 1989, María Kodama Bu kitabn yayn haklar The Wylie Agency (UK) Ltd.’in araclyla alnmtr. letiim Yaynlar 769 Çada Dünya Edebiyat 166 ISBN 975-470-958-0 © 2001 letiim Yaynclk A. . 1. BASKI 2001, stanbul (1000 adet)
YAYIN SORUMLUSU Osman Yener DZ KAPAK TASARIMI Ümit Kvanç KAPAK Utku Lomlu UYGULAMA Hüsnü Abbas DÜZELT Necip Küçükbutros MONTAJ ahin Eyilmez KAPAK BASKISI Sena Ofset Ç BASKI ve CLT efik Matbaas letiim Yaynlar Klodfarer Cad. letiim Han No. 7 Caalolu 34400 stanbul Tel: 212.516 22 60-61-62 Fax: 212.516 12 58 e-mail: [email protected] web: www.iletisim.com.tr
JORGE LUIS BORGES
SPANYOLCA’DAN ÇEVRENLER
Yaynevinin Notu: letiim Yaynlar, J. L. Borges'in eserlerinin telif haklarn elinde bulunduran Jorge Luis Borges
Vakf'yla yapt anlama uyarnca, Borges'in toplu eserlerini orijinal basklarndaki yapya sadk kalarak yaymlayacaktr. Borges'in balca eserlerinin geçmi yllarda Türkiye'de çeitli yaynevleri tarafndan yaymland gözönüne alnrsa, ilk kez yasal telif haklar gözetilerek yaplan bu çalmada, eski basklarda yer alan baz öykülerin yinelenmesinin bir gereklilik olduu anlalacaktr.
Elinizdeki kitap, letiim Yaynlar'nn Borges Vakf'yla yapt anlama uyarnca, orijinal basksna sadk kalarak dizilmi ve baslmtr. iirler Aye Nihal Akbulut ve Cevat Çapan tarafndan spanyolca asllarndan çevrilmi, her iirin sonunda çevirmenin adnn ba harfleri yer almtr. J. L. Borges'in Toplu Eserleri'nden daha önce yaymlananlar: Ficciones, Alef, Brodie Raporu, Alçakln Evrensel Tarihi, Kum Kitab, Yedi Gece, Dantevari Denemeler / Shakespeare'in Bellei. leride yaymlanacak olanlar: Evaristo Carriego, Discusión, Otras lnquisiciones.
çindekiler ÖNSÖZ Ben Evrenin oluumu Dü Browning air olmaya karar veriyor Döküm Pars Bizon ntihar Klçlar Bülbüle Oyum ben Onbe sikke Simón Carbajal Alonso Quijano dü görüyor Bir Sezar’a Protheus Protheus Bir baka deike Bir gelecek Ianus’un bir büstü konuuyor Bilinmez bunlardan hiçbiri Brunanburh, .S. 937 Kör adam Bir kör 1972 At All our yesterdays Sürgün (1977) Angélica’nn ansna Aynaya Kitaplarm Tlsmlar Tank Ephialtes Dou Ak geyik The unending rose
ÖNSÖZ airlerin esin kaynann bir Musa (esin perisi) olduu yolundaki romantik görü klasik
yazarlarn bir yargsyd; iiri, zekânn bir ilevi sayan görüü ise kendisi bir romantik olan Poe yaklak 1846’da öne sürmütü. Birbiriyle çelien yarglar bunlar. Bede’in sözünü ettii çobann düü ve Coleridge’in ünlü düü gibi düsel esinlenmenin ayrks örneklerini bir yana brakrsak, bunlar söz konusu sürecin deiik aamalarnn karl olmadkça, her iki görüün de büsbütün yanl saylamayaca açktr. (branilerle Milton’un Ruh dedikleri eye bizim zavall mitolojimizde Bilinçalt deniyor,) Bana gelince, bu süreç bende hemen hemen hiç deimiyor. Ben genellikle zamanla bir öyküye ya da iire dönüen gözüme çarpan bir biçimden, bir çeit ssz adadan yola çkarm. Bu yolun sonunu da balangcn da görürüm; ama arada ne olduunu göremem. Eer yldzlar ya da talihim elveriliyse aradakiler de yava ortaya çkar. Çou zaman gölgelere bakarak attm admlarn izinden geri dönerim. Yaptn evrimine elden geldiince karmamaya çalrm. Bizim için en önemsiz eyler olan kiisel görülerle yaptn çarptlmasn istemem. Sanatn bir uzlama olduu görüü bence ii bir anlamda basite indirgemektir, çünkü kimse ne yaptn tam olarak bilemez. Bir yazar bir kssa tasarlayabilir ama, Kipling’in de belirttii gibi, ondan nasl bir hisse çkaracan bilmeyebilir. Yazarn bal kalmas gereken sözde “gerçekliin” geçici koullar deil, kendi imgelemidir.
Edebiyat iirden yola çkar ve düzyaznn olanaklarna ulamas yüzyllar alabilir. Anglosaksonlar dört yüzyl sonra geride yalnzca hayran olmakla kalnmayacak bir iir ve güçlükle anlalr bir düzyaz braktlar. Söz balangçta zamann tefeciliinin tüketip harcad büyülü bir simgeydi herhalde. airin amac, hiç deilse belli bir ölçüde, söze ilkel ve artk gizli olan gücünü yeniden kazandrmak olmal. Bütün iirlerin iki yükümlülüü olmal: bize açk seçik bir örnek iletmek ve denizin varlnn yapt gibi bize fiziksel olarak dokunmak. Buna Vergilius’tan vereceim bir örnek var.
Sunt lacryme rerum et mentem mortalia tangunt Bir örnek de Meredith’ten Not till the fire dying in the grate Look we for any kinship with the stars (Ocan zgarasnda ate sönmeden Yldzlarla bir yaknlk aramayz biz) Ya da spanyolca'nn Latince’ye dönmeye çalt Lugones’in u aleksandrin dizesi: El hombre numeroso de penas y de dias. (Nice aclar çekmi, günler görmü o adam). Böyle dizeler bellekte kendi deiik yollarn izleyip giderler. Uzun yllar -çok uzun yllar- edebiyatla uratktan sonra bir estetik kuram oluturmu deilim.
Alkanln bizi benimsemek zorunda brakt doal snrlara u ya da bu kuram neden eklemeli? Kuramlar da siyasal ya da dinsel inançlar gibi, bizim için dürtülerden baka bir ey deildir. Bunlar her yazar için deiir. Whitman uya kaldrmakta haklyd; ama böyle bir olumsuz karar Victor Hugo’nun almas aptallk olurdu.
Bu kitabn düzeltilerini yaparken, houma gitmese de, körlüün yaknlacak bir rol oynad dikkatimi çekiyor. Oysa hayatmda bu yaknlacak bir olgu deil. Körlük bir çeit hapistir, ama ayn zamanda da bir özgürlüe kavuma, yaratmaya elverili bir yalnzlk, bir anahtar ve bir cebirdir.
J. L. B. Buenos Aires, Haziran 1975
Ben O kafatas, o gizli yürek, kann Hiç görmediim o yollar, Dülerin o yeralt dehlizleri, o Protheus, O iç organlar, o ense, o iskelet. Onlarn hepsiyim ben. Garip ama, Bir klcn, önce altna, sonra külrengine, Sonra da hiçlie dönüerek batan Yapayalnz bir günein de ansym ben. Limanda yava yava yaklaan gemileri Seyreden biriyim. O az bulunur kitaplar, Zamanla anan gravürler de; Göçüp gitmi ölüleri kskanan da ben. in daha garibi bir evin bir köesinde Bu sözcükleri a gibi ören o adam olmam.
C. Ç.
Evrenin oluumu Ne karanlk ne kaos. Karanlk gören göz ister, sesin ve sessizliin kulaklar gereksindii gibi ve ayna, biçimler ister kendini mesken tutan. Ne uzam ne de zaman. Hatta ne de Kafasnda kuran bir tanrsal güç, Zamann ilk gecesinden önceki sessizlii, Sonsuzlaacak olan o ilk geceden. Karanlk Herakleitos’un koca rma Gizemli yatanda dur durak bilmeden Akar gider geçmiten gelecee, Akar gider bir unututan ötekine. Hâlâ ac çeken bir ey. Yakaran bir ey. Sonra gelir dünya tarihi. imdi.
A. N. A.
Dü Gece yars saatleri saçp savururken Bereketli zaman, Daha da ötelere gideceim Ulisses’in yoldalarndan, nsan belleinin ulaamad Düler ülkesine. Aklmn almayaca parçalar kald bende O sualt dünyasndan: lkel bir bitkibilimden otlar, Her türden hayvanlar, Ölülerle konumalar, Aslnda hep birer maske olan yüzler, Çok eski dillerden sözcükler, Ve zaman zaman bir korku, gündüzün Bize sunduuna hiç benzemeyen. Ya bunlarn hepsi olacam ya da hiçbiri. O öteki olacam, bilmeden olduum, O öteki düe, uyank halime Bakm olan kii. imdi onun deerlendirdii, Yaknmadan ve gülümseyerek.
C. Ç.
Browning air olmaya karar veriyor Londra’nn bu kzl labirentlerinde bakyorum en garibini seçmiim insan uralarnn, bir bakma hepsi de, kendine göre, öyle olsalar bile. Ele geçmez cvada felsefe tan arayan simyaclar gibi sradan sözcükler yapacam -hileli kumarbaz kâtlar, halkn uydurduu sözler- Thor esin ve patlama, gök gürlemesi ve tapnmayken onlar büyülerinden vazgeçireceim. Bugünün deyiiyle, sras gelince ben de ölümsüz sözler söyleyeceim; daha deersiz olmamaya çalacam Byron’un yüce yanksndan. Yaralanmaz olacak ben olan bu toz. Bir kadn akm paylarsa, iirim onuncu katma deecek emerkezli göklerin; bir kadn omuz silkerse akma, ezgiler yaratacam hüznümden, zamann içinde yanklanan koca bir nehir. Kendimi unutarak yaayacam. Görür gibi olup unuttuum o yüz olacam Hainliin kutsal yazgsn kabul eden Yehuda, bataklktaki Caliban, korkusuz ve inançsz ölen paral asker olacam, yazgnn geri çevirdii yüzüü görmekten korkan Polycrates, benden nefret eden o dost olacam. ran bülbülü sunacak bana, Roma klc.. Maskeler, derin aclar, dirililer örüp sökecek aln yazm ve ben bir yerde Robert Browning olacam.
C. Ç.
Döküm Trmanmak için bir merdiven dayamal. Bir basamak eksik. Ne arar insan tavanarasnda Dankl artracak bir eyden baka? Küf kokusu sinmi havaya. Çöken akamn szyor aralktan. Tavan kirileri hemen tepemizde ve döeme çürüyüp ypranm. Ayak basmaya kalkacak yok. Krk dökük bir adet katlanr yatak Bir iki tane be para etmez alet. Rahmetlinin tekerlekli iskemlesi. Bir adet abajur aya. Paraguay ii, yar sökük, püsküllü bir adet hamak. Araç gereç ve katlar. Bir adet gravür, Aparicio Saravia’nn kurmaylar. Bir adet eski kömür ütüsü. Durmu bir saat, sarkac krlm. Yaldzlar dökülmü bir çerçeve, içi bo. Mukavvadan bir satranç tahtas, birkaç krk ta. ki bacakl bir adet mangal. Deri bir sigara tabakas. Küflenmi bir adet kitap, Foxe’un ehitler Kitab’nn gotik harfli ustalkl bir basks. Artk kimin olduu anlalmayan bir fotoraf. Tarazlanm bir post, bir zamanlar kaplan derisiymi. Kapsn yitirmi bir adet anahtar. Ne arar insan tavanarasnda Dankl artracak bir eyden baka? Unutua, unutulmu her eye dikiyorum ben bu ant. Kuku yok, daha dayanksz tunçtan ve kaynayp gidecek ötekiler arasnda.
A. N. A.
Pars Güçlü parmaklklarn ardnda pars Tekdüze yürüyüünü sürdürecek Kara bir kuyum, hüzün ve tutsaklk Olan yazgsna (kendisi habersiz). Binlercesi gelir geçer ve binlercesi Geri döner, ancak tek ve sonsuzdur Ölümcül Pars, Yunanlnn düüne giren Ölümsüz Akhilleos’un tasarlad yolu tasarlarken, ininde. Çayrlardan ve dalardan habersiz, Titreen iç organlar Kör boazn doyuracak geyikleriyle. Gökyüzü boa deiir durur. Herkesin Payna düen yolculuk önceden belirlenmitir.
A. N. A.
Bizon Dalk, puslu, anlalmaz, Sönmeye yüz tutmu kor kzl, ri yar, ar aksak dolanyor ba bo Yalnzlnda tükenmeyen bozkrnn. Silahlanm alnn yukar kaldryor. çinde Uyuklayan öfkesiyle bu çalar öncesi boada Vahi batnn kzl derililerini görüyorum Ve Altamira’nm yitmi insanlarn. Sonra bakyorum, izgesini yanstan aynas Bellek olan insanca zaman yok sayyor. Ne zaman umurunda onun ne de geçmiten Bugüne akan yaam, öylesi deiken ve bo. Zaman d, sayya vurulmayan, sfr, En sonuncu bizon bu ve ilki
A. N. A.
ntihar Tek yldz kalmayacak gecede. Gece kalmayacak. Ben ölürken dayanlmaz evren de tüm varlyla ölecek benimle, Sileceim piramitleri, madalyalar, Ktalar ve yüzleri. Sileceim geçmiin birikimini. Toz edeceim tarihi, tozu toz. Son günbatmn seyrediyorum imdi. Son kuu dinliyorum. Kimseye hiçbir ey brakmyorum.
C. Ç.
Klçlar Gram, Durendal, Joyeuse, Excalibur. Eskilerden kalma savalar Tek belleimiz olan iirlerde kol geziyor. Evren bir kuzeye bir güneye saçyor onlar. Bugün artk toprak ve bir hiç olmu erkek elinin Ustal çekimektedir klçta; Demirde ya da tunçta, o ilk gün Ademin kan olan u klç yaras. Ta uzaklardan, bu sayp döktüüm klçlarn Yiitlik öyküleri, sahipleri canna kym Krallarn ve ylanlarn. Baka tür Klçlar da var, duvardakiler ve yakndakiler. Klç, brak da seninle bu sanat deneyeyim; Seni kullanmay hak etmemi olan ben.
A. N. A.
Bülbüle Hangi gizli ngiliz gecesinden ya da sadk, ölçü tanmaz Ren’den, uzun gecemin geceleri içinde yitip cahil kulama ulam olabilir efsaneler yüklü sesin ey Vergilius’un ve Perslerin bülbülü? Belki de hiç duymadm seni, oysa hayatm hayatna bal, ayrlmazcasna. Senin simgen gezgin bir ruhtu Bir bilmeceler kitabnda. El Marino Ormanlarn sireni adn takt sana; Jüliet’ gecesi boyunca akyorsun sen, Anlalmaz Latince sayfalar arasndan ve çam ormanlar içinden Heine, Almanya’nn ve Yudea’nn o öteki bülbülü, alayc, ate kuu, hüzün kuu diyor sana. Keats herkes adna dinledi seni, her zaman. Yeryüzünde insanlarn sana verdikleri Adlar arasnda biri yok ki Erimek istemesin senin akyna, Ey karanln bülbülü. Müslüman Seni düledi zevkten çlgn, gösü kannn Kzartt gülün dikeniyle yaral. Özenle Yazyorum bu iiri akam karanlnda, Ey çöllerin, denizlerin bülbülü, Bellekte, coku ve masallarda Akla yanasn, büyüleyen sesinle ölesin diye.
C. Ç.
Oyum ben Ben kardeinin imgesini ya da gövdesini (ikisi de ayn ey) sessizliin ya da kadehinin aynasnda izleyen o boyüce gözlemciden daha az boyüce olmadn bilen biriyim. Ben, benim suskun dostlarm, salt unututan baka bir öç ya da balanma olmadn bilen kiiyim. Bir tanr bu garip Çözümü sunmu her türlü insan kinine. Bunca gezip dolamama karn, tekil, çoul, Yorucu, garip, kendimin ve bakasnn Zamannn labirentini bir türlü çözemedim. Hiç kimse deilim ben. Kimseye klç çekmedim savata. Yankym, unutuum, hiçliim ben.
C. Ç.
Onbe sikke Alicia Jurado’ya
Doulu bir ozan Yüz güz art arda baktm ncecik puluna. Yüz güz art arda baktm Adalarn üstünde beliren ebemkuana. Yüz güz art arda dudaklarm Bundan daha sessiz, kalmamt hiç. Çöl Zamansz kalm uzam. Yukarda kum rengi ay. imdi, tam u anda, Metaurus ve Trafalgar’da ölmekte insanlar. Yamur yayor Hangi dün, Kartaca’nn hangi avlularna acaba, Yayor mu ite bu ayn yamur? Asterion Yl insandan besinimi balar bana Ve sarnç su dolu. Bende düümlenip kavuur ta döeli yollar. Yaknabileceim ne var sanki? Günbatmlarnda Boa ba ar gelir biraz. Önemsiz bir ozan Hedef unutmaktr. Daha önceden varmtm. Yaradl, IV, 8 Balangçtaki çölde oldu. ki kol koca bir kayay frlatt. Bir çlk bile duyulmad. Kan döküldü. imdi aklma gelmiyor, Habil miydi, Kabil mi? Nortumbria, .Ö., 900 Gün domadan önce atn, parçalasn onu kurtlar; En kestirme yol klç.
Miguel de Cervantes Yaradl gecemi süsleyen Uursuz yldzlar, hayrl yldzlar; kincilere borçluyum hapse dümemi Don Quijote’yi dülediim tutukevini. Bat En sonuncu çkmaz, batan güneiyle. Pampann balangc. Ölümün balangc. El Retiro Çiftlii Zaman talar olmayan bir satranç Oynamakta avluda. Bir dal hrts Geceyi yrtmakta. Darda, bozkr Fersah fersah savurmakta tozlar ve düleri. Her ikimiz de birer gölgeyiz, buyurduklarn Kopyalayan öteki gölgelerin: Heraklitus ile Gautama. Tutsak Bir ee. Ar demir kaplarn ilki. Bir gün kavuacam özgürlüüme. Macbeth Eylemlerimiz yazgmzn aknda gidiyor, Bitmek tükenmek nedir bilmiyor. Kiralm öldürdüm ben, Shakespeare Tragedyasn tezgahlayabilsin diye. Sonsuzluklar Denizi kuatan ve denizin kendisi olan ylan, Iason’un suya inip çkan kürekleri, Sigurd’un genç klc. Zamana direnebilenler yalnzca Zaman içinde yer almayanlardr. E.A.Poe Gördüüm düler. Kuyu ve Sarkaç. Kalabalklarn Adam. Ligeia... Ama bir de u öteki. Muhbir Savalarn dar vuran parltsnda Canlarn verdiler u vatan uruna bakalar
Ve mermerlerle anmsanyorlar. Bense nefret ettiim kentlerde karanlk iler çevirdim. Baka eyler verdim. Onurumu ayaklar altna alp, Dostluuma bel balayanlar ele verdim, Vicdanlar satn alp, Yurdumun adn lanetledim, Alçakla boyun edim.
A. N. A.
Simón Carbajal Antelo krlarnda, 90’lara doru Tanm babam onu. Belki deimitir Unutulmu bir iki önemsiz sözcük. Tek bir yönüyle anmsyordu onu: Esmer sol elinin üstündeki Çizik çizik pençe izleri. Çiftlikte Herkes payna düeni yapard: Biri terbiyeci, öteki srtmaç, Berikinin üstüne yok kement atmada Simón Carbajal da jaguar avcs. Dadanacak olsa sürülerine bir jaguar Ya da karanlkta kükreyii duyulsa, Carbajal dalara çkard iz sürmeye. Bçan, köpekleri alp giderdi. Sonunda onu çayrda kstrrd. Üstüne salard köpeklerini. San renkli Canavar üstüne atlr onun Adam da pelerinini sallard sol koluyla Hem kalkanyd bu avcnn hem de Çrtkan kuu. Apak karn bir an Bolukta çakard korumasz. Hayvan Çeliin içine gömülüünü duyard ölümüne. Dövüleri ölümcül ve sonsuz olurdu. Hep ayn jaguar öldürüyordu avc, O ölümsüz hayvan. Çok da armayn Bu yazgya. Sizinki de ayn benimki de, yalnzca bizim jaguarn çok deiik halleri var klk deitiriyor hiç durmadan. Ad bir an nefret oluyor, bir an sevda, bir an aln yazs
A. N. A.
Alonso Quijano dü görüyor Adam bulank bir düten uyanyor Düzlükler ve hançerlerle dolu bir dü Sakaln svazlyor ve soruyor kendine yaralandm m yoksa ölü müyüm? Ayn altnda kötülük and içmi Büyücüler dümeyecek mi peine? Yok bir ey. Souk yalnzca. Belki de Yaamn son yllarnn acs. Bu beyefendi bir dütü Cervantes’in gördüü Ve Don Quijote de beyefendininki. Birbirine karyor bu çifte dü ve çok eskiden Olmu bir eyler yineleniyor. Quijano uyuyor ve dü görüyor. Bir sava: nebaht sulan ve arapnel parçalar..
A. N. A.
A. N. A.
Protheus Odysseus’un kürekçileri Yorgun düürmeden arap renkli denizi Seçebiliyorum akla smaz biçimlerini Ad Protheus olan o tanrnn. Denizlerdeki sürülerin çoban Bilicilik yetisiyle donanm Birbirini tutmayan kehanetler örer Bildiini gizlemeyi yelerdi. Üstüne çok geldiinde insanlar Oluverirdi bir aslan ya da bir enlik atei, Ya da bir aaç su boylarnda gölge veren Ya da suya karp yiten su. Msrl Protheus artmasn seni, Sen ki tek bir adamken çoulsun hem de.
A. N. A.
Protheus / Bir baka deike Tekinsiz kumlarn sakini, Yar tanr yan deniz canavar, Geçmie ve yitik eylere yatknlndan bellei yok sayd. Baka bir frtnadan çkm Protheus Hiç de azmsanmayacak, gelecein Gizlediklerini bilmek: yüzüne kapand kap Sonsuza dek, Troyal ve Akhal. Köeye kstrlnca akl almaz klklara Girerdi, kasrga ya da enlik atei Altn renkli kaplan ya da pars Ya da sular içinde görünmez su. Deikenlerden olumusun sen de Dünlerden ve yarnlardan. ken ve önceden...
A. N. A.
Bir gelecek Övgüler olsun acma duygusuna Her Kiminse, yetmi yan doldurmu Gözlerine perde inmi beni, Kurtaryor saygdeer yallktan Ve kesinlikli aynalarn geçitlerinden Birbirini andran günlerden Törenler, izlenceler ve uzmanlklardan, Sonu gelmez tasarlarn imzasndan Toz içinde belgeliklere kaldrlmak üzere, Ve kitaplardan, bellein öykünmeleri olan kitaplardan, Ve bana önceden yiitçe bildiren sürgünümü, Belki de Arjantin yazgs denen bu, Ve felekten ve delikanl serüvenlerden Ve tehlikenin saygnlndan. Belirttii gibi Samuel Johnson’n. Sürekli utanç duymakta olan ben, 1874’te ölen Francisco Borges olmadmdan Ya da babam olmadmdan, çömezlerine Ruhbilim sevgisini alayan ve aslnda ona inanmayan, Unutacam bana ün salayan yazlarm, Austin, Edinburgh ve spanya insan olacam, Yüzümü Batya çevireceim gündoumum için. Her eye kadir belleimde benim olacaksn Yurdum, her güne bölünen parçacklarla deil.
A. N. A.
Ianus’un bir büstü konuuyor Kimse açp kapayamayacaktr kaplar Hepsinin ban çeken Çift Çehreliyi Saygyla anmadan. Kuatrm çevrenini Belirsiz denizlerle belirgin karalarn, ki ayr yüzüm seçebilir geçmii Ve gelecei. kisini de görürüm ve edeerlidir Demirler, uyumsuzluklar ve kötülükler, Silebilecekken hepsini Biri, silmemi Silmeyecek. ki elim eksik kalm Ve kprtszm, tatan. Diretemezdim Kursam bile kafamda çekimeli bir Gelecek ve bugün uzaklarda kalm geçmii. Ykntm görüyorum: altmdaki krk sütunu Ve artk hiç görülmeyecek olan yüzlerimi.
A. N. A.
Bilinmez bunlardan hiçbiri Ay sakin ve aydnlk olduunu bilmezden gelir Üstelik ne de ay olduunu bilir; Ne de kum kumluunu. Tek bir ey bile yoktur biçiminin benzersizliini bilen. Fildiinden talar öylesine yabancdr Soyut satranç oyununa tpk kendilerini Süren el gibi. Belki de insann yazgs, Ksa süren sevinçler ve uzayp giden aclar, Aracdr Ötekinin. Görmezden geliriz; Ona Tanr adn vermenin hiç yarar yok bize. Bounadr üstelik korku, kuku Ve balattmz ksack yakar. Hangi yay frlatm olmal bir ok Olan beni? Hangi doruk acaba hedefi?
A. N. A.
Brunanburh, .S. 937 Kimse yok senin yannda. Dün gece bir adam öldürdüm savata. Yaam dolu ve uzun boyluydu, Anlaf’n soylu kanndan. Barna sapland klç, hafifçe soldan. Yere yuvarland, bir nesne oldu Kargalarn önünde. Bouna bekleyeceksin onu, görmediim kadn. San sularn üstünden kaçan gemiler Geri getirmeyecek onu. Gün doarken, Arayacak onu düünden uzanan elin. Döein soumu. Dün gece bir adam öldürdüm Brunanburh’da.
A. N. A.
Kör adam I Yoksun braktlar onu bu bin yüzlü dünyadan, Eskiden olduu gibi duran yüzlerden, Bugün artk uzakta kalan komu sokaklardan, Dün derinlikli, bugün çukur bir tas olan mavilikten. Kitaplardan ona kalan ancak ona sunduklardr Bellein, öylesi bir unututur ki Aklda kalan biçimdir, anlam deil, Ancak bir tek balklar yansr ona. Uyumsuzluk pusudadr. Her atlan adm Düü olabilir. Ar kanl tutsaym Ben uyku sersemi bir zamann, Ne gün doumu belli ne gün batm. Sürgit bir gece. Bakalar yok. Dizelerle leyip yourmalym yavan evrenimi. II Doduum yldan beri, ki doksan dokuzdur, Tepemizde asma çardandan ve aada dipsiz sarnçtan, Kaplumbaa hzyla geçen zaman, bellekte bir an sanki, Bu dünyann gözle görünür biçimlerini hep benden kaçrd. Günler ve geceler törpüledi durmadan görünüünü nsandan harflerin ve sevgili yüzlerin. Tükenmi gözlerim bouna arand sorgulayarak Yararsz kitaplklar, rahleleri bouna. Mavi ve lal artk çöken bir sis üstüme Ve ie yaramayan iki ses. Baktm ayna Duman renkli bir nesne. Bahçede soluyorum içime, Dostlarm, karanlkta açan hüzünlü bir gülü. imdi bana kalan yalnz sar renklerdir Ve gözlerim yalnz karabasanlar için var.
A. N. A.
Bir kör Ne zaman aynadaki yüze baksam, bilmiyorum hangi yüz bana bakyor; bilmiyorum hangi yal yüz sessizce ve bezgin bir öfkeyle kendi imgesini aryor. Karanlmda yavaça görünmeyen çizgilerimi aratryorum elimle. Bir kvlcmn szyor içime. Saçlarn tanyorum, külrengi, hatta altn sars olan. Gene söylüyorum yalnzca bo ve yapay yanlarn yitirdim eyann. Bu soylu sözler Milton’un bilgelii, ama ben gene de harfleri ve gülleri düünüyorum. düünüyorum ki görebilseydim yüzümün çizgilerini, bilebilirdim kim olduunu bu benzersiz akamda.
C. Ç.
1972 imdiden geçip gitmekte olan gelecein ie yaramaz, belirsiz ve bulank, bir boyücelikler tekrar, uzayp giden bir aynalar koridoru olacandan korktum, Ve bu düten önceki yar aydnlkta yalvardm adlarn bilmediim tanrlarma günlerime bir ey ya da birini göndersinler diye. Onlar da gönderdiler. Bu yurdumdu. Atalarm yasaklara karn, açlk ve yoksulluk içinde, savalarda kendilerini ona adamlard, te bir kez daha karmdayd o çekici tehlike. Oysa zamann unutmad dizelerimde övdüüm o hayalet koruyuculardan biri deilim. Yetmiini tamamlam kör bir adamm ben Ölüm kokan bir hastane köesinde, Can çekien insanlar arasnda gösüne yedii iki kurunla ölen Doulu Francisco Borges deilim; Ama imdi saldrya uram yurdum benden klcn savala ilgili hünerinden uzak bilgiçlik taslayan beceriksiz kalemimle: bir destann ayrntlarn toparlayp kendi yerimi belirtmemi istiyor. Ben de onu yapyorum.
C. Ç.
At Geçmiten üç yüz gözümün önünden gitmiyor: Biri Claudius’la konuan Okeanos, bir bakas gün doarken ve gün batarken acmasz ve duygu nedir bilmeyen Kuzey; üçüncüsü da ölüm, hepimizi alp götüren akp giden zamana verdiimiz o öteki ad. Tarihte yaanan ya da dülenen dünlerin o halka özgü yükü ilediim bir suç gibi eziyor beni. Gökler altnda Danimarka’ya hükmeden Scyld Sceaving’in cesedini denize geri getiren o marur gemiyi düünüyorum; dizginleri ylanlar olan o koca kurdu, yanan gemiye güzel ölü tanrnn safln ve akln balayan; insan gövdeleri serüvenlerinin taban o sularn arl altndaki bataklklara saçlan korsanlar düünüyorum; kuzey Odisealarnda denizcilerin rastladklar mezarlar. Kendi ölümümü düünüyorum, kusursuz ölümümü, gömülecek kül kâsesi ve gözya olmayan.
C. Ç.
All our yesterdays Bilmek istiyorum geçmiim kimin. Gelip geçenlerden hangisinin? Iltl yllarn sildii alt hecelik dizelerle Latince bir iir yazan Cenevrelinin mi? Yoksa u çocuun mu, altüst eden Babasnn kitapln, bulmak için En doru kvrmlarn haritann ve yabani Biçimleri, aslnda kaplanla pars olan. Yoksa ötekinin mi, ardnda ölmü, sonsuza göçmü olan adamn yatt u kapy iten ve öpen, aaran günle birlikte, geçip giden o yüzü ve ölüp giden o yüzü? Artk var olmayanlarm ben. Yararszca Akamleyin yitip giden bu insanlarm ben.
A. N. A.
Sürgün (1977) Biri iz sürüyor thaka yollarnda, unutmu kraln yllarca önce Troya’ya giden; biri yeni ele geçirdii topraklan düünüyor, yeni sabann, olunu, ve belki de mutlu. Yerkürenin snrlar içinde ben, Ulisses, Hades’in derinliklerine indim ve ylanlarn ak düümünü çözen Tebai’li Tiresias’n hayaletini gördüm, bir de, ovada aslanlarn gölgelerini öldüren ve Olimpos’ta oturan Harekles’in hayaletini. Biri yürüyor bugün Bolivar ve ili’de, belki mutlu, belki deil. Ben o olmak isterdim.
C. Ç.
Angélica’nn ansna Kimbilir ne çeit yaamlar geçip gitmi olmal Bu acnas ve ufack ölümle birlikte, Yazgnn ya bellee gönderecei ya da Unutulmaya brakaca kaç yaam kimbilir! Ben öldüümde bir geçmi de ölecek birlikte; Bu çiçekle ölüp gitti onu yok sayan sularda, yldzlarn aydnlatt bir gelecek. Onun gibi ben de ölüyorum sonsuz sayda Sonla yazgmn bana brakmad; Gölgem hep yürekli olmu bir vatann ypranm söylencelerinin peine düüyor. Ufak tefek bir mermer koruyor ansn; Üstümüzde bir yerde büyümekte gaddar tarih.
A. N. A.
Aynaya Neden direnirsin, bitmez tükenmez ayna? Neden aynlarsn, gizemli karde, Elimin en ufak kprtsn? Neden gölgede en hzl yansmalar? Yunanlnn söz ettii öteki bensin sen Ve pusmu beklersin ezelden beri. Belirsiz sularn Ya da dayankl camn duruluunda Ararsn beni ve bounadr kör olmak. Seni görmemek ve bilmek seni Deheti biriktirir içinde, göze aldn büyülü ey Çoaltmak saysn benliimiz oluturan Ve talihimizi kuatan her eyin. Ölecek olsan, öteki olarak yineleneceksin Ve sonra da öteki, öteki, öteki, öteki...
A. N. A.
Kitaplarm Kitaplarm (benim varlmdan habersiz) u yüzüm gibi tpk, benden bir parça, akaklarna kr dümü, gözü dumanl Bouna arayp durduum camda aynada Ve avucumu çukurlatrp svazladm. Haksz da saylmam düünürken acyla Beni dile getiren en can alc Sözcüklerin bu sayfalarda oluunu, Benim yazdklarmda olmak yerine. Böylesi daha iyi. Ölülerin sesleri Sonsuza dek konuacak benimle.
A. N. A.
Tlsmlar Snorri’nin Edda Islandorum’unun Danimarka’da yaplm ilk basmnn bir kopyas. Schopenhauer’in yaptlarnn be cildi. Chapman’n Odissea’snn iki cildi. Çölde savaa katlm bir klç. Büyük dedemin Lima’dan getirdii ylan ayakl bir çay kab. Kristal bir prizma. Birkaç soluk eski tarz fotoraf. Cecilia Ingenieros’un bana verdii babasna ait kzl toprak ahap bir küre. Amerika’nn ovalarnda, Colombia’da ve Texas’ta yürürken kullandm oyma sapl bir baston. çinde diplomalar olan çeitli metal silindirler. Bir doktora cüppesi ve kepi. Saavedra Fajardo’nun güzel kokulu spanyol ciltli Las Empresas’. Bir sabahn ans Vergilius’un ve Frost’un dizeleri. Macedonio Fernandez’in sesi. Birkaç kiinin sevgisi ya da konumalar. Elbette tlsm bunlar, ama adn veremeyeceim karanla kar etkisiz, adn vermemem gereken karanla.
C. Ç.
Tank Adam düünde devi görüyor Biritaya’da olduunu gördüü düünde Ve yüreini bu yiitlik serüvenine hazrlyor Ve mahmuzluyor Rocinante’yi. Güçlükle döndürüyor kanatlarn yel Kederli adamn saldrd deirmenlerin. Küheylan savruluyor; mzra paramparça Ve herhangi bir ey oluyor bunca eyin içinde. Zrhlarn kuanm adam yerde yatyor; Komunun olu görüyor dütüünü, Serüvenin sonunu bilemeyecek Yazgsnn onu sürükleyeceini Hint Adalarna. Bir baka düzlüün snrlan içinde yitmi, yalnzca Bir dü olduunu söyleyecek kendine u yel deirmeninin.
A. N. A.
Ephialtes Düler var düün ardnda. Her gece Yitip gitmek isterim karanlk sularda Üstümden gündüzü ykayan, ama bu katksz Sular altnda, bize en sonuncu Hiçlii sunan Edepsiz harikann nabz atyor bu hüzünlü saatte. Bambaka yüzümü yanstan ayna olabilir. Bir dolambacn gitgide büyüyen tutukevi olabilir. Bir bahçe olabilir. Hep bu karabasandr. Deheti baka dünyalardan. Ad konulmayan bir ey Bana ular söylencelerin ve sislerin dününden; Tiksinilen imge retinaya yapr kalr Lekeler uykusuzluu tpk gölgeyi alçaltt gibi. Neden boy verir benden bedenim dinlenirken Ve gönlüm kalmken yapayalnz, u ahmak gül?
A. N. A.
Dou Vergilius elini gezdiriyor Su serinliindeki kuman üstünde Zaman ve kumlar aan kervanlarn Roma’sna tad yük bu Biçim ve renk dokumas. Gelecee kalacak bir düzesinde Georgicalarn. Eini benzerini görmemiti. Bugün ipek diyoruz. Bir Yahudi can veriyor Kapkara çivilerle gerilmi çarmha Yargcn buyruuyla, ama insanlar Kuaklar boyu yeryüzünde Unutmayacak akan kan ve yakarlar Ve bir tepenin üstündeki en son üç adam. Büyülü bir kitap biliyorum altgen yldzl Talihin biçtii tür uykular ve uyanklklarn Bizi sürükledii altm dört yolu belirleyen. Oyalanmak için uydurulmu ne çok ey! Kumdan rmaklar biliyorum, altn balklar, Etiopya Kralnn, Preste Juan’n yönettii Ganj’n Aurora’nn yukarsndaki yerlerde. Hai ku'yu biliyorum, iki üç hecede Bir an, bir yanky, bir esriyii yakalayan; Sar madenden bir ibrikte tutuklu u duman cinini de biliyorum Ve karanlklarda verilen sözleri. Ah akla smaz defineleri gömen beyin! Yldzlar ilk gören Caldea. Yüksek direkli Portekiz gemileri: Goa. Clive’n kazand utkular, daha dün Canna kyd Kim ve kzl lamas Kurtarclar olan yolda gidecekler hep. Buram buram çay kokusu, sandal aacnn kokusu. Kurtuba ile El Aksa camisi Ve kaplan, sümbül denli krlgan. te böyle Doum benim. Anlarn bomasn beni diye edindiim bahçe.
A. N. A.
Ak geyik ngiltere’nin yeil krlarn anlatan hangi baladdan? Hangi ran tahta basksndan, hangi dü ülkesinden Geçmiimizin tutsak ald günlerden gecelerden, Çkp geldi bu sabah düüme giren ak geyik? Bir an çakt geçti. Çayrlar geçtiini gördüm Bir akam kzllnn lgmnda yitip gittiini, Biraz bellein, biraz unutuun ürünü olan Arlksz yaratk, tek boyutunu gösterip gitti. Bu tuhaf dünyay yöneten cinler ve tinler Dülememe izin verir seni ama efendin olamam; Belki de gelecein derinliklerinde bir oyukta Karlarz yine, dülerin ak geyii. Ben de zaten bir düüm, gelip geçici, çayrlarn Ve aklnn düünden bir iki gün daha süren.
A. N. A.
The unending rose Susanna Bombal'a
Hicret’in ardnda be yüz yl. ran kendi minarelerinden çöl mzraklarnn saldrsn seyretti, Niapurlu Attar da bir güle bakt sessiz sözcükler söyleyerek dua eden biri deil de, düünen biri gibi: “Krlgan küren elimde. Ve zaman büküyor ikimizi de, biz farknda olmadan, bu akam saatinde, unutulmu bir bahçede. Senin tüy gibi gövden havada nem içinde. Kokunun youn ve sürekli yayl yal ve ypranan yüzüme yükseliyor. Ama ben seni bir düün katmanlar arasnda ya da bu bahçede bir sabah görmü olan o çocuktan çok daha uzun bir zamandan beri tanyorum. Günein beyazl senin olabilir, ayn yaldz ya da zafer kazanm klçtaki kurumu krmz kan lekesi de. Ben körüm, bir ey de bilmiyorum. Ama gidilecek daha çok yol olduunu ve her eyin eyann sonsuzluu olduunu görüyorum. Sen müziksin, rmaklar, gökler, saraylar, meleklersin, Ey snrsz, gizde sonsuz gül, sonunda Tanrnn benim ölü gözlerime gösterecei.
C. Ç.
Döküm
Pars
Bizon
ntihar
Klçlar
Bülbüle
Bilinmez bunlardan hiçbiri
Brunanburh, .S. 937