hasta bİna sendromu, İŞ stresİ ve yaŞam kalİtesİ …

Click here to load reader

Post on 01-Nov-2021

1 views

Category:

Documents

0 download

Embed Size (px)

TRANSCRIPT

SALIK KURUMLARI LETMECL
KALTES LKS: BR VAKIF HASTANES ÖRNE
YÜKSEK LSANS TEZ
SALIK KURUMLARI LETMECL
KALTES LKS: BR VAKIF HASTANES ÖRNE
YÜKSEK LSANS TEZ
Salk Kurumlar Yöneticilii Yüksek Lisans Program eitimim süresince bilgi ve
tecrübeleriyle yardmlarn esirgemeyen saygdeer hocalarm Prof. Dr. ahin Kavuncuba’
na, Prof. Dr. Korkut ERSOY’ a, Prof.Dr. Berna Simten MALHAN’a;
Tez çalmamn tüm aamalarnda sonsuz sabr ve anlayla yapm olduklar
yönlendirmeleri, yardmlar ve destekleri için Sayn Hocam Doç. Dr. Fikriye YILMAZ’ a;
Yüksek Lisans Eitimi almam konusunda hiç vazgeçmedikleri srarlar, ahsma olan
güvenleri, her konu ve kouldaki sorgusuz destekleri için ‘’baba yarlarm’’; aabeylerim
Baar ve Yaar ÖZGÜRBÜZ’ e;
Benimle sevinip, benimle üzülen ablam Emine ÖZGÜRBÜZ METAN’ a, Yengelerim
Nermin, Emine, Semiray ve Filiz ÖZGÜRBÜZ’ e; Aabeylerim Faik METAN’a, Hasan ve
Hzr ÖZGÜRBÜZ’ e ;
‘’En kymetlilerim’’ babam Ali Osman ÖZGÜRBÜZ’ e ve yeenlerime sonsuz
teekkürlerimi sunarm.
(HBS) yaama durumlar ile i stresleri ve yaam kalitelerini sosyodemografik özelliklerini
dikkate alarak deerlendirmek ve aralarndaki ilikiyi aratrmak amaçlanmtr.
Kesitsel tipte bir aratrma olup, evreni Ankara merkezli bir vakf hastanesinin
ana binasnda çalan 1228 kiiden olumaktadr. Örneklem büyüklüü %5 hata pay ile
%95 güven düzeyinde 293 kii olarak hesaplanmtr. Çalmaya dahil edilmeyen üst düzey
yöneticiler, akademik kadrodakiler ve doktorlarn dndaki 374 igören, gönüllü olarak
çalmaya katlmtr. Aratrmann verileri üç yöntem ile toplanmtr. lk aamada anket
formunun tasarlanmasna yardmc olmas amacyla hastanede çalan 8 kiilik bir grupla
odak grup görümesi yaplmtr. kinci aamada, çalanlarn sosyodemografik verilerini,
HBS semptomlarn, i stresini ve yaam kalitesini belirlemek amaçl 82 sorudan oluan
bir anket uygulanmtr. Üçüncü aamada ise anket çalmas ile e zamanl olarak hastane
binasnn gürültü, s, nem ve aydnlatma düzeylerini belirlemeye yönelik deneysel ölçümler
yaplmtr. Bulgulara göre, katlmclarn %60,7’si çalma ortamlarndaki gürültüyü , %69,0’
bulac hastalk riskini fazla veya çok fazla; %56,9’u havalandrmay, %70,6’ s pencereden
alnan gün n az veya çok az bulmaktadr. Gürültü düzeyleri tüm çalma ortamlarnda,
s deerleri ise çalma ortamlarnn %66,6’snda kapal çalma ortamlar için snr kabul
edilen limit deerlerin üzerinde ölçülmütür. Birimlerin %87,5’ inde rölatif nem seviyesi,
%67,4 ‘ünde aydnlatma düzeyi, ideal snrlar içindedir. Katlmclarn % 75,9’unda HBS
tespit edilmitir. En fazla yaanan HBS semptomlar, ba ars (% 90.4), gözlerde yanma-
batma (%74.9), yorgunluk-bitkinlik ( % 88.8 ), uyuklama ( %73.2 ) ve ho olmayan koku
hissi ( % 60.1 ) dir. HBS semptomlar sebebiyle %46,5 oranndaki katlmc doktora
bavurmu ve %20,3’ üne hastalk tans konmutur. Tan konulan hastalarn %21,5’ sürekli
ilaç kullanmaktadr. Kadnlar, erkeklere göre; bilgisayar veya elektronik cihazla çalanlar,
çalmayanlara göre, daha fazla HBS yaamaktadr. Cinsiyet, bilgisayar veya elektronik cihazla
çalma, gürültü, aydnlatma, havalandrma ve bulac hastalk riski deerlendirmesi ile HBS
ilikisi, istatistiksel olarak anlaml bulunmutur (p<0,05). Katlmclarn yaam kaliteleri,
yaam kalitesi ölçeinin tüm alt boyutlarndan aldklar puan ortalamalarna göre yüksek
olmakla birlikte, en düük puan genel salk boyutundan(41,6) almlardr. HBS yaayan III
katlmclarn yaam kalitesinin, HBS yaamayan katlmclara göre tüm alt boyutlarda daha
düük; i stresinin ise daha yüksek olduu belirlenmitir. Bu sonuçlar dorultusunda, yaam
kalitesi ve i stresi ile HBS yaama durumu arasndaki iliki istatistiksel olarak anlaml
bulunmutur (p<0,05).
streslerinin azalmasnda, yaam kalitelerinin yükseltilmesinde, salk harcamalarnn ve i
kayplarnn önlenmesinde etkili olacaktr.
Anahtar Kelimeler: Çalma Ortam Koullar, Hasta Bina Sendromu, Stresi,
Yaam Kalitesi
IV
ABSTRACT
In this study, it is aimed to evaluate the employees working in a foundation university
hospital by considering the socio-demographic characteristics of the sick building syndrome
(SBS), job stresses they live and quality of their life.
It is a cross-sectional study and consists of 1228 people working in the main building
of a foundation hospital centered in Ankara. The sample size was calculated as 293 people
at 95% confidence level with 5% error margin. 374 employees who were not included in the
study, except for senior executives, academic staff and physicians participated in the study
voluntarily. The description of the research collected with three methods. In the first stage,
the focus group interview with a group of 8 people working in the hospital is likely to help in
the design of the questionnaire of the survey. In the second stage, a questionnaire consisting
of 82 questions was applied to verify the socio-demographic data of employees, symptoms
of SBS, working stress and the life quality of the employees. In the third stage, experimental
analysis was made to determine the levels of noise, heat, humidity and lighting in the hospital
building concurrently with the survey. According to the findings, 60.7% of the participants
suffer from noise in the environment, 69.0% of them suffer from the risk of infectious
disease being excessive or too much; 56.9% of them suffer from ventilation, 70.6% of them
suffer from the window taking the daylight little or too little. Noise levels were measured
above the limit values accepted in all operating environments, 66.6% of which are the limits
for indoor environments. The relative humidity level of 87.5%, the illumination level of
67.4% are within ideal limits. SBS is obtained in 75.9% of the participants. The symptoms
commonly seen of SBS are headache (90.4%), burning-stinging in the eyes (74.9%), fatigue-
exhaustion (88.8%), somnolence (73.2%), and unpleasant smell (60.1%). SBS symptoms
were seen in 46.5% of the participants, and 20.3% of the patients were diagnosed with this
disease. 21.5% of the participants who are diagnosed use continuous medication. The SBS is
obtained in women having higher rate than men, and the employee working with computer
or electronic devices having higher rate than working without computer or electronic device.
The relationship between the the consideration of the gender, computer or working with
V
electronic equipment, noise, illumination, air conditioning and the risk of infectious disease
and SBS was found reasonable statistically (p <0.05). The life quality of the participants
is higher than the average of all subscales of the quality of life scale, but they are from the
lowest level of general health (41.6). The lifestyle of the participants who live in SBS is low
compared to those who do not live in SBS in all subscale levels. However, working stress is
higher. Based on these results, the relationship between working stress, life quality and the
status of living SBS has a meaning statistically (p <0.05).
Making the conditions of enviroment in work beter will be effective to reduce the
symptoms of SBS on employees, working stres; to prevent the extra health costs and the job
losses; and to increase the life qualities of employees.
Key Words: Conditions of Environment in Work, Sick Building Syndrome, Working
Stress, Life Quality
GR ................................................................................................................................. 1
1.1.1. Kapal Ortam Hava Koullarn Etkileyen Faktörler ..................................6
1.1.1.1.Gürültü ......................................................................................................6
1.1.1.5. Havalandrma .........................................................................................15
2.2. Hasta Bina Sendromu .................................................................................................18
2.2.1. Hasta Bina Sendromu Teriminin Ortaya Çk ve Baz Tanmlamalar……...19
2.2.2. Hasta Bina Sendromu’ nun Tanm .................................................................19
2.2.3. Hasta Bina Sendromu’ nun Semptomlar ........................................................20
2.2.4. HBS’nun Temel Sebepleri ...............................................................................20
2.2.5. HBS’ nu Önleyici Tedbirler .............................................................................21
III. STRES ...................................................................................................................22
3.2. Stres ............................................................................................................................22
3.3. Stresi........................................................................................................................23
VII
4.2. Yaam Kalitesini Etkileyen Demografik Göstergeler .......................................... 31
4.2.1. Ya ............................................................................................................33
4.2.9. Bo Zaman Faaliyetler ............................................................................. 38
4.2.10. Sosyal Destek ........................................................................................... 39
V. GEREÇ VE YÖNTEM ......................................................................................... 42
5.1. Aratrmann Amac ve Önemi ............................................................................. 42
5.2. Aratrmann Yeri ................................................................................................. 43
5.3. Aratrmann Evreni ............................................................................................. 44
5.4. Aratrmann Türü ................................................................................................ 44
5.5.1. Odak Grup Görümesi ............................................................................... 45
5.5.2. Anket .......................................................................................................... 45
5.7. Çalmann Bütçesi ve Gerekli nsan Gücü ......................................................... 49
5.8. Aratrmann Varsaymlar ................................................................................... 49
6.2. Katlmclarn Sosyodemografik Özelliklerine likin Bulgular .......................... 53
6.3. Katlmclarn Çalma Koullarna likin Bulgular ........................................... 60
VIII
Bulgular .................................................................................................................... 62
Bulgular .................................................................................................................... 63
6.3.3. Bina çi Gürültü, Is, Nem (Rh) ve Aydnlatma Ölçümlerine Dair
Bulgular..................................................................................................................... 69
Bulgular……………………............................................................................................ 72
VII. TARTIMA ........................................................................................................... 82
KAYNAKÇA .................................................................................................................. 96
EKLER .......................................................................................................................... 111
Tablo 2. Katlmclarn cinsiyetlerine göre dalm .................................................. 54
Tablo 3. Katlmclarn medeni durumlarna göre dalm ....................................... 54
Tablo 4. Katlmclarn örenim durumlarna göre dalm ...................................... 54
Tablo 5. Katlmclarn mesleklerine göre dalm ................................................... 55
Tablo 6. Katlmclarn çalma yllarna göre dalm ............................................. 56
Tablo 7. Katlmclarn çalma ünitelerine göre dalm ......................................... 57
Tablo 8. Katlmclarn ayakta çalma durumlarna göre dalm ........................... 60
Tablo 9. Katlmclarn vardiyal çalma durumuna göre dalm ........................... 61
Tablo 10. Katlmclarn bilgisayar/elektronik cihaz ile
çalma durumuna göre dalm ................................................................................ 61
Tablo 11. Katlmclarn çalma ortamna dair kiisel
deerlendirmelerinin dalm ................................................................................... 62
Tablo 12. ortam gürültü düzeyinin i stresine, i performansna,
genel salk durumuna, yaam kalitesine, aile hayatna etkisinin dalm .............. 64
Tablo 13. ortam s düzeyinin i stresine, i performansna, ................................ 64
genel salk durumuna, yaam kalitesine, aile hayatna etkisinin dalm .............. 64
Tablo 14. ortam aydnlatma düzeyinin i stresine, i performansna,
genel salk durumuna, yaam kalitesine, aile hayatna etkisinin dalm ............... 65
Tablo 15. ortam havalandrma düzeyinin i stresine, i performansna,
genel salk durumuna, yaam kalitesine, aile hayatna etkisinin dalm ............... 66
Tablo 16. ortamndaki pencereden gün alma düzeyinin i stresine,
i performansna, genel salk durumuna, yaam kalitesine, aile hayatna
etkisinin dalm ....................................................................................................... 67
Tablo 17. ortam bulac hastalk riski düzeyinin i stresine,
i performansna, genel salk durumuna, yaam kalitesine, aile hayatna
etkisinin dalm ....................................................................................................... 69
Tablo 19. Katlmclarn HBS yaama durumlarna göre dalm ........................... 72
X
Tablo 20. Katlmclarn HBS semptomlar yaama durumlarna göre dalm ....... 73
Tablo 21. Katlmclarn, genel semptomlarn görülme durumuna göre dalm ..... 74
Tablo.22. Katlmclarn, mukozal semptomlarn görülme durumlarna
göre dalm ............................................................................................................. 74
göre dalm .............................................................................................................. 75
durumu dalm ........................................................................................................ 75
durumu dalm ........................................................................................................ 75
Tablo 28. Katlmclarn, bilgisayar/elektronik cihaz ile çalma
durumlarna göre HBS yaama durumu dalm ...................................................... 76
Tablo 29. Katlmclarn, algladklar gürültü düzeyine göre HBS yaama
durumlar dalm ..................................................................................................... 77
durumlar dalm ..................................................................................................... 78
durumlar dalm .................................................................................................... 78
yaama durumlar dalm ....................................................................................... 79
Tablo 33. Yaam kalitesi ölçeinin alt boyutlarndan alnan puan ortalamalar ....... 80
Tablo34. HBS yaanma durumuna göre yaam kalitesi ve i stresi ölçek puan
ortalamalarnn karlatrmas ................................................................................. 81
HBS: Hasta Bina Sendromu
ABD: Amerika Birleik Devletleri
ASHRAE : American Society of Heating, Refrigerating, and Air-Conditioning
Engineers (Amerikan Istma, Soutma ve Havalandrma
Mühendisleri Topluluu)
BH: Binayla likili Hastalk
WHOQOL-BREF: Dünya Salk Örgütü Yaam Kalitesi Ölçei Ksa Formu
ÇYK: Çalma Yaam Kalitesi
Modern yaamn sosyal ve ekonomik gerekliliklerinin bir parças olan i koullar ve
çalma mekânlar insan hayatnda önemli bir yer tutmaktadr. Günümüzde kapal yaplarda
geçirilen zaman giderek artmaktadr ve bu oran Dünya Salk Örgütü (DSÖ) raporuna göre
%20’si ev, %70’i i olmak üzere, % 90’dr (WHO, 1984).
Kullanclarnn sosyal, biyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarnn karlanmas amacyla
tasarlanp üretilen yapay bir çevre olan yaplarn temel amac, insan d çevreden izole
ederek güvenli ve uygun bir ortam salamak, salkl bir yaam sunmaktr (Balanl ve
Öztürk, 2006). Bu nedenle binalar, yaam kalitesini arttrmaya yönelik, iyiletirici,
rahatlatc, uyarc, tutarl, ölçü ve armoniye sahip olmal; mimari yapsyla, güvenilirlik,
temizlik ve profesyonellik mesaj vermelidir (Sungur ve Aytu, 2007). Çalma ortamnn
ergonomik bir ekilde tasarlanmas ve düzenlenmesi, i memnuniyetini ve verimliliini
pozitif yönde etkiledii gibi; olas riskleri azaltarak insanlarn yaam kalitesine dolayl
katkda bulunmaktadr (Yazc ve Kalayc, 2015).
Uluslararas Çalma Örgütü (ILO) ve DSÖ i saln bütün mesleklerde, çalann
bedensel, ruhsal ve sosyal yönden iyilik hallerinin en üst düzeyde tutulmas, sürdürülmesi ve
gelitirilmesi çalmalar eklinde tanmlamtr (ILO, 2009; WHO,2004). Ayrca, çalma
ortam özelliklerinin, çalann salnn korunmas ve sürdürülmesinde çok önemli olduu
belirtilmitir (Dindar ve dierleri, 2004).
Ofisler, okullar, yüksek teknolojide dizayn edilmi hastaneler, gökdelenler, fabrikalar
gibi farkl özelliklere sahip kapal i ortam yaplarnn içinde geçirilen zamann uzunluu
sebebiyle insan salna etkileri, artan oranda aratrma konusu olmaktadr. EPA çalma
verilerinde, kapal alanlardaki insanlarn zararl bileiklere maruz kalma orannn, açk
alanlardaki insanlara göre 2 ila 5 kat daha fazla olduu bildirilmitir (EPA, 2006).
2
dierleri, 1991).
problemi, dikkat dankl, yorgunluk, ba ars, depresyon, uyuukluk, konsantrasyon
eksiklii, tat ve koku alma eksiklii gibi birçok ikayetin artmasna da neden olduu
saptanmtr (Zeybek, 2014).
Amerikan Çevre Koruma Ajans verilerine göre Hasta Bina Sendromu, mücadele
edilmesi gereken ilk on salk sorunu arasnda dördüncü srada yer almaktadr (Uçar ve
Tademir, 2016). Etkileri dikkate alndnda çalma ortamnn durumu, oldukça önemlidir.
Amerika Birleik Devletleri’ nde yaplan bir aratrmaya göre, gökdelenlerde çalanlarn
%20’sinin i performanslarnn etkilendii, %7-10’ unun ise yorgunluk, burun tkankl,
ba ars, solunum güçlüü ve göz irritasyonu gibi ciddi sorunlar yaadklar, kii bana 12
litre/saniye d hava ile havalandrlan ofislerde çalanlarn, 24 litre/saniye ile havalandrlan
ofislerdekine oranla %35 daha fazla hastalk izni kullandklar belirlenmitir. Amerikan
Çevre Koruma Örgütü, 1993 yl için Amerika Birleik Devletleri’nde HSB kaynakl salk
harcamalar yllk kaybnn 60 milyar dolar olduunu belirtmitir (Zeydan ve dierleri, 2009).
Almanya’ da yaplan bir aratrmada, çalanlarn üretkenlii ve konforu için solunan
havann %40-60 izafi nem içermesi ve çalma ortamnn 19-20 C’de olmas gerektii
sonucuna ulalmtr. Danimarka’daki bir aratrma örneinde ise, 3507 kiiden oluan
deneklerin %27’sinde göz, burun ya da boaz irritasyonu ve %36’ snda ise ba ars,
yorgunluk, halsizlik gibi HBS ile ilikili belirtiler elde edilmitir ( Ersoy, 2010).
Bireyler ve örgütler üzerinde oldukça önemli bir etkiye sahip olan i stresi (Aytaç,
2009) ve HBS arasnda da anlaml bir iliki vardr: ortamnda yaanlan stres, çalanda
anksiyete ve gerginlik duygusu yaratrken (Erdilek Karabay, 2015); immün sistemi
3
basklamas sebebiyle de, HBS’ nda görülen semptomlar tetiklemektedir (Uçar ve Tademir,
2016). Fazla i stresiyle ilgili hastalklar her geçen gün artmakta; fiziksel olarak kalp damar
hastalklar, solunum ve sindirim sistemi rahatszlklar, kilo alm veya kayb, uyku
bozukluklar, alerji, ba ve strese bal boyun arlar oluturmaktadr. (Gillespie ve dierleri,
2001: 58). Yaplan aratrmalarda, i stresinin içilerin tatminini azaltt (Akgündüz, 2006);
iletmeler açsndan da iyerine yabanclamaya, verimliliin azalmasna ve ie devamszlk
gibi sorunlara neden olduu görülmütür (Donald ve Thomas, 1983).
ngiltere’de ve Amerika’da yaplan baz aratrmalarda, hastalklarn %75’inin
kaynanda yönetilemeyen stresin olduu saptanmtr. Ayrca uluslararas raporlarda, i stresi
kaynakl maliyetlerin yükseldii belirtilirken; Amerika’da, i stresi ile balantl ekonomik
kayplarn yllk 150 milyar dolar olduu tahmin edilmektedir (Okutan ve Tengilimolu,
2002, s.23). Ülkemizde yaplan bir aratrmada ise çalanlarn maruz kald i stresinin,
iten ayrlma niyetini ve i- aile çatmasn arttrd; i, aile ve yaam tatminini olumsuz
etkiledii belirlenmitir ( Erdilek Karabay, 2015).
Çalanlarn i yaamnda karlat koullar, performanslarn dorudan
etkilemektedir. Yaamn bir bütün olmas sebebiyle, i yaam koullar ile i yaam kalitesinin
birlikte deerlendirilmesi gerekmektedir. Bunun nedeni, her ikisi arasnda sk bir etkileimin
söz konusu olmasdr (Schulze, 1998).
DSÖ’ nün daha iyi yaam kalitesine sahip salkl, üretken ve verimli çalabilen
bireyleri hedefledii (Flanagan, 1982) günümüzde, iletmeler, daha yüksek performans
gösterebilmek için etkin ve kaliteli çalma koullar yaratma çabasna girmilerdir. Bununla
beraber i yaam kalitesi gibi kavramlara iletmelerde daha fazla önem verilmeye balanmtr.
Çünkü insanlarn, yaamlar boyunca zamanlarnn büyük bir bölümü i yerinde geçmekte ve
iinde mutlu olabildii oranda üretkenlii de artmaktadr. Genel yaam kalitesi de, çalma
yaamnda görülen olumlu ve olumsuz durumlardan etkilemektedir. Bu sebeple, i yaam
kalitesinin salanmas, yaam kalitesi açsndan önemlidir (Dedeolu ve dierleri, 2016):
4
Kaliteli bir çalma yaam, ie ballk ve i doyumunun yan sra, aile, bo zaman,
salk, eitim, arkadalk, kültür, sosyal statü gibi dier yaam alanlar ile ilgili doyum
çktlar da üretmektedir (Sirgy ve dierleri 2001).
Bahsedilen faktörler çerçevesinde yaplan aratrma sonuçlar incelendiinde, HBS’
nun, semptomlar sebebiyle çalanlarda fizyolojik ve psikolojik olumsuzluklara sebep
olduu; i stresini arttrrken, i performansn ve yaam kalitesini düürdüü görülmektedir.
Ankara’da bir vakf üniversitesi hastanesi merkez binasnda yaplan bu aratrmada;
- Çalanlarn HBS yaama durumlar incelemek; bunun i stresi ve yaam kalitesi
üzerinde etkilerini deerlendirilmek,
kaldrlmasna katk salayabilecek önerilerde bulunmak, amaçlanmtr.
Çalma, sekiz bölümden olumaktadr. Birinci bölümünde kapal ortam hava
koullarna deinilerek, gürültü, s, nem, aydnlatma, pencereden gün alma ve
havalandrma faktörleri açklanm ve çalan salna etkileri deerlendirilmitir. HBS,
i stresi ve yaam kalitesinin ele alnd ikinci, üçüncü ve dördüncü bölümlerde, ad geçen
kavramlarn tanmlamalar yaplarak, aralarndaki iliki ve kiiler üzerindeki etkileri,
literatürle desteklenerek ele alnmtr. Beinci bölümünde, çalmann amacna ve önemine
deinilerek, aratrma sürecinde kullanlan gereç ve yöntemler belirtilmitir. Aratrmann
bulgularnn yer ald altnc bölümde, odak grup görümesi, anket çalmas ve i
ortamdan alnan ölçümlerin sonuçlar, tablolar eliinde açklanmtr. Yedinci ve sekizinci
bölümlerinde, aratrma sürecinde elde edilen HBS, i stresi ve yaam kalitesi verileri ve
aralarndaki iliki tartlm, konuya yönelik gerekli önerilerle çalma sonuçlandrlmtr.
5
I. GENEL BLGLER
Günümüzde, kapal ortamlarn neden olduu ve içinde geçirilen süre ile doru orantl
olarak art gösteren hastalklar, bireylerin özel ve sosyal hayatn olumsuz etkiledii gibi,
çalma hayatnn da önemli ve büyüyen bir sorunu haline gelmitir.
ortam koullar, çalan saln önemli düzeyde etkilemektedir (Akbulut,
1996). Uygun tasarm özelliklerden yoksun kapal ortamlardaki salksz çalma koullar,
çalanlarda yorgunlua, strese, moral ve motivasyon eksikliine; enerji metabolizmasn,
solunum, dolam, kas ve sinir sistemini etkileyen birçok hastala kaynaklk etmektedir.
Bu hastalklar performans ve insan gücü kayplarna neden olurken, verimlilii ve hizmet
kalitesini de düürmektedir.
yapsal, psikolojik özelliklerine uygun tasarlanmas gerekir ( Göral, 2006:115; Camkurt,
2007 ).
ortamlarndan biri de salk hizmetlerinin sunulduu hastanelerdir (Nahcvan, 1997; Bilir,
2005:9-12).
Karmak yapl hizmet organizasyonlar olan hastaneler, Sal ve Güvenlii’ ne
likin yeri Tehlike Snflar Teblii’ nde “Çok tehlikeli iyeri” snfnda yer almaktadr
(Solmaz ve Solmaz, 2017). Bu nedenle salk yaplarnn kullanclarnn ihtiyaçlarn tam
olarak ve k, ses, s, havalandrma gibi faktörleri yeterli düzeyde karlayacak ekilde
tasarlanmas, söz konusu olann insan hayat olmas nedeniyle, çok daha fazla önem
6
tamaktadr (Güller, 2007; Geyran, 2010 ). Kapal ortam havasn etkileyen bu faktörlerin
yeterli düzeyde karlanmamas ise, çalanlarn saln tehdit etmektedir.
1.1. Kapal Ortam Hava Koullar
Salk ve verimlilik üzerindeki etkileri sebebiyle kapal ortam hava koullarnn
önemi, gün geçtikçe artmaktadr. Ayrca, insana uygun çalma koullarnn salanmas,
bireyin verimlilii ile birlikte i tatminini de artrmaktadr (Çakr, 2001).
1.1.1. Kapal Ortam Hava Koullarn Etkileyen Faktörler
Çalan için ideal diyebileceimiz kapal ortam hava kalitesini salamak ancak,
gürültü, scaklk-nem, aydnlatma ve havalandrma faktörlerini uluslararas standartlara
uygun düzeyde tutmakla mümkün olabilir.
1.1.1.1.Gürültü:
biri haline gelmitir. nsanlarn iitme saln ve alglamasn olumsuz yönde etkileyen,
fizyolojik ve psikolojik dengelerini bozabilen, iç performansn azaltan, çevrenin holuunu
ve sakinliini yok ederek niteliini deitiren bir tür kirlilik olan gürültü, insan sal
üzerinde oluturduu tehdit sebebiyle “gürültü kirlilii” olarak adlandrlmaya balanmtr
(Çok, 1997; Demir ve Akçiçek, 1984).
Tanm olarak gürültü, ‘’ kulak yolu ile gelen rahatsz edici duygu yaratan belirli
bileenleri olmayan her akustik durum olarak ifade edilmektedir (Demir ve Akçiçek, 1984).
7
Uluslararas Çalma Örgütü, “Gürültü ve Titreim” hakkndaki sözlemesinde
gürültüyü, “bir iitme kaybna yol açan, sala zarar olan veya baka tehlikeleri ortaya
çkaran bütün sesler” olarak tanmlamaktadr (Camkurt,2007).
Desibel (dB) olarak ölçülen sesin iddeti, aritmetik olarak artan bir deere sahip
deildir. öyle ki; 10 desibel 1 desibel sesin on kat, 20 desibel sesin 100 kat, 40 desibel ise
sesin 10000 kat iddetinde bir deeri ifade eder. Desibel çizelgesinde, salkl insan kulann
iitebilecei en düük ses seviyesi, 0 desibeldir ve 140 dB’ e kadarn alglayabilmektedir. 140
dB ve üzerindeki deerler ar, kulak zar yrtlmas gibi kalc hasarlara yol açabilmektedir
(Güler, 1997).
Sürekli yüksek sesle kar karya kalan insanlar, bir süre sonra bu sesi alglamazlar
ve ona alrlar. Fakat sürekli gürültünün, insan sal üzerindeki olumsuz etkisi devam
eder. Belli sürede ve belirli iddette bir gürültünün ilk etkisi, iitme eiinin yükselmesidir
(elevated hearing threshold). Zamanla, kulaktaki Koklea duyusal epiteli üzerinde hasar
oluur ve buna bal olarak gürültü nedenli iitme kayplar (NIHL-noise induced hearing
loss) meydana gelir. itme kaybyla birlikte, normal iitme düzeyindeki sesler alglanamaz
veya sesler iitilse bile anlama yetersizlii ortaya çkar (WHO, 1972).
Gürültünün insan salndaki fizyolojik, psikolojik zararlarnn yan sra, bireyin
mesleki performans üzerinde de olumsuz etkileri vardr: Ani gürültüler, nabz, solunum,
kan basnc, metabolizma ve görme keskinliinde geçici deimelere sebep olurken; sürekli
gürültüler kalc yüksek kan basnc, uykusuzluk ve migren gibi salk problemlerine
kaynaklk etmektedir (stanbulluolu ve Kr, 2016).
sveç’ teki bir aratrmada, gürültüye maruz kalma ile stres belirteci olan kortizol
8
ald gürültülü ortamda çalanlarn, yorgun olmas ve zihinsel faaliyetlerinde yavalama
gözlenirken; tedirgin, rahatsz ve sinirli olmas da stres düzeyinin yükselmesine sebep
olabilmektedir. Ayrca aratrmalar gürültünün, hareketleri engellemesi ve konsantrasyon
bozukluu oluturmas sebebi ile, i verimliliini ve üretimi dütüünü göstermitir
(stanbulluolu ve Kr, 2016).
Gürültünün salk üzerindeki etkileri dikkate alndnda, çalma ortamlarnn
sessizletirilmesi veya ses düzeyinin normal snrlarda tutulmas oldukça önemlidir. Bu durum
hastaneler gibi baz çalma ortamlar için ayr bir önem tamaktadr. DSÖ, hastanelerdeki
gürültü düzeyinin 35 dB(A)( gece ) - 40 dB(A) (gündüz) civarlarnda olmasn önermektedir.
Fakat özellikle hemire odalar, laboratuvarlar, yemekhane, teknik servis ve hasta kayt
birimi gibi birçok bölümün, i üretimini olumsuz etkileyecek düzeyde yüksek gürültüye
sahip olduu belirlenmitir (Dokuzouz, 2004).
HBS deerlendirmesinde, kapal çalma ortamdaki 46 dBA’ lk bir ses, tavan limit
olarak kabul edilir (Ersoy, 2010).
Yaam kalitesini bozmadan alnacak basit tedbirlerle, insan saln olumsuz
etkileyen gürültü kirliliini önlemek mümkündür (Çok, 1997). Gürültü kontrolünde
izlenebilecek en etkin yollar srasyla;
- Gürültünün, kaynanda yok edilmesi veya azaltlmas (Daha az gürültülü
makine veya ilemlerin devreye sokulmas vb.),
- Gürültünün, yayld yol üzerinde yok edilmesi veya azaltlmas (gürültü
kayna ile kii aras mesafeyi arttrmak, ses emici malzemeler kullanmak vb. ),
- Gürültünün, alcda azaltlmas (Tkaç veya kulaklk kullanmak vb.) eklinde
özetlenebilir ( stanbulluolu ve Kr, 2016).
9
1.1.1.2. Is ve Nem:
nsan vücudu, bulunduu ortamdaki hava durumuna göre iç organlar ve merkezi
sinir sistemini sabit sda tutmakla görevlidir. Vücut scakl genellikle 36.5 °C de dengede
tutulur. Bu denge, scak havalarda terleyerek, souk havalarda ise oksijenle besin maddeleri
yaklarak salanr (Hayta, 2007).
Çalma ortam ssnn 17°C’nin altna dümesi, kiide ar enerji gereksinimi,
dolam bozukluklar, titreme, souk algnl, kas- eklem rahatszlklar ile verimliliin
dümesine neden olabilir (Düüngülü ve dierleri, 2014).
Hava scakl, normal deerlerden uzaklap, dayanlabilir yüksek deerlere
yaklatkça ise srasyla, bkknlk, çabuk öfkelenme, dikkatsizlik, bal hata saysnda art,
zihinsel çalmada ve beceri gerektiren ilerde performans düüklüü, i kazalarnda art,
ar ilerde performans düüklüü, vücutta su ve asit-baz dengesizlii, kan dolam zorluu,
yüksek düzeyde yorgunluk gibi bozukluklar görülebilir (www.isguvenligi.net/yararli-
bilgiler/isyerinde-ortam-atmosferi-kosullari/).
Yaplan bir aratrmada, normalin çok üstünde scaklk deerine sahip ortamlarda
çalanlarn kta görememe, batma hissi ve kzarklk ile ortaya çkan göz irritasyonu, cilt
yanklar, nefes alamama, boaz ars, öksürük, balgam çkarma gibi belirtiler yaadklar
görülmütür (Camkurt,2007).
Çalma ortamndaki scaklk kadar, hissedilen scaklk ve sl konfor da önemlidir.
Hissedilen scaklk, kiinin ortamdaki hava hareketlerinin, scakln ve nem orannn etkisi
altnda hissettii scaklktr (imek, 1994). Isl konfor ise; “insann bulunduu ortamn sl
koullarndan honut olmas” olarak tanmlanmaktadr (Aydn ve Mhlayanlar, 2017).
Çalann salnda ve sl konforunda önemli olan bir dier faktör ise, ortamn
nemlilik düzeyidir. “Rölatif nemlilik” derecesi de denilen nemlilik, var olan ortam ss
koullarnda, iyeri havasn doymuluk düzeyine kadar getirecek su buhar deerine (%100
nemli) göre yüzde orandr. Kapal ortamlarda normal kabul edilen bal nemlilik düzeyi,
10
%35–55 arasndadr. %45 civarndaki bal nem ise idealdir. Kuru kabul edilen ortamlar,
%35’in altnda nemlilie sahiptir ve bu nemlilik düzeyi istenmemektedir. “Ya” olarak kabul
edilen ortamlarda nem düzeyi, %55’in üzerindedir (Termodinamik Dergisi, 2009).
Kapal ortamda önerilen standartlarn dndaki nemlilik oranlar, çalan üzerinde
çeitli olumsuzluklara neden olmaktadr. Nem oran dütüünde, rahatszlk veren burun
ve az boluu kuruluu yaanrken, yüksek nemlilik düzeyinde ise burun ve boazda
dolgunluk hissedilmektedir. Ortam ss yükseldikçe, bu etkiler de artmaktadr. Ayrca,
nem oran ve snn birlikte yükseldii durumlarda, mikroorganizmalarn yerleimine frsat
yaratan slak yüzeyler olumaktadr (lçe ve dierleri, 2009).
Bütün bu etkiler sebebiyle, hem insan salnn ve eyann korunmas; hem de
virüslerin, bakterilerin, küf, toz ve akar oluumlarnn çoalmasn engellemek için nem
kontrolü ve kurutma yaplmas gerekmektedir. Kontrol ve kurutma süreçlerinde, iç hava
kalitesi ile ilgili standartlar dikkate alnmaldr. Örnein; Amerikan Istma, Soutma ve
Havalandrma Mühendisleri Topluluu (ASHRAE) standartlarna göre, hastanelerin içindeki
ameliyathane gibi birçok alann scakl 20 °C ve 24 °C arasnda ve % 30 ile % 60 bal
nemde tutulmas gerekmektedir ( Akyaz ve dierleri, 2011).
Dünyada iç hava kalitesiyle ile ilgili izin verilebilen snrlar belirleyen baz
standartlara dair, önerilen iç ortam scaklk ve nem snr deerleri öyledir (lten ve dierleri,
2017):
Almanya- DIN 15251;
Hong Kong- HKGCC;
11
1.1.1.3.Aydnlatma
Bir yüzeye düen k miktarna aydnlatma denir ve birimi lux (lx)’tür. Mekanlarn
aydnlatlmas, doal aydnlatmann yetersiz kald durumlarda yapay k kaynaklar olarak
da tanmlanan lamba ve ya lambalar kullanlarak salanmaktadr ( Güler, 1997 ).
yerlerindeki aydnlatmann düzeyi ve kalitesi, çalanlarn davran eklinde,
çalma gücünde ve görme olgusunda; dolays ile sal ve verimliliinde doru orantl
bir etkiye sahiptir (Cam Kurt, M. Z. 2007). Bu nedenle aydnlatmada amaçlanan, cisimlerin
kolayca görülüp tannmasn, ortamn güvenli ve hoa giden bir durumda olmasn salamak
ve bunu sürdürmektir ( Güler,1997 ).
yi aydnlatma görme keskinliini, i görme hzn ve baar durumunu arttrrken;
yorgunluu ve i kazalarn azaltmaktadr. Ayrca iyi görmeyi salayan uygun bir aydnlatma,
iin daha ksa sürede bitirilmesine yardmc olur (Parlar, 2008), kiinin etkin çalabilmesini
mümkün klar ve yaam konforunu arttrr ( Güler, 1997 ).
CIBSE’nin ‘Hastaneler ve Salk Yaplar için Aydnlatma Rehberi’ nde aydnlatmann
üç ana fonksiyonu; kapal ortamlarda kiilerin güvenliini, görsel performansn salamak
ve baarl bir görsel çevreyi elde etmek eklinde sralanmtr ( CIBSE, 1994 )
Bu ve benzeri nedenlerle, baz mekanlarda kullanlmas istenen asgari aydnlatma
iddetleri belirlenmitir ve tablo 1’ de gösterilmektedir ( Karaozan, 2015) .
12
BÜROLAR:
Konferans salonu 200
önemlidir. Özellikle hastanelerde, aydnlatma tasarm yaplrken, kullancy rahatsz edecek
durumlarn önlenmesi ile birlikte, psikolojik olarak rahatlatacak artlarn salanmasna da
dikkat edilmelidir (Altuncu, 2009) Bunun için çalma ortamlarnda görsel holuk, renklerin
ifadelendirilmesi, fonksiyon, psikolojik takviye, biyolojik kayglar göz önünde bulundurularak
uygun klandrma seçilmelidir (Mahnke, 1996, s. 148). Hastane mekanlarnn, sunduklar
salk hizmeti ilevlerine göre gerek duyduklar Lümen/m2 oranna dayanarak belirlenen ve
birimi lux (lx) olan aydnlk düzeyleri, CIBSE’nin ‘Code for Interior Lighting’ kitabnda u ekilde belirlenmitir:
- Doktor odalarnn genel aydnlatmas 100-200 lx arasnda,
- Bölgelik aydnlatmas 400-800 lx arasnda,
- Tehis ve tan odalarnn genel aydnlatmas 250-1000 lx arasnda,
- Ameliyat salonlar genel aydnlatmas 500-1000 lx arasnda,
- Ameliyat masas bölgelik aydnlatmas 20000-40000 lx arasnda,
-Sterilizasyon odas aydnlatmas 400-800 lx arasnda,
- Diçi ve doum koltuu aydnlatmas 5000-10000 lx arasnda,
- Bebek odas aydnlatmas ise 100-200 lx arasnda olmaldr ( Altuncu, 2009).
Çalma ortamlarnda aydnlatma koullarnn çalann yapt ie uygun olmamas,
salk sorunlarn da beraberinde getirmektedir. Uzun süreli görsel çalmalarda, n az
ya da çok olmas, ortamn parlakl veya kontrast gibi durumlar, göz yorgunluuna neden
olur. Bu yorgunluun en önemli belirtileri, gözlerde; kzarma, sulanma, batma hissi, çift
görme, görme keskinliinde azalma ve ba arsdr (Güler, 1997). Aydnlk düzeyinin,
yüksek olduu ortamlarda kiilerin, melatonin seviyelerinin etkilenmesine bal olarak uyku
ya da uyarlmlk hali nedeniyle, salk sorunlar yaadklar, biyolojik ritminin etkilendii
görülmütür. (Turgay ve Altuncu, 2010). Baz çalmalarda, sürekli olarak parlak kla
karlamann pineal bezin melatonin üretimini azaltp, östrojen salnmn attrd, bunun
da meme doku epitelinde maligniteye neden olduu sonucuna ulalmtr (TTB, 2008:14).
Hassas i yaplan yerlerdeki yetersiz aydnlatmada ise, çalann verimlilii azalmaktadr
(Ilcak, 1988:134).
düzenlenmesinde etkili olduunu göstermitir. (Turgay ve Altuncu, 2010).
1.1.1.4. Pencereden Gün I Alma
Güne , dorultulu bir ktr. Gök i ise, yaynk bir k olarak kendini
gösterir. Her ikisinin farkl oranlarda birlemesiyle, gün oluur. Bir odann herhangi bir
noktasndaki gün, gökyüzünden dorudan alnm bu k türlerinden herhangi birinin
ve içerdeki yanstc yüzeylerden yansyarak meydana gelen dolayl ktan olumaktadr
(Aykal ve dierleri ).
‘’Salk hizmeti sunan binada hastalarn ve çalanlarn bulunduu tüm alanlarn mümkün
olduu kadar gün almaldr. Binann içinden darya bakldnda rahatlatc, göze
ho gelen manzaralar bulunmaldr’’ denilmektedir. https://sbu.saglik.gov.tr/Ekutuphane/
kitaplar/s.b.2010_klavuz_lowres_23092010.pdf
Kapal ortamlarda doal aydnlatmay ihmal etmek, hem kullanc ihtiyaçlar hem de
enerji verimlilii yönünden, uygun deildir. ç mekanlar için uygun olan en iyi aydnlatma,
ancak doal ve yapay n birlikte ideal birleimi ile elde edilebilir (Altuncu veTansel).
Doal bir klandrma olan gün , insanlarn psikolojik açdan iyi hissetmelerini
salayan önemli bir klandrma türüdür (Horton, 1997). Bu nedenle iyerlerinin
aydnlatlmasnda, güne ndan yeterince faydalanlmasn salayacak projelendirmeler
yaplmaldr (Parlar, 2008). Özellikle hastane yaplanmalarnda; personelin yaam alanlar
ve bekleme mekanlar, çalanlarn ve hastalarn oryantasyonunu arttran güne ndan
yeterince faydalandrlmaldr (Kuruçelik, 2009). Ayrca, doal aydnlatmada etkili olan
saydamlk oran, pencere türü, doru seçilmi güne kontrol panelleri, yönlendirme durumu
gibi parametrelerin kontrol altnda tutulmasyla, kapal ortamlarda yapay aydnlatma enerji
tüketiminin azaltlmas da mümkün olacaktr (Aykal ve dierleri).
15
aratran bir çalma sonucunda, oksijen saturasyonunda artma ve kan basncnda azalma
olduu, bununla birlikte sabah uyku durumunda pozitif bir etki yaratt belirlenmitir
(Zadeh ve dierleri, 2014)
ASHRAE- 62 “Ventilation for Acceptable Indoor Air Quality” standardna göre salkl
iç hava kalitesi; ortamda, yetkili otoriteler tarafndan belirlenen zararl konsantrasyonlar
seviyelerinde bilinen kirleticilerin bulunmad ve kiilerin en az %80’inin hava kalitesiyle
ilgili herhangi bir honutsuzluk hissetmedii hava olarak tanmlanmaktadr. Yaplarda iç
hava kalitesi, kirletici kaynana olan uzakla ve havalandrmaya bal olarak deiim
göstermektedir (Aydn ve Mhlayanlar, 2017).
Bir iyerinde temiz hava ve serinlik ihtiyacnn karlanmas, insanlarn ve makinelerin
yayd snn datlmas, havaya karan zararl madde miktarnn azaltlmas ve hava
kirliliinin hafifletilmesi için, havalandrma gereklidir (afak, 1997:109).
ç hava kalitesini dorudan etkileyen havalandrmann düzgün yaplabilmesi, bilinen
bir kaynaktan ortama hava alnmas, ardndan filtreleme yaplmas, nemlendirilmesi ve ön
soutma ya da stma aamalarn kapsar ( Kurddan, 2006 ).
ç ortamdaki hava, d ortamdaki havayla karlanr ve üç yolla gerçekletirilir:
- nfiltrasyon (Kap, pencere, çerçeve ve baca gibi boluklardan),
- Doal havalandrma (Kap ve pencerelerin açlp kapatlmasyla),
- Fanlarn kullanld havalandrma sistemleri (ç ortama hava salanmas
veya ortamdaki havann dar atlmasyla) (Jacobson,2002).
Havalandrlma yaplrken ister doal, ister yapay yöntem kullanlsn; havann, akm
hznn fazla olmamas, belli bir nemlilik düzeyinde ve oda scaklnda olmas istenmektedir.
(Ticaret ve Turizm Eitim Fakültesi Dergisi Yl: 2007 Say: 1)
16
Normal snrlar içindeki ortam ssnda ve yaylan s düzeyinde ideal hava akm,
150 mm/ saniye civarndadr. 100 mm/ saniye’ nin altnda hava deiimi olan çalma
ortamlar, ‘’havasz’’ olarak kabul edilirken; hava hareketinin 510 mm/saniye’ nin üzerine
çkt durumlarda ise ortam, ‘’esintili’’ olarak deerlendirilir (Ersoy, 2010).
yerinde solunan havann kalitesinde önemli etkileri olan iç ve d ortam, hasta bina
sendromuna neden olabilmektedir (Walczak ve dierleri, 2016).
Bu ortamlardan iyerlerine salanan havann kaliteli olabilmesi için, doru
havalandrma sistemleri üzerinde dikkatle durulmaldr. Üstlendikleri salk imaj nedeniyle,
özellikle hastanelerdeki havalandrma sistemleri, mesleki veya hastane kaynakl infeksiyonlar
önleyecek ekilde yaplmaldr (Baykam, 2004). Ayrca havalandrma sistemlerinin, uygun
hijyen artlarn salayacak ekilde düzenli olarak temizliinin yaplmas da çalan sal
ve güvenlii açsndan oldukça önemlidir.
Kaliteli bir filtreye sahip hava temizleyicinin; kokular %32-%56, küfleri %97,
havadaki bakterileri %78, bakterileri %34, uçucu organik maddeleri %13 ila %29 oranlarnda
azaltt belirlenmitir ( Bulgurcu ve arkadalar, 2003 ).
17
ve içerisinde bulunduu corafya gibi birçok etmen kaynaklk etmektedir; Yap ina ekli
bölge corafyas ile uyumlu olmayan ve amacna uygun kullanlmayan binalar, ya ne olursa
olsun, iç ve d etmenlerden etkilenmeleri sonucu hastalanabilmektedir (Otlu, 2012): Bina
d kaynaklardan iç ortama kirleticilerin girmesi ve yaylmas; biyolojik kirleticiler; yetersiz
havalandrma gibi binalar hasta eden nedenlerin birkaç, genellikle bir arada bulunmaktadr.
Bu nedenlere, çalanlarn aydnlatma, scaklk ve nem seviyelerine dair ikayetleri de,
çounlukla elik etmektedir (Baechler, 1991).
çinde bulunan kiiler üzerindeki etkileri dikkate alndnda hasta binalar, birbirine
yakn fakat farkllk gösteren terimlerin ortaya çkmasna neden olmutur. Özellikle ‘’Binayla
likili Hastalk (BH) ve ‘’Hasta Bina Sendromu (HBS) birbirine kartrlmamas gereken
iki tanmlamadr.
- Bina içindeki kiilerin ikayetleri, öksürük, göüste skma, ate, titreme ve
kas arlardr.
- Kiilerin ikayetleri, binadan ayrldktan sonra da uzun süre devam etmektedir (EPA,1991).
18
çatmalarna neden olan psikolojik ve psiko-nörolojik boyutta baz olumsuzluklar, kimi
zaman da hastalklar beraberinde getirmektir (Zeybek, 2014). Çekirdek semptomlar
uyuukluk, mukoza tahrii, ba ars, göz iritasyonu ve kuru cilt olan HBS’ nun tehisi için,
semptomlarn “ar derecede” bildirilmeleri ve bata “i ile ilgili” olmas gerekmektedir (
Lyles ve dierleri, 1991).
EPA HBS verileri göstergelerinde;
- Bina sakinlerinin yakndklar semptomlarn göz, burun veya boaz
tahrii; kuru öksürük; ba ars, ba dönmesi ve mide bulants; kokulara duyarllk;
kuru veya kantl cilt; konsantrasyon zorluu; yorgunluk gibi akut rahatszlklar
olduu,
ksa bir süre sonra ikayetlerinde rahatlama bildirdikleri kaydedilmitir (EPA, 1991).
HBS’ nun prevelans evlerde düük, ofis ortamlarnda yüksektir; yaygnl ise, d
hava ak hz, nemlilik sorunlar ve nemlendiricilerin varl, fotokopi makineleri, düük
temizleme standartlar, binann ya gibi teknik faktörlerle ile ilikilidir (Sundell, 1996).
HBS’ nun prevelansnda etkili olan baz risk faktörleri;
- Kiisel faktörler (Cinsiyet, Hiperreaktif havayolu, Atopi, önceden var
olan baz hastalklar),
- Hava kirleticileri,
19
2.2.1. Hasta Bina Sendromu Teriminin Ortaya Çk ve Baz Tanmlamalar
Hasta Bina Sendromu (HBS) ilk olarak 1975 ylnda yaymlanan üç ayr makalede
ele alnmtr; Becker ve Maiman, sosyal davrann sala etkilerini incelemi ve baz tbbi
koruyucu önerilerde bulunmulardr. Alexanderson, bir binann mimari özelliinin salk
üzerindeki etkisini ele alarak, binalarn hasta kitleler üzerindeki olumsuzluunu vurgulam
ve salkl bir yaamn gerekliliklerine dikkati çekilmitir. Stucki ise, “Kanser hastas
çocuklarda psikolojik koruma” konusunu iledii çalmasna bal olarak bina planlanmas
yolu ile koruyucu hekimlik açsndan alnabilecek önlemlerden bahsetmitir.
1982 ylnda Ricks “hasta evler, hasta ofisler” tanmlamasn yapt çalmasnda,
binalarn hastalanmas nedeniyle içinde yaayanlarn rahatszlanmasn ele almtr.
1983’te Steuber ve Muller psikiyatri hastalar üzerine yaptklar ve ilk kez Hasta Hastane
Sendromu tanmnn da yer ald çalmalarnda, hastane binasnn hastalar üzerindeki
etkilerinden bahsetmilerdir. Fischer’ n 1984 ylna ait makalesinde ise, doktorlarn
psikolojisi ele alnrken; i ortam, fizyolojik ve psikolojik olarak iki farkl yönüyle
incelenmitir. Bu çalmayla birlikte çallan ortamn düzeni, mimari yaps ve özellikleri
sorununu ortaya çkarmtr. Ayn yl, çallan ortamnn içindekileri toplu olarak hangi
yönde nasl ve ne kadar etkileyebilecei konularna deindii çalmasnda Hicks, “skc
bina sendromu” tanmlamasn yapmtr. Riesenberg ve Arehart HBS’un içinden çkmas
ne kadar zor ve karmak bir durum olduunu vurgulad çalmasnda “Hasta bina”, bina
sakinleri ve çalanlarn ba belas sendromu tanmlamalarn yapmlardr (Özyaral, 2003).
2.2.2. Hasta Bina Sendromu’ nun Tanm
HBS, ‘’ kiide son üç ay içinde, her hafta en az bir genel, bir mukozal ve bir deri
semptomunun bulunmas” eklinde tanmlanmtr (Eriksson, Stenberg,2006).
Çevre Koruma Ajans (EPA) Hasta Bina Sendromu ile ilgili olarak;
- Semptomlarn, belirli bir binada veya binann bir bölümünde harcanan
zaman ile geçici olarak ilgili olduunu;
20
- Semptomlarn mevsimsel olarak tekrarlandn (scakta ve soukta);
- Ayn i ortamndaki i arkadalarnda veya akran olanlarda benzer
ikâyetlerin kaydedildiini belirtmitir (Spellman, 2008).
2.2.3. Hasta Bina Sendromu’ nun Semptomlar
Dünya Salk Örgütü (WHO), 1982 ylnda HBS semptomlarn be grupta
toplamtr:
- Nörolojik etkiler (Ba ars, ba dönmesi, bulant kusma, yorgunluk,
konsantrasyon eksiklii);
- Sebebi bilinmeyen ar duyarllk reaksiyonlar (Nefes darl, öksürük,
astm olmayan kiide hrltl solunum)
- Koku ve tat duyu kusurlar (Anormal koku alglamas) (WHO,1982).
HBS’ nda kiilerde en çok ve srasyla boazda aknt, tahri ve kzarklk;
konsantrasyon bozukluu, yorgunluk; gözlerde aknt ve kzarklk semptomlarnn
yaandn gösteren çalmalarda (Bourbeau ve dierleri, 1996), bu semptomlarn iç ortama
girildikten sonra 15 dakika ile birkaç saat içerisinde balad ve bina terkedildikten sonra
ortalama 30 dakika ila birkaç saat arasnda düzeldiini bildirilmitir (Zeydan ve dierleri,
2009).
HBS semptomlarnn ortaya çknn kiisel özelliklere, stresle ilikili durumlara
veya iç ortamdaki hava kirleticilerine bal olabildii, yaplan çalmalarda ortaya konmutur.
21
(Baechler, 1991). Düük i statüsü, iteki tatminsizlik ve stresin, HBS semptomlarnn
görülme olasln arttrd belirlenmitir (Redlich ve dierleri.1997).
naat teknolojisindeki gelimeler ve yap malzemesi olarak daha fazla sentetik
materyallerin kullanm binalar daha konforlu ve yaltml hale getirirken dier yandan
kullanlan sentetik malzemeler iç ortam hava kalitesini bozmaktadr ( Jones, 1999).
Özellikle k aylarnda yeterince havalandrlmayan yaltml binalar, salk için
tehdit oluturabilmektedir https://www.gbrionline.org/cruel-irony-sick-building-syndrome-
dikkat çekilmitir https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1443885/
Yaygnl giderek artan HBS sorunu, genellikle fizyolojik anormallikler, kalc
sekeller oluturmamakla birlikte; semptomlar, rahatsz edici olabilmektedir. Bu nedenle,
HBS ikayeti bulunan hastalarn deerlendirilmesi ve tedavisi, hem hastay hem de binay
kapsamaldr. Binalarn yerinde deerlendirilmesi, bu süreç için oldukça faydaldr. Belirli
etiyolojik ajanlar olmasa bile, çevresel kirleticilerin azaltlmas, havalandrma iyiletirmeleri
yoluna gidilmelidir ( Redlich ve dierleri 1997): Gerek binalarn ina sürecinde, gerekse
sonrasnda havalandrma sistemlerinde yüksek etkinlikte filtrelerin kullanlmas ve
zamannda yaplacak bakmlar ile kirlenmelerinin veya kirli havay geçirmelerinin
engellenmesi, mümkün olduunca az miktarda fibröz malzeme kullanlmas ve silinebilen
yüzeylere arlk verilmesi, binann hava girilerinin kirlilik kaynaklarndan uzakta olmas,
iç ortamn uygun temizleme ile tozdan arndrlmas uygun görülürken, çalanlara stresle
baa çkma eitimlerinin verilmesi önerilmektedir (Günaydn, 2013).
22
Stres kavram, kökeni Latince olan “Estrictia” kelimesinden gelmektedir. Bat
literatüründen geçmi olan kavram, 17. yy.’da felaket, bela, musibet, dert, keder, elem
anlamlarnda kullanlmtr. 18. ve 19. yy.’da ise farkl anlamlar tayan bu kavram, güç,
bask, zor gibi anlamlarda objelere, kiiye, organa veya ruhsal yapya yönelik basky ifade
etmitir (Balta ve Balta, 1997).
Günümüzdeki anlamyla stres kavramn ilk kez Hans Selye kullanm ve
“organizmann her türlü deimeye kar özel olmayan tepkisi” olarak tanmlamtr
(Pehlivan 1995:7). Selye’ den sonra bir çok bilim adam da stresi tanmlam; Lazarus,
“insanlar üzerinde fizyolojik, sosyal ve psikolojik sistemlerde rahatszlk yaratabilecek ar
taleplerin sonucu” (engül, 1999); Schermerhorn, “olaanüstü talepler, snrlamalar veya
frsatlarla yüz yüze gelindiinde birey tarafndan yaanan bir gerilim durumu” ; Iwanchevich
ve Matteson, “uyaranlar, tepkiler ve iki etkinlik arasndaki etkileimi” ; Cox, “birey ve
çevresi arasndaki karmak ve dinamik etkileim sisteminin araclk yapan ve tehdit eden
bir parças”(Pehlivan 1995:7); Mandler, “zararl etkenlerin yaratt tehlike iareti” olarak
ifade etmilerdir. Menaghan ve Mullan’ n özetlemesinde ise, “Stres organizmann zararl
ortamla karlaan organizmann bu ortamla ba edebilecek güçten yoksun olduunda ortaya
çkan kötü ve zor bir durumdur” (Köknel, 1989: 10).
3.2. Stres
Stres, ‘’ Bireysel farklar ve psikolojik süreçler yoluyla gösterilen uyumsal bir
davranm olup, kii üzerinde ar psikolojik veya fiziksel basklar yapan herhangi bir d
(çevresel) hareket, durum veya olayn, organizmaya yansyan sonucudur’’ (Artan, 1986).
23
Stres hem uyarc, hem davranm, hem de bu ikisi arasndaki etkileimi içeren bir
kavramdr (Balta, 2000): Organizmann ruhsal ve bedensel snrlarnn tehdit edilmesi ve
zorlanmas ile ortaya çkar ve çeitli fiziksel ruhsal belirtiler gösterir. Stres düzeyi ise, sadece
bireysel özelliklerden etkilenir ( Draper ve dierleri, 2004).
Stresin temelinde insan alglamasnn ve deneyimlerinin deerlendirmesi yatmaktadr
ve kii ile stres yaratan nedenler arasndaki etkileim sonucu ortaya çkmaktadr. Stres
nedenlerinin bireyden, çevresinden ve çevre ilikilerinden kaynakland düünülmektedir.
Stresi azaltmada ya da çoaltmada asl etkenin, kiinin deneyimlerine anlam verii,
yönlendirii ve deerlendirii olduu söylenebilir (Cücelolu, 1996; Keskin, 1997).
Aslnda günlük hayatta karlalan bir parça stres, zorluklarla basa çkmada ihtiyaç
duyulan gücü, enerji ve uyankl salar. Fakat stresin yüksek düzeyde, uzun süreli veya
sürekli yaanmas yorgunlua, verimin dümesine neden olur ve bedensel ve ruhsal sal
tehlikeye sokar. Günlük hayatta baa çkamadmz stresler, bir konu ya da ie younlamada
zorluk, huzursuzluk, uyku bozukluklar, bas ars, çarpnt, mide rahatszlklar, omuz ve srt
arlar gibi yaknmalara neden olabilir (Salkl Yaam Önerileri, Ankara, bilheal.bilkent.
edu.tr/uremesagligi/hareketliyasam.html, (15.04.2013).
Stresle baa çkma tarzlar ise, ruh sal açsndan koruyucu rol oynamaktadr.
Bu tarzlarn bazlar kiiyi stresli yaam olaylarndan uzak tutarken, bazlar da ruhsal
bozukluklara kar bireyin duyarlln arttrmaktadr (Muris ve dierleri, 2001).
3.3. Stresi
Son yllarda i stresi üzerine yaplan aratrmalarda, yaanlan i stresi ile fizik ve
ruh sal, verimlilik ve bireyin yapt i hakkndaki genel tavr olarak da tanmlanan i
doyumu (Robbins, 1999) arasndaki ilikiler, sklkla vurgulanmaktadr.
24
doyumundaki artlar ya da azalmalar ile ilikili bulunmutur (Batgün ve ahin, 2006).
Optimum düzeydeki bir stres, çalan motive ederek performansn arttrabildii ve
i tatminini salayabildii gibi; ar stres de çalann performansn düürerek kötü
çalmasna ve baarszlna neden olabilmektedir. Ayrca kii, ar i stresinden kaynakl
fiziksel veya psikolojik sorunlar yaayabilmektedir. Çalann ar stresli durumu, birey ve
örgüt açsndan maliyeti oldukça arttrmaktadr (Aydn, 2004).
stresi, “bireyi normal fonksiyonlarndan saptran psikolojik veya fiziksel
davranlarn deitiren, ile ilgili etmenlerin sonucunda oluan psikolojik bir durum veya
iin gerekleri ile çalann yetenekleri, kaynaklar ya da gereksinimleri arasnda uyumsuzluk
olduunda ortaya çkan, zararl fiziksel ve duygusal cevaplardr” (Cam, 2006).
yerinde çalanlarn yaadklar stres, i stresi olarak tanmlanmaktadr. Yaanlan
i stresi düzeyi ise i görenin kendisine, iin niteliine, i d faktörlerin etkisine bal olarak
deimektedir. Uyarcdan farkl olan stres, uyarcnn bir derece ilerisidir (Güçlü, 2001:
92). Uyarc sadece vücutta herhangi bir tepkiye neden olurken, stres dayanma eiini aan
uyarclar nedeniyle vücudun dengesini bozar. Yaanlan stres sonucu, vücutta bir tepki olarak
gerilim ortaya çkar (ahin, 1995). Dolays ile iten kaynaklanan stres, çalann fiziksel,
duygusal, sosyal davranlarn ve iyeri ile ilikilerini yakndan etkileyebilmektedir.
Yüksek düzeydeki i stresi çalanlarda, endie, sknt, sinirlilik, depresyon, kendine
güvenin azalmas, dikkati toplamada yetersizlik, karar verme güçlüü ve i doyumsuzluu
gibi psikolojik sorunlara neden olabilecei gibi, yüksek kan basnc, ülser, kalp hastalklar
hatta kanser gibi fiziksel sorunlar da ortaya çkarabilir (Akta, 2001).
Ayrca iyerlerinde yaanan olumsuzluklar, ksa ve uzun dönemde çalanlarn
verimliliini ve performansn olumsuz yönde etkiler. Bunlara paralel olarak çalanlarda
sorumluluk duygusunun, örgüte ilgi ve balln azalmas, ite hata yapma ve yetersizlik
25
duygusu gibi dorudan; ie geç gelme, iten erken ayrlma, ie devamszlk yapma, i
doyumsuzluu ve ie younlaamama, ani emeklilik istemi gibi, dolayl durumlar ortaya
çkar (Cemalolu, 2007).
profesyonel bir kiinin mesleinin özgün amac ve anlamndan kopmas, hizmet verdii
insanlarla artk ilgilenmemesi eklinde tanmlamtr ( Maslach ve dierleri, 2001 ).
3.3.1. Stresi Faktörleri
Stresli olaylarn yaanma skl ve younluu, i yeri koullarnn ve bireyin
kiiliinin etkileimi ile ilgilidir. Stresli olaylar, baz i ortamlarnda dierlerine göre daha
fazlayken, kimi çalanlarda da dierlerine göre daha youn yaanr (Batgün ve ahin,
2006).
Erdoan’a (1996) göre ‘’i stresi, kiinin ii ve i ortamn alglamas ile ilikilidir.
Belli bir i bir çalanda strese neden olurken bir bakasnda strese neden olmayabilir’’
(Erdoan, 1996).
Lerner ve arkadalarnn yapt bir çalmada, ie bal gerginlik ile fiziksel
fonksiyon, fiziksel rol, enerji/yorgunluk, sosyal fonksiyon ve mental salk arasnda negatif
ilikinin olduu; ie bal gerginliin artmas ile birlikte salk durumunun da bozulduu
belirlenmitir ( Kavlu ve Pnar, 2009).
Bireyin vücut dengesini bozan ve kiiyi endieye iten stresin, i ortamlarndaki
faktörleri;
- Fiziki artlar (ar gürültü, kalabalk, scak ve souk yerde çalma),
26
eitsizlikler),
tannmamas) (Cam, 2006),
dengesiz kontrol sistemi) v.b. ekilde sralanabilir (Akta, 2001).
Ayrca çalann i dndan getirdii aile problemleri ve ekonomik skntlar gibi
faktörler de i stresi üzerinde etkili olabilmektedir (Turunç ve Çelik, 2010).
3.3.2. Ar Stresi Belirtileri ve Semptomlar
Vücutta fizyolojik deiikliklere neden olan stres, baklk sistemini olumsuz
etkileyerek çeitli hastalklara zemin hazrlamaktadr. Bu sebeple, i ortamnda yaanlan
stresin HBS‘nda görülen semptomlarn tetiklenmesinde bir etken olduu, bilinmektedir
(Chang ve dierleri,1993; Gupta ve dierleri, 2007)
yerindeki stres belirtileri ve semptomlar u ekilde sralanabilir:
- Rekabete kar koymay becerememe,
- Kark durumlarda baarszlk, panik olma,
- yerindeki sorunlara ar duygusal tepki gösterme,
- Baarl olmay baaramama,
- Dayanma eksiklii,
- Katlmcln azalmas,
mide barsak hastalklar, alerjiler, göüs arlar, konsantrasyon güçlüü, titreme, el
terlemesi, romatizmal arlar gibi psikosomatik belirtilerde art yaanmas ) (Ba, 2012).
3.3.3. Stresi ile Baa Çkma Yollar
Stresin bireysel ve örgütsel açdan oldukça önemli olduu bilinmektedir (Akcan,
2013). Stresli i yaam, çalanlarn duygusal açdan gergin olmalarna, bakalaryla
anlaamama ve uyumsuzluk gibi kiilik özellikleri göstermesine yol açabilmektedir. Dier
taraftan stres, dorudan ya da dolayl bir biçimde i görme maliyetini yükseltmekte ve
çalanlarn ve i yaamnn niteliini düürebilmektedir http://www.ceis.org.tr/dergiDocs/
makale237.pdf .
Stres younluu ile iteki baar düzeyi arasnda bir ilikinin olduu dikkate
alndnda, örgütsel ve bireysel verimlilii arttrmak için i yaamndaki stres younluunun
kontrol altnda tutulmas gereklilii ortaya çkmaktadr (Ba, 2012).
Çalanlar açsnda iin;
açmadan yaplabilir olmas,
- Psiik açdan bireyin kendini iyi hissetmesi konusunda bir engel oluturmamas
ve iten honutluu artrc nitelikte olmas,
28
- Çalan bireyin kiiliinin gelimesine katkda bulunmas gibi özellikleri,
i yaamndaki stresle de ilgili olduu için, yöneticilerin bu açdan da iyiletirici
önlemleri uygulamalar gerekmektedir (Ertekin, 1993).
Ayrca örgütler, çalanlarn stresle baa çkabilmeleri, stresin olumsuz etkilerinden
korunmalar ve stres yönetimi için hizmet içi eitim programlar planlanmal ve
uygulamaldrlar (Akcan, 2013).
gösteren bir kavramdr (Marans, 2007).
1960 ylnda yaynlanan ve Long’a ait olan ‘’On the Quantity and Quality of Life”
adl makalede ilk kez sözü edilen yaam kalitesi teriminin, tüm bilimler arasnda kabul
gören ortak bir tanm bulunmamakla birlikte (Bilir ve dierleri, 2005); Dünya Salk
Örgütü yaam kalitesini “bireyin yaad kültür ve deerler sistemi içinde kendi amaçlarn,
beklentilerini, standartlarn ve ilgilerini göz önüne alarak yaamdaki durumlarn alglay
biçimidir” eklinde tanmlamtr (WHO, 1997; The WHOQOL Group, 1998).
Yaam kalitesi, aile, i yaam ve sosyoekonomik koullar ile birlikte bireyin gündelik
hayatndan ald doyum ve iyilik algsn da içermektedir (Beser ve Öz, 2003).
4.1. Yaam Kalitesi le likili Baz Kavramlar
Bireyin ruhsal durumunu, fiziksel, ailesel ve toplumsal ilevlerini, çevreden
etkilenmiliini ve bireyin ilevselliini oldukça etkileyen yaam kalitesi, meslek ve
i yaamndan etkilenmektedir. Çalanlarn ruhsal olarak ilerinden etkilenmeleri,
yaam kalitelerine de yansmaktadr (Yeil ve dierleri, 2010). Özkalp ve Krel (2001) i
yaam kalitesini; “nsanlarn güvenli bir ortamda yaamlarn sürdürebilmek için gerekli
ihtiyaçlarnn tatmin edilmesi, onlarn i yerinde faydal olduklar duygusunun kazandrlmas,
yeteneklerini fark etmelerine ve gelimelerine frsat veren bir ortamn oluturulmas”,
eklinde tanmlamaktadr (Dedeolu ve dierleri, 2016).
Amerikan Çalma Enstitüsü i yaam kalitesini belirleyen baz temel özellikleri,
uygun fiziksel çalma ortam; youn i stresinin bulunmamas; maddi açdan rahatlk; kiiye
gösterilen sayg; ie duyulan ilgi; kariyerdeki hedeflere ulaabilme olanaklar; i ile ilgili
30
etkisi eklinde ifade etmitir (Erat ve dierleri, 2011).
yaamndaki birçok zorlu süreç çalanlarn yaam kalitesini düürürken,
kiinin mesleini kapsayan bir alanda, ihtiyac olan bir bakasna yardm etmesi sonucu
ald haz ve duyduu memnuniyet olarak ifade edilen mesleki tatmin, yaam kalitesini
arttrmaktadr (Stamm, 2005). Çalanlarn i yaam kalitesini arttrmak için iletmeler, açk
ve destekleyici tarzda davranmaya, her seviyede iletiim kanallarn açk tutmaya, kararlara
katlma konularnda çalanlarna frsat tanmaya ve görevleri yerine getirme konusunda
yetki vermeye çalmaktadrlar (Klç ve Keklik, 2012).
Yaam kalitesiyle yakn ilikide olan bir dier kavram da Salkla lgili Yaam Kalitesi
(SYK)’ dir (Eser, 2004). SYK’ nin çok yönlü ve subjektif çeitli tanmlamalar yaplmtr. Bu
tanmlamalarn bir örneini veren Patrick ve Erickson SYK’ ni ; “Sosyal frsatlarn, alglarn
ve fonksiyonel durumlarn ve ayrca hastalklar, yaralanmalar ve tedavilerle etkilenen
bozulmalarn ekillendirerek uratt yaam süresine verilen önem” eklinde ifade etmitir
( Top ve dierleri, 2003). DSÖ ise SYK’ ni “içinde yaadklar kültür ve deerler sistemi
balamnda, amaçlar, beklentileri, standartlar ve kayglar açsndan bireylerin yaamdaki
pozisyonlarn alglamas” olarak tanmlamaktadr (Tüzün ve dierleri, 2003).
YK’ nin, SYK’ni de kapsad ifade edilirken, bu iki kavramn birbirinden ayrlarak
incelenmesi gerektii de vurgulanmaktadr. Genel olarak kabul gören snflamaya göre
YK boyutlarnn dorudan bireyin sal ile ilgili ksmlar, SYK’ ni içermektedir. Her iki
kavrama yüklenen önem, kiiden kiiye farkllk göstermektedir. Kronik hastal olan bir
birey için bedensel ve psikolojik salk durumu gibi SYK bileenleri önemliyken; Sal
görece iyi olan bir birey, sosyal ilikiler, ekonomik durum, çevrenin fiziksel koullar,
güvenlik ve sosyal statü gibi salkla ilgili olmayan YK bileenleri önemli bulmaktadr
(Eser, 2004).
Gitmez ve Çopur yaam kalitesi göstergelerini gereksinimlerini güçlük çekmeden
salama, çevresi üzerinde denetim kurma, durumlar arasnda özgür seçim yapabilme,
kendini gelitirebilme ve anlaml bir yaam sürdürebilme gibi bireysel nitelikler ile çalma
koullar, yaanlan çevre koullar, toplu hizmetlerden yararlanma ve toplumsal ilikilerdeki
niteliksel gelime gibi toplumsal-çevresel niteliklerin birleimi olarak ifade etmektedir.
Bununla birlikte yaam niteliinin özünü öznel göstergelerin belirlediini ifade etmektedir.”
(Demirkran, 2012).
gösterebilmesi, kiilerin beklentileriyle ve yaantsyla ilikili olmas gibi nedenlerle,
objektif olarak ölçülmesi zordur (Avc ve Pala, 2004).
Yaam kalitesi ölçümleri için yaplan aratrmalarda, baz göstergelerinden
faydalanlmaktadr. Amaca göre belirlenen yaam kalitesi göstergeleri ile yaplan çalmalarla
yönetimlerin, bireylerin, gruplarn ya da toplumlarn ekonomik, sosyal ve demografik
özelliklerini saptayarak, yaam kalitesini arttrmak için hedefler oluturmas salanmaktadr.
Bu durum, yaam kalitesinin mevcut düzeyinin ulusal veya uluslararas düzeyde baka
birimlerle kyaslamasna olanak vermektedir. Gitmez (1980) bu durumu, “yaam kalitesi
konusundaki çalmalar toplumun genel sosyo-ekonomik durumunun saptanmas için
betimsel verilerin toplanmas, deerlendirilmesi ve deerlendirilen bu bilgiler nda
toplum refahnn gelimesi için yönetimleri yönlendirici kamu politikalar oluturarak
toplumsal koullarn gelitirilmesini salanmaktadr” eklinde ifade etmitir (Kangal, 2009).
Psikolojik testlerle bireylerin yaam kalitesinin ölçülmesi; tbbi giriimlerin etkinliini
ve yan etkilerini deerlendirebilmek, hastalarn tedavi öncesi ve sonras yaam kalitelerini
saptayabilmek, salk politikalarna yön verebilmek ve tbbi aratrmalarn yaplabilmesi
için önemlidir (Memik ve dierleri, 2007). Bu nedenle DSÖ 1980’den beri yaam kalitesini
ölçmek ve deerlendirmek için çalmalar yapmaktadr (Yldrm ve Hachasanolu, 2011).
32
salna yönelik yaam kalitesi ölçekleri bulunmaktadr. Ölçeklerden bazlarnn da Türkçe
geçerlik ve güvenirlik çalmalar yaplmtr (Memik ve dierleri, 2007).
Yaam kalitesi, kiinin yaamnn bütününe veya belli bir alanna yönelik duygusal
inanlardr. Bu duygusal inanlar bireyin psikolojik durumu veya hissettiklerinden
etkilenmektedir. Bireylerin yaam kalitesi alglaylar; salk statüsü, ekonomik durumu,
barnma koullar, ikamet yeri ve aile durumu gibi objektif kriterlere ve kiinin hisleri,
duygular ve hayata bak gibi subjektif kriterlere göre, farkllk göstermektedir. (Dedeolu
ve dierleri, 2016).
birlikte, objektif ve subjektif göstergelerle incelendii söylenebilir.
Yaam kalitesinin objektif göstergeleri eitim, meslek, gelir, yaanlan konutun
durumu ve salk olarak sralanabilir (Boylu ve Paçacolu, 2016). Bunun yannda fiziksel
iyilik hali de, yaam kalitesinin objektif göstergelerindendir. Bireyin her durumda, eilme,
dorulma, merdiven çkma, yürüme, koma, gibi fiziksel dayankllk isteyen günlük yaam
aktivitelerini, öz bakmn yeterli düzeyde yerine getirebilmesi ve bu durumdan doyum
bulmas önemlidir (Yapc, 2006).
Yaam kalitesinin Subjektif göstergeleri ise kiinin sahip olduu bu imkânlardan
duyduu tatmin/doyumdur (Boylu ve Paçacolu, 2016). Bu doyum, yaam tecrübelerinin
subjektif olarak deerlendirilmesi ile elde edilir. Bu durumda yaam kalitesi, kiinin
deerlendirdii öznel bir doyum veya sonuç olarak ifade edilebilir (Yapc, 2006).
Yaam kalitesi üzerine yaplan çalmalar genel olarak göstermektedir ki; kadn
olmak, dul veya boanm olmak, düük eitim düzeyi, düük gelir düzeyi, i doyumunun
yetersizlii, zayf sosyal destek, yaanlan konut özelliklerinin yetersizlii, akut veya kronik
33
hastala sahip olmak, yal olmak, ve bo zaman aktivitelerinin yetersizlii gibi faktörler,
yaam kalitesini önemli ölçüde düürmektedir (Boylu ve Paçacolu, 2016).
4.2.1. Ya
Ergenlik dönemi, yallk dönemi gibi belli bir ya dönemini ele alarak yaplan
çalmalar, yan yaam kalitesinde önemli bir gösterge olduunu ortaya koymaktadr.
Özellikle yallk döneminde salk sorunlarnn art, cinsel fonksiyonlarn azalmas,
emeklilik ile birlikte gelirin dümesi, rol ve statü kayb, çocuklarn evden ayrlmas veya
ein vefat gibi nedenlerden kaynakl yalnzlk, bilisel becerilerin azalmas, sosyal hayattan
kopma gibi durumlar, yaam kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir (Boylu ve Paçacolu,
2016). Yaam kalitesi ile ilgili çalmalarda, yala birlikte yaam kalitesinde de düü olduu
yönünde bulgular bulunmaktadr (Koçolu ve Akn, 2009).
4.2.2. Cinsiyet
Objektif ve sübjektif yaam kalitesi deerlendirmelerin yapld çalmalarda
cinsiyet ve yaam kalitesi arasnda güçlü bir iliki olduu ortaya konmutur. Gerek geri
kalm, gerek se gelimekte olan ülkelerde eitim ve ie yerletirme alannda cinsiyetler
arasnda büyük farklar bulunmaktadr. Çalan kadnlar tatmin edici bir i-yaam dengesi
kurmada erkeklere oranla daha fazla zorlanmaktadrlar (AREM, 2007).
Yaplan bir çalmada, kadn çalanlarn erkek çalanlara oranla yaam kalitelerinin
daha düük olduu belirlenmi; kadnlarn i yaamlarnn yan sra ev ileri ve çocuklarla
urayor olmalar, bo zamanlarnn daha az olmas ve daha fazla ypranmalar gibi
nedenlerle, yaam kalitelerinin etkilendii düünülmütür (Musaolu, 2008).
Kentlerde yaayan, eitim durumu yüksek ve koullar iyi olan ailelerdeki kadnlarn
yaam kaliteleri ise, daha yüksektir (Altparmak ve Erhan, 2007).
34
Medeni durum, yaam kalitesi üzerinde önemli etkiye sahip faktörlerden biridir. Evli
veya bekar olmak toplumlarda allm bir durumdur. Buna karn, özellikle geri kalm ve
gelimekte olan ülkelerde dul veya boanm olmak kabul görmemekle birlikte düük yaam
kalitesinin önemli göstergelerindendir.
Dul veya boanm kadnlarn, ayn medeni durumdaki erkeklere oranla daha fazla
dlanmalar, yoksulluk riskiyle kar karya kalmalar, sorumluluklarnn ve depresyon
ve anksiyete risklerinin artmas nedeniyle, yaam kaliteleri dümektedir. Buna karn,
yaplan çalmalar evli olmann veya bir e ile birlikte yaamann yaam kalitesini önemli
ölçüde arttrdn; bu durumun bireylerin ekonomik açdan güçlendirmesinden (çift gelir)
ve yalnzlk algsnn ortadan kaldrmasndan kaynaklanabileceini (Boylu ve Paçacolu,
2016); bir baka deyile, evliliin sürekli bir sosyal destek salamasn düündürmektedir
(Yldrm ve Hachasanolu, 2011).
Yaam kalitesi üzerinde etkili olan önemli göstergelerden biri de, eitimdir. Eitim
düzeyi yükseldikçe, d faktörlerin kii üzerindeki etkisi azalr. Bunun sonucunda kiinin
yaam kalitesi artar (Meeks ve Murrell, 2001). Genel olarak eitim düzeyi yüksek olanlarn
nitelikli i, daha yüksek gelir ve sosyal olanaklar yolu ile daha yüksek yaam kalitesine sahip
olduklar bilinmektedir (Boylu ve Paçacolu, 2016). Eitim düzeyi düük olanlarn ise kötü
çalma koullar, düük ücret, ekonomik yoksunluk, sosyal olanaklardan yararlanamama,
isizlik, yetersiz beslenme, maddi, sosyal ve psikolojik kaygnn süreklilii gibi nedenlerle
yaam kaliteleri dümektedir (Torlak ve Yavuzçehre, 2008).
Yaplan bir çalmada eitim düzeyinin yaam kalitesinin çeitli alanlar için
önemli yordayc deiken olduu; eitim düzeyi arttkça ruhsal ve çevre alanlarnn artt
saptanmtr (Yldrm ve Hachasanolu, 2011). Baz çalmalarda ise, eitim durumu
yükseldikçe ve mesleki deneyim süreleri arttkça i yaam kalitesinin azald görülmütür.
35
Bu durumun meslekteki çalma yllar artan ve eitim düzeyi yüksek olan çalanlarn, üst
yöneticilerinden ve çaltklar kurumdan beklentilerinin (pozisyon deiiklii, adil yaklam,
kararlara katlm, kaliteli hasta bakm, ekip çalmas, destek hizmetleri personelinden
yeterli yardm alma, hizmet içi eitim, güvenli bir i çevresi gibi) artmasyla, tükenmilik
durumlarnn ortaya çkmasyla ilikili olduu düünülmütür (Çatak, 2015).
4.2.5. Salk
kalitesi bireyin fiziksel ilevlerini, ruhsal durumunu, aile içindeki ve dndaki toplumsal
ilikilerini, çevreden etkilenilmilik düzeylerini kapsar ve bu durumun bireyin ilevselliini
ne derece etkilediini gösterir (Yldrm ve Hachasanolu, 2011). Dolaysyla bireyin
psikolojik, fiziksel ve sosyal sal, yaam kalitesi için önemli bir göstergedir (Aghaei ve
dierleri. 2013).
Dünya Salk Örgütü bireylerin salk kalitelerinin %60’n, davran ve yaam
stillerinin oluturduunu bildirmektedir. Sal gelitirici davranlarn, saln korunmas
ve sürdürülmesinde kullanlmas esastr (Küçükberber ve dierleri, 2011). Fiziksel salk,
sosyal ve kiisel ilerliin gelitirilmesi, ruhsal salk da tedavi programlarnn hedefleri
arasndadr (Yapc, 2006). Zira bireyin, yaam tarznda deiikliklere neden olan kronik
hastalklar ve tedavileri, yaam kalitesini dorudan etkilemektedir (Küçükberber ve dierleri,
2011).
Konu ile ilgili yaplan çalmalarda, çeitli bedensel rahatszlklarn, akut ve kronik
hastalklarn yaam kalitesini düürdüü; özellikle kronik hastalklarn engellenmesinde
çok önemli bir faktör olan fiziksel aktivitenin yaam kalitesini arttrd; kiinin salk
sigortasna veya salk güvencesine sahip olmasnn, önemli bir objektif gösterge olduu ve
yaam kalitesini olumlu yönde etkiledii tespit edilmitir (Koçolu ve Akn, 2009; Bilir ve
dierleri, 2005).
Salkl yaamn en önemli öelerinden birisi de fiziksel aktivitedir. 1950’li yllarn
bandan itibaren yaplan yaynlarda, fiziksel aktivitenin hastalklar engellemede ve
36
sal gelitirmede faydal bir davran ekli olduuna vurgu yaplmtr. 2000’li yllarda
ise Amerika Birleik Devletleri egzersizin, hastalklar, sakatlklar önlediini ve yaam
kalitesini gelitirdiini açklamtr (Tekkanat, 2008).
4.2.6. Yaam
Çalma yaam, yaamn bölünmez bir parçasdr (Koçolu ve Akn, 2009) ve çalma
yaamnn özellikleri, i görenin fiziksel ve mental iyilik halini etkiler (Demiral, 2001).
Bununla birlikte i yaamnda baarlar veya baarszlklar, sosyal katlm veya dlanmalar
gibi karlalan olumlu veya olumsuz durumlar, yaam kalitesi üzerinde dorudan etkilidir
(Koçolu ve Akn, 2009).
görenin çalama yaamnda beklentilerinin karlanma düzeyi, yaamdan
salayaca doyumun da düzeyini belirler. Çalma yaamnda karlalan olumsuzluklarn
bireyin çalma yaam kalitesi (ÇKY)’ ni düürmesi, çalma d yaamn da etkileyerek,
genel yaam doyumunun dümesine neden olmaktadr (Keser, 2005).
Yaplan çalmalarda, bireylerin ilgisini çeken, holandklar, sorumluluk
alabilecekleri bir ite çaltklarnda ve gelir, hizmet yl, iyerindeki pozisyonlar yükseldikçe
i tatminlerinin artt; dolaysyla da yaam kalitelerinin yükseldii görülmütür (Boylu
Aydner ve Paçacolu, 2016). Dier yandan uzun süreli i aramann ve isizliin, mental
sal olumsuz etkileyerek yaam kalitesini düürdüü belirlenmitir (Demiral, 2001).
4.2.7. Gelir
Maslow’un orijinal ihtiyaçlar hiyerarinde, ilk srada yiyecek, içecek, barnak,
scaklk, hava, uyku gibi Biyolojik ve Fizyolojik ihtiyaçlar yer almaktadr (Huitt, 2004). Bu
ihtiyaçlarn karlanmasnn yan sra, daha iyi salk, eitim, konut, ulam gibi imkanlara
sahip olmak, ekonomik koullar ile dorudan ilgilidir. (Koçolu ve Akn,2009).
Gelir, yaamla ilgili istek ve ihtiyaçlar karlamada kullanlan bir materyal kaynaktr
ve bireylerin ve ailenin yaam kalitesini etkilemektedir. Yaam kalitesinin yükseltilmesi,
37
gelirin snrsz saylan ihtiyaçlarn mümkün olan en yüksek düzeyde karlanacak ekilde
kullanlmasna baldr. Gelirin fazla olmas bu harcamalar daha kolay karlamasn
mümkün klmaktadr (Arpac ve Ersoy,2007).
Yaplan baz çalmalarda ekonomik durumun, salkl yaam biçimini etkileyen
bir faktör olduu gösterilmitir (Koçolu ve Akn, 2009). Bir çalmada ise, i yaamndan
memnuniyetsizliklerine neden olarak ekonomik sorunlar gösterenlerde, bedensel ve çevre
alan puanlarnn azald belirlenmitir. Bir dier çalmada da, ekonomik düzeyin artmasyla
birlikte çevre alan puannn artt saptanmtr. Ayrca, birçok çalmada gelir düzeyinin
yaam kalitesini olumlu etkiledii gösterilmitir (Yldrm ve Hachasanolu, 2011). Ancak
çalma sonuçlar, gelirin yaam kalitesi açsndan tek bana yeterli bir gösterge olduu
anlamna gelmemektedir: gelir düzeyi yüksek olan bir bireyin, yetersiz istek, enerji ve zaman
sebebiyle yaam kalitesi yüksek olmayabilir (Demirkran, 2012).
4.2.8. Yaanlan Konut ve Özellikleri
Yaam kalitesinin önemli göstergelerinden bir olan yaanlan konut ve konut
çevresi, fiziksel, psikolojik ve sosyo-kültürel çevre içinde yer almaktadr. Bu çevrelerden
meydana gelen problemlerin dourduu çeitli gereksinmeler, ikamet edenlerin davrann
ve tatminini etkileyerek; birey, aile ve toplumun genel refahn, saln ve mutluluunu
yönlendirmektedir ( Kellekçi ve Berköz, 2010).
Bireyin yaad yer olan evi, ayn zamanda gündelik hayatndaki sna, sosyo-
ekonomik yapdaki statüsü ve kendisinin simgesidir ( Kellekçi ve Berköz, 2010). Bu
nedenle, bireylerin temel ihtiyaçlarndan biri de güvenli ve konforlu bir konuttur; Yaanlan
konutun snma, elektrik, su vb. özellikleri tamas, tüketim mallarn ve dier ev araçlarn
barndrmas, yaam kalitesi üzerinde önemli etkiye sahiptir. Yaplan bir çalmada, güvenli,
ilevsel olmas gibi genel olarak konaklama kalitesine sahip konutlarn aile yaam kalitesi
açsndan önemli olduuna vurgu yaplmtr ( Hollar, 2003).
Ayn zamanda bireyin yaad konutun sahibi olmas; konutu istedii gibi kullanmas,
konutta deiiklik yapabilmesi ve evsiz kalma korkusu yaamayarak kendisini güvende
38
yaam kalitesi ilikisinin de deerlendirildii bir çalmada, konut sahipliinin kiilerin
yaamlarn kaliteli bulmalarnda en önemli etkenlerden biri olduu belirtilmitir (Torlak ve
Yavuzçehre, 2008).
Yaanlan konut kadar, konut çevresinin özellikleri de yaam kalitesinin önemli bir
göstergesidir. yi planlanm ve düzenlenmi konut çevreleri, yaam kalitesini yükselttii
gibi kiileri orada yaamak için seçime yönlendirir (Dülger ve dierleri, 2009).
4.2.9. Bo Zaman Faaliyetler
Bo zaman, çalma d faaliyetler için kullanlan zaman dilimidir ve bu özellii,
kiilerin çalma süreleriyle bo zamanlar arasndaki ilikiyi belirlemektedir: Çalma
süreleri azalan bireylerin bo zamanlar artmakta, çalma süreleri arttan bireylerin ise, bo
zamanlar azalmaktadr (Demir ve Demir).
Bo zamanda yaplan ve bireylerin serbest zamanlar içerisinde, günlük yaamn
disiplinli, monoton, skc geçen çalmasnn etkisinden kurtularak, dinlenmek, güzel vakit
geçirmek amacyla gerçekletirdikleri rekreasyonlar, bo zaman faaliyetleridir (Mansurolu,
2002) ve yaam kalitesinin önemli göstergelerinden bir saylmaktadr.
Bo zaman faaliyetlerinin dinlenme, elenme ve kendini gelitirme olmak üzere üç
önemli fonksiyonu vardr (Boylu Aydner ve Paçacolu, 2016) ve iki grupta incelenebilir:
Aktif rekreasyon yüzme, futbol, tenis, at binme, kamp yapmak, trmanma; pasif rekreasyon
ise, arberetumlar, botanik ve hayvanat bahçelerini ziyaret etmek, piknik yapmak, balk
tutmak gibi aktiviteleri içermektedir (Mansurolu, 2002). Aratrmaclar fiziksel aktivitenin,
kendilik saygs, iyilik hali, ruhsal durum ve yaam kalitesiyle pozitif ilikili olduunu iddia
etmektedirler: Özellikle stres, anksiyete, öfke, saldrganlk gibi olumsuz belirti ve duygular
azaltt; uyku kalitesini arttrd; depresyon, anksiyete bozukluklar gibi birçok klinik
hastalk üzerinde olumlu etkileri olduu bildirilmitir (Tekkanat, 2008).
39
Bo zaman faaliyetine katlm etkileyen, gelir düzeyi, cinsiyet, eitim düzeyi ve ya
gibi baz faktörler mevcuttur. Yaplan baz çalmalarda, yüksek gelir düzeyli bireylerin,
erkeklerin, eitim düzeyi yüksek olanlarn ve gençlerin, düük gelirlilere, eitim düzeyi
düük olanlara, kadnlara ve yallara göre daha fazla bo zaman faaliyetlerine katldklar
belirlenmitir (Demir ve Demir).
Eitim düzeyi yüksek bireyler, tiyatro, sinema, bale, opera gibi kü